mahkeme 2022/946 E. 2025/354 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/946
2025/354
25 Mart 2025
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/946 Esas
KARAR NO : 2025/354
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2022
KARAR TARİHİ : 25/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduklarını, 20/08/2020 tarihli ana protokol ve değişen koşulları belirleyen 14/10/2020 tarihli ek protokol ile ortaklıktan ayrılık ve ortak malların paylaşım koşullarını belirlediklerini, her iki protokol de düzenlenen hükümlerle üzerine düşen edimleri süresinde ve eksiksiz olarak ifa ettiklerini ancak, davalı ........, üzerine düşen edimleri süresinde ve tam olarak yerine getirmediğini, davalı taraf, aleyhine keşide edilen birçok ihtara rağmen de karşı edimlerini gereği gibi ifa etmediğini bu nedenlerle kısmen 5000,00 -TL ifa karşılığı bedelin, yine bu defa kısmen 5000,00-TL ifa ile birlikte cezai şartın davalı taraftan tahsili ile müvekkili olan davacı tarafa verilmesine, hükmedilecek bedellere Sözleşme Tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizinin uygulanmasına yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, Aralık 2020 tarihinden sonra yaşanan süreçte işletmenin anahtarını teslim dahi almayarak işletmeye yönelik hiçbir yapıcı adım atmadığını, bu işletmeyi faaliyete geçmirmeye yönelik niyeti olmadığını da gösterdiğini, hatta edinilen bilgiye göre ..... motele ait ekipmanlar ile ........ Pansiyonu işlettiğini ancak ....... Moteli özellikle faaliyete geçirmemek kastı ile hareket ettiğini, zira bugün gelinen noktada teslimi geciktirmeye dayalı olarak kendi neden olduğu bir takım zararları da davalıya yükletmek isteyerek haksız çıkar elde etme çabasında olduğunu bu nedenlerle davacının iddialarını kabul etmdediğini, tarafları ve nitelikleri bakımından aralarında sıkı bağlantı bulunan Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen işbu dosya ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasının birleştirilmesine, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacağın tamamını belirleyebildiği halde somut uyuşmazlıkta belirsiz alacak davası veya kısmi dava açılmasının mümkün olmaması nedeniyle işbu haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, talep edilen faiz oranı dahil olmak üzere davacı tarafça açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun davanın her halükarda reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Taraflar arasındaki 20/08/2020 tarihli Ana ve 14/10/2020 tarihli ek protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle ifa ve ifa ile birlikte cezai şart talepli alacak davasına ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a- İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına,
b-İstanbul Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne,
c-Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesine,
d-Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkereler yazılmış, dosya arasına celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
3-Mahkememizce ön inceleme ve tahkikat duruşması ile tanıkların dinlenilmesine karar verilmerek usulüne uygun yeminleri ifa edilmiş olmakla:
-Davacı Tanığı : ..... beyanında; "Davacı benim eşimdir, davalı ise kaynım olur. Taraflar arasında yapılan protokollere vakıfım. Eşim ile kaynım arasında çıkan problemler sonrasında protokoller yapıldı, bu sebeple olaylara dahil olmam nedeniyle de protokollere vakıfım. 31/12/2020 tarihinde eşim davacı ...... ve diğer tanık ...... ile birlikte ..... da motel bölgesinde bir araya geldik, bu tarihte davalı ........ bizzat motel bölgesine gelmedi. Davalı ........'ın ....... Otel işletmesine ait olduğu iddiası ile ........'a dosya teslim ettiğini biliyorum. Bu dosyalar arasında ....... otel'in ....... tarafından işletilebilmesi için zorunlu 2021 yılı için işletme kira sözleşmesi, işletmenin ruhsatı ve diğer işletme için gerekli Lisan ve diğer belge asılları yoktu. 31/12/2020 tarihinde Yalovaya motel bölgesine ........ ile isminin ...... Olduğunu daha sonra öğrendiğim bir genç geldi. Bu kişi ilk bana kendisini ........'ın yeğeni olarak tanıttı, ben kendisine ben ........'ın 20 yıllık geliniyim, kendisini tanımadığımı söyledim, daha sonra öğrendiğim kadarıyla bu kişi otelde aşçıymış. Bu ..... adlı kişi .......'a zorla belge imzalatmak istedi. Eşim imzalamak istemedi. Bu belgenin içeriğine vakıf değilim ancak tahminimce demirbaş listesine ilişkin olduğunu düşünmekteyim. Daha sonra arbede oldu, karşılıklı küfürleşmeler oldu, davacı ....... otelin işletmesini teslim almadı. Eşim darp edildi ve ben de darp edildim, jandarmaya haber verdik, bununla ilgili ceza davası vardır. Biz darp gördükten sonra Otele bir daha gitmedik. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, '' şeklinde,
-Davacı ve Davalı Ortak Tanığı : ........ beyanında; ''Davacı ve davalı benim dayılarım olur. Taraflar arasındaki protokollere vakıfım. 30/12/2020 ve 31/12/2020 tarihlerinde Davalı ........ ile birlikte Yalova Fıstıklıda ....... Otel'in teslimi amacıyla bir araya gelmedik, belirtilen tarihte işletme demirbaş sayımını yapmadık, makinaların çalışıp çalışmadığını tespit etmedik. Davalı ........ tarafından tarafıma ....... Otel'in anahtarı verilmiştir. Bu anahtarı davacı .......'a teslim etmeye çalıştım ancak davacı ....... bu anahtarları teslim almadı. Davacı otelin demirbaşlarını ve makinalarını kontrol etmeden bu anahtarı teslim almayacağını söyledi. Davalı tarafından tarafıma ....... Motel işletmesine ait olduğu söylenen dosyalar verildi. Ben dosya içerisindeki belgelere vakıf değilim, içeriğini görmedim, ancak alırken davalı taraf bana dosya içerisinde Motelle ilgili işletme ruhsatı ve havuz ruhsatlarının bulunduğunu söylemişti. 31/12/2020 tarihinde ben otelin kapısını anahtarla açmaya çalışırken davacı ile davalının oğlu ..... arasında tartışma çıktı, arbede yaşandı. Burada ......isimli birisi daha vardı, olay büyüdü ve jandarmaya intikal etti. Davalının gelmeme sebebi sorun çıkmasın işler yürüsün niyetliydi. O gün teslim yapılan ........ motel vardı ........ motelin kapısını açmaktaydım ben, 31/12/2020 günü ....... otele hiç gidilmedi. 31/12/2020 tarihinden sonra demirbaş sayımı, otelin teslimi, ekipmanların çalışıp çalışmadığı hususunda davacı tarafından herhangi bir talep gelmedi. Ortak olan şirkette yaşanan kazadan kaynaklı ve yine devredilen otelden dolayı herhangi bir problem çıkma ihtimaline binaen (işletme haklarının devri ile ilgili davalı taraf) ipotek vermiştir. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır,'' şeklinde tanıklıkta bulunmuşlardır.
4-Mahkememizin 27/09/2023 tarihli ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait kayıtların incelenmek sureti ile Taraflar arasındaki 20/08/2020 tarihli Ana ve 14/10/2020 tarihli ek protokol hükümlerine aykırılık olup olmadığı, tarafların edimleri yerine getirip getirmediği, davacının herhangi bir alacağı olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''........ pansiyon binasına kesilen imar para cezası hakkında; söz konusu imar para cezasının tarafların ortak ticareti döneminde kesildiği, bu durumda imar para cezasının kesildiği tarihin Protokol’ün imza tarihinden (20.08.2020) önceki bir tarihe denk geldiği anlaşıldığından, söz konusu imar para cezasının taraflar arasında eşit paylaşılması gerektiği, 2) ...... Konutları’ndaki daireye ait site aidat borcu hakkında; Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında aidata ilişkin bir dava açıldığının anlaşıldığı ancak dosya içeriğinde söz konusu davaya ilişkin herhangi bir bilgi/belgeye rastlanmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, 3) ....... moteline ait iskelenin tadilatı nedeniyle ödenen para cezası hakkında; Dosyaya mübrez Gemlik Liman Başkanlığı tarafından gönderilen 21.06.2018 tarihli yazıda 2.000 TL tutarındaki idari para cezasının .......’a kesildiğinin görüldüğü, söz konusu idari para cezasının kesildiği tarihin (21.06.2018) Protokol’ün imza tarihinden (20.08.2020) önceki bir tarihe denk geldiği görüldüğünden, söz konusu idari para cezasının taraflar arasında eşit paylaşılması gerektiği, 4) İlgili taşınmazlardan alınan kira bedelleri ve tarafların annesinin bakım giderleri hakkında; Her ne kadar Davalı vekili, 2021 yılı Temmuz ayına ait kira borcunun Davacı’ya isabet eden 1.500 TL’sini Davacı’ya ödediğini, 2021 yılı Ocak ayına ait kira borcunu ise, Davacı tarafından ödenmesi gereken iskan harcı mahsup edilerek (1.500 TL yerine 1.260 TL olarak) Davacı’ya ödediğini ileri sürmekte ise de Heyetimizde yer alan Sn Mali Bilirkişi tarafından Davalı’nın bu ödemeleri yaptığına dair bir delile rastlanmadığı, 5) İstanbul İli, ...... İlçesi,......Köyü, ..... Pafta, ..... Ada ..... Parselde kayıtlı 1 no.lu bağımsız depolu dükkana ait SGK ilişik kesme borcu hakkında; Tapu memurları ilişik kesme yazısı/belgesi olmadan tapu işlemlerini yapmadıklarından somut uyuşmazlıktaki SGK ilişik kesme borcunun Ana Protokol’ün 43. maddesi kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, yani söz konusu borcun (devralan) Davacı’ya ait olduğu, 6) ....... motel ve ........ pansiyonun 2020 yılı borçları hakkında; 14/10/2020 tarihli ek protokol 13. maddesinin not kısmında ''Not: 2020 yılı ....... otel tüm işletme giderleri, Yalova ili sağlık müdürlüğüne olan su analiz bedeli borçları, sgk ve vergi borçları, harç ve cezaları ile yine 2020 yılı ........ pansiyon tüm işletme giderleri, sgk ve vergi borçları, harç ve cezaları ........'a ait olacağı” kararlaştırılmış olduğundan, ....... tarafından ...... işletmesine ödendiği anlaşılan 4.350.-TL ile (henüz ödenmediği anlaşılan) Karasu Elektrik işletmesine olan 9000 TL’nin Davalı’ya ait olduğu, 7) ...... Bankası ...... şubesine olan kredi borcu hakkında; Heyetimizde yer alan Sn Bankacı Bilirkişi tarafından “Davacının ortaklığın devam ettiği dönemde ...... Bankası ..... Şubesinden kullanılan krediye müteselsil kefil olmasının, yanlar arasında 14.10.2020 tarihli ek protokolün 19 m. uyarınca kredi borcunun davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırılmış olduğu nazara alındığında, söz konusu protokol kapsamında davalının üstlendiği kredi borcunu düzenli olarak ödememiş olduğunun anlaşılması karşısında en azından o banka nezdinde (....sı) davacının kredibilitesinin zedelenmiş olduğu”nun değerlendirildiğini ancak Ek Protokol’ün 19. maddesi uyarınca Davalı’nın ediminin “kalan borç bedeli ve faizlerini ödemek” olduğu görülmekte olup, kredi borçlarının Davalı tarafından ödenmediğine dair Davacı iddiasına rastlanmadığı, 8) ......'ya iade edilmesi gereken bedel hakkında; Davacı ancak Davalı’ya düşen 75.000 TL.yi de ......ya ödemiş olsaydı, 20/08/2020 tarihli Ana Protokol’ün 46. maddesine dayanarak söz konusu bedelin kendisine iade edilmesini talep edebileceği ancak Davacı’nın, Davalı adına söz konusu ödemeyi yapmış olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı, 9) ........ pansiyonun demirbaşlarının eksik teslimi hakkında; Bu konu Heyetimizin uzmanlık alanı dışında olup bu konu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, 10) ....... motelin havuzunun mühürlenmesi hakkında; Havuzun mühürlendiği tarihin (21.07.2020), Protokol’ün imza tarihinden (20.08.2020) önceki bir tarihe denk geldiği göz önüne alındığında söz konusu mühürleme işleminden tarafların birlikte sorumlu oldukları, 11) ........ Pansiyon ve ....... Motel’in reklam borçları hakkında; taraflar arasındaki protokollerde ‘reklam giderleri’ adı altında herhangi bir düzenlemeye rastlanmadığı, öte yandan Heyetimizde yer alan Sn Mali Bilirkişi tarafından, dava dilekçesi ekinde yer alan ..... Turistik Servisleri A.Ş. tarafından düzenlendiği iddia edilen fatura detayları incelendiğinde 31.08.2020 tarihli “Ağustos ayı rezervasyon bedeli” açıklamalı 222,75 TL tutarında 1 adet belge ile 30.09.2020 tarihli “Eylül ayı rezervasyon bedeli” açıklamalı 99,00 TL tutarında 1 adet belge görülmüş olup, bunlara ilişkin herhangi bir ödeme belgesi görülmediği, 12) ....... Motel'de yapılan elektrik tamirat masrafları hakkında; Heyetimizde yer alan Sn Mali Bilirkişi tarafından, dava dilekçesi ekinde yer alan ..... Bankası dekontundan, 30.05.2022 tarihinde ..... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hesabından “2020 yılı ....... motele ait elektrik borç gideri ...... ödedi” açıklamasıyla ..... adına 8.700.-TL para transferi yapıldığının görüldüğü, şu halde söz konusu borcun yarısının (4.350,00 TL) Davalı tarafından ödenmesi gerektiği, 13)Evrak asıllarının Davacı’ya teslim edilmediği iddiası; Dosyaya mübrez 21.11.2020 tarihli tutanaktan; 6 adet klasör, 4 adet sözleşme, 2 adet kira kontrat ve 3 adet beyanın Davacı’ya teslim edilmek üzere dava dışı ........'a teslim edildiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte evrak asıllarının Davacı’ya teslim edilmiş olması, demirbaşların da Davacı’ya teslim edildiği anlamına gelmemekte olup yukarıda ifade ettiğimiz üzere bu konu Heyetimizin uzmanlık alanı dışında olup bu konu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, 14) Davacı’nın 20/08/2020 tarihli Ana Protokol’ün 55. maddesinde öngörülen cezai şart talebinin, demirbaşların Davacı’ya teslim edilip edilmediği hususunun çözümlenmesi halinde değerlendirilebileceği
'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile taraf itirazları ve gelen belgeler dikkate alınarak ek rapor sunulması istenilmiş sunulan kök ve ek raporlar ile uzman görüşü raporları arasındaki çelişki nedeni ile Taraf vekilleri tarafından sunulan rapora karşı itirazlar, davalı tarafça sunulan uzman raporu, işbu dosyadan aldırılan kök ve ek rapor, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait kayıtların incelenmek sureti ile; Taraflar arasındaki 20/08/2020 tarihli Ana ve 14/10/2020 tarihli ek protokol hükümlerine aykırılık olup olmadığı, tarafların edimleri yerine getirip getirmediği, davacının herhangi bir alacağı olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Taraflar arasında 20.08.2020 tarihli Ana Protokol ve 14.10.2020 tarihli Ek Protokolün akdedildiğinin müşahede edildiği, davacı davalının edim yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasında bulunduğu, ........ pansiyon binasına kesilen imar para cezası hakkında;
Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde söz konusu imar para cezasının tarafların ortak ticareti döneminde kesildiği, bir başka ifade ile imar para cezasının kesildiği tarihin Protokol’ün imza tarihinden (20.08.2020) önceki bir tarihe denk geldiğinin tespit olunduğu, bu yönü ile: Sayın Mahkemece imar para cezasının kesildiği tarihin ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu döneme tekabül etmesi hasebiyle davalının da sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda söz konusu imar para cezasının taraflar arasında eşit paylaşılması gerektiğinin ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ...... Konutları’ndaki daireye ait site aidat borcu hakkında; Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde Küçükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosyasında aidata ilişkin bir dava açıldığının anlaşıldığı ancak dosya içeriğinde söz konusu davaya ilişkin herhangi bir bilgi/belgeye rastlanmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirmenin yapılamadığı, bu yönü ile: Sayın Mahkemece davacının, davalının aidat borcunu ödediği ve davalının bundan sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda söz konusu aidat ödemesi için davalıya rücu edebileceğinin ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ....... moteline ait iskelenin tadilatı nedeniyle ödenen para cezası hakkında; Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde dosyaya Gemlik Liman Başkanlığı tarafından sunulan 21.06.2018 tarihli yazıda 2.000,00-TL tutarındaki idari para cezasının .......’a adına kesildiği görülmüştür. Söz konusu idari para cezasının kesildiği tarihin ise 21.06.2018 tani Protokol’ün imza tarihi olan 20.08.2020 tatihinden önceki bir tarihe denk geldiğinin tespit edildiği, bu yönü ile: Sayın Mahkemece imar para cezasının kesildiği tarihin ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu döneme tekabül etmesi hasebiyle davalının da sorumlu olduğu kanaatinde olunması durumunda söz konusu para cezasının taraflar arasında eşit paylaşılması gerektiğinin ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, Sözleşmede anılan aşınmazlardan alınan kira bedelleri ve tarafların annesinin bakım giderleri hakkında; Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde her ne kadar davalı vekili, 2021 yılı Temmuz ayına ait kira borcunun davacıya isabet eden 1.500,00-TL’sini davacıya ödediğini, 2021 yılı Ocak ayına ait kira borcunu ise, davacı tarafından ödenmesi gereken iskan harcı mahsup edilerek davacıya ödediğini ileri sürmekte ise de davalının bu ödemeleri yaptığına dair bir delile rastlanılmadığı, bu yönü ile: Sayın Mahkemece davalının bu bedelleri ödemekle yükümlü olmasına rağmen ödemediği kanaatinde olunması durumunda söz konusu bedelin tahsilinin talep edilebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, İstanbul İli, ...... İlçesi, .......... Köyü, ..... Pafta, ..... Ada ..... Parselde kain 1 numaralı depo vasıflı dükkana ait SGK ilişik kesme borcu hakkında; Muhterem Mahkemece de takdir edileceği üzere Tapu memurları ilişik kesme yazısı/belgesi olmadan tapu işlemlerini yapamadığı, Bu yönü ile Sayın Mahkemece gerek tapu memurları ilişik kesme yazısı/belgesi olmadan tapu işlemlerini yapmadıkları dolayısıyla bu borcun ortaklık ilişkisi içerisinde doğmadığı gerekse de bu bedelin tapu masrafları kapsamında yani Ana Protokol’ün 43. maddesi kapsamında mütalaa edilerek söz konusu borcun (devralan) Davacı’ya ait olduğu kanaatinde olunması durumunda bu bedelin tahsilinin mümkün olmadığının ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olabileceği, ....... motel ve ........ pansiyonun 2020 yılı borçları hakkında; Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde 14/10/2020 tarihli ek protokol 13. maddesinin not kısmında ''Not: 2020 yılı ....... otel tüm işletme giderleri, Yalova ili sağlık müdürlüğüne olan su analiz bedeli borçları, sgk ve vergi borçları, harç ve cezaları ile yine 2020 yılı ........ pansiyon tüm işletme giderleri, sgk ve vergi borçları, harç ve cezaları ........'a ait olacağı” kararlaştırılmış olduğunun müşahede edildiği, bu yönü ile: Sayın Mahkemece anılan madde hükmü nazara alınırsa davacı tarafından ...... Nalbur işletmesine ödendiği anlaşılan 4.350,00-TL ile (henüz ödenmediği anlaşılan) .... Elektrik işletmesine olan 9.000 TL’nin davalıya ait olduğunun ifade edilebileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda bu bedelin tahsili talebinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, ..... Bankası ..... şubesine olan kredi borcu hakkında; Ek Protokol’ün 19. maddesi uyarınca davalının ediminin “kalan borç bedeli ve faizlerini ödemek” olduğunun görüldüğü, esasında bu hükümde davacı alacak değil zarar iddiasında bulunmakta olup; dosya münderecatından kredi borçlarının davalı tarafından ödenmediğine dair davacı iddiasına da rastlanmadığından herhangi bir alacak hesaplaması yoluna gidilemediği, ...... 'ya iade edilmesi gereken bedel hakkında; Nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere bu noktada davacı tarafından davalı adına ödenmiş herhangi bir bedelin bulunmadığının anlaşıldığı, zira davacı ancak Davalı’ya düşen 75.000,00-TL''yi dava dışı ..... ’ya ödemiş olsaydı, 20/08/2020 tarihli Ana Protokol’ün 46. maddesine dayanarak söz konusu bedelin kendisine iade edilmesini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, davacının, da davalı adına söz konusu ödemeyi yapmış olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığının müşahede edildiği, ........ pansiyonun demirbaşlarının eksik teslimi hakkında; Heyetimiz sektör bilirkişisince üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde dosya kapsamında, eksik olduğu beyan edilen demirbaşların marka-modeli, malzeme özellikleri ve nitelikleri, kullanım/yıpranma durumuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının listelediği demirbaşların otel işletmelerinde sıklıkla kullanılan türde ekipmanlar olduğu, listede belirtilmiş bedellerin ise piyasadaki ortalama (kullanılmış) ekipman fiyatları ile uyumlu olduğunun değerlendirildiği, dosya kapsamında incelenen belgeler arasında, 30.12.2020 tarihinden önceki herhangi bir tarihe ait, ....... Motel ve/veya ........ Pansiyon demirbaş sayım listesi yada demirbaş envanterine rastlanmamış olup, eksik iddiaları yönünden herhangi bir karşılaştırma ve tespitin yapılamadığı, tüm bu açıklamalardan sonuçla: Şayet Sayın Mahkemece davacının iddiasının kabulü halinde takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacının eksik olduğunu beyan etmiş olduğu (yukarıda listelenen) demirbaşların toplam bedelinin 48.420 TL olduğunun ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması yani eksik demirbaş tesliminin bulunmadığı kanaatinde olunması durumunda ise davacının herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği, ....... motelin havuzunun mühürlenmesi hakkında; Heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde söz konusu havuzun mühürlendiği tarihin (21.07.2020) tarafların ortak ticareti dönemine tekabül ettiği, bir başka ifade ile havuzun mühürlendiği tarihin Protokol’ün imza tarihinden (20.08.2020) önceki bir tarihe denk geldiği tespit olunmuştur. Ancak bu hususta sorumluluk davalıda olduğu kadar davacıda da olduğunun düşünüldüğü, dolayısıyla bu noktada kusurun salt davalıya tahmilinin mümkün olmadığının, havuzun mühür tarihin ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu döneme tekabül etmesi hasebiyle tarafların birlikte sorumlu olduklarının ifade edilebileceği, ........ Pansiyon ve ....... Motel’in reklam borçları hakkında; Heyetimizce dosya mündrecatında yapılan inceleme neticesinde taraflar arasındaki protokollerde ‘reklam giderleri’ adı altında herhangi bir düzenlemeye rastlanılamadığı, öte yandan dosyaya mübrez belgelerden dayanak faturaların davacı tarafından ödenip rücu edilecek bir alacağa da rastlanılamadığı, ....... Motel'de yapılan elektrik tamirat masrafları hakkında; Dosyaya mübrez belgelerden davacının ortağı olduğu ...... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hesabından30.05.2022 tarihinde “2020 yılı ....... motele ait elektrik borç gideri ....... ödedi” açıklamasıyla ...... adına 8.700.-TL para transferi yapıldığının tespit edildiği, bu yönü ile ...... isimli kişinin dosyaya sunulan borcu yoktur yazısı nazara alındığında davalının, dava dışı şirket tarafından ödenen bedelden sorumlu olup olmadığının takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, Davacının 20/08/2020 tarihli Ana Protokol’ün 55. maddesinde öngörülen cezai şart talebinin, demirbaşların Davacı’ya teslim edilip edilmediği hususunun çözümlenmesi halinde değerlendirilebileceği, Dosya kapsamında incelenen belgeler arasında, 30.12.2020 tarihinden önceki herhangi bir tarihe ait, ....... Motel ve/veya ........ Pansiyon demirbaş sayım listesi yada demirbaş envanterine rastlanmamış olup, eksik iddiaları yönünden herhangi bir karşılaştırma ve tespitin yapılamadığı, tüm bu açıklamalardan sonuçla: Şayet Sayın Mahkemece davacının iddiasının kabulü halinde takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının cezai şart talep edebilmesinin mümkün olabileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda ise davacının herhangi bir cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilebileceği'' şeklinde tespit ve sonuçları mahkememize bildirilmiştir.
5-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; taraflar arasındaki protokol hükümlerinin davalı tarafından yerine getirilmediğini, bu sebeple taraflar arasındaki protokollerden kaynaklı alacaklarının ve cezai şart alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında dava dosyasına mübrez davacı ve davalı arasındaki mal varlıklarının tasfiyesine ilişkin olarak 2 ayrı protokol düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık protokol hükümlerinin davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık olmayan 14/10/2020 tarihli ek protokolün 17. Maddesinde; ....... Motelcilik ve ........ Pansiyon işletmelerine yönelik olarak davalının 30.12.2020 tarihinde davacı adına ........ isimli şahsa devir ve teslim edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde öncelikle söz konusu işletme devirlerinin usul ve yasaya uygun yapılmadığını, 2021 yılı işletme hakkı kendisinde olan işletmelerin bu sebeple kullanılamadığını, davalının protokolden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; davalının protokole konu ....... moteli ve ........ pansiyonu protokollere uygun tam ve eksiksiz olarak 31.12.2020 tarihinden önce teslime hazır ettiğini ve protokol uyarınca ........ isimli kişiye anahtar teslimini yaptığını ancak sonrasında davacının söz konusu anahtarları ve işletmeleri ........'dan teslim almayı reddettiğini, davacının anahtarları teslim almaktan kaçındığını, bu konuda davacıya noter kanalıyla ihtar da gönderildiğini ve anahtarların tevdi mahalli olarak noter kasasına bırakıldığı savunmasında bulunmuştur.
Davalı ........ pansiyonun ise eksik demirbaşlarla teslim edildiğine yönelik iddiasının asla kabul edilemeyeceğini, ilgili pansiyonun envanter defterinde bulunan eşyalar ile davacıya teslim edildiğini, davacının eksik olduğunu iddia ettiği eşyaların envanter defterinde zaten olmadığını, ayrıca taraflar arasındaki protokolde ilgili pansiyonun hangi eşyalarla birlikte teslim edileceğine dair bir hükmün de olmadığını, taraflarca sayımı yapılarak mevcut eşyalar ile devredileceğinin belirtildiği, davacının iddia ettiği eksik demirbaşların soyut beyandan ibaret olduğunu belirtmiştir.
Bu bağlamda öncelikle taraflar arasındaki protokole konu ....... Motel'in davalı tarafından davacıya teslimine ilişkin protokol hükmü incelenmelidir. Protokole konu ....... Motel'in konaklama hizmeti verilen bir turizm işletmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraflar arasındaki protokol ile 30.12.2020 tarihinde söz konusu moteli ve işletmesini 2021 yılı için davacıya devretme taahhüdünde bulunmuştur.
Taraflar arasındaki protokolde bulunan hüküm incelendiğinde; Davalının devir borcu için en geç 30.12.2020 tarihinin borcun ifa tarihi olarak belirlendiği, davacının 2021 yılında ilgili işletmeyi işletebilmesi için zaten söz konusu tarihin en geç tarih olduğu ve taraflar arasındaki protokole göre bu tarihin kesin vade olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 30.12.2020 tarihinde davalı protokole göre ilgili işletmeyi davacı adına ........'a devretmekle borçlanmış olup, 30.12.2020 tarihinde borcun ifa edilmesi gerekmesi karşısında söz konusu tarihte borcun ifa edilmemesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince ihtara gerek olmaksızın borçlu davalı yönünden temerrüt gerçekleşecektir.
Davalı tarafından delil olarak dayanılan ve dosya arasına sunulan davalı ile ........ arasındaki 30.12.2020 tarihli tutanak incelendiğinde; ....... Motel'e ait işletme anahtarlarının ........'a teslim edildiğine dair bir tutanak tutulduğu, tutanak devamında ........ Motel'e ait evrakların daha önce teslim edildiğinin belirtildiği, söz konusu tutanak ekinde yalnızca demirbaş resimlerinin ve listesinin olduğunun da yine tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır. Yine davalı tarafından sunulan ........'a ait 31.12.2020 tarihli tutanak incelendiğinde; ....... Motel'e ait anahtarların davacı tarafından teslim alınmadığına dair tutanak tutulduğu görülmektedir. Devamında ise ....... Motel'e ait sözleşme, kira kontratı ve beyan isimli dosyaların ........ tarafından davacıya teslim edildiğine dair tutanağın delil olarak sunulduğu görülmektedir.
Mahkememizce Tanık olarak dinlenen ......'ın şu şekilde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır: "Davalı ........'ın ....... Otel işletmesine ait olduğu iddiası ile ........'a dosya teslim ettiğini biliyorum. Bu dosyalar arasında ....... otel'in ....... tarafından işletilebilmesi için zorunlu 2021 yılı için işletme kira sözleşmesi, işletmenin ruhsatı ve diğer işletme için gerekli Lisan ve diğer belge asılları yoktu."
Tarafların ortak tanığı olarak dinlenen ........'ın ise şu şekilde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır: "Davalı tarafından tarafıma ....... Motel işletmesine ait olduğu söylenen dosyalar verildi. Ben dosya içerisindeki belgelere vakıf değilim, içeriğini görmedim, ancak alırken davalı taraf bana dosya içerisinde Motelle ilgili işletme ruhsatı ve havuz ruhsatlarının bulunduğunu söylemişti."
Taraflar arasındaki devre konu ....... Motel işletmesinin konaklama ve turizm tesisi niteliğinde bir işletme olduğu ve davalının taraflar arasındaki protokolde 2021 yılı tesisin işletme hakkını davacıya devretmekle borçlandığı gözetildiğinde alelade bir şekilde anahtar teslimi ile işletme ve işletme hakkının devrinin yapılamayacağını anlaşılmaktadır.
Zira konaklama ve turizm tesisleri idari otoritelerce denetlenmekte ve işletme süreçleri ve izinleri idari kurumlar tarafından incelenmekte olup, ilgili tesise ve işletme hakkı ile işletme ruhsatına ilişkin olarak davacının işletebilmesi için resmi makamlarca mevzuat gereği talep edilen gerekli belge ve evrakların da işletmenin anahtarları ile birlikte davacıya teslim edilmesi gerektiği açıktır. Zira işyeri açma ve çalışma ruhsat yönetmeliğine göre işletme hakkının devri halinde de yeni işletmeci tarafından tekrar idareye gerekli evraklarla başvuru yapılarak yeniden izin alınması ve devrin işlenmesi ve ruhsat alınması gerektiği yönetmelikte açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde ise usul ve yasaya uygun olarak bir teslimden ve işletme hakkının devrinden söz edilemeyeceği açıktır. İşletme devrinin protokol koşullarına uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için işletme hakkını devralan kişinin gerekli ruhsat ve izinleri alabilmesi için gereken belge ve evraklar ile ilgili işlemlerin devreden davalı tarafından yapılması ve devir işlemine yönelik sürecin ve gerekli ruhsatlar ile izinlerin alınabilmesi ise devreden davalının işletme hakkını devir ile yükümlü olduğu gözetildiğinde davalının borcu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık dosya kapsamında taraflarca öne sürülen iddialar, bilgi ve belgeler, tanık beyanları taraflar arasındaki Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyalar ile işbu dava dosyası bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının hiçbir aşamada işletme hakkının ve işletmenin 2021 yılı için davacıya devrine ilişkin tüm bilge yükümlülüklerini yerine getirdiği, idare tarafından talep edilen tüm belgeler ve mevzuatın konaklama tesisi niteliğinde devre konu işletmeye ait işletme ruhsatının ve izninin davacıya devri için gerekli gördüğü iş ve işlemleri yaptığı, gerekli belgelerin tamamını davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Davacı ve davalının ortak tanığı olan ve işletmeyi davacı adına teslim alacak olan ........'ın Mahkememizce alınan yeminli tanık ifadesinde davalı tarafından davacıya teslim etmesi için kendisine verilen dosya içerisindeki evrakların içeriğini bilmediğini, açık bakmadığını beyan ettiği, davacının ise evrakların ruhsat ve işletme hakkının devri için idarenin ve idari izinlerin alınması için gerekli tüm evrakları ihtiva etmediğini beyanı karşısında ve davalı tarafından yemin teklifi üzerine davacının evrakların ve teslimin gereği gibi tam ve eksiksiz olmadığına dair yemin ettiği gözetildiğinde davalının idari izinler ve işletme ruhsatı ve işletme hakkı için davacıya verilmesi gereken evrakları tamamen ve eksiksiz olarak davacıya verdiğini ispat edemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu bağlamda taraflar arasındaki protokolün ....... Motel'e ait işletmenin ve 2021 yılı işletme hakkının davalı tarafından en geç 30.12.2020 tarihinde davacıya devrine ilişkin borcunu yerine getirmediği, davalının alacaklı temerrüdüne yönelik iddiasını ispatlayamadığı, alacaklı temerrüdünün söz konusu olabilmesi için 6098 sayılı Kanun gereğince davalı borçlu tarafından tam ve eksiksiz bir ifanın önerilmesinin gerekmesi ve ilgili işletmenin idare tarafından denetlenen bir işletme ve gerekli ruhsatların alınmasının zaruri olduğu gözetildiğinde davacının kısmi ifayı kabule zorlanamayacağı, davalının davacının işletme hakkı ve ruhsatını alması ve gerekli ruhsat ve izinler için idari işlemleri tesis edebilmesi için tüm evrak ve belgeleri davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı bu suretle davalı tarafından davacıya usulüne uygun bir teslim ve ifanın önerildiğinin kabul edilemeyeceği, taraflar arasındaki protokole konu motelin bir konaklama ve turizm tesisi işletmesi olduğu bir arada değerlendirildiğinde alelade bir anahtar ve belge teslimi ile işletme hakkı ve işletme ruhsatının davacıya devredilmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, davalının işletme hakkı ve ruhsat devri için gerekli iş ve işlemleri yaptığını ve teslim ettiğini dolayısıyla davacının temerrütte olduğunu ispatlayamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı her ne kadar daha sonra 11.02.2021 tarihinde çektiği ihtarname ile motelin teslimi için 12.02.2021 tarihinde taraflarca ilgili yerde hazır bulunularak motelin davacıya teslimini teklif ettiğini, ancak davacının gelmemesi üzerine 15.02.2021 tarihli ihtarnameyi davacıya çekere motele ait ihtarnamede sayılan anahtarların notere depo edildiğini ihtar etmiş ve davacının teslimden kaçındığını ve alacaklı temerrüdünün olduğunu iddia etmiştir.
6098 sayılı Kanun'un alacaklı temerrüdünde alacaklının borcundan kurtulmasını düzenleyen 107. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 107- Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir."
İlgili hükümden görülebileceği üzere teslime dair edimlerde borçlunun borcundan kurtulabilmesi ve alacaklı temerrüdünün söz konusu olabilmesi için borçlunun tevdi mahalli tayin ettirmesi gerekmekte olup, davaya konu somut olayda davalının kendi iradesi doğrultusunda kendi belirlediği notere giderek otel anahtarlarını depo etmesi ve notere demirbaş sayımı yaptırması 6098 sayılı Kanun'un 107. Maddesi gereğince borçlunun usulüne uygun olarak borçtan kurtulmuş sayılması ve alacaklı temerrüdünün kabulü için yeterli değildir. Zira davalı tarafından usul ve yasaya uygun olarak alınmış bir tevdi mahalli kararı ve tayini olmadığı gibi, davalı tarafından notere işletme ruhsat devri ve gerekli idari izinlerin davacı tarafından idari kurumlardan alınabilmesi için gerekli evrakların da teslim edilmediği, yalnızca anahtarın notere depo edilmesi ve notere yaptırılan demirbaş sayımı ile işletme devri için gerekli koşulların sağlandığı, usul ve yasaya uygun olarak tevdi ile davalının borçtan kurtulduğundan söz edilemeyeceği, alacaklı temerrüdünün oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç olarak davalının taraflar arasındaki protokoller gereğince 30.12.2020 tarihinde işletmeyi ve işletme hakkı ile ruhsatını davacıya devretmeyi borçlandığı, buna karşılık borcunu yerine getirmediği, davalının usul ve yasaya uygun bir şekilde ifayı teklif ettiğini ve davacı alacaklının temerrütte olduğunu ispatlayamadığı sabit görülmüştür.
6098 sayılı Kanun'un ceza koşulunu düzenleyen 179. Maddesi şu şekildedir:
"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir."
İlgili kanun hükmünden görülebileceği üzere hukuk düzenimizde ceza koşulu; sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hali veya temerrüt olgusu için öngörülmüştür. Ceza koşulunun amacı borçluyu temerrüt halinde ifaya zorlamak ve geç ifadan kaynaklı olarak adeta peşin bir gecikme tazminatı belirlenmesi ya da borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde alacaklının uğradığı zararı dava açmak, tespit yaptırmak ve zararını ispat etmek zorunda olmadan tahsil edebilmesi için adeta sözleşmeyi ifa etmeyen borçlu tarafından alacaklıya peşin tazminat ödenmek suretiyle alacaklının zararının giderilmesine yönelik olarak düzenlenmiştir.
Alacaklının asıl borç ile sözleşme cezasından birini seçerek yalnızca onun ifasını talep edebileceği durumda, seçimlik sözleşme cezası söz konusudur. Alacaklının asıl borcun ifası ile birlikte sözleşme cezasının ifasını da talep edebileceği durumda ifaya eklenen sözleşme cezasından bahsetmek gerekmektedir. Alacaklının münhasıran sözleşme cezasının ifasını talep edebileceği; asıl borcun ifasını talep etme hakkından yoksun olacağı durumda ise münhasır sözleşme cezası mevcuttur. 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesi bu kapsamda değerlendirildiğinde; 1. Fıkrada belirtilen sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılan ceza koşulu seçimlik ceza koşulu niteliğinde olup, düzenlemenin 2. Fıkrasında belirtilen temerrüt sebebiyle talep edilebilecek ceza koşulu ise ifaya eklenen ceza koşulu olarak nitelendirilebilecektir.
Her ikisi arasındaki fark borcun ifasının talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinde düzenlenen seçimlik ceza koşulunda alacaklı ya borcun ifasını ya da cezanın ifasını isteyebilecektir. Temerrüt durumunda kararlaştırılan ceza koşulunda ise alacaklı borcun ifası ile birlikte ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilecektir.
Taraflar arasındaki ihtilaf ve uyuşmazlık konusu olmayan protokoller incelendiğinde; ceza koşulunun taraflar arasındaki protokolde düzenlendiği, 14.10.2020 tarihli ek protokolün 26. Maddesinde ek protokol kapsamındaki bir hükmün dahi ihlal edilmesi halinde ihlal eden tarafın diğer tarafa 5.000.000,00-TL cezai şart ödeyeceğinin yazılı olarak hüküm altına alındığı ve ceza koşuluna dair anlaşmanın geçerli anlaşılmaktadır.
Yukarıda detaylıca açıklandığı ve tespit edildiği üzere davalının 30.12.2020 tarihinde taraflar arasındaki ek protokolün 17. Maddesine göre ....... Moteli ve 2021 yılı işletme hakkını davacıya usul ve yasaya uygun bir şekilde devir ve teslim etmediği Mahkememizce sabit görülmüştür. Nitekim sonrasında da 2021 yılı içerisinde devir yapılmamış olup, işbu dava 2022 yılında yani davacının 2021 yılına yönelik işletme hakkı bittikten sonra açılmıştır. Bu bağlamda davalının 2021 yılı içerisinde ilgili moteli ve işletmesini davacıya devretmediği davacının 2021 yılına ait işletme hakkının 2022 yılına geçilmesi ile son bulduğu dolayısıyla taraflar arasındaki 2021 yılına ait işletme hakkının davacıya devredilmesine yönelik protokol hükmünün ifa imkansızlığı sebebiyle işbu dava tarihinde sona erdiği, usul ve yasaya uygun devir işleminin davalının borcu olduğu ve davalının kusuru ile borcun ifasının 2021 yılı için imkansızlaştığı anlaşılmaktadır.
Nitekim yukarıda detaylıca açıklandığı ve değerlendirildiği üzere davalı borçlu 30.12.2020 tarihine kadar ilgili işletmeyi davacıya devretmekle borçlanmış olup, ilgili tarihte usul ve yasaya uygun devir işlemini yapmadığından ve iddia ettiği alacaklı temerrüdünü de ispatlayamadığından davacı lehine sözleşmenin devre ilişkin hükmünün hiç ifa edilmemesi sebebiyle davacı lehine ceza koşulu alacağı muaccel hale gelmiş olup asıl borç ile ferilik ilişkisi sona ermiştir. Nitekim 2021 yılı sonuna kadar davalı tarafından devrin de gerçekleştirilmemesi sebebiyle borcun imkansızlık nedeniyle sona ermesi bu sebeple ceza koşulunun sona ermesi sonucunu doğurmayacaktır.
Asıl borcun ifasının borçlunun sorumlu olduğu bir sebeple imkânsızlaşması durumunda ifası imkânsızlaşan asıl borcun yerini, 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi gereğince tazminat ödeme borcu alır. Burada borçlunun ödemekle yükümlü tutulduğu tazminat, ifa tazminatı niteliğinde olup; alacaklının ifa menfaatini tatmin etmeye yöneliktir. Alacaklının sözleşme cezası ile tazminatı kümülatif olarak birlikte talep etmesine izin verilmesi, aynı menfaatin iki kere tatmin edilmesi sonucuna yol açacaktır. Dolayısıyla alacaklı, sözleşme cezası ile ifa imkânsızlığı tazminatından birisini seçebilecek ve yalnızca onun ifasını talep edebilecektir. Nitekim bu husus 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 1. Fıkrasında açık bir şekilde belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki protokol hükmü incelendiğinde; ilgili protokol hükmünün temerrüde yönelik bir ceza koşulu olmadığı, aksine sözleşme hükümlerinin ihlali yani sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi haline yönelik bir ceza koşulu niteliğinde olduğu, geç ifaya ve temerrüde dair protokolde ve ceza koşulu hükmün bir düzenlemenin bulunmayışı karşısında taraflar arasındaki protokole yönelik ceza koşulunun 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 1. Fıkrası kapsamında düzenlenen sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde talep edilebilecek seçimlik ceza koşulu niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim işbu dava tarihi itibariyle davalının 2021 yılı işletme hakkını davacıya devretmesine yönelik borcunun imkansızlık nedeniyle sona erdiği ve ilgili işletmenin 2021 yılı işletme hakkının sözleşmede belirtilen tarihte ve sonrasında davacıya devredilmediği gözetildiğinde taraflar arasındaki protokol kapsamında davalıya yüklenen ilgili işletmenin 2021 yılı işletme hakkının davacıya devrine yönelik borcun davalı tarafından hiç ifa edilmediği dolayısıyla davacının işbu davada sözleşme hükmünün hiç ifa edilmemesi ve imkansızlaşması sebebiyle 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 1. Fıkrası kapsamında ifa menfaatine yönelik seçimlik ceza koşulu alacağını talep edebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim taraflar arasındaki borcun imkansızlaşması ve taraflar arasındaki protokolde ceza koşuluna yönelik olarak temerrüt halinin değil protokol hükmünün ihlal edilmesi ve edimin yerine getirilmemesi halinde ceza koşulunun ödeneceğinin kararlaştırıldığı, temerrüde ilişkin özel bir düzenleme olmadığı gözetildiğinde taraflar arasındaki protokolün ceza koşulu hükmünün 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince ifaya eklenen ceza koşulu olarak kabulü mümkün görülmemiştir.
Davacı açmış olduğu işbu davada dava dilekçesinde kısmi olarak 5.000,00-TL ceza koşulu alacağı talep etmiş olup, yapılan yargılama ve alınan raporlar sonrasında davacı davasını ıslah ederek ceza koşulu alacağını 1.850.000,00-TL bedele çıkartmıştır.
Taraflar arasındaki protokoller, taraflar arasındaki ihtilaflar ve protokollere konu mal varlığı değerlerinin paylaşımı ile karşılık hak ve borçlar bir arada değerlendirildiğinde ceza koşulu miktarının protokole konu mal varlığı değerlerine göre fahiş ve aşırı miktarda olmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak davalının taraflar arasındaki protokol ile yükümlediği ....... motel işletmesinin devrine yönelik borcunu ifa etmediği, alacaklı temerrüdünü ispatlayamadığı, davacıya usul ve yasaya uygun olarak teslim ve devir borcunu yerine getirdiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla söz konusu protokolde yükümlendiği borcu ifa etmediği anlaşılmış, davacının taraflar arasındaki protokol hükümleri gereğince 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince seçimlik ceza koşulu alacağını talep koşullarının oluştuğu görülmüş, davacının talebi ve ıslahı doğrultusunda taraflar arasındaki protokolde davalının üstlendiği borcu yerine getirmemesi nedeniyle toplam 1.850.000,00-TL ceza koşulu alacağının, 5.000,00-TL'si bakımından dava tarihinden, 1.845.000,00-TL'si bakımından ıslah tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında davalının protokol kapsamındaki başkaca yükümlülüklerini de ihlal ettiğini bu sebeple kendisi tarafından ödenen paraların ve zararlarının davalıdan tazminini de talep etmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki protokolde belirlenen ceza koşulu hükmü seçimlik ceza koşulu niteliğinde olup, 6098 sayılı Kanun'un 179. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince borcun ifa edilmemesi halinde alacaklı tarafından yalnızca ceza koşulunun tahsili talep edilebilecektir. Bu kapsamda davaya konu protokoller incelendiğinde; tarafların borcun ifa edilmemesi halinde ifa ile birlikte ceza koşulunun aynı anda talep edebileceği hususunda bir düzenlemenin yapılmadığı dolayısıyla tarafın yalnızca ceza koşulu alacağını talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacı tarafından her ne kadar taraflar arasındaki protokollerin başkaca hükümlerinin de ihlal edildiği bu sebeple protokol kapsamında ifa edilmeyen diğer edimler kapsamında 85.814,00 TL'nin de tahsili talep edilmiş ise de yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davacının protokol kapsamında yalnızca ceza koşulu alacağını talep edebileceği, yerine getirilmeyen ve ifa edilmeyen bir veya birden fazla edim için ayrı bir ceza koşulunun belirlenmediği, ifa ile birlikte ceza koşulunun talep edilebileceğinin sözleşmede kararlaştırılmamış olması karşısında sözleşme kapsamında ifa edilmeyen diğer edimlere karşılık davacı tarafından diğer edimlerin ifasının ayrıca talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının söz konusu ifa edilmeyen diğer edimler karşılığı iddia ettiği 85.814,00 TL alacak yönünden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Buna göre; 1.850.000,00-TL cezai şart alacağının 5.000,00-TL'si yönünden dava tarihinden, kalan 1.845.000,00-TL miktarı yönünden ıslah tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 126.373,50-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL harcın ve 32.888,09-TL ıslah harcının mahsubu ile noksan kalan 93.314,63-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç ile 32.888,09-TL ıslah harcının ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 33.139,57-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 69.025,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 65.965,14-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 263.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların ve vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.