mahkeme 2022/801 E. 2023/958 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/801

Karar No

2023/958

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/801 Esas
KARAR NO : 2023/958

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 08/02/2022 tarihinde kanuna aykırı olarak yeni bir genel kurul defteri noterden tasdik ettirildiğini, sahte bir şekilde oluşturultuğunu, sonrasında 16/08/2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile kendisini tek pay sahipli yaptığını, 20/08/2022 tarihli genel kurul kararı ile kendisini temsilci seçtirdiğini ve ana sözleşme değişikliği yaptırdığını yine 20/08/2022 tarihli karar ile münferiden kendisini temsilci seçtirdiğini tüm bu işlemleri müvekkillerin imzalarını taklit etmek suretiyle gerçekleştirdiğini ve sahtecilik işlemi yaptığını iddia ettiği davalı ...'nun ,01/09/2022 tarihinde sahte imzalı kararları ticaret sicile tescil ettirdiğini bu nedenlerle 16/08/2022 tarihli 2 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitini, beyoğlu ...... noterliğinin 25/08/2022 tarih ..... yevmiye sayısı ile tasdikli, 20/08/2022 tarihli genel kurul kararının yoklukla maluol olduğunun tespitini, üsküdar ..... noterliğinin 29/08/2022 tarih ..... yevmiye sayısı ile tasdikli, 20/08/2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitini, 01/09/2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde yapılan tescilin hükümsüzlüğü ile iptalini muğla ili .... ilçesi ..... mah. .... ada ....... parselde kain taşınmazın kaydına satışının önlenmesi, 3.kişiler lehine ipotek, irtifak, intifa vb her türlü ayni hakkın tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, Samsun İli .... İlçesi ...... Mah. ... Ada ..... parselde kayıtlı taşınmazın kaydına satışının önlenmesi, 3.kişiler lehine ipotek, irtifak, intifa vb her türlü ayni hakkın tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, Muğla İli ..... İlçesi ..... Mah. .... Ada ...... Parselde kayıtlı taşınmazın kaydına satışının önlenmesi, 3.kişiler lehine ipotek, irtifak, intifa vb her türlü ayni hakkın tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, taşınmazların bulunduğu ilgili tapu sicil müdürlüklerine dava açıldığına ilişkin şerh verilmesi için müzekkere yazılmasını, dava konusu Firmaya ilişkin olarak tasarruf işlemlerinin önlenmesi, şirketin içinin boşaltılması ve telafisi güç zararların önlenmesi için bu şemada ihtiyati tedbir olarak dava sonuçlanıncaya kadar yönetim kayyımı atanmasını, firma hakkında şahısların başkaca hukuksuz işlemler yapmasını önlemek maksadıyla, ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve firmanın kayıtlı olduğu İstanbul Ticaret Odasına bu hususta müzekkere yazılmasını, Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren bankalara müzekkere yazılarak, firma adına hesap açılması, kredi çekilmesi, ipotek tesis edilmesi vb tüm bankacılık işlemleri bakımından oluşabilecek zararın önlenmesi için tedbir kararı verilmesine ve müzekkere yazılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememiz tarafından tedbir kararı verilerek şirkete ... ve ... yönetim ve temsil kayyımı olarak tayin edilmiş olup kayyım heyeti tarafından taraflarına dava vekaletnamesi verildiğini, davacı iddialarının haklılığı imza incelemesi neticesinde tespit edileceğinden Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, Noter işlemleri, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu karar defterleri ile sair mukayeseye esas imzaların celbi suretiyle imza incelemesinin yapılmasını, dava dilekçesindeki iddiaların doğruluğu halinde davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediği nazara alınarak müvekkili şirketin aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu sebeple müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini savunmuş ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; mahiyeti itibariyle Genel Kurul ve Yönetim kurulu Kararının yokluğunun İstemi davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 16/08/2022 tarihli 2 sayılı yönetim kurulu kararı, 20/08/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlar, 20/08/2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, anılan kararların yoklukla malul olup olmadığı koşullarının tespiti ile 01/09/2022 tarihli Ticaret sicil gazetesinde yapılan tescilin hükümsüzlüğü ve iptal koşullarının oluşup oluşmadığı ile özel denetçi tayini koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilip tahkikata geçilmiştir.
Mahkememizin 12/10/2022 tarihli ara kararı ile Davalılar: Üsküdar ..... Noterliği, ..., ... tarafları yönünden davanın bu dosyadan tefrikine karar verilmiş davanın yeni ...... Esas sayılı dosyasına sıra kaydına yapılmış ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik ile işbu dosya gönderilmiştir.
Mahkememizin 27/10/2022 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ; Muğla İli Bodrum İlçesi ..... Mah. .... Ada ... Parselde kayıtlı, (bodrum .... Tesisi Niteliğindeki 5 Yıldızlı Tatil Köyü Otel) Samsun İli .... İlçesi .... Mah. .... Ada .... parselde kayıtlı, Muğla İli Bodrum İlçesi .... Mah. .... Ada .... Parselde kayıtlı taşınmazların tapu kayıtları üzerine 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, ilgili Tapu Müdürlüklerine ihtiyati tedbir ara kararının infazı için mahkememizce müzekkere yazılmıştır.
HMK 389.vd maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir yoluyla davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... numarasında kayıtlı ".... MAHALLESİ ... CADDESİ ... SOKAK NO:.... K: .... KÜÇÜKÇEKMECE/...'' adresinde faaliyet gösteren ... 'ne yönetim ve temsil kayyımı olarak bilirkişi listesinden kayyım olarak mali müşavir ... ve hukukçu ...'ın re'sen tayinine karar vermiştir.
Atanan kayyımların 21/09/2022 tarihli kayyım raporunda özetle; ''İhtiyati tedbir verilen şirketin faaliyetinin ana konusu kendine ait veya kiralanan gaytimenkullerin kiralanması şeklinde olduğu, Şirketin tüm gelirinin Bodrum'da yer alan otclin kiralanmasından elde edilen kiradan oluştuğu, Şirketin 31.08.2022 tarihi itibariyle net satış hasılatının 5.419,016,77 TL olduğu'' şeklinde,
13/10/2023 tarihli raporunda özetle; İhtiyati tedbir verilen şirketin faaliyetinin ana konusu kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiralanması şeklinde olduğu, Şirketin tüm gelirinin Bodrunu'da yer alan otelin kiralanmasından elde edilen kiradan oluştuğu, şirketin 30.09.2023 tarihi itibariyle net satış hasılatının 3.792.372,87 TL olduğu, şeklinde raporlarını mahkememize ibraz etmişlerdir.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri, sicil kayıtları, sunulan evrak asılları (kasa evrakları), yazı cevapları ve kayyım raporlarının incelenmesinde;
Uyuşmazlığın dava dışı Noterler'in unvan ve isimleri ile kaşe, mühür ve imzaları taklit edilmek suretiyle davacının sahip olduğu ...... İnşaat Taahhüt ve Ticaret AŞ için sahte üretildiği iddia edilen (I)"Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri" ile (II)"Yönetim Kurulu Karar Defteri" ile (III) "bu defterlerde yazılı kararların" sahteliğini tespit edilerek "dava konusu genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti"den ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TTK’da "yokluk" müeyyidesinin hangi hallerde ve neye göre söz konusu olacağına dair hiçbir hüküm yer almamaktadır.TTK 447 maddenin üst başlığında “butlan” olarak ifade edilen genel kurul kararlarının, maddenin sonunda bu terime uygun olarak “batıl”olduğu belirtilmektedir. Ancak “butlan” ve “yokluk” ile malûl GK kararları, sonuçta hukuken aynı anlamı, yani hükümsüzlüğü, geçersizliği ifade eder.
Bir genel kurul kararının yokluğu (Nicht- oder Scheinbeschlüsse), başlangıçtan itibaren bir genel kurul kararının mevcut olmadığını ifade eder. Bir işlemin ve bu arada genel kurul kararının kurucu unsurlarının mevcut olmaması halinde, hukukî işlemin veya genel kurul kararının yokluğu, eski deyimle “keenlemyekûn” veya mutlak butlan ile malûl olduğundan bahsedilmektedir.
Anılan yaptırımlardan en ağırı olan yokluk bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve ikincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani genel kurul kararı hiç doğmamış sayılır (Ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan MOROGLU, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s. 25 vd.) Uygulama ve öğretide sayılan ve genel kurul kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa, ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa, genel kurul toplantısı yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. Mevcut olmayan pay adedince mevcut oy nisap bakımından alınan kararların geçerliliğine etki ediyor ise, diğer bir ifade ile söz konusu oylar mevcut olmadan yeter sayı sağlanamıyorsa bu hâlde kanunda öngörülen yeter sayıda irade beyanı bulunmadığı için işlem yoklukla malul olacaktır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 390. ve 391. maddesi sırası ile yönetim kurulu kararlarının geçerlilik şartlarını ve batıl kararları düzenlemektedir. Batıl kararlar, hükümde yer verilenler ile sınırlı olmayıp örnek gösterme yolu ile belirlenmiştir.
Somut olay bakımından Üsküdar .... Noteri 26.01.2023 tarihli yazısıyla, 28.02.2022 tarih ve ..... yevmiye numarasıyla tasdik edilen Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri'nin tasdik işleminin kendilerince yapılmadığını, 28.02.2022 tarihindeki yevmiye numarası aralığının ..... 'e tekabül etiğini, ..... yevmiye numarasının ise 21.01.2022 tarihinde farklı bir şahsa ilişkin vekaletname işlemi olduğunu, işlemin tamamen sahte olduğundan suç duyurusunda bulunduklarını, 03.08.2022 tarih ve ..... yevmiye numarasıyla tasdikli Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin tasdik işleminin kendilerince yapılmadığını, 03.08.2022 tarihindeki yevmiye numarası aralığının ..... 'e tekabül etiğini, .... yevmiye numarasının ise 14.02.2022 tarihinde farklı bir şahsa ilişkin vekaletname işlemi olduğunu, işlemin tamamen sahte olduğundan suç duyurusunda bulunduklarını beyan etmişlerdir. Dosya kapsamına dahil edilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... ve Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... esas numaralı soruşturma dosyalarından da davalı ...... Noteri 26.01.2023 tarihli yazısıyla bu bilgiler teyit edilmiştir. Ayırca dava dilekçesi ekinde noter onaylı suretleri sunulan ..... İnşaat Taahhüt ve Ticaret AŞ'nin gerçek defterlerinin Öncelikle, sahteliği iddia edilen Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin resmi bir belge olup olmadığı incelenmelidir. Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri'nin açılış onayı, Üsküdar .... Noterliğinin 28.02.2022tarih ve ..... yevmiye numarası ile yapılmıştır. Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin açılış onayı, Üsküdar ....... Noterliğinin 03.08.2022 tarih ve ..... yevmiye numarası ile yapılmıştır. Üsküdar ..... Noterliği, 26.09.2023 tarihli cevabında, 28/02/2022 tarihinde yevmiye aralıklarının ...... olduğunu, ...... yevmiye no.lu işlemin 21/01/2022tarihinde farklı bir ilgiliye ait vekaletname için olduğunu, 03/08/2022 tarihinde yevmiye aralıklarının ..... olduğunu, ....... yevmiye nolu işlemin14/09/2022 tarihinde farklı ilgiliye ait düzenleme şeklinde vekaletname olduğunu, müzekkerede adı geçen kişiler için kayıtlarında sorgulama yaptıklarında isimlerine rastlanmadığını, söz konusu işlemlerin noterliklerinde düzenlenmediğini, işlemlerdeki imza, mühür ve kaşelerin tamamen sahte olduğunu, işlemlerin tümüyle noterlikleri dışında tanzim edilmiş sahte işlemler olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda da bulunulduğunu ifade etmiştir. Buna göre, noter sahtecilik işlemine katılmadığı ve düzenlenen belge de resmiyet taşımadığı için resmi sahtecilik işlemine katılmadığı ve düzenlenen belge de resmiyet taşımadığı için resmi senette sahtelik iddiası söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, Kurulu Tutanağı için örnek verme işlemi bakımından cevabından anlaşıldığı üzere, örnek verme işlemi dahi noter tarafından yapılmamış olup işlemin sahte olduğu müzekkere cevabında açık bir şekilde belirtilmiştir. Noterler müzekkerede adı geçen kişiler için kayıtlarında sorgulama yaptıklarında isimlerine rastlanmadığını, söz konusu işlemlerin noterliklerinde düzenlenmediğini, işlemlerdeki imza, mühür ve kaşelerin tamamen sahte olduğunu, işlemlerin tümüyle noterlikleri dışında tanzim edilmiş gerçekte olmayan işlemler olduğu anlaşılmıştır.
Genel Kurul, Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu defteri, 20.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı Tutanağı, .... karar numara ve 16.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu Tutanağı ve ..... karar numaralı ve 20.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu Tutanağı adi bir belge olduğundan, resmi belgede sahtelik iddiasından bahsedilemeyecektir. O halde, adi belgedeki sahtelik iddiasının genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti için açılan davada ön sorun olarak inceleneceği dikkate alınarak Asliye hukuk mahkemesindeki davanın red edildiği de dikkate alınarak usül ekonomisi yargılamanın uzamaması bakımından bekletici mesele yapılması yönündeki ara karardan hem Genel Kurul toplantı ve Müzakere Defteri hem de Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin resmi bir belge olmadığı anlaşıldığından ve gelen müzekkere cevaplarında açıkça söz konusu açılış onaylarının noterliklerce yapılmadığı ve belgelerin sahte olduğunun ifade edildiği, o halde, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin “adi belge” olduğu, dikkate alınarak adi belgede sahtelik iddiasının ise genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti için açılan davada (HMK 208 md.) inceleneceğinden dönülmüştür.
Tüm bu nedenlerle Noterlerin gönderdikleri müzekkere cevaplarından da açıkça anlaşıldığı üzere, talebe konu Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri açılış onayları noterler tarafından yapılmamış olup sahte oldukları müzekkere cevaplarında açık bir şekilde belirtildiği, .... karar numaralı ve 20.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu tutanağı için örnek verme işlemi bakımından gönderilen müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere, örnek verme işlemi dahi noter tarafından yapılmamış olup işlemin sahte olduğunun müzekkere cevabında açık bir şekilde belirtildiği, 20.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı Tutanağı ve ..... karar numara ve 16.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu Tutanağı için örnek verme işlemi yapılmış ise de sahtelik iddiasının noter belgesi (suret) bakımından değil, doğrudan Genel Kurul Toplantısı Tutanağı ve Yönetim Kurulu Tutanağı bakımından olduğu, keza ...... karar numaralı ve 20.08.2022 tarihli Yönetim Kurulu Tutanağı için de sahtelik iddiasının bu belge bakımından olduğu, bu itibarla, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defteri açılış onayının sahte olduğu açık olup 20.08.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı Tutanağı ve ..... ve 3 no.lu Yönetim Kurulu Tutanakları için yapılacak inceleme neticesinde belgelerin sahte olduğu kabul edilerek genel kurul kararının ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespitine diğer davalılar yönünden ise söz konusu davanın mahiyeti gereği şeklen karar alınan şirkete pasif husumet ehliyeti düştüğünden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... bakımından davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle reddine karar verilerek tedbirlerin de karar kesinleşene kadar devamına şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Talebe konu 16/08/2022 tarihli 2 sayılı yönetim kurulu kararının Yoklukla Malul Olduğunun Tespitine,
2-Talebe konu 20/08/2022 tarihli genel kurul kararının Yoklukla Malul Olduğunun Tespitine,
3-Talebe konu 20/08/2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının Yoklukla Malul Olduğunun Tespitine,
4-.... ve ... bakımından davanın Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle REDDİNE,
5-Kararın bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
6-Mahkememizce 09/09/2022 tarihli ara kararla yönetim ve temsil kayyımı ara kararının ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına dair diğer ara kararların HMK 397/2.madde uyarınca karar kesinleşinceye kadar devamına,
7-Mahkememizce atanan yönetim ve temsil kayyımının tek kişiye indirilerek Mali Müşavir ...'ın yönetim ve temsil kayyımı olarak görevinin iş bu karar kesinleşinceye kadar devamına,
8-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 189,15- TL harcın davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40-TL harcın davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça yapılan 142,885,00-TL (kayyım ücretleri, müzekkere ve posta masrafları) yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurumasına yer olmadığına,
12-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacılara verilmesine,
13-Davalı ..... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ..... Müdürlüğüne verilmesine,
14- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
14-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023

Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim