mahkeme 2022/487 E. 2023/959 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/487
2023/959
19 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/487 Esas
KARAR NO : 2023/959
DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 24/05/2022
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ayıplı ürünleri sebebi ile uğranılan 203.400 € zararın tazmini için davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde bulunan 129.968,27 € alacağının müvekkilinin şirketin davalı şirkete borçlu olmadığını tespitine, bakiye 73.431,73 € zararının davalı şirketten tahsiline, toplam zararın fiili ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Üzerinden TL karşılığının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine , zara/Indıtex’e gönderilen malların yurtdışı nakliye masraf tazmini 4.000 € zararın fiili ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Üzerinden TL karşılığının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine, Yurt dışında ayıplı ürünlerin imhası için yapılan ancak henüz miktarı belli olmadığı için şimdilik 100 €. fiili ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Üzerinden TL karşılığının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine, ........ tarafından tarafımıza yüklenmesi halinde ürünlerin test masraflarının tazmini henüz miktar belli olmadığı için şimdilik 100 €. fiili ödeme günündeki TCMB Döviz Satış Kuru Üzerinden TL karşılığının bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine, ........ için üretilen mamül ve yarı mamül ürünlerin Türkiye’de imhası sebebi ile uğranılan 3.900 TL zararın bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine, müvekkili şirketin olay sebebi ile uğradığı 50.000 TL manevi zararının tazminine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sayın mahkemenizde açmış olduğu işbu dava hukuki dayanaktan yoksun,mesnetsiz olup redde muhtaç olduğunu, Müvekkili şirketi ile ........ Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti.ile bahse konu ürünlerin alım satımı için 71.800 euro + KDV bedelli 21.100 metre metrajlı ekose etek kumaşı için alım-satım sözleşmesi yapıldığını, Müvekkili şirketle ilgili ürünlerde herhangi bir yasaklı madde olup olmadığının ve ........ grubunun şartlarına tabi olup olmadığının tespiti için ...... Kontrol Servisleri A.Ş.ye test yaptırıldığını, ....... Kontrol Servisleri A.Ş. ........ grubunun anlaşmalı olduğu bir şirket olduğunu, Müvekkili şirketçe kullanılan ipliklerin tamamı ....... sertifikalı olup yasaklı madde içermesi sözkonusu olmadığını, davacının bu isteği hakkın kötüye kullanması olup dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sadece raporun mail atılması davacıyı hukuki sorumluluktan kurtaramayacağını, hem raporu mail atıp hem de ürünleri kesmesi,işlemesi,kalan ürünlerin üretimini ve sevkiyatını istemesi,ürünleri kendi alıcısına göndermesi tamamen hakkın kötüye kullanılması olduğunu, TTK 23/c “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, davacı yan geçerli bir ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK Madde 18/2 de düzenlenen her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekeceği yönündeki hüküm dikkate alınarak alıcı tacirin ayıp ihbarını yaptığını TTK Madde 18/3 de belirtilen şekillerde ispat etmesi gerektiği kabul edilmesi gerektiğini, davacı yanca ikame olunan iş bu haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; ayıplı olduğu iddia edilen mallar nedeniyle ayıplı malların bedelinin ve ayıplı malların kullanılmasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı elinde bulunan ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin incelenmesi suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taraflar arasında davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, aynı zamanda faturaya konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise türünün ve niteliğinin tespiti, ayıp ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği, ayıbın tespiti halinde ayıplı kısma denk gelen değerin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında kaynaklandığı mahkememizce tespit edilip tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Mahkememizin 22/09/2022 tarihli duruşma tutanağının (3) no'lu ara kararı uyarınca tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile davalı elinde bulunan ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin incelenmesi suretiyle taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taraflar arasında davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, aynı zamanda faturaya konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise türünün ve niteliğinin tespiti, ayıp ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği, ayıbın tespiti halinde ayıplı kısma denk gelen değerin ne kadar olduğu, yine ayıbın tespiti halinde faturaya konu mallardan beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmekle bilirkişi heyeti 03/03/2023 tarihli raporunda özetle; '' İddia edilen ayıbın niteliğinin muayene ile anlaşılabilen bir ayıp niteliğinde olduğu, sekiz günlük ihbar süresi içinde ayıp ihbarının yapılmadığı, dolayısıyla ayıplı ifadan kaynaklanan hakların kullanılamayacağı, bir an için ayıp ihbarının zamanında yapıldığı kabul edilse dahi, davalının davacıya satmış olduğu kumaşlardan alınarak bilirkişi incelemesine sunulan numuneye yaptırılan test sonucunda kabul edilebilir limitin altında insan sağlığına zararlı kimyasal içerdiğinden testten geçtiği, ayıplı olmadığının anlaşıldığı, davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, sayın Mahkemenin davacı yanın, davalının kusuru nedeniyle davacı yanın dava konusu satıştan gelir kaybına uğradığı yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği tutarın 180.000 Euro olduğu, dosyaya mübrez belgelerden davacı yanın mezkur ürünlerin imhası için katlandığı bedelin tutarının tespit edilemediği'' şeklinde tespit ve görüşlerini mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizin 13/04/2023 tarihli duruşmasında kumaşlarla ilgili test yapan SGS Kurumuna müzekkere yazılarak: Test yapılan şahit numunelerin mahkememize gönderilerek bilirkişi heyetine tevdi ile; Davacının itirazların tek tek ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi üzerine dosyanın bir önceki bilirkişi heyetine gerekçeli, denetime elverişli şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor hazırlanılması istenilmiş bilirkişi heyeti 07/08/2023 tarihli ek raporunda özetle; ''Davacının yurt dışı müşterisinin SGS'nin yaptığı test raporunu kabul ettiğinin anlaşıldığı, SGS'nin 02.08.2023 tarihli ...... nolu test raporuna göre davalının davacıya satışını yaptığı ....... dallas kalite kumaşın insan sağlığına zararlı kimyasal yönünden ayıplı olduğunun tespit edildiği, kumaşta insan sağlığına zararlı kimyasal bulunması ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, davacının davalıdan teslim aldığı kumaşları kesip dikerek etek imal ettiği ve yurt dışı müşterisine ihraç ettiği, davacının 8.749 mt kumaşı kumaşların ayıplı olduğunu öğrenmesinden sonra kesip dikerek yurt dışı müşterisine gönderdiğinden zararının artmasına sebep olduğundan oluşan zararda %40 kusurlu olduğu, davalının SGS'de yaptırdığı test sonucuna göre sattığı kumaşın ayıplı olmadığı raporlandığından kumaşların ayıplı olduğunu bilmeden satışını yaptığından, ancak satılan kumaşlar ayıplı olduğundan oluşan zararda %40 kusurlu olduğu, davalının göndermiş olduğu kumaşa test yapıp 24.11.2021 tarihli ........ nolu test raporuyla davalının kumaşlarının ayıplı olmadığına dair rapor veren daha sonra kumaşların çoğu kesildikten sonra kumaşların ayıplı olduğuna dair rapor veren SGS'nin davacının zararının oluşmasında %20 kusurlu olduğu, Sayın Mahkemenin davalının kusuru nedeniyle davacı yanın dava konusu satıştan gelir kaybına uğradığı ve davalıdan zararını talep edebileceği yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği tutarın davalının kusuru oranında 203.400 x 0,40 = 81.360 Euro olduğu'' şeklinde tespit ve görüşlerini mahkememize bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü satın aldığı ürünün üretimden kaynaklı ayıp olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddiaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiş, delilleri toplanarak kumaş üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İş bu davanın asıl nedeni davalının satmış olduğu kumaşların insan sağlığına zararlı kimyasal içerip içermediği ve bundan kaynaklı olarak davacının zararının bulunup bulunmadığı var ise bunun davalıdan tahsil hakkının olup olmadığı noktasındadır.
Kumaşların insan sağlığına zararlı kimyasal içerip içermediği hususu bilirkişinin basit bir incelemesiyle anlaşılamaz, ancak laboratuvar ortamında gerekli kimyasallar kullanılarak anlaşılabilir. Taraflar da dava konusu kumaşların insan sağlığına zararlı kimyasal içerip içermediğini anlamak için bağımsız bir test laboratuvarına test yaptırmışlardır.
Davalı tarafından SGS’ye yaptırılan 24.11.2021 tarihli ....... nolu test raporuna göre; davalının satışını yaptığı ....... dallas kalite kumaş insan sağlığına zararlı kimyasal içermediği tespit edildiğinden testten geçtiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından SGS’ye yaptırılan 29.11.2021 tarihli ........ nolu test raporuna göre; davalının satışını yaptığı dallas kalite kumaşı oluşturan ipliklerden turuncu renk iplikte insan sağlığına zararlı 62 mg/kg 4-Chloroaniline içerdiği tespit edildiğinden testten geçemediği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından ........’a yaptırılan 14.12.2021 tarihli ........ nolu test raporuna göre; davalının satışını yaptığı ....... dallas kalite kumaşı oluşturan turuncu renk iplik insan sağlığına zararlı kimyasal içermediği tespit edildiğinden testten geçtiği görülmüştür.
Tarafların yaptırmış olduğu test raporları incelendiğinde; davalının yaptırmış olduğu test raporlarında kumaşın insan sağlığına zararlı kimyasal içermediğinin tespit edildiği, davacının yaptırmış olduğu test sonucunda ise kumaşı oluşturan turuncu renk ipliklerin insan sağlığına zararlı 62 mg/kg 4-Chloroaniline içerdiği tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın sebebi iki farklı test sonucu olduğu sabittir.
Davalının ilk test raporu SGS'ye ait olup SGS'nin ilk 24.11.2021 tarihli ........ nolu test raporuna göre davalının kumaşları ayıpsızdır. Daha sonraki SGS test raporlarına göre ise davalının kumaşı insan sağlığına zararlı 4-chloroanilin kimyasal içeriği yönünden ayıplıdır. 29.11.2021 tarihli ....... nolu SGS test raporuna konu kumaş ve davacının kök rapor öncesi bilirkişi incelemesine sunmuş olduğu 2 adet kumaş ve etek tekrar SGS'de teste gönderilmiş ve 02.08.2023 tarihli ....... nolu test raporuna göre davalının davacıya satışını yaptığı ........ dallas kalite kumaşın insan sağlığına zararlı kimyasal yönünden ayıplı olduğu tespit edilmiştir.
Kumaşta insan sağlığına zararlı kimyasal bulunması ayıbı test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıptır. Davacının davalıdan teslim aldığı kumaşları kesip dikerek etek imal ettiği anlaşılmaktadır. İşin olağan akışına göre davacının kumaşları kesmeden önce insan sağlığına zararlı kimyasal içerip içermediğini test yaptırması gerekmektedir.
Davacı tarafından müşterisi ........ grubuna ait ....... departmanı için ......... pliseli etek siparişi imalatında kullanmak üzere davalıya 20.10.2021 tarihinde 21.100 metre dallas kalitesinden ekose etek kumaşı siparişi verilmiştir. Davalı tarafından sipariş konusu kumaşlar 19.11.2021 tarihinde 413 mt, 20.11.2021 tarihinde 1.895 mt, 21.11.2021 tarihinde 2.797 mt, 24.11.2021 tarihinde 1.389 mt, 25.11.2021 tarihinde 2.043 mt, 26.11.2021 tarihinde 1.499 mt, 28.11.2021 tarihinde 2.704 mt, 29.11.2021 tarihinde 2.194 mt, 30.11.2021 tarihinde 1.547 mt, 01.12.2021 tarihinde 1.637 mt, 02.12.2021 tarihinde 1.518 mt ve 04.12.2021 tarihinde 1.853 mt olmak üzere toplam 21.489 mt kumaş davacıya teslim edilmiştir. Davacı teslim almış olduğu kumaşı kesip dikerek ....... grubuna ait departman için ürün imal etmiştir.
Ancak davacı Davacı 29.11.2021 tarihli ...... nolu SGS test raporuyla davalının dava konusu dallas kalitesindeki ekose etek kumaşının ayıplı olduğunu 29.11.2021 tarihinde öğrenmiştir. Davacının kumaştaki ayıbı öğrenmesinden sonra davalı tarafından davacıya 8.749 mt kumaş teslimatı yapılmıştır. Davacı 8.749 mt kumaşı kumaşların ayıplı olduğunu öğrenmesinden sonra kesip dikerek yurt dışı müşterisine gönderdiği bu gönderim sonucu yurtdışı müşterisinin tekrar test etmes,i sonucu insan sağlığına zararlı olduğuna dair rapor sonucunda müşteri ve davacı ellerindeki bütün ürünleri numuneler hariç imha ettikleri beyanları ve dosya kapsamıyla sabittir.Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu proforma faturalardan imhası gerçekleşen ürünler için dava dışı şirkete adet başına 6 Euro fiyat vermiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanın dosya sunmuş olduğu elektronik yazışmalarda imha kararı alınan ürün sayısının 33.900 adet olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, Tacirler arasındaki alım-satım sözleşmesinin ayıplı ifasına ilişkin TTK. m. 23/1-c
hükmüne göre: “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu
satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde
incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa,
haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda,
Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır”. TTK. m. 23/1-c hükmü
esasında, ayıplı ifa halinde, ihbar yükümlülüğü sürelerini düzenleyen bir hükümdür.
TTK. m. 23/1-c gizli ayıplar bakımından TBK. m. 223/2 hükmüne yollama yapmaktadır.
TBK. m. 223/2 hükmüne göre: “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse,
satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya
çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu
sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul
edilmiş sayılır”. Sözkonusu hüküm uyarınca gizli ayıplar derhal (meydana çıkar çıkmaz) ihbar
edilmelidir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza göre davacı taraf 13.12.2021 tarihinde davalıya ihtarname göndererek ayıba dayanarak seçimlik hakkını kullanmış ise de söz konusu malların teslim edildiği tarihten ve yaptırmış olduğu testin neticesinden iki hafta sonra bildirimde bulunarak sözleşmeden döndüğünü beyan etse de gelen eposta yazışmalarına göre Davacı taraf ilgili maillerde bu taleplerde bulunmadığı gibi sevkiyatın ve üretimin devam etmesini istediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının üretimi durdurması gerekirken devam etmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gibi basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne de aykırı hareket ettiği anlaşılmıştır.
Öte yandan dava aşamasında ve öncesinde numuneler üzerinden test yapıldığı anlaşılmış olup 33.900 adet bütün ürünlerin imha edildiği teste tabi tutulmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin 15/01/2014 tarihli ....... E. ....... K. sayılı ilamı; "...Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda, açık ayıplarda Borçlar Kanunu’nun 359., gizli ayıplarda ise 362. maddeler hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde iş sahibi, aynı Kanunun 360. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Ancak, iş sahibinin sözü edilen haklardan hangisini kullanması gerektiğini mahkeme takdir eder. Bu sebeplerle de, ayıplı olduğu savunulan ürünlerin tümü üzerinde uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yapılması zorunludur..."
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ESAS NO : ........ KARAR NO : ...... sayılı içtihadında ''....kumaşlarda gizli ayıp olduğu belirtilmiş ise de, sadece felicia isimli kumaşın incelendiği rapor içeriğinden anlaşılmakla, ne kadar kumaşın incelendiği belirtilmediğinden, diğer kumaşlar ise incelenmediğinden, tespit raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını ve ayıp iddiasına bağlı olarak, teslimatta gecikme yaşandığını iddiasının da ispatlanamadığı.....hükmetmiştir.
İş bu davada Davacı tarafından bilirkişi incelemesine davalının davacıya sattığı ...... dallas kalite
kumaştan kesilmiş 3 parça numune kumaş ve 1 adet etek sunulmuştur.
Emsal içtihatlarda da belirtildiği gibi, ayıp iddiası halinde tüm kumaşlar/ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak ayıplı olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Ancak bilirkişi incelemesi sırasında davalı tarafından örnek kabilinde kumaşlardan dikilmiş olan ürünler incelemeye sunulmuştur. Zira tüm kumaşların davalı tarafça kesilip dikilerek yurt dışındaki müşterisine teslim edildiği sabittir. Raporda tespit edildiği üzere, kumaşlardaki ayıplar açık ayıp olup, davacı tarafça süresine riayet edilerek ayıp ihbarı yapılmamıştır. Kumaşların teslim alınmasının ardından geçersiz teste rağmen muayene yapılmadan kumaşlarla üretime geçilerek müşteriye teslim edilmiştir. Sonuç olarak diğer kumaşlar ise incelenmediğinden, tespit raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını ve ayıp iddiasına bağlı olarak zarar iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddi ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 60.836,58-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 60.566,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan harçların ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2023
Başkan .......
¸e-imza
Üye ........
¸e-imza
Üye ....
¸e-imza
Katip ......
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.