mahkeme 2022/1175 E. 2023/669 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1175
2023/669
6 Temmuz 2023
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1175 Esas
KARAR NO : 2023/669
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 06/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan ... San. ve Tic. Ltd.Şti. Bağcılar /İstanbul adresinde, gerek kendi araçlarının, gerekse başkalarından kiraladığı araçların kiraya alınıp verilmesi işiyle uğraşmakta ve davacılardan ... tarafından temsil edilmektedir. Davacılardan ... ise başkalarına kiralanmak suretiyle gelir getirmesi için, ... plakalı aracını .... şirketine vermiş araç sahibi olduğunu, ... ltd. yetkilisi ..., davalı ... A.Ş. ve yetkililerinin kiralama isteğini kabul etmeden evvel, öncelikle davalıların Ankara’daki iş yerine giderek, ...'un araç kiralama ve ekspertiz işi yapan ve 20’den fazla çalışanı olan düzenli bir şirket olduğunu, iş yoğunluğu nedeniyle bünyesinde daimi avukat ekibi dahi bulundurduğunu görmüş, şirket avukatı olan davalı ... ... ile de orada tanışmıştır. ... A.Ş’nin iş hacmini ve ortamını gören ..., buna güvenerek ... ltd'ye ait .... plakalı ... cip ile ... plakalı ... aracı 1 Kasım 2020'den geçerli olmak üzere ... A.Ş.'ne kiraladığını, ...'ın 2020 yılı Aralık ayı ortalarında, aralık sonunda kira süresi bitecek olan her iki aracı, satmak istediğini ve Aralık sonu itibariyle iade edilmelerini talep etmesi üzerine, ... yetkilileri, Ankara'da çok iyi bir çevreleri ve geniş bir müşteri kitleleri olduğunu, araçları kendilerinin de satabileceğini teklif etmişlerdir. İş ortamına, davalıların ikna edici beyanlarına ve arada bir avukatın da oluşuna güvenen ..., elinde satabileceği, İstanbul'da bulunan üç araç daha olduğunu, şayet bu üç aracı da satabilirlerse kirada olan ... plakalı .... aracı satmasına gerek kalmayacağını ve onu teslim alarak kendisinin kullanacağını bildirmiştir. Bunun üzerine ... yetkilileri İstanbul'a gelerek ... ile kirada ve ... elinde olan ... Ltd adına kayıtlı ... plakalı ... model araca 450.000.TL bedelle, İstanbul'da bulunan araçlardan ... adına kayıtlı ... plakalı ... araca 160.000 TL, ... Ltd. adına kayıtlı ... plakalı ... araca 520.000 TL ve ... adına kayıtlı ... plakalı ... 3.16 araca 330.000 TL bedelle müşteri bulunması durumunda Av. ... ...'ya vekalet gönderilmesi konusunda mutabık kalmış ve ... yetkilileri Ankara'daki araçla birlikte galeriye koymak üzere, İstanbul'daki 3 aracı da, Bağcılar'daki şirket adresinden teslim alıp Ankara'ya götürdüklerini, davalılar kısa süre sonra ...’ı arayarak ... ve ... plakalı araçlara müşteri çıktığını, Av. ... ...’ya vekalet göndermesi halinde satış işlemini hemen gerçekleştirebileceklerini söylediklerini, bunun üzerine ... plakalı araç için ... tarafından Bakırköy .... Noterliği’nde 24.12.2020 tarih ve ... sayı ile, ... için de ... Ltd. tarafından Büyükçekmece .... Noterliği’nde 24.12.2020 tarih v .... sayı ile, AV. ... ...’ya (Noterler Birliği Bilişim Sistemi arşivinden teslim alınmak üzere) vekaletname düzenlendiğini, ... çalışanı ve aynı iş yerinde Av. ... ...’nın yardımcısı/stayeri olan ...'ün, birlikte çalıştığı Av. ... ile iş birliği içinde hareket ettiği ve gerçekte alıcı olmadığı ve bundan dolayı ödemiş olduğu herhangi bir bedel olmadığı halde, iki aracı üzerine alarak daha sonra başkalarına satması eyleminde, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilerek hareket ettiğini, bu olay dolayısıyla devri yapan vekil, vekili ve kendisini istihdam etmiş ve yönlendirmiş olan ... Şirketi’ ve onun yetkilileri ... ve ...’la birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Üstelik ... A.Ş. ve onun yetkilileri olan ... ve ..., zarar verici eyleme iştirak etmiş ve işlemi gerçek anlamda çekip çevirmiş kişiler olarak sorumlu olmalarının yanında, kendi personelleri durumundaki devir eden ve devir alanlar vasıtasıyla verdikleri zararı ayrıca yüklenmiş ve ödemeyi taahhüt etmiş olmaları sebebiyle, bu taahhütlerinin gereği olarak doğrudan akdi olarak da sorumlu olduklarını bu nedenlerle davanın kabulüne, arabulucuya başvuru tarihi 19.01.2022 itibariyle 2.729.948 TL tutarındaki zarardan, arabulucuya başvurudan sonra yapılan 910.000 TL kısmi ödeme düşüldükten sonraki bakiye 1.819.948 TL zarardan; ... plakalı araca isabet eden 450.000 TL'nın arabulucuya başvuru tarihi olan 19.1.2022'den itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargı gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılar ... Ticaret A.Ş., ..., ..., ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'ye ödenmesine,... plakalı araca isabet eden 750.000 TL'nın arabulucuya başvuru tarihi olan 19.1.2022'den itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargı gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılar ... Ticaret A.Ş., ..., ..., ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine, ... plakalı araca isabet eden 175.000 TL'nın arabulucuya başvuru tarihi olan 19.1.2022'den itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargı gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılar ... Ticaret A.Ş., ..., ..., ... ..., .... Ticaret Ltd. Şti ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'a ödenmesine, ... plakalı araca isabet eden 444.948 TL'nın arabulucuya başvuru tarihi olan 19.1.2022'den itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargı gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılar ... Ticaret A.Ş., ..., ..., .... Ticaret Ltd. Şti ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...., kendisinin ve eşi diğer davalı ...'un kullanmakta olduğu dava konusu ... ve ... plakalı araçları müvekkilin kendi üstüne almasını söylediğini, müvekkilinin nedenini sorduğunda ise araçları üçüncü kişiye devredeceğini, devir tarihinde işleri dolayısıyla Ankara dışında olabileceğini, bu nedenle kendisinin yokluğunda araç devir işlemlerini müvekkilin gerçekleştirmesi gerektiğini söylediğini, müvekkil her ne kadar Av. ...'nın yanında staj yapmakta ise de şirketin patronu olan davalının verdiği iş ve işlemleri de yine davalı Av. ...'nın bilgisi dahilinde olduğundan gerçekleştirmekte sakınca görmediğini, müvekkilin devir işlemini kabul etmesi ve altında bir kötülük aramamasının bir diğer nedeni ise müvekkili babasının Sivas'ta jandarma olarak görev yaptığı zamanlardan davalı ...'u tanıyor olması ve bu nedenle davalılara güven duyduğunu, müvekkilinin devirler gerçekleştiği sırada ... ve ...'nın yanında staj yapmakta dolayısıyla davalılar ile birlikte iş ve işlemleri yürütmekte olduklarını, işbu durumda müvekkilin işverenlerin talimatlarıyla bağlı olduğu da unutulmaması gerektiğini, ayrıca Türk Borçlar Kanunu Madde 66'ya göre "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür" ibaresi yer aldığını, müvekkilin dava dilekçesinde geçen olayda herhangi mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava dilekçesinde belirtilen araçlar nedeni ile araçların devrinden kaynaklı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalının davacıyı zarara uğratıp uğratmadığı, alacağı ve zararı söz konusu ise miktarı hususlarından kaynaklandığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalılardan ... vekili yetki itirazında bulunmuştur. HMK 19/2 madde de "yetkinin (kamu düzenine ilişkin) kesin yetki olmadığı davalarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde reddi itirazının reddi gerekir. " şeklinde düzenlenmiştir. İtirazın süresinde olduğu ve Ankara olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 19/2. maddesinde ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.'' hükmü, 19/4. maddesinde ise ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
İş bu davada bütün davalıların ikametgahının Ankara olduğu anlaşılmıştır. Davacıların talebi ki aracı üzerine alarak daha sonra başkalarına satması eyleminde, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilerek hareket etmesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup talebe konu alacak sözleşmeye aykırılık yanında haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme gibi birçok hukuki sebebe dayalı açılmış ve işlemin tarafı olmayan kişileri de kapsayacak şekilde tazminat alacağına dair bir taleptir. Araçları Ankara'da devredildiği görülmüş olup sözleşmenin ifa yerinin de Ankara olduğu anlaşılmışır.
Bu durumda davanın genel yetkili mahkeme olan davalıların yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 7. maddesinde de, “davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir.
6. maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Davalıların adresinin ANKARA olduğu bu nedenlerle Ankara Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmıştır. Anılan sbeepelrle davalının yetki itirazı yerinde görülerek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Harç ve yargı giderinin HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.