mahkeme 2022/1162 E. 2023/960 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1162
2023/960
19 Ekim 2023
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1162 Esas
KARAR NO : 2023/960
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça davacı aleyhine aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ....... Esas Sayılı Örnek 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinden 16/11/2022 tarihinde Müvekkil Şirket adresine fiili hacze gelindiğinde haberdar olunduğunu, davacı şirket uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösteren saygın bir firma olup haciz ve muhafaza altına alınma tehdidi altında dosya kapak hesabını, icra veznesine, karşı tarafa ödenmesine muvafakati olmadığına ilişkin ihtirazi kayıt şerhi ile yatırdığını, öncelikle davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, aksi halde uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, davanın kabulüne, Müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 871.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı dosyasındaki ödenen paranın istirdatına ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talep ettiği sunduğu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirmekte olup,bu aşamada İİK 257. Maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından 19/12/2022 tarihli ara karar ile talep eden vekilinin talebi hakkında reddine şeklinde mahkememizce karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ........ Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan icra takibinden kaynaklı olarak haksız olarak ödendiği belirtilen 871.500,00-TL'nin istirdatına ilişkin olduğu, yapılan ödemenin haksız olup olmadığı, istirdata konu herhangi bir alacak olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiş tahkikat aşamasına geçilmiş bu hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Yanlar tarafından ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, yanlar arasında, davacı tarafından davalıya muhtelif iplik ve kumaş satışı şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davacı ...... Örme Ve Kumaşçılık San. Ve Tic. A.Ş'nin, davalı ........ Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ne 826,66 TL borçlu olduğu, tarafların ticari kayıtlarının mutabık olduğu, yanların ticari kayıtlarına göre Davalı ....... Tekstil Davacı ...... Şirketinden 2019 yılında 20 adet fatura karşılığı toplam 1.160.051,38 TL bedelli Kumaş satın aldığı, davalı Şirket tarafından 16.11.2020 tarihinde Bakırköy ....... Noterliğinden keşide ettiği ihtarname mukabilinde talep edilen asıl alacak miktarının hatalı olduğu, davalının ihtarnameye ancak iade etmediği yani kullandığı miktara tekabül eden (1.160.051,38 TL - 379.224,72 TL)780.826,66 TL lik kısmının konu edebileceği, ayrıca Davalı Şirket tarafından 25.04.2019 tarihinde 90.000,00 TL bedelli olmak üzere yalnız bir Reklamasyon faturası düzenlendiği, diğer bir ifade ile Davalı yanca, dosya mündericatı ihtarname içeriğinde yer verilen; hatalı kumaş ve iplik satışından doğan zararın, davacıya fatura edilmediği yani yansıtılmadığı davacı alacağının kabulü halinde, Ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talebi incelendiğinde talep edilen 49 faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulanan faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu, Dava tarihine dek hesaplanan faizin 6.525,00 TL olduğu'' şeklinde inceleme ve tespitlerini mahkemememize bildirmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur.
İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü takip alacaklısına aittir. Bu konuda istisnai nitelikte iddiada bulunan davalının bu iddiasını ispatlayacak yazılı belgeleri öncelikle HMK 288 ve devamı maddeleri gereği ortaya koyması gerekir.
İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64)
Menfi tespit davası, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK. Md. 72). Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (md.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu halde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder. Bu durumda İİK'nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkar etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.
Dava konusu somut olayda, Yanlar arasında iplik-kumaş alım satımı hususunda ticari ilişki kurulduğu işbu ticari ilişki neticesinde Davalı tarafından, davacı aleyhine Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ....... E. Sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, Davacının icra takibine ilişkin ödediği 871.500.00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle istirdadını, talep ve dava ettiği görülmüştür.
Toplanan delillere göre ihtilaf konusu Davanın tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlık noktasının; Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan icra takibinden kaynaklı olarak haksız olarak ödendiği iddia edilen 871.500,00-TL'nin istirdatına ilişkin olduğu ve yapılan ödemenin haksız olup olmadığı istirdada konu herhangi bir alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanıldığı anlaşılmıştır.
İncelenen defter ve kayıtlara göre 2020 itibariyle davacı ticari kayıtlarında; davacının 2019 yılından intikal eden hesap alacağı 826,66 TL olarak davalı borcuna kaydedildiği, 2020 yılında İtibaren taraflar arasında alım satıma ilişkin Ticari İlişkinin olmadığı bilirkişi eliyle tespit eidlmiştir.
Tarafların ticari kayıtlarına göre Davalı ....... Tekstil Davacı ...... Şirketinden 2019 yılında 20 adet fatura karşılığı toplam 1.160.051,38 TL bedelli Kumaş satın aldığı, aldığı ürünleri ise yurtdışına ihraç ettiği anlaşılmıştır. Davalı Şirket tarafından 16.11.2020 tarihinde Bakırköy ...... Noterliğinden keşide ettiği ihtarnameye göre 1.659.224,72 TL bedelli iplik ve kumaşın gizli ayıp bulunması hasebi ile 7 gün içerisinde bu miktarın iadesini ve faizi ile zararının karşılanmasını talep ettiği görülmüştür.
Ancak Davalı Şirket tarafından 16.11.2020 tarihinde Bakırköy ....... Noterliğinden keşide ettiği ihtarname mukabilinde talep edilen asıl alacak miktarının hatalı olduğu, Davalının ihtarnameye ancak iade etmediği yani kullandığı miktara tekabül eden (1.160.051,38 TL - 379.224,72 TL)— 780.826,66 TL lik kısmının konu edebileceği, ayrıca Davalı Şirket tarafından 25.04.2019 tarihinde 90.000,00 TL bedelli olmak üzere yalnız bir Reklamasyon faturası düzenlendiği, diğer bir ifade ile Davalı yanca, dosya mündericatı ihtarname içeriğinde yer verilen; hatalı kumaş ve iplik satışından doğan zararın, Davacıya fatura edilmediği yani yansıtılmadığı Açıklanan hususlar çerçevesinde; Davacı tarafından icra takibinden dolayı ödenen 871.500,00 TL “ya ilişkin yapılan incelemede Davalı Şirket ticari kayıtlarında bu miktarda bir alacak bulunmadığı tespitleri de dikkate alındığında Alacaklı/Davalı tarafından 2019 yılında satışı gerçekleştirilen ürünler için ayıplı mal iddiası ile açtığı dava dosyası Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyasından görülerek davanın ispat edilemediğinden dolayı red edildiği hususu da dikkate alındığında ancak Davalı Şirket tarafından 25.04.2019 tarihinde yalnız bir ....... faturası düzenlendiği, diğer bir ifade ile Davalı yanca, dosya mündericatı ihtarname içeriğinde yer verilen; hatalı kumaş ve iplik satışından doğan zararın, Davacıya fatura edilmediği yani yansıtılmadığı davalı tarafından ispata yarar herhangi bir somut delil
sunulmadığı gibi İİK 72.madde uyarınca da ödeme nedeniyle dava istirdat davasına dönüştüğünden icra dosyasına yapılan ödemenin 871.500,00-TL TL olduğu, davacının istirdat talebinde haklı olduğu, istirdatın sebepsiz zenginleşme hükümlerine bağlı olarak yasal şartlarının oluştuğu, anlaşılmakla sonuç itibariyle tespit edilen bedel üzerinden dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının İstirdat Talebinin KABULÜ ile;
a-)871.500,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Şartları oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 59.532,16- TL harçtan peşin alınan 14.883,05- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 44.649,11- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 14.883,05-TL peşin harç ve 80,70- TL başvurma harcı olmak üzere toplam 14.963,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 5.382,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 125.865,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2023
Başkan ......
¸e-imza
Üye .......
¸e-imza
Üye .....
¸e-imza
Katip......
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.