mahkeme 2022/1153 E. 2023/496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1153
2023/496
16 Mayıs 2023
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1153 Esas
KARAR NO : 2023/496 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/04/2017
KARAR TARİHİ : 16/05/2023
GER. KARAR TARİHİ : 14/06/2023
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından işletilen benzin istasyonunun davalı tarafından sigortalandığını, sigortalı işyerinde 11/11/2016 tarihinde tanker şoförünün dikkatsizliği sonucu motorinin yanlışlıkla benzin tankına boşaltıldığını, tanker şoförünün yanlış boşaltım yapıldığını fark edip işlemi durdurduğunu, ancak bu süreçte 354 litre motorinin benzin tankına karıştığını, yapılan analiz sonucunda motorin karışan benzinin özelliğini kaybettiği ve imha edilmesi gerektiği bildirilmesi üzerine ürünün 18/11/2016 tarihinde depodan çektirilerek .... firmasına yollanıp imha edildiğini, 354 litre motorin ve 3136 litre benzinin toplamı olan 3490 litre ürünün bozularak işe yaramaz hale geldiğini, bu olay sebebiyle davacıların 14.107,81 TL ürün bedeli ve 1.443,00 TL nakliye ücreti olmak üzere t oplam 15.550,81 TL zararının oluştuğunu, oluşan hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu, müvekkili tarafından sigorta şirketine bildirim yapıldığını, ancak davalının hasar dosyası açarak tazminat ödemediğini, poliçeye göre davalının zararın %80'lik kısmından sorumlu olması nedeniyle davalının 12,440,65 TL tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek bu tutarın hasar tarihi olan 11/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, hasar dosyası getirtilmiş, hasar dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 14/11/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar bedelinin 7.242,34 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 07/02/2019 havale tarihli raporda; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde tankerden yanlış mal boşaltımı sonucu mal kaybının 100.000,00 TL'ye kadar teminat altına alındığı, yine poliçede sigortacının hasarın %80'inden sorumlu olduğunun düzenlendiği, hasar dosyasında alınan ekspertiz raporunda nakliye bedelinin kapsam dışında tutulduğu, ayrıca sovtaj bedelinin düşülmesi sonucunda hasar bedeli tespit edimiş olduğu, oluşan zararın poliçe kapsamında sigorta tarafından karşılanması gerektiği, davacının 14.107,81 TL zararının oluştuğu, kullanılamaz hale gelen akaryakıt karışımının mutlaka yeniden değerlendirilmesi hususunda bir düzenleme bulunmaması sebebiyle karışımın ....'a imha için gönderilmesinin olağan olduğu, ancak nakliye bedelinin poliçe kapsamında olmaması nedeniyle nakliye bedelinin talep edilemeyeceği, davalının sorumluluğunun %80 olması nedeniyle davacının talep edebileceği tutarın 11.286,25 TL olduğu, davacının tazminat miktarının tespit edildiği ekspertiz raporu tarihi olan 22/12/2016 tarihinden 1 ay sonrası olan 22/01/2017 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce 26/04/2019 tarihinde verilen .... Esas,... Karar sayılı verilen kabul kararımız İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ....Esas, ... Karar, 09/11/2022 tarihli ilamı ile; " ... Sovtaj tenzili mahkemece yerinde görülmemiş ise de; TTK 1428. Maddesi uyarınca zararın artmasını engellemek için gerekli önlemleri almakla yükümlü olan sigortalı yönünden, davalının ileri sürdüğü gibi atık hale geldiği değerlendirilen karışık yakıtların ... tarafından bedeli ödenmek suretiyle hasar tarihi itibariyle satın alınma durumu olup olmadığı araştırılmaksızın, satın alınma koşulları, satın alınma usulü, birim fiyat bedelleri, bedel ödeniyor ise miktarı tespit edilmeksizin, ekspertiz raporunda sovtaj bedeli olarak hesap edilen miktarın uygun olup olmadığı denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur... Somut olayda, hasar tarihi 11/11/2016 olarak belirtilmiş, 14/11/2016 tarihinde ihbar edilmiş olup TTK 1427/2. maddesinde belirtilen 45 günlük sürenin bitim tarihi olan 31/12/2016 tarihinde alacağın muaccel olduğu, her ne kadar davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış ise de zararın tam karşılanmaması nedeniyle kısmi ödemenin iade edildiği ve davalı tarafça tevdi mahalli tayini talep edilmediği gözetilerek 31/12/2016 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksiklikler ikmal edildikten sonra gerekirse bilirkişi heyetinden ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, tankerden yanlış mal boşaltımı sonucu oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık; tankerden yanlış boşaltım sonucu kullanılmaz hale gelen yakıttan dolayı uğranılan zararın tespiti ile olay nedeniyle petrol istasyonunda kullanılamaz hale gelen yakıtın satışının mümkün olup olmadığı ve bu bağlamda sovtaj tenzili yapılıp yapılamayacağı, atıkların taşınması için davacı tarafça dava dışı şirkete ödenen bedelin ve taşıma masrafının poliçe kapsamında kalıp kalmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Somut olayda, tankerden yanlış akaryakıt boşaltımı sonucu uğranılan zararın tazmini talep edilmiş olup, söz konusu sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortalanan istasyona ait veya istasyon adına dolum tesisinden akaryakıt alan tankerin yeraltı tanklarına yanlış ürün boşaltılması sonucu yeraltı tankında bulunan toplam malda oluşacak zararın, poliçede yazan sigorta bedeli kadar temin edileceği ve sigortacının hasardan %80 sorumlu olduğu, tankerden yanlış mal boşaltımı sonucu mal kaybı için 100.000,00 TL teminat bedeli kararlaştırıldığı, toplam sigorta bedelinin %4'ü ile sınırlı olmak üzere oluşacak hasar sonucu enkaz kaldırma masraflarının da teminat altına alındığı görülmüştür.
Bilirkişi raporunda yanlış mal boşaltım sonucunda tankta bulunan 3409 lt benzin için 12.970,16 TL, tanka aktarılan 354 lt motorin için 1.137,65 TL olmak üzere toplam 14.107,81 TL zararın oluştuğu, ürünlerin imhaya gönderilmesi için 1.443,00 TL nakliye masrafı yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Bu itibarla davacının yanlış mal boşaltım sonucu uğradığı zararın ve ürünlerin imhası için yaptığı nakliye masrafının sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı sabittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Zararı Önleme, Azaltma ve Sigortacının Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğü" başlıklı 1448/1. maddesinde "Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır" düzenlemesine; aynı maddenin 2.fıkrasında "Bu yükümlülüğe aykırılık, sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır" düzenlemesine ve 3.fıkrasında ise "Sigortacı sigorta ettirenin birinci fıkra gereğince yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlüdür" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre TTK'nun 1448.maddesi gereği, zararın artmasına engel olunması için gerekli önlemlerin alınması da davacı sigortalı için bir yükümlülüktür.
Ekspertiz raporunda, karışım sonucu ürünlerin imhası için ...'a göndermek yerine ...'a gönderilmiş olsaydı bu ürünlerin değerlendirilebileceği ve bu durumda karışımın rafineye satışından 4.043,89 TL sovtaj bedeli elde edileceği belirtilmişse de; BAM kaldırma ilamı sonrasında...' a yazılan her iki müzekkereye verilen cevaplarda, açıkça benzin ve motorin karışımı bir akaryakıtın alınıp, yeniden ve hangi usülle değerlendirilebileceğine yönelik açıklayıcı herhangi bir bilgi verilmediği görülmüştür. Bu haliyle davalının iddialarını ispat edemediği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davanın yangın poliçesinden kaynaklanması ve her iki tarafın da tacir olması dikkate alındığında, mahkememizce hükmedilen tazminat için avans faizi uygulanmıştır.
Davalının istinaf başvuru ve istinaf başvurusuna cevap dilekçelerinde dosyaya sunulan dekontlardan dava açılmadan evvel davacılara 13/01/2017 tarihinde 7.242,34 TL ödeme yapıldığı, tam zarar karşılamadığı gerekçesiyle yapılan ödemenin davacılarca iade edildiği görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın 1420. Maddesi ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.''
1427. Maddesi ise ''... (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. ... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükmünü düzenlemiştir.
Mal sigortalarında TTK'da ayrı bir hüküm olmadığından sigorta hukuku genel hükümlerdeki bu madde mal sigortalarında da uygulanır.
Yangın Sigortası Genel Şartlarının B.I. 1/1. maddesine göre Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı TTK ve Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri birarada değerlendirildiğinde; sigorta tazminatının rizikonun gerçekleşmesinden itibaren 5 günlük süre içerisinde yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı, 5 günlük süre içerisinde ihbar yapılmamış olması halinde 45 günlük sürenin 5 günlük ihbar süresinden sonra başlayacağı sonucuna varılmaktadır. TTK 1427/4. maddesinde yer alan "borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer" hükmü gereğince sigorta tazminatı bakımından muacceliyet tarihi aynı zamanda temerrüt tarihidir.
Yargılamaya konu olayda; hasar tarihi 11/11/2016 olarak belirtilmiş olup, 14/11/2016 tarihinde ihbar edilmiş olup TTK 1427/2. maddesinde belirtilen 45 günlük sürenin bitim tarihi olan 31/12/2016 tarihinde alacağın muaccel olduğu, her ne kadar davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış ise de zararın tam karşılanmaması nedeniyle kısmi ödemenin iade edildiği ve davalı tarafça tevdi mahalli tayini talep edilmediği gözetilerek, 31/12/2016 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; 11/11/2016 tarihinde tanker şoförünün dikkatsizliği sonucunda 354 litre motorinin 3136 litre benzinin bulunduğu tanka dökülmek sureiyle toplam 3490 litre ürünün kullanılamaz hale geldiği, davacı tarafından yaptırılan analiz sonucunda ürünün imha edilmesi gerektiği tespit edilerek bozuk ürünün .... firmasına gönderilerek imha edilmesinin sağlandığı, bu firmaya 1.443,00 TL nakliye bedeli ödenmiş olduğu, kullanılamaz hale gelen ürün bedeli 14.107,81 TL olup, sigorta poliçesinde enkaz kaldırma masraflarının da teminat altına alınmış olması nedeniyle davacının talep edebileceği 1.443,00 TL nakliye bedelinin eklenmesi suretiyle toplam zararın 15.550,81 TL olduğu, poliçe kapsamında davalının zararın %80'inden sorumlu olacağı yönündeki hüküm nedeniyle davalının sorumluluğunun 12.440,65 TL olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
-12.440,65 TL tazminatın, davalının sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla, 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
2-BAM Kaldırma ilamı öncesinde mahkememizce verilen hüküm ile harç konusunda karar verildiği ve harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 304,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.495,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
- Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.725,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; Miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.