mahkeme 2022/1035 E. 2024/287 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1035

Karar No

2024/287

Karar Tarihi

19 Mart 2024

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1035 Esas
KARAR NO : 2024/287 Karar

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17.04.2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin 08.08.2017 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edilerek kurulduğunu, şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna ait olduğunu, şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, bunların şirket unvanı altına konduğunu ve şirketi temsile yetkili kişi veya kişilerin imzasını taşımalarının gerekli olduğunu, yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak ucuncu kisilere devredilebileceğini, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olmasının şart olduğunu, Şirket ana sözleşmesi ile hizmet akdi ile bağlı olanların ve ticari vekillerin yetkilerinin iç yönerge ile belirleneceği tescil ve ilan olacağının kararlaştırıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasinda hizmet akdi imzalandığını, müvekkiline görevinin kapsamının iç yönerge ile bildirileceğinin beyan edildiğini, hizmet akdinin imzası ertesinde, müvekkili ...'ın davalı şirketin yönetim kurulu tarafından 16.08.2017 tarih ve 01 sayılı Yönetim Kurulu Kararına binaen davalı şirketin .... şubesi için müdür olarak atandığını, Davalı şirketin şubesinin 18.08.2017 tarihinde Çerkezköy Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin de işbu tescil ile yetkili müdür olarak ilan edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı şirket tarafından 04.12.2017 tarihinde sonlandırıldığını, müvekkili işbu tarih itibari ile davalı şirket tarafından yetkilerini kullanmaması aksi halde kanuni yollara başvurulacağı yönünde ihtar edildiğini, müvekkilinin hizmet akdinin sonlandırılması ertesinde ödeme yapılmadığı gibi müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdirilmesine yönelik bir yönetim kurulu kararı alınmadığını veya tescili gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından şirket hakkındaki çıkan haberler neticesinde, resmi olarak müdürlük görevinin sona erdirilmesi amacı ile ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarname ile müdürlük görevinin düşürülmesi talep edildiğini, ancak, işbu süreçte İstanbul Anadolu .... Sulh Ceza Hakimliğinin ..... Değişik is sayılı ve 29.03.2018 şirkete kayyum atanması söz konusu olduğunu, yargıtay emsal kararları uyarınca da müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdiğinin tescilini talep hakkının mevcut olduğunu, bununla birlikte, davalı şirketin müvekkili ile hizmet akdini sonlandırması ertesinde müvekkilinin şube müdürü olması nedeni ile şubenin re`sen sona ermesi söz konusu olduğunu, her ne kadar davalı şirketin mudur azlini tescil etme zorunluluğu mevcut olmadığını şube müdürü olan müvekkili yönünden ve şubenin sona ereceği de göz önüne alınarak tescil ve ilan zorunluluğu bulunduğunun ortada olduğunu, hal böyle olunca ve tescilin geçmişe yönelik olması nedeniyle, mahkeme tarafından müvekkilinin hâkli davasının kabulü ile müdürlük görevinin sona erdiğinin tespitini ve sicile tescili vekil olarak talep ettiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, mahkeme tarafından davanın kabulüne müvekkili yönünden müdürlük görevinin sona erdiğinin tespit ve tesciline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.

Davacı Tanığı ... 13/06/2023 celsedeki beyanında; "Ben davalı şirket bünyesinde 2017-2018 yılları arasında işçi olarak çalıştım. ...'ı davalı şirkette çalışmam sebebiyle tanırım. ... şirketin müdürüydü. ... benim çalıştığım dönemde hep müdür olarak yer almıştır. Ben iş yerinden kendim ayrıldım. Ben ayrıldığımda ... davalı iş yerinde çalışmıyordu. Tahminimce ... 2017 yılının aralık ayında iş yerinden ayrılmıştır. ... sonrasında iş yerinde .... isimli birisi müdür olarak çalıştı. Ben ...... isimli kişiyle 4 ya da 5 ay birlikte çalıştım. Çalışmış olduğum iş yerinin adresi Sarayköy Tekirdağda idi. Çalıştığı dönemlerde davacıyı bir fiil iş yerinde görürdüm. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Tanık beyanında; davacı şirket adına işlem yapmamıştır. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesi, beyan dilekçesi, taraf beyanları, sicil kayıtları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde:
Dava, şirket müdürlüğü görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, müdürü olduğu davalı şirketin .... şubesinde bulunan hizmet ilişkisinin 04.12.2017 tarihinde sonlandığını, hizmet ilişkisinin sonlandırılması sonrasında kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, yetkilerinin kullanılmamasını ihtar ettiğini ve resmi müdürlük görevinin sona erdirilmesine için ihtarname gönderdiğini, müdürlükten ayrıldığına ilişkin ticaret sicil gazetesinde ilan yapılmadığını, karar alınmadığını belirterek şirket müdürlüğü görevinin sona erdiğinin tespitini talep etmiştir.
Davalı şirket ana sözleşmesine göre, davalı şirkete dışarıdan hizmet akdi ile çalışan müdür atanması mümkündür. Müdür olabilmek için şirket ortağı olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacının hizmet ilişkisi 04.12.2017 tarihinde sona ermişse de, müdürlük görevinden istifa ettiğine dair davalı şirkete göndermiş olduğu Bursa .... Noterliğinin 06.04.2018 Tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamenin şirkete tebliğ olmayıp, iade olduğu görülmüştür. Bu ihtarname dışında da, şirkete başka bir başvuru bulunmamaktadır. Ortaklar kurulunca da, davacının şirket müdürlüğünden azline ilişkin alınmış bir karar bulunmamaktadır.
Hizmet ilişkisinin sona ermesi, otomatik olarak müdürlükten ayrılma sonucunu doğurmaz. Müdürlük görevinin sona ermesi için bu konuda ortaklar kurulunca alınmış bir azil kararı veya müdürün istifası üzerine istifanın kabulüne ilişkin bir kararının bulunması gerekir. İstifaya rağmen geçerli bir neden olmadan bu konuda ortaklar kurulunca bir karar alınmaması halinde müdür mahkemenin müdahalesini talep edebilecektir. Davacının, müdürlükten istifası davalı şirkete tebliğ edilmemiştir. Yine takdiri delil olan tanık beyanında da, davacının istifasının şirketçe bilindiğine dair de bir ibare bulunmamaktadır. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, 02.04.2021 Tarih ve 2019/1388 E. - 2021/491 K. sayılı ilamı.)
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının müdürlükten istifa iradesini, usulüne uygun olarak davalı şirkete bildirmediği görülerek, dava tarihi itibariyle davacının müdürlük görevinin sona erdiğine yönelik şartların gerçekleşmediği anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına),
4-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim