mahkeme 2021/191 E. 2024/372 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/191

Karar No

2024/372

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/191 Esas
KARAR NO : 2024/372 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2021
KARAR TARİHİ : 16/04/2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tanzim olunan çerçeve hizmet mal alım sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından davalı şirkete sunulan bilgisayar yazılım ve iletişim hizmetlerinde danışmanlık ücreti olarak müvekkili şirkete aylık 15.000,00 - TL + KDV ödenmesi hususunda anlaşıldığını, sözlemenin başlangıç tarihi 01/01/2020 olmak üzere 6 aylık bir süre için geçerli olacağı da sözleşmede yazılı olduğunu, müvekkili şirket belirlenen süre içinde davalı şirkete yazılım ve iletişime dair danışmanlık hizmetlerine sözleşmede kararlaştırılan şekilde yerine getirmiş sözleşme ile anlaşılan miktarlara hak kazandığını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali için mahkemeye müracaat edildiğini, arz olunan ve resen incelenecek nedenlere göre fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... E Sayılı dosyasına ilişkin itirazlarının iptaline kötü niyetli davalı şirketin alacağın %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına masraf ve sair giderlerin davalı şirkete yükletilmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili, davacı ile 01.01.2020 yürürlük tarihli ''Çerçeve Hizmet/Mal Alım Sözleşmesi'' akdettiğini, sözleşme süresi 6 ay olup aylık 15.000 TL + KDV hizmet bedeli faturası kesilmesi hususunda karşı taraf ile anlaşıldığını, sonrasında ise COVID-19 pandemisi baş gösterdiğini, müvekkili şirket de diğer tüm şirketler gibi Mart-Nisan ve Mayıs aylarında tüm faaliyetlerine son vermiş olduğunu, iş yerini kapattığını, mart ayından sonra davacıdan hiçbir hizmet alınmadığını, yani ücreti talep edilen Mart-Nisan-Mayıs aylarında davacının, müvekkiline hiçbir hizmet vermediğini, sözleşmede, 4 gün müvekkili merkezinde 3 gün ise uzaktan bağlantı şeklinde müvekkiline hizmet verilmesi kararlaştırılmış olduğunu, şubat sonunda itibaren davacı müvekkile hizmet vermeyi kestiğini, hatta, davacı personeli sözleşme imzalandığı tarihten itibaren müvekkili iş yerine hiç gelmediğini, alacaklı olduğunu ispat yükü davacı da olduğunu, davacı sözleşme gereği edimini ifa ederek takibe konu bedele hak kazandığını ispat ile mükellef olduğunu, müvekkilin davacıya kesinlikle icra takibine konu olabilecek bir borcu bulunmamakta olduğunu, davacı sağlamadığı bir hizmet için haksız bir kazanç elde etme gayesinde olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle; Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Yazılım Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/09/2021 tarihli raporda; "Davacı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu edilen cari hesaba ait 2020 yılında 4 adet toplam KDV dâhil 74.576,00 TL tutarlı faturanın olduğu, 07.01.2020 tarihli ... numaralı faturanın, açıklama kısmına DANIŞMANLIK HİZMETİ diye yazıldığı, KDV dâhil 17.700,00 TL tutarlı olduğu, faturanın teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza ile teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, 05.02.2020 tarihli .... numaralı faturanın, açıklama kısmına DANIŞMANLIK BEDELİ diye yazıldığı, KDV dâhil 17.700,00 TL tutarlı olduğu, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza ile teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, 04.03.2020 tarihli ... numaralı faturanın, açıklama kısmına DANIŞMANLIK HİZMETİ diye yazıldığı, KDV dâhil 17.700,00 TL tutarlı olduğu, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza ile teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, 05.05.2020 tarihli .... numaralı faturanın, açıklama kısmına DANIŞMANLIK HİZMETİ – YAZILIM BEDELİ diye yazıldığı, KDV dâhil 21.476,00 TL tutarlı olduğu, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza ile teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların davacı ve davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Davalı tarafın faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak yada belgeye rastlanılmamıştır. “Türk Ticaret Kanununun MADDE 21–(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Takibe konu olan cari hesap ekstresine ait 4 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA FORMU ile beyan edildiği, taraflar arasında tutar ve adet yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı, Davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, 2020 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 07.01.2020 tarihli 17.700,00 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 05.05.2020-31.12.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 59.576,00 TL alacaklı olduğu, 2020 yılı: Davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 07.01.2020 tarihli 17.700,00 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 05.05.2020-31.12.2020 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 59.576,00 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık bulunmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafın davalı taraftan 05.05.2020-31.12.2020 tarihlerinde 59.576,00 TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 59.576,00 TL alacaklı olduğu, Somut olay teknik yönden incelenip değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan ve 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Çerçeve Hizmet / Mal Alım Sözleşmesinde sürenin 6 aylık olarak belirlendiği ve böylelikle hizmet süresinin 01/01/2020 – 30/06/2020 dönemleri arasını kapsadığı, sözleşmenin geçerli olduğu dönemler içerisinde davacı yandan taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarından da görüleceği üzere danışmanlık / yazılım destek hizmetleri talep edildiği, bu hizmetlerin karşılandığına dair birtakım e-mail yazışmalarının gözlendiği, ancak sözleşmede de belirtildiği üzere aylık hizmet süresinin 4 adam gün davalı merkez ofisinde, 3 adam gün uzaktan destek olacak şekilde (bir ay içerisinde toplam çalışma 7 adam gün olmak kadıyla) gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda teknik yönden bir tespite varılamadığı, bu itibarla sözleşme süresi içerisinde davacı yanın verdiği danışmanlık / destek hizmetleri karşılığında sözleşmede belirtilen ücret tutarı üzerinden faturalandırdığı hizmet bedellerini davalıdan talep edip etmeyeceği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Yazılım Uzmanı Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 20/05/2022 tarihli ek raporda; "Sözleşme konusu hizmetin ifası noktasında taraflar arasında geçen mail yazışmaları dışında başkaca bir somut veri bulunmadığından, teknik incelemelerin taraflar arasında geçen mail yazışmaları ile sınırlı kaldığı, bu bağlamda incelenen mail yazışmalarında sözleşme kapsamında birtakım hizmetin verilmiş olduğu gözlense de hizmetin sözleşmede belirtildiği gibi aylık hizmet süresinin 4 adam gün davalı merkez ofisinde, 3 adam gün uzaktan destek şeklinde tam ve eksiksiz bir şekilde verilip verilmediği hususunda bir tespite varılamadığı, bu nedenle ara kararda belirtildiği bir şekilde oransal bir tespit yapılamayacağı, Teknik açıdan yapılan değerlendirmede tam ve eksiksiz bir şekilde hizmet verilip verilmediği hususunda bir tespite varılamadığı, bu nedenle ara kararda belirtildiği bir şekilde oransal bir tespit yapılamayacağının beyan edildiği, bu nedenlerle yapılan işin miktarı ve tutarı ile ilgili herhangi bir hesaplama yapılamadığı, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ...., Yazılım Uzmanı Bilirkişi .... ile Sözleşmeler Konusunda Uzman Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 04/05/2023 tarihli raporda; "Dosyada bulunan delillerin takdir ve hukuksal değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin .... Esas Sayılı dosyasında re ‘sen seçilen bilirkişi heyeti olarak görevlendirilmekle, dosya tarafımıza teslim edilmiş olup, tespit talebi ile bağlı kalınarak sayın mahkemenizce görevlendirildiğimiz çerçevede mahkemeniz duruşma salonunda ve yerinde yapılan incelemede tespit edilen bilgi ve belgelere göre, dosya münderecatında bulunan belgeler ile beraber gerekli tespitler yapılarak; Raporun içinde yapılan ayrıntılı tespitler doğrultusunda Davacı taraf ve Davalı taraf arasındaki Borç - Alacak Durumu: Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. Tarafların dosya münderecatına sunmuş olduğu ticari defter ve belgeler incelendiğinde davacı tarafından davalı tarafa 07.01.2020 tarihli ... numaralı DANIŞMANLIK BEDELİ açıklamalı KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı Fatura, 05.02.2020 tarihli ... numaralı DANIŞMANLIK BEDELİ açıklamalı KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı E-Arşiv Fatura, 04.03.2020 tarihli ... numaralı KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı E-Arşiv Fatura ve 05.05.2020 tarihli .... numaralı KDV dahil 21.476,00 TL tutarlı E-Arşiv Fatura toplamda 4 adet 74.576,00 TL tutarlı fatura tanzim edilmiştir. Davacı tarafça tanzim edilen işbu faturalar davalının cari hesap ekstresinde takip edilmiş, kanuni süresi içerisinde BA/BS formunda bildirilmiştir. İşbu faturalar davalı tarafça davalı tarafın cari hesap ekstresine işlenmiş, yasal süresi içerisinde BA/BS formunda bildirilmiştir. Davalı taraf tanzim edilen faturalara istinaden 31.01.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 17.02.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 21.04.2020 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 15.000,00 TL ödeme gerçekleştirmiştir. Yapılan mali inceleme sonucunda tarafların karşılıklı olarak tanzim edilen 74.576,00 TL tutarlı faturaları cari hesaplarında takip ettikleri, banka yolu ile gerçekleştirilen 15.000,00 TL ödemenin karşılıklı olarak işleme alındığı gözlemlenmiştir. Taraflar arasındaki cari hesap bakiyesi 59.576,00 TL olup herhangi bir örtüşmeme farkı bulunmamıştır. Buna göre davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibari ile 59.576,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın davacı tarafa takip tarihi itibari ile 59.576,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde davalı/borçlu ile ticari ilişkinin Ocak 2020 tarihinde başladığı görülmüştür. Davalı tarafa 74.576,00 TL tutarlı 4 adet fatura düzenlediği, işbu faturalar karşılığında davalının 15.000,00 TL ödeme yaptığı, 31.12.2020 tarihi itibari ile kalan bakiyenin 59.576,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde davacı/alacaklı ile ticari ilişkinin Ocak 2020 tarihinde başladığı görülmüştür. Davalının cari hesap ekstresine göre davacının tanzim etmiş olduğu 4 adet ve toplamda 74.576,00 TL tutarındaki faturaların kayıt altına alındığı işbu faturaların karşılığında davalı tarafından davacı tarafa 15.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup, kalan cari hesap ekstresi borcunun 59.576,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu çalışmanın yerine getirilişi ile ilgili teknik inceleme yapılmak istendiğinde: Davalı tarafın ticari faaliyetinin sonlanması ve incelenebilecek teknik bir sistem kalmamış olduğu beyan edilmiş ve herhangi bir veri sunulamamıştır, Davacı tarafça yerine harcanan emek ve yapılan işin durumu ile ilgili sunulan tek belge davacı taraf yetkilisi ... tarafından elle tutulan .... isimli dosya olmuştur, dosya rapor içeriğinde sayın mahkemenize sunulmuştur, toplam 247,5 Saat çalışma yapıldığı beyan edilmiştir. Bütün hususlar birlikte değerlendirildiğinde, takibe yapılan itirazın haksız olduğu, davacı açısından icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da gerçekleştiği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ...., Yazılım Uzmanı Bilirkişi ... ile Sözleşmeler Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/09/2023 tarihli ek raporda; "Davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde genel olarak yeterli teknik inceleme yapılmadığı hususunun vurgulandığı ve davacının sunduğu excel dosyasının delil olarak kabul edilmemesi gerektiği ifade edildiği görülmüştür. Kök raporun düzenlenmesi sırasında teknik inceleme yapabilmek için her iki taraflada irtibat kurularak inceleme talebi iletilmiştir. Taraflardan davacı taraf davaya konu işlerin davalı taraf işyerinde ve davalı taraf sunucularında gerçekleştirildiği ifade edilmiş ve davalı tarafa inceleme talebi iletildiğinde ise davalı taraf vekilince iletilen cevap e-postası kök raporda sunulmuş idi, tekrar yer verirsek; Davalı taraf vekili ... tarafından ... adresli eposta ile heyetimize iletilen 1 Nisan 2023 17:05 tarihli e-posta: “... Hanım merhaba, Taraflar arasında imzalanan sözleşme süresince davacının çalıştığı günlere ait işyeri giriş –çıkış kayıtlarına ulaşamıyoruz çünkü şirketin konkordato süreciyle birlikte tüm evrakları, belgeleri, sistemleri, bilgisayarları haczedildi ve satıldı. Bu süreçlerde şirket faaliyetine son verdi ve şirket merkezi kapandı, geçtiğimiz aylarda da şirketin merkez binası da satıldı bu sebeple ulaşabileceğimiz bir kayıt ne yazık ki yok. Pandemi döneminde parmak izi uygulaması sağlık açısından uygun bulunmamış ve kaldırılmıştı, bir daha da kullanılmadı. O dönemde şirket kapalı olduğundan giriş çıkışlar kaydedilmiyordu. Bu sebeple ne fiziken ne de bir yerlerde kayıtlı giriş çıkış veri kaydı bulunmuyor. Müvekkilin işyeri sistem sunucularında davacının sisteme bağlandığı zamanları gösterir LOG kayıtları ise yine şirketin serverları, tüm bilgisayarları haczedildiği için elimizde hiçbir şey mevcut değil. Şirketin IT yetkilisi ile görüştük ; yazılımcı firmaların log kayıtlarının olmadığını direkt ..... üzerine yazdığını belirtti. Müvekkil işyeri dosyada ifade edildiği üzere COVID-19 pandemisi sebebiyle tüm faaliyetlerine son verdi ve bu süreçle birlikte davacıdan herhangi bir hizmet alınmamıştır. Şirket merkezi içişleri bakanlığınca yayınlanan genelgeler üzerine kapatıldı, bu genelgelerde sayılan İSTİSNA işletmeler arasında şirketin faaliyet kapsamı yer almadığından mecburi olarak tüm çalışmalar bakanlık emriyle durduruldu, işyeri kapatıldı. Bu yasakları içeren genelgeleri ekte paylaşıyorum. Bu süreçte tüm çalışanlar kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılıyordu ve maaş ödemesi yapılmıyordu, bu konuyla ilgili şirketin avukatı ... o dönemki mail yazışmalarına ulaşabildi, ekte iletiyorum. Elimizdeki bilgi ve belgeler çok kısıtlı olduğundan ancak bu bilgilere ulaşabildik. İyi çalışmalar dilerim , ... “Geri dönüş bu şekilde olmuş iken, İncelenebilecek bir sunucu, yazılım yada teknik detay içeren bir belge olmadığından, teknik olarak durumun net bir biçimde ifade edilmesi takdir edersiniz ki mümkün olmamıştır. Davacı tarafça sunulan tek belge olan çalışma saatlerinin düzenlendiği excel dosyasının delil niteliği taşıyıp taşımadığı, kabul edilebilirliği tamamen sayın mahkemenizin takdiridir, bilirkişi olarak sunulan tüm delillerin incelenmesi gerektiğinden kök raporda bu belge de incelenmiş ve rapor içeriğinde sayın mahkemenize sunulmuştur. Sonuç Ve Kanaat: Dosyada bulunan delillerin takdir ve hukuksal değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde “Davacı edimlerini yerine getirmediği için sözleşme bedeline hak kazanamamıştır” ifadesine katılmamakla birlikte, sunulan ve sunulamayan deliller kapsamında davacının edimlerini yerine getirmediği kesin bir dille ispatlanabilemediği gibi yapılan çalışmalarda ispatlanamamaktadır. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Yazılım Uzmanı Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 06/03/2024 tarihli ek raporda; "Davacı vekilince 14.11.2022’de sunulan yaklaşık 48 sayfadan oluşan e-posta yazışmalarının delil olarak değerlendirmesi takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere, Üstte Örnek olarak seçilen bazı E-posta yazışmalarına yer verilmiştir, aynı zamanda dava dosyası içeriğinde de bulunan bu e-posta yazışmalarından anlaşıldığı üzere, davacı taraf ile davalı taraf personelinin sürekli gün boyu yazışma gerçekleştirerek iletişim halinde olduğu, karşılıklı iş geliştirmesi gerçekleştirildiği, bazen davalının bir talebi için iş geliştirmesi veri talebi, işlem sonucu bilgisi paylaşıldığı gibi, davacının yapılan iş ve işlemler için ödeme talebinde bulunduğu ve davalı muhasebe yetkilisince “Yarın YK toplantımız var, ne koparabilirsem ayarlayacağım” şekline dahi geri dönüş yapıldığı görülmüştür. Davalı taraf sisteminin erişime kapalı durumda olması bilirkişi raporun düzenlenme sürecinde yapılan işin sunucular üzerinde incelenmesine engel olsa dahi, taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarında açıkça görüldüğü üzere davacı tarafın davalı tarafa yapmayı taahhüt ettiği yazılım işi için çok emek sarfettiği, davalı sunucularında işlemleri gerçekleştirerek davalının sistemine özgü taleplerini çözümleyerek çalıştığı kanaati oluşmuştur. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök - ek raporları, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı olarak açık hesap ilişkisinden kaynaklı bakiye hizmet bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 59.576,00-TL asıl alacağının yıllık % 13,75 avans faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Davalı; COVID-19 pandemisi baş gösterdiğini, 2020 yılı Mart - Nisan ve Mayıs aylarında tüm faaliyetlerine son vermiş olduğunu, iş yerini kapattığını, 2020 yılı Mart ayından sonra davacıdan hiçbir hizmet alınmadığını, yani ücreti talep edilen 2020 yılı Mart-Nisan-Mayıs aylarında davacının kendisine hiçbir hizmet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu miktar 59.576,00-TL 'dir.
Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı - davalı lehine delil niteliğinin olduğu bilirkişi rapor içeriğinden anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı beyanlar, fatura, sözleşme, ticari defter ve kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 08.01.2020 tarihli yazılı çerçeve hizmet mal / alım sözleşmesi (Bilgisayar yazılım ve iletişim hizmeti sözleşmesi) sözleşmenin olduğu görülmüştür.
Davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının ve bilirkişi raporunun incelenmesinde;
- Davacı tarafından davalı tarafa 07.01.2020 tarih, Danışmanlık Bedeli açıklamalı, KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı; 05.02.2020 tarih, Danışmanlık Bedeli açıklamalı, KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı, 04.03.2020 tarih, KDV dahil 17.700,00 TL tutarlı ve 05.05.2020 tarih, KDV dahil 21.476,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 74.576,00 TL 4 adet fatura düzenlendiği,
- Davacı tarafça tanzim edilen işbu faturaların, davalının cari hesap ekstresinde takip edildiği, ticari kayıtlarına işlendiği, kanuni süresi içerisinde davacı tarafça BS formu ile bildirildiği,
- İşbu faturaların davalı tarafça cari hesap ekstresine (muhasebe kayıtlarına) işlendiği, yasal süresi içerisinde BA formu ile bildirildiği ve süresinde herhangi bir itiraz ve iade yapılmadığı,
- Davalı tarafça, kendisine tanzim edilen faturalara istinaden 31.01.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 17.02.2020 tarihinde 5.000,00 TL, 21.04.2020 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 15.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği, banka yolu ile gerçekleştirilen 15.000,00 TL ödemenin karşılıklı olarak işleme alındığı,
- Taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin 59.576,00 TL olduğu, davacının bu miktar kadar alacaklı gözüktü ve tarafların kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü anlaşılmıştır.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Her ne kadar davalı taraf, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadığını savunmuşsa da, faturalara itiraz ve faturaları iade etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır.
"Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir." (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 09.04.2018 Tarih ve 2017/1445 Esas - 2018/1438 Karar sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2024 Tarih ve 2020/2292 E. - 2024/307 K. sayılı ilamı. )
Somut olayda, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre: Davacı taraf ile davalı taraf personelinin sürekli gün boyu yazışma gerçekleştirerek iletişim halinde olduğu, karşılıklı iş geliştirmesi gerçekleştirildiği, bazen davalının bir talebi için iş geliştirmesi veri talebi, işlem sonucu bilgisi paylaşıldığı, davacının yapılan iş ve işlemler için ödeme talebinde bulunduğu ve davalı muhasebe yetkilisince olumlu geri dönüşler yapıldığı; taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarında açıkça görüldüğü üzere, davacı tarafın davalı tarafa yapmayı taahhüt ettiği yazılım işi için çok emek sarfettiği, davalı sunucularında işlemleri gerçekleştirerek davalının sistemine özgü taleplerini çözümleyerek çalıştığı, sözleşme kapsamındaki tüm edimlerin davacı tarafça yerine getirildiği görülmüştür. Bu haliyle davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu fatura alacağı yönünden iddialarını ispat ettiği anlaşılmıştır.
Yine, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, hizmet bedeline ilişkin davaya konu faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 59.576,00.-TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz / iade etmediği ve defterlerine kaydettiği, ayrıca davaya konu faturaların BA-BS beyannameleri ile taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edildiği, bu haliyle kullanılan faturaların gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı ve talep edilebilecek alacak bulunmadığı konusunda ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu; davalının itiraz etmeyerek kullandığı fatura bedeli alacakla ilgili olarak, hizmetin görülmediğini kesin delille ispatlamakla yükümlü olduğu, ancak buna ilişkin kesin delil sunmadığı görülerek, davalının faturlara konu takipteki miktar 59.576,00 TL' lik hizmeti aldığı, bu miktar kadar davacıya borçlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf, cevap dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmışsa da; davacı taraf, ispat yükü kendi üzerine düşmemesine rağmen hizmetin görüldüğü iddialarını ispat ettiğinden, ortada yemine konu olabilecek çekişmeli bir vaka kalmadığından, davalı tarafa yemin delili hatırlatılmadan hüküm kurulmuştur.
İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kabulüne de karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın %20 si olan 11.915,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.069,64-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 719,53-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.350,11‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 795,83‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.206,1‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim