mahkeme 2021/1081 E. 2025/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1081
2025/385
8 Nisan 2025
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1081 Esas
KARAR NO : 2025/385
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/09/2020
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle fazlaya dair talep tahsil hakları mahfuz kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazaya ilişkin, davacının ikrar ve beyanları, dava dosyasındaki kusur durumunu belirleyen bilirkişi raporu ve Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas .... karar sayılı dosyası incelendiğinde davacının kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'un ... plakalı araç için düzenlenen zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile öncelikle davada görevsizlik ve yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, davanın İstanbul ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, aksi takdirde davanın kendileri yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; 10/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle fazlaya dair talep tahsil hakları mahfuz kalmak kaydı ile 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas -.... Karar sayılı 29/09/2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi olmuştur.
2-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
3-Mahkememizce:
a-... Hastaneler Grubu,
b- ... Hastane İşletmeciliği A.Ş. ,
c-... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.,
d-Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesine,
e-Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne ,
f-Türk Tabipleri Birliği Başkanlığı,
g-Türkiye Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon Uzman Hekimler Derneğine müzekkereler yazılmıştır.
4-Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ile iş yeri kayıtları incelenmek sureti ile davacının dava konusu yapmış olduğu maaş kaybı alacağı ve kira bedeli alacağı olup olmadığı, alacağın varlığı , dosya içerisindeki ceza dosyası da irdelenerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Haksız fiilen ilişkin TBK. m. 49/1 hükmüne göre, haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerektiği, Davacının, uğramış olduğu trafik kazası nedeniyle, 3 aylık maaş kaybı olan 35.036,17 TL ve yine üç aylık kira kaybı olan 7.200,00 TL maddi zararının gerçekleştiği, İlamların ve resmî senetlerin ispat gücüne ilişkin HMK. m. 204/1 hükmü dikkate alındığında, maddi olayları saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, Ceza mahkemesi kararı ve dosyadaki diğer deliller dikkate alındığnıda TBK. m. 49/1 hükmünde öngörülen haksız fiil şartlarının somut olayda gerçekleştiği dolayısıyla dava konusu zararın davalılar tarafından (davalı sürücünün asli kusurlu olması, davalı araç sahibinin araç işleten olması sıfatıyla, davalı sigorta şirketinin de sigorta poliçesi nedeniyle) haksız fiil hükümleri uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, e) Davalının sürücü belgesi olmamasına rağmen, aracı kullanarak kazaya sebebiyet vermesi, ceza mahkemesince cezalandırılması ve davacının uğramış olduğu zararın başka bir dış etkenden kaynaklanmış olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil sunulmaması gibi hususlar dikkate alındığında; dava konusu zararın indirilmesi için herhangi bir hakkaniyet şartının oluşmadığı, f) TBK. m. 117/2 hükmü dikkate alındığında, dava konusu bedele haksız fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, g) Ancak, taraflar bir ticari işletmeyi işleten tacir olmadıklarından, bu nedenle de yapılan iş de ticari işletmeyi ilgilendirmediğinden, dava konusu eylemin taciri iş olarak nitelendirilemeyeceği (TTK. m. 3), dolayısıyla dava konusu değere kanuni faiz uygulanması gerektiği'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Mahkememizce yargılamaya konu kaza sebebiyle tarafların kusur oranlarının belirlenmesi açısından dosyanın İstanbul ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla ATK raporunda özetle; Davalı sürücü ...’nin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek raporunu mahkememize sunmuşlardır .
6-Mahkememizce mahalinde 17/02/2023 günü saat 09:30'den itibarin Trafik Kusur Bilirkişisi ile keşif icrasına karar verilmiş bilirkişi keşif icrası sonrası sunduğu bilirkişi raporunda özetle; ''Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 68. Md. ile KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili, hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçerken yaklaşık 35 m. mesafede bulunan yaya geçidini tercih etmeyen ve etkin tedbir almayan davacı yaya ... “475 Oranında Asli Kusurlu” olduğu; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 42, 46/a,c, 47/c,d, 52/b, 54/a, Md. Sürücü belgelerinin verilmesi esasları, Trafik işaretlerine uyma, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, Araç geçme) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...” nin “625 Oranında Tali Kusurlu” olduğu; Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin maliki olan davalı ...” un ( KTK' nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' nin kusuru oranında, adı geçen Sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin KZMS Sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.” nin nin ise ( KTK' nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' nin kusuru oranında ve sigorta kapsamında sorumlu olduğu '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
7-Mahkememizce itirazlar doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de tespit ve sonuçların değişmediği anlaşılmıştır.
8-Alınan tüm raporlar taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davalıların araç sürücüsü ve araç maliki olarak meydana gelen trafik kazasında sorumlu olduklarını, meydana gelen trafik kazası sebebiyle fizik tedavi uzmanı olarak çalışan davacının işlerini yapamadığını ve maddi kayba uğradığını bu sebeple maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun ispatı
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir.
Bu bağlamda öncelikle çözüme kavuşturulması gereken husus taraflar arasında meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumudur. Mahkememizce meydana gelen trafik kazasında kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; 23.02.2023 tarihli raporda davacının yayalara ilişkin karayolları trafik kanunundan kaynaklı kuralları gözetmediği, 35 metre mesafedeki yaya geçidini kullanmak yerine taşıt yolundan karşıdan karşıya geçmesi sebebiyle meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise ehliyetsiz olduğunu ve hız kuralları ile taşıt sollama kurallarına riayet etmemek suretiyle karayolları trafik kanununun ilgili hükümlerini ihlal ettiği bu sebeple meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 24.08.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi bilirkişi raporunda da davacıya %75, davalı sürücüye ise %25 kusur atfedilmiş olup, bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde raporlardaki tespitlerin benzer olduğu ve olayla uyumlu olduğu, karayolları trafik kanununun ilgili hükümlerinin meydana gelen kazaya uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla raporlar hükme esas alınmış, davacının meydana gelen kazada %75 kusurlu, davalı sürücünün ise %25 kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmış, tarafların meydana gelen kazaya ilişkin kusur durumlarına yönelik raporlara itirazlarına itibar edilmemiştir.
Tespit edilen kusur durumuna göre davacının meydana gelen zararını davalı sürücünün kusuru oranında talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacı meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan yaralanması sebebiyle hak ediş usulü çalıştığı işini kaybettiğini ve Ekim ayına kadar çalışamadığını, Ekim ayında yeni bir sözleşme yapabildiğini, ayrıca çalışamadığı 3 aylık süre boyunca iş yerine kira ödemek zorunda kaldığını bu zararların tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce davacının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davacının ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından davacının sunduğu faturaların ticari defterine kayıtlı olduğu, kaza tarihinden önceki dönem için ortalama faturalı aylık gelirinin 11.678,72-TL olduğu, herhangi bir kayıt olmayan davacının çalışamadığı 3 aylık süre için kazanç kaybının ortalama 35.036,17-TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davacının çalışamadığı ve iş yerini çalıştıramadığı 3 aylık dönem için stopaj ile birlikte kira ödemesinin ise 7.200,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun oldukları, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının ispatlayabildiği kaza öncesi ortalama kazançlarının ve kira giderlerinin değerlendirilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından aylık gelirinin 25.000,00-TL olduğu iddia edilmiş ise de bu iddiasının ispatlanamadığı, davacının 25.02.2025 tarihli celsede emsal ücret araştırmasına ilişkin delillerinin toplanmasından vazgeçilmesini ve delile dayanmaktan vazgeçtiğini beyan ettiği gözetildiğinde davacının ispatlayabildiği faturalı, ticari defterlerine kayıtlı gelirlerinin hesaplamaya esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacının daha kısa sürede iyileştiği iddia edilmiş ise de buna dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde de; davacının kazadan sonraki 3 aylık dönemde işletmesinden herhangi bir gelir elde edemediği davacının usul ve yasaya uygun tutulmuş sahibi lehine delil vasfına haiz ticari defterleri ile sabit görülmüş, davacının yine kendi sunduğu sözleşmeler ile kazadan sonra Ekim ayında yeni bir iş anlaşması yapabildiği ve işletme faaliyetlerine dönebildiği anlaşılmakla davalıların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Buna göre davacının ancak davalı sürücünün kusuru oranında (%25) uğradığı zarar bakımından tazminat talep edebileceği anlaşılmakla bilirkişi tarafından hesaplanan bedellerin %25'ine tekabül eden davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı kazanç kaybı ve kira gideri zararı niteliğindeki 10.559,04 -TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan temerrüt tarihi niteliğindeki 10.07.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ve malikinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de meydana gelen trafik kazasına yönelik ceza mahkemesinde yargılama yapıldığı ve araç sürücüsünün mahkumiyetine karar verildiği, meydana gelen haksız fiile yönelik ceza zamanaşımının uygulanması sonucunda zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde davalılardan 50.000,00-TL manevi tazminat da talep edilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Buna göre davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, davalının ve davacının meydana gelen kazadaki kusur durumu, davacının kaza tarihindeki sosyo ekonomik durumu ve olay tarihindeki yaşı ve yaşadığı yaralanmanın niteliği ile davacının sosyo ekonomik durumu gözetilerek takdiren 7.500,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, ayrıca ilgili alacağa kaza tarihi olan 10.07.2019 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
-Buna göre; 10.559,04 -TL maddi tazminat ve 7.500,00-TL manevi tazminatın 10.07.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.233,61-TL harçtan peşin alınan 1.024,65-TL , 710,00-TL tamamlama harcın ve 190,00-TL ıslah harcının mahsubu ile artan 691,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,,
3-Davacı tarafça yatırdığı harçlardan mahsup edilen 1.233,61-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.288,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 8.203,95-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.100,01-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Maddi Tazminat Talebinin Kabulü Yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.559,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi Tazminat Talebinin Reddi Yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.990,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Manevi Tazminat Talebinin Kabulü Yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi Tazminat Talebinin Reddi Yönünden: Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,s
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/04/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.