mahkeme 2019/846 E. 2023/941 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/846

Karar No

2023/941

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/846 Esas
KARAR NO : 2023/941 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2019
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15.11.2023

Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkiline 06.04.2015 tarihinde ..... Mah. .... Caddesinde yayalar için belirlenmiş olan bölgeden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada ..... Sigorta şirketi nezdinde ..... poliçe numarası ile sigortalı bulunan, araç sahibi ve sürücüsü ....... 'ün sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, kaza sonucu müvekkili ....... 'nin ağır yaralandığını ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, müvekkilinin ..... Hastanesine kaldırıldığını, ardından da ..... Hastanesine sevk edildiğini, davacının ..... bölümünde yatarak tedavi görmek zorunda kaldığını, müvekkilinin, davalının çarpması sonucu vücudunun muhtelif yerlerinde yaralar ve kırıklar meydana geldiğini, bu yaralar ve kırıklar nedeniyle müvekkilinin uzun süre fizik tedaviye ihtiyaç duyduğunu, tedavi sürecinde 2 günde 1 açık yaranın pansumanı yapılması, oluşan yaranın kabuğunu soymak, gerilmiş kasların açılması nedeniyle müvekkilinin büyük acılar çektiğini, müvekkilinin tedavileri sürerken iki ay boyunca okula gidemediğini, okulu uzatmamak adına sınavlara hiç hazırlanmadan sınavların olduğu günlerde taksi ile okula gidip sınavlara girdiğini, müvekkilinin birinci olarak girdiği lisede puanlarının düşerek mezun olduğunu, müvekkilinin kazanın olduğu yıl ..... Kulübünde atlet olduğunu, o dönem milli takım antrenörü ...... çalıştığını, müvekkilinin kazadan dolayı milli takıma seçilemediğini, bu nedenle psikolojisinin bozulduğunu ve bir süre de ..... Hastanesinde psikolojik yardım aldığını, müvekkilinin halen Ayak bileği ve ayak parmaklarını kendisine doğru çekmekte zorlandığını, yine yaranın oluştuğu bölgede his kaybı oluştuğunu bu nedenle sıcağı, soğuğu ve acıyı hissetmediğini, müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle uzunca bir süre tedavi gördüğünü, bu tedavileri için yüklü miktarda maddi bedel ödemek zorunda kaldığını, ancak ödenen birçok kalem gider için tedavinin aciliyetine binaen her zaman fatura alınmasının mümkün olmadığını, ancak faturalandırılamayan gerek kendisinin gerek yakınlarının izah edilen harcamaları da tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gereken harcamalar olduğunu, tüm bunların yargılama safahatında yapılacak Bilirkişi incelemesinde açıkça ortaya çıkacağını, Davalı ....... ailesinin müvekkiline yardımcı olacağına müvekkilinin davalıdan şikayetçi olmaması için kazanın ilk gününden başlayarak uğraştıklarını ve davacıya psikolojik baskı uyguladıklarını, Söz konusu kazanın oluşumunda davalı .....'ün, yüzde yüz asli kusurlu olduğunu, Davalı ..... hakkında Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik neticesinde yaralanmaya sebebiyet vermekten Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas dosyasında yargılanmış ve ceza aldığını, Davalı Sigorta şirketi sadece maddi tazminatlar yönünden ve ibraz edecekleri davalı araca ilişkin Sigorta Poliçesindeki koşullar çerçevesinde sorumlu olduğunu, Bu sorumluluk çerçevesinde söz konusu Sigorta Şirketinin de dava edildiğini, Müvekkilinin sakat kalmasından dolayı ve çalışma gücü kaybından dolayı ciddi oranda iş güç kaybına da uğradığını, müvekkiline tarafından davalı sigorta şirketine zararların tazmini için başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından bu talebe herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine Bakırköy Arabuluculuk Merkezine başvuruda bulunulduğunu, davalıların kabul etmemesi üzerine 26.09.2019 Tarihinde anlaşmama olarak son tutanak düzenlendiğini, neticede; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 500,00-TL iş güç kaybı ve 500,00-TL tedavi ve diğer giderler olmak üzere toplamda 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, 20.000,00-TL manevi Tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı .....'den tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, muhakeme masrafları ile ücreti vekâletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava şartı olan, sigortaya başvurunun yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli ve işin esasına bu dava ön şartı giderildikten sonra girilmesi gerektiğini, HMK 115/2. maddesindeki kurala göre "Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenleme gereğince eksik olan bir dava şartı belirli bir süre verilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi, bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline arabuluculuk konusunda hiç bir çağrı veya bildirim gelmediğini, dava ön şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı müvekkili yönünden yerine getirilmediğini, her ne kadar Arabuluculuk tutanağında, müvekkiline ulaşılamadığı kayıt altına alınmışsa da bu hususun doğru olmadığını, zira müvekkilinin adresine arabuluculuk görüşmesine davet gelmediği gibi, telefonuna da hiç bir bildirim yapılmadığını, arabuluculuk ön şartı müvekkili yönünden yerine getirilmediğini, bu nedenle de davanın usulden reddinin gerektiğini, talep edilen alacak kalemlerinin tamamı zaman aşımına uğradığını, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davacı tarafta kemik kırıkları oluştuğu iddiasının doğru olmadığını, müvekkili ve ailesinin, kazanın meydana gelmesinden sonra davacının hastane masraflarını karşıladıklarını, tedavisi ile ilgilendiklerini, bu süreçte, davacıda kemik kırığı oluştuğuna dair bir bilgi hastane tarafından müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin veya ailesince davacıya, şikayetçi olmaması için her hangi bir baskı yapılmadığını, aksine tedavisi ile ilgilendiğini, tedavi giderlerinin karşılandığını, ceza dosyası içinde de, müvekkili tarafından tedavi giderlerinin karşılandığı hususu davacı tarafça da kabul edildiğini, ceza dava dosyası getirtilip incelendikten sonra buna ilişkin ayrıca beyanda da bulunacağını, bu nedenle, tedavi giderlerinin karşılanmadığı konusundaki beyanlar yerinde olmayıp kabul etmediklerini, meydana gelen kazada, müvekkilinin tam kusurlu olduğu hususunun da doğru olmadığını, davacının da dikkatsizliği neticesinde kazanın meydana geldiğini, bu nedenle, kaza ile ilgili olarak kusur raporu alınması gerektiğini, davacı taraf, sporcu olduğunu, antrenman ve milli takım seçmelerine katılamadığını beyan ettiğini, ancak, tüm kullanıcılara açık ..... Sosyal Hesabında 3 Nisan 2016 Tarihli paylaşımında koşu ve antrenman yaptığına dair paylaşımları mevcut olduğunu, kazadan dolayı bir çok kez ameliyat olduğu, aylarca hastanede kaldığı, sporculuk yaşantısının etkilendiği hususları da bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki davacı taraf sporculuk yaşantısına, derecelerine, katıldığı seçmelere ilişkin bir kayıt da sunmadığını, öncelikle bu durumu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafta herhangi bir kalıcı iş gücü kaybı oluşmadığını, iş gücü kaybı oluşmayan davacının buna yönelik taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının maddi zararlarını ve tedavi giderlerini yazılı olarak kanıtlaması gerektiğini, bu kaza nedeni ile davacının her hangi bir maddi kaybı da söz konusu olmadığını, kaldı ki tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin de yerinde olmadığını, tedavi giderlerinin ilk olarak SGK tarafından karşılandığını, tedavi giderlerine ilişkin masraflarının da müvekkili ve ailesi tarafından kendisine ödendiğini, tedavi giderlerine yönelik talebin bu nedenle reddinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminat yerinde olmadığı gibi fahiş olup kabul etmediklerini, manevi tazminat niteliği gereği zenginleşme aracı olamayacağını, Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olması gerektiğini, hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan Özgün bir nitelik taşıyacağını, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat yerinde olmadığı gibi, talep edilen miktar da fahiş olup reddinin gerektiğini, neticede; öncelikle dava ön şartları bulunmadığından davanın usulden reddine, işin esasına girilmesi halinde ise davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ...... nolu , 02.07.2014-02.07.2015 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (trf) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatı : 290.000-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlı olduğunu ve sorumlu olacağı miktar sürücünün kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesini talep ettiklerini, davacının iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığı sabit olmadığını ve ayrıca tespite muhtaç olduğunu, davacı tarafın, kaza sebebiyle yaralamalı trafik kazasında yaralanarak sürekli iş göremez duruma geldiğini iddia ettiğini, davacının maluliyet iddiasının ispata muhtaç olduğunu, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi ( 6098 sayılı TBK m. 54 ) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin taleplerde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların; çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, dolayısıyla davaya konu somut olay bakımından; davacının ADLİ TIP KURUMU ilgili ihtisas dairesine (3.daire) sevkinin sağlanarak, kazadan sonra gördüğü tedavilere ilişkin, teşhis ve tedavi dosyalarının da ikmal edilmek suretiyle; muayenesinin yapılması ve dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile vücut çalışma gücünü kaybedip kaybetmediği konusunda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten sonra, sürekli maluliyet tazminat miktarı aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia edildiği gibi malul kalıp kalmadığının, eğer malul kaldı ise maluliyet tazminat miktarının tespiti gerektiğini, davacının sürekli malul kalıp kalmadığı Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edildikten sonra eğer sürekli maluliyet durumu var ise maluliyet zararının Aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, Türkiye’de de Aktüerler ile ilgili yasal düzenleme 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve bu kanunun ilgili maddesince düzenlenen Aktüerler Yönetmeliği hükümleridir. 5684 sayılı kanunun 21.maddesi hükmü gereği Aktüerlik yapabilmek için Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı olmak zorunluluktur, ilgili sicile kayıtlı olmadan aktüerlik yapılamayacağını, bu bağlamda uzmanlık sahası itibariyle kanunun ve ilgili yönetmeliğin aradığı şartları taşımayan bilirkişilerce hazırlanan raporun kabul edilme olasılığı bulunmadığını, bu nedenlerle Sayın Mahkemece dava konusu olay nedeni ile zarar hesabına karar verildiğinde bu hesaplamaların aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği maluliyet sebebiyle SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı / kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığı belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia edildiği gibi sürekli iş göremezliği söz konusu ise bu durumda SGK’dan kendisine herhangi bir aylığın bağlanıp bağlanmadığı ve SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı belirlenerek maluliyet zararının kurumca giderilip giderilmediği ve ne ölçüde giderildiği saptanması gerektiğini, ödenen sosyal sigorta gelirleri ile zarar tamamen karşılanmış ise söz konusu dönem için tazminat ödenmesi gerekmeyeceğini bu devrede yapılan sigorta yardımları daha fazla ise, kalan miktar, çifte ödemeyi önlemek için ikinci dönemin tazminat hesabından düşülmek gerektiğini, müvekkili şirket talep edilen tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, dava dilekçesinde davacı taraf tedavi gideri talep etmekte olduğunu, tedavi giderlerinden müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin nezdindeki sigorta Poliçesi sebebiyle tedavi giderlerine ilişkin olarak tazmin sorumluluğu kalmadığını, bu nedenle davacı tarafın tedavi giderlerine ilişkin tüm tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/01/2021 Tarih, ..... Sayılı kusur raporunda; "Davalı sürücü ..... idaresindeki minibüs ile gündüz vakti yerleşim yeri içindeki caddede seyir halindeyken olay yeri otobüs durağı mahalline yaklaştığında, ilerisinde karşıdan karşıya geçmeye başladığını gördüğü yayanın varlığını ve hareketlerini kontrol altında tutacak şekilde seyrine daha dikkatli devam etmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, sağ ilerisinden yola girmiş halde karşıya geçmeye çalışan yayaya karşı zamanında ikaz ve uygun tedbire başvurmayarak yayaya çarptığı olayda tali derecede kusurludur. Davacı ... olay mahallinde karşıdan karşıya geçişi sırasında kendi can güvenliği açısından olay mahalline taşıt yolunu takiben yaklaşan araçların hız-mesafe durumlarına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sol tarafından yaklaşan araca verdikten sonra geçişini gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, yaklaşan aracın varlığına rağmen kaplamaya girerek karşıya geçmek istediğinde de bu aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda asli derecede kusurludur. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı .....’ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, B) Davacı .... ’nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
"kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nun 01/10/2023 Tarih, ...... Sayılı maluliyet raporunda; " 1-Mevcut belgelere göre .... kızı 2000 doğumlu .... 'nin 06.04.2015 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (32a…..1) A % 5 E cetveline göre: %3,3 (yüzdeüçvirgülüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır.
Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 03/10/2022 havale tarihli raporda; "Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ... E. .... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının maddi zararı %10 artış ve % 10 ıskontolu progressive rant yöntemine göre hesaplanacaktır. 06.04.2000 doğumlu olan davacı küçük Sezen Aslantepe 06.04.2015 kaza tarihi itibarı ile (15) yaşında olup, TRH-2010 Kadın bakiye ömür tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (64) yıl ve muhtemelen (79) yaşına kadar yaşayacaktır. Yüksek Mahkemenin yukarıdaki kararı dikkate alınarak; kaza tarihi itibariyle (15) yaşında ve okul çağında olan davacı çocuk, okuluna giderken ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken % 100 sağlam olan emsallerine nazaran maluliyetiyle orantılı olarak daha fazla efor ve güç sarf edeceğinden davacının zarar gördüğü dönem kaza tarihinden itibaren başlatılacaktır. Yargıtay'ın içtihatlarına ve uygulamalara göre, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir. Buna göre; (15) yaşından itibaren (60) yaşına kadar davacının zarar gördüğü aktif devresi (45) yıl ve (60-79) yaş arasındaki pasif devresi (19) yıldır. ATK .... İhtisas Kurulunun 01.10.2021 tarihli Taporunda davacının; Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 3,3 olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin (3) ay olduğu belirtilmektedir. Yargıtay ..... HD' nin yukarıda anılan 17.2.2017 T., .... E. , .... K. sayılı kararı dikkate alınarak kaza tarihinde (15) yaşında olan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmayacaktır. Davacının maddi zararı 06.07.2015 sürekli iş göremezlik maddi zararı hesaplanacaktır. Yargıtay Kararı dikkate alınarak davacı küçüğün maddi zarar hesabına esas kazançlar 18 yaşına kadar agisiz asgari ücrete göre, 18 yaşından sonra ise bekar çalışanlar için uygulanan AGİ dahil net aylık yasal asgari ücretler olarak hesaba esas alınacaktır. işleyecek (bilinmeyen) aktif ve pasif dönemdeki kazançlar; 01.01.2023-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9., 10., 17. ve 21.Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı 9610 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı % 10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır. 01.01.2022 tarihinden itibaren asgari ücrette vergi istisnası getirilmiş olup, asgari ücret vergiden muaftır. Bu nedenle de asgari ücret ile çalışanların ücretlerine AGİ tahakkuk ettirilebilmesi mümkün değildir. Bu durumda; davacının 18 yaşına kadar ve 18 yaşından sonraki aktif dönem ücretleri ile pasif devre ücreti agisiz ve birbirine eşit olarak 5.500,35-TL olduğuna göre davacının; İşleyecek aktif ve pasif devre devre başında yıllık net kazancı - 5.500,35 TLx12 Ay - 66.004,20 TL dır. Davacının ilk (7,73) Yıllık Maddi zararı 06.04.2015-01.01.2023 tarihleri arası geçmiş yılları kapsamakta olup, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre geçmiş (7,73) yıllık işlemiş aktif devredeki maddi zararlar herhangi bir Iskontoya tabi tutulmayacaktır. Olayın meydana gelmesinde davacı % 70 oranında kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarından % 70 oranında kusur tenzili yapılacaktır. Davacı kaza tarihinde 15 yaşında ve sigortalı çalışan olmadığından ve somut olay iş kazası olmadığından davacıya SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılabilmesi ve gelir bağlanabilmesi mümkün görülmemektedir. Ayrıca; SGK müzekkere cevaplarından da davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır. Davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmamaktadır. Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı aşağıdaki gibidir. Davacının indirimsiz sürekli iş göremezlik maddi zararı - 128.783,68 TL, Kusur indirimi (128.783,68 TL x % 70 kusur) 90.148,58-TL, Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı 38.635,10-TL, .... plakalı araç 02.07.2014-02.07.2015 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmıştır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 290.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 290.000,00 TL dır. b) Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 38.635,10 TL olup, 290.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitinin altında kalmaktadır. Davalı sigorta şirketlerine dava öncesinde başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiştir. Bu durumda; davalı ...... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt başlangıcının 13.11.2019 dava tarihi; davalı sürücü yönünden ise haksız fiilin başlangıcı olan 06.04.2015 kaza tarihi olduğu kanaatine varılmıştır. Sigortalı aracın tescil kayıtlarında kullanım amacının ticari olduğu belirtilmektedir. Buna göre; faiz nev'inin avans faizi olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç: Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak uyuşmazlık noktaları yönünden; Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 38.635,10 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı ..... Sigorta A.Ş yönünden 13.11.2019 dava tarihi; davalı sürücü yönünden ise 06.04.2015 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden tarafımdan değerlendirme yapılamadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 11/05/2023 havale tarihli raporda; "1.Davacı ...... ’nin 06.04.2015 tarihli davalılardan .....’ün kullandığı aracın kendisine çarpması neticesinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası sonrası kendisinde meydana gelen kemik kırıkları nedeniyle ilk olarak ..... Hastanesi'ne götürülerek ilk müdahalesinin yapıldığı, buradan ..... Hastanesi’ne götürüldüğü ve burada tapılan konsültasyonlar ve tedavi sonrası konservatif tedavi uygulandığı, operasyon düşünülmediği, hastaneden taburcu olduktan sonra uzun süre boyunca ..... Hastanesinde kontrolleri yapıldığı, ..... Hastanesinde yapılan tedavilerin acil genelgesi uyarınca SGK’a fatura edilerek tahsil edildiğinin düşünüldüğü, ..... Hastanesinin zaten kamuya ait olduğu ve dosyada davacı tarafından hastanelere yapılmış tedavi giderinin bulunmadığı, 3. Buna mukabil, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ilaç, yol ve otopark giderlerinden oluşan ve raporumun 10.-11. Sayfalarında listelenen 815,82 -TL BELGELİ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapılmış olduğu, 4. Davacının yatışından sonra evindeki iyileşme sürecinde belgelenemeyen 2.000,00 -TL PANSUMAN GİDERİ ödemesi yapmış olabileceği, 5. Sağ ayak bileği uzun süre atelde kaldığından davacının koltuk değneğine ihtiyaç duymuş olduğunun tıbben mutlak olduğu, ibraz edilen faturalar arasında görülemediğinden belgelenemediği düşünülen CANADİEN TİPİ KOLTUK DEĞNEĞİ’nin dava konusu kaza tarihlerde 450,00 -TL’e temin edilebildiği, 6. Bu durumda, davacı ..... ’nin 06.04.2015 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası 815,82 -TL BELGELİ TEDAVİ GİDERİ ve toplam 2.450,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu, davacının % 70 kusur oranı dikkate alındığında yapılan tenzil sonucu davacının NİHAİ ZARARININ 735,00-TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 02/06/2023 tarihli dilekçesiyle dava değerini ıslah etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, Adli Tıp Raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu; meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanması nedeniyle davacının davalılardan iş göremezlik, tedavi giderleri ve manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı, mevcut ise miktarının tespiti hususunda toplandığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 59.370,10-TL' dir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, ..... plakalı araca ilişkin başlangıç 02/07/2014, bitiş 02/07/2015 tarihli Motorlu Kara Taşıt Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin celp edildiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir poliçenin var olduğu anlaşılmıştır.
Yargılamaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza yargılamasına ilişkin Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... E. - .... K. sayılı ilamı ve yargılama dosyası dosyamız içerisine celp edilmiştir. İncelenmesinde, iş bu davanın davalısı .....'ün cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur, maluliyet ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/01/2021 Tarih, ..... Sayılı kusur raporunda; "Davalı sürücü ..... idaresindeki minibüs ile gündüz vakti yerleşim yeri içindeki caddede seyir halindeyken olay yeri otobüs durağı mahalline yaklaştığında, ilerisinde karşıdan karşıya geçmeye başladığını gördüğü yayanın varlığını ve hareketlerini kontrol altında tutacak şekilde seyrine daha dikkatli devam etmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, sağ ilerisinden yola girmiş halde karşıya geçmeye çalışan yayaya karşı zamanında ikaz ve uygun tedbire başvurmayarak yayaya çarptığı olayda tali derecede kusurludur. Davacı ...... olay mahallinde karşıdan karşıya geçişi sırasında kendi can güvenliği açısından olay mahalline taşıt yolunu takiben yaklaşan araçların hız-mesafe durumlarına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sol tarafından yaklaşan araca verdikten sonra geçişini gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, yaklaşan aracın varlığına rağmen kaplamaya girerek karşıya geçmek istediğinde de bu aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda asli derecede kusurludur. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı .....’ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, B) Davacı ....’nin %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir. Oluşa göre belirlenen bu kusur oranlarına, ceza yargılaması içeriği de dikkate alınarak mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ....... İhtisas Kurulu'nun 01/10/2023 Tarih, ..... Sayılı maluliyet raporunda; " 1-Mevcut belgelere göre .... kızı 2000 doğumlu ..... 'nin 06.04.2015 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (32a…..1) A % 5 E cetveline göre: %3,3 (yüzdeüçvirgülüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. Teknik incelemeye göre belirlenen bu iş göremezlik raporuna, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Bilirkişi Mehmet Domaç tarafından düzenlenen 03/10/2022 havale tarihli raporda: " Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak uyuşmazlık noktaları yönünden; Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 38.635,10 TL olduğu,"hesaplandığı görülmüştür. Davacının hak edeceği maddi tazminatın dosya kapsamına ve delillere göre uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Davacının tedavi giderine ilişkin talebinin, iş bu yargılama öncesindeki ceza yargılaması sırasında duruşmadaki beyanında kendisine 1.500,00 TL davalı tarafından ödeme yapıldığı şeklinde beyanın bulunması ve iş bu yargılamada da bu miktarı aşan herhangi bir tedavi gideri alacağı da ispat edilemediğinden, bu talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı .....'ün kazaya karışan aracı şoför olarak kullanmakta ve malikidir. Diğer davalı sigorta şirketi ise, dava konusu aracın ZMMS yapan sigorta şirketidir. Bu haliyle davalıların kaza kapsamında meydana gelen maddi tazminat alacağından sorumlu oldukları sabit olmuştur.
** Hakimin manevi zarar adı ile kazaya uğrayana verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olaydaki kusur durumu ve olayın oluş şekli, olay tarihi, maluliyet ve kaza olayı göz önüne alınmak sureti ile manevi zarar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm sebepler dolayısıyla aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
A)Davacının maddi tazminat davası yönünden davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
-38.635,10-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 06/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı sigorta şirketinin 268.000,00-TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,)
-Davacının tedavi gideri talebinin sübut bulmadığından REDDİNE,
B)-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-3.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .....'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 2.844,09-TL karar harcından, dava açılırken alınan 358,63-TL peşin harç yargılama sırasında yatırılan 673,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.031,63-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.812,46-TL harcın (Davalı .....'ün miktarın tamamından, davalı Sigorta Şirketi'nin ise 1.179,55-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-Davacı tarafından dava açılırken ve yargılama devam ederken yatırılan 1.093,93-TL harcın (Davalı .....' ün miktarın tamamından, davalı Sigorta Şirketi'nin ise 711,93-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; kısmen kabul - red oranları ve takdiren %70,13ü olan 925,72-TL'sinin davalıdan, %29,87'si olan 394,28-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacılar tarafından yargılama gideri olarak yapılan ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.681,10-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak % 70,13'ü olan 3.984,16-TL'nin (Davalı .....'ün miktarın tamamından, davalı sigorta şirketinin ise 2.592,89-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,(gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı ..... tarafından yargılama gideri olarak yapılan tebligat ve müzekkere gideri 100,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak % 29,87'si olan 29,87-TL'sinin davacıdan alınarak davalı .....'e VERİLMESİNE, bakiye masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
6-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 3.000,00-TL vekalet ücretinin Davalı .....'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Reddedilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 735,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Reddedilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....'e VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ..... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2023

Katip ....
¸e-imzalıdır

Hakim ......
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim