Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/933

Karar No

2025/186

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/933 Esas
KARAR NO : 2025/186

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/09/2014
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın müvekkili firma ile irtibata geçerek pantolon, tişört ve benzeri emtiaların alımına ilişkin talepte bulunduğunu, tarafların mutabık kalması üzerine mal üretimine geçildiğini ve malların davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin tüm edimlerini tam ve noksansız ifa etmesine ve davalının malları teslim almasına rağmen malın bedelini ödemediğini, Davalı yana yapılan tüm yazılı ihtarlara rağmen ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasıyla fatura alacağına ilişkin icra takibine geçildiğini, davalının 20.08.2014 tarihinde kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, Davalının kötü niyetli olarak ve mal kaçırma gayesiyle somut ticari ilişkiyi inkar ettiğini ve ödemeden imtina ettiğini, belirterek, davalının mal kaçırma niyetiyle kati somut durumu inkar etmekte olduğunu ve mal kaçırılması halinde alacağın tahsili imkansızlaşıp, ileride telafisi olmayan hak kaybına neden olacağı da dikkate alınarak davalının dava değeri kadar aktif malvarlığına ihtiyati tedbir konulması için gerekli işlemlerin yapılmasına, borçlunun itirazlarının iptali ile Bakırköy ... tera müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile alacağa konu icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibi durduran borçlu aleyhine Yı 20 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Ticari ilişki süresince müvekkili şirketin cari hesaptan kaynaklanan tüm borçlarını zamanında ve eksiksiz olarak davacı şirkete ödediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, davacının dava konusu takibe dayanak olarak sunduğu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, TTK.nun 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesinin karşı tarafça tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlı olduğunu, bu sebeple davacı tarafından sunuları faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, fatura konusu mal veya hizmetin müvekkili şirkete geç ve ayıplı teslim edildiğini, müvekkili şirketin zor durumda kaldığını, davalı faturalarının bir kısmının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkilnin edimlerini tam ve eksiksiz olarak verine getirdiğini ve davalıya süresi içerisinde ayıp ve geç teslime ilişkin ihbarda bulunduğunu, belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı şirketin 20 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; talebe esas olan faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında olup olmadığı, kesinleşip kesinleşmediği, davalıya tebliğ edilip edilmediği, sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığı, davalı tarafından fatura konusu olan mal ve hizmetin geç ve ayıplı teslimine dair savunmanın ispatlanıp ispatlanamadığı, geç ve ayıplı teslime ilişkin süresi içinde bildirim yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlığın talebe esas olan faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında olup olmadığı, kesinleşip kesinleşmediği, davalıya tebliğ edilip edilmediği, sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığı, davalı tarafından fatura konusu olan mal ve hizmetin geç ve ayıplı teslimine dair savunmanın ispatlanıp ispatlanamadığı, davalının ayıp savunmasının mallar üzerinde yapılacak inceleme ile tespit edilip edilemeyeceği, ayıbın niteliğinin ne olduğu, ayıbın niteliğinin sözleşme kapsamı gözetildiğinde sözleşmeye aykırı olduğunun davalı tarafından ispatlanabilir olup olmadığı, ayıbın niteliği üzerinde durularak geç ve ayıplı teslime ilişkin süresi içinde bildirim yapılıp yapılmadığı hususunda taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi sureti ile araştırma yapılması hususunda 30/04/2015 günü, saat:16.00 itibari ile inceleme ve saat: 16.15 itibari ile adliyeden hareket ile keşif icra olunmasına karar verilmiş mahallinde keşif yapılmıştır.
3-Mahkememizce:
a-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne,
b- Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'ne,
c- İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne,
d-İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'ne,
e- İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır.
4- İstanbul Anadolu .... ATM'nin ... esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış olup kararın kesinleşmesi beklenilmiştir.
5-Davalının yargılama sırasında iflasına karar verilmiş olduğundan dava kayıt kabule dönüşmüş İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında ikinci alacaklar toplantısının yapılması beklenilmiş, davacı tarafın başvurusunun tamamının reddedildiğinin mahkememize bildirilmiştir.
6-Mahkememizce dosyanın dosya içerisinde bilirkişi heyetinde görev alan mali müşavir ...'a tevdi ile kök rapor sonrası yapılan itirazlar ve dosya içerisine celbedilen kayıtlar dikkate alınarak ve yine davacı tarafın iflas idaresine yapmış olduğu başvuru içeriği de dikkate alınarak davacının son net kayıt kabule konu olabilecek alacağının hesaplanmasının istenilmiş bilirkişi raporunu mahkememize ibraz etmiş iflas masasının ayıba ilişkin itirazlarının değerlendirilmesine ve yeni gelen kayıtların mali açıdan değerlendirilmesi için dosyanın dosya içerisinde görev alan mali müşavir bilirkişi ile tekstil mühendisi bilirkişiye gönderiler ek rapor sunulmasının istenilmiş bilirkişi incelemesi beraberinde keşif sonrası bilirkişi raporu mahkememize ibraz edilmiş taraf/vekilleri rapora karşı itiraz etmiş olup dosyanın son bilirkişi heyetine tevdi ile gelen kayıtlar ve itirazlar irdelenerek ve yine davacının iflas masasına yapmış olduğu başvurudaki miktar gözetilerek belirlenen alacak yönünden takip tarihi ile iflas tarihi arasında faiz yönünden de değerlendirme yapılıp ek rapor sunulmasının istenilerek bilirkişi hükme esas alınan 3. Ek raporunda özetle; ''Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve davacı şirket ticari defterlerinde davalı hesabına borç kaydedilen takip ve dava konusu bedele esas 4 adet faturanın tamamının davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydedilmekle birlikte işbu 4 adet faturadan detayı Tablo-2/ 3. Ve 4. Sırasında yer alan faturaların davalı ticari defterlerinde kaydına rastlanmadığı; Davalı şirket ticari defterlerinde kaydına rastlanmayan işbu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin tetkikinde Tablo-2 /3. Ve 4. Sıralarda yer alan faturalar içeriği ürünlerin detayı Tablo-1 ile arz edildiği üzere ... ve .... Bilgisi Dahilinde ... tarafından teslim alındığı; Zira, Sayın Mahkemeniz tarafından SGM’lere yazılan müzekkereler kapsamında dava dosyasına celbi sağlanan tüm belgeler incelenmiş olup, İstanbul Sosyal Güvenlik Müdürlüğü Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünden gönderilen 07.12.2023 tarihli cevabi yazı ve eki belgelerin tetkikinde yukarıdaki tabloda Sevk İrsaliyeleri Teslim Alan Şerhi bölümünde ismi bulunan; ..., ... ve ....’ın davalı şirket nezdinde 2014 yılı Mayıs 2014 Yılı Haziran 2014 yılı Haziran aylarının her birinde 30 tam gün olmak üzere davalı şirket sigortalı çalışanları olduğunun anlaşıldığı; (faturalar ve sevk irsaliyelerinin tanzimi Mayıs 2014 ve Haziran 2014) Bu çerçevede davalı ticari defterlerinde kaydına rastlanmayan faturalar içeriği ürünlerin sevk irsaliyesi tebliğ şerhi kapsamında davalı şirket sigortalı çalışanları tarafından teslim alındığının anlaşıldığı; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibi ile tahsili talep edilen 125.417,49 TL tutarında takip ve dava konusu bedele esas 4 adet fatura bakımından asıl alacağını talep edebileceği; işbu asıl alacak tutarına 22.08.2014 takip tarihi ile 22.06.2016 iflas tarihine kadar hesaplanan faizin 20.719,66 TL olduğu; Sayın Mahkemenizce, Davacı alacak tutarının takipte kesinleşen 128.335,44 TL üzerinden kabulü halinde 22.08.2014 takip tarihi ile 22.06.2016 iflas tarihine kadar 128.335,44 TL tutarla işlemiş faizinin 21.201,72 TL olarak hesaplandığı;. Davacı alacak tutarının takipte kesinleşen 128.335,44 TL olduğu ancak harç, faiz, vekalet ücreti ve sair masraflarla dosya hesap toplamı olan 183.841,77 TL üzerinden Sayın Mahkemenize kabulü halinde 183.841,77 TL tutara 22.08.2014 takip tarihi ile 22.06.2016 iflas tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 30.371,67 TL olarak hesaplandığı;
'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
7-İtirazlar doğrultusunda bilirkişi 4. Ek raporunda tespit ve sonuçlarının değişmediğine dair ek tespitlerini sunmuştur.
8-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan davacının alacağına ilişkin olarak başlatmış olduğu icra takibinde itirazın iptali talebinden ibaret olup, davalının dava sırasında iflası nedeni ile davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır.
Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkar etmemiş olup, faturalara konu mal ve hizmetin geç ve ayıplı olarak teslim edildiğini, bir kısım faturaların ise kendisine tebliğ edilmediği savunmasında bulunmuştur.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacının taraflar arasındaki teklif formları ile akdi ilişki kurularak davalıya; 2.000 adet gömlek, 2.958 adet pantolon, 1.029 adet tişört ürettiği ve dosya içerisindeki sevk irsaliyelerinin bulunduğu, sevk irsaliyelerindeki imzaların SGK kayıtlarına göre davalının çalışanları olduğu bu suretle ilgili ürünlerin ve sevk irsaliyelerinin davalı tarafından teslim alındığının davacı tarafından ispatlandığı anlaşılmaktadır. İlgili ürünlerin bedeli olarak davacı tarafından davalıya takibe konu 125.417,49-TL bedelli faturaların kesildiği anlaşılmaktadır. Bu noktada davacının alacak iddiasını, alacağına konu faturalara ilişkin işi yaptığını ispat ettiği anlaşılmakta olup, savunma olarak öne sürülen ayıp hususunda ispat yükü ise davalı üzerindedir.
Davalı tarafından cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında davacının teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğu bu sebeple davacının alacağı olmadığı öne sürülmüştür.
Bilindiği üzere 6098 sayılı Kanun gereğince ayıptan sorumluluğun söz konusu olabilmesi için ürünler teslim edildikten sonra alıcı tarafından ürünlerin gözden geçirilmesi yönünde muayene ve ihbar külfeti bulunmaktadır. Muayene ve ihbar külfetini süresi içerisinde yerine getirmeyen taraf ise ayıba karşı sorumluluk hükümlerine başvuramayacaktır. Muayene ve ihbar külfetini yerine getirdiğini ispat yükü ise davalı üzerindedir.
Davalının ayıp iddiaları üzerine keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış olup, davalı tarafından 540 adet gömlek, 432 adet pantolon ve 48 adet tişört incelemeye sunulabilmiştir. Yine davalı tarafından istenen ürünlerin niteliklerine ve numuneye yönelik olarak ispat aracı noktasında herhangi bir delil sunulmamıştır. Bilirkişi heyeti tarafından bu minvalde yapılan incelemeler neticesinde; davacı tarafından davalıya teslim edilen 432 adet pantolona yönelik davalı tarafından istenen niteliklere yönelik herhangi bir sipariş formu veya numunenin sunulmadığı, davalı tarafından ilgili ürünler için istenen niteliğin ispat edilemediği, davacı tarafından teslim edilen pantolonların ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı tespit edilmiştir. İncelemeye sunulan 48 adet tişört yönünden ise yine davalının istenen niteliklere yönelik herhangi bir teklif formu ya da sözleşme sunmadığı, davalı tarafından numune olarak incelemeye sunulan tişörtün ise başka bir firmaya ait olduğu, davacı tarafından da söz konusu numunenin kabul edilmediği, davalının bu suretle tişörtler yönünden de istediği nitelikleri ve ürünlerin neden ayıplı olduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından incelemeye sunulan 540 adet gömlek yönünden ise gömleklerin kumaşlarının yazlık ürün kumaşına uygun olmadığı, incelenen gömleklerdeki kumaş kalınlığı ve renk farkının açık ayıp niteliğinde olduğu, makul inceleme ve ihbar süresinin 2 gün olduğu bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir. Ancak davalı tarafından ayıplı olduğu belirtilen gömlekler yönünden makul 2 günlük süre içerisinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiğine ve davacıya bildirildiğine dair herhangi bir delil dosya içerisine sunulmamıştır. Nitekim davalı tarafından sunulan beyan ve itiraz dilekçelerinde kendilerince herhangi bir muayene yapılmadığı, ürünlerin ...'ye gönderildiği ve muayenesinin ... tarafından daha sonra yapılarak bildirildiği ve ürünlerin kendilerine iade edildiğinin ikrar edildiği anlaşılmakta olup, davacı ile ... arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı ile ... arasındaki sözleşme sonucunda ... tarafından davalının gönderdiği ürünlerin muayene ve ihbar edilerek davalıya iade edilmesinin davacı ile davalı arasındaki sözleşme yönünden sözleşmelerin nispiliği ilkesi gözetildiğinde davalının davacıya yönelik muayene ve ihbar külfetini ortadan kaldırmadığı, davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Nitekim davalı tarafından ikrar edildiği üzere ürünlerin davalı tarafından kontrol edilmemesinin ve doğrudan ...'ye gönderilmesinin basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğü ile bağdaşmayacağı ve davalının külfetlerini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla bu yönden de davalının savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bu bağlamda davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlendiği edimi yerine getirdiği, davalı tarafından sipariş edilen faruralara konu ürünlerin tamamının davacı tarafından davalıya teslim edildiği, davacının bu suretle alacağını ispatladığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından üretilen ürünlerden 540 adet gömlek, 432 adet pantolon ve 48 adet tişört incelemeye sunulabilmiş olup, kalan ürünler incelemeye sunulmadığından söz konusu ürünler yönünden herhangi bir ayıp değerlendirmesi yapılması gerekmemekte olup, davalının kalan ürünler bakımından ayıp iddiasını ispat edemediği, ürünleri incelemeye sunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"kumaşların temin edilememesi durumunda ise bu durumda ayıpların niteliği ve onarım bedeli konusunda inceleme yaptırılması imkânı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi ayrıca tarafların icra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinden ibarettir (Emsal Yarg. 15. H.D. 2015/4587 E. 2016/389K. 25.1.2016 T.; Yarg. 15. H.D. 2013/3498 E. 2014/2912 K. 28.4.2014 T.; Yarg. 15. H.D. 2011/90 E. 2011/2933 K. 16.5.2011 T.; Yarg. 15. H.D. 2005/3385 E. 2005/7184 K. 29.12.2005 T.)."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise .... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. İş sahibi olarak davalının aldığı mallarda ayıplı olduğunu davalının müşterisi ... şirketi davalıya bildirmiştir. Davalı ayıbın ve zararın varlığını öncelikle ispat ile yükümlüdür. Ayıplı olduğu iddia edilen mallar bilirkişiye ibraz edilememiştir. Dosya kapsamında davalı tarafından yapılmış bir ayıp tespiti de yoktur. Davalı tarafça kesilen reklamasyon faturası , davacı tarafça davalıya iade edilmiş ve kabul edilmemiştir.
Açık ayıp durumunu davalı tespit edince, davacıya bildirmekle yükümlüdür. Davamızda davalı ürünleri 3. Kişi dava dışı firmaya satmıştır. Dolayısıyla davalı zararını ispatlamış durumda değildir.
Dosya safahatı değerlendirildiğinden mahkemenin bilirkişi raporlarını da göz önüne alarak davalının zararını ispatlayamadığını ve süresinde açık ayıp ihbarını yapmadığını belirleyerek davayı kabulü hukuka uygundur. Davalı defterlerinde davacının alacak iddia ettiği faturalar kayıtlıdır. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebi olarak bildirdiği alacağın likit olmadığı iddiası yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun olup , davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri hukuken isabetsizdir."
Davalı tarafından inceleme sunulan 432 adet pantolon ve 48 adet tişört yönünden ise davalının ürünlerde istediği nitelikleri, ilgili ürünlerin ne suretle niteliğe aykırı olduğu hususu ispat edilememiş olup, davalı tarafından davacıya numune verildiği ve hangi niteliklere uygun olarak üretim yapılmasının istenildiğinin ispat edilemediği, incelenen ilgili ürünlerde herhangi bir ayıp bulunmadığı bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup, davalının ayıp savunmalarına bu yönden de itibar edilmemiştir.
Davalı tarafından incelemeye sunulan 540 adet gömlek yönünden ise ilgili ürünlerin açık ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de davalı tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmediğinin ikrar edildiği, muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiğine dair de herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla 6098 sayılı Kanun'un 477. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince davalının ürünleri bu haliyle kabul ettiği anlaşılmıştır.
Son olarak davalı tarafından davacıya çek verilmek suretiyle kısmi ödeme yapıldığı savunulmuş ise de ilgili çekin davacı tarafından tahsil edilmediği, davacının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, çekin davalı tarafından davacıya teslim edildiğine dair davacıdan sadır davalı tarafından herhangi bir çek tevdi bordrosunun sunulmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasını da ispat edemediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında dava değeri olarak 125.417,49-TL asıl alacak talep edilmiş olup, takibe konu edilen takipten önce işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talep edilmemiştir. Zaten 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince davacı tarafından davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü de ispat edilememiş olup takipten önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davaya konu takibe ilişkin ilgili icra dairesine müzekkere yazılarak yalnızca 125.417,49-TL asıl alacak gözetilerek davalının iflas tarihi olan 22.06.2016 tarihine kadar dosya kapak hesabının yapılması istenilmiş olup, davalının iflas tarihi itibariyle 125.417,49-TL asıl alacak gözetilerek ve tahsil harcı gözetilmeksizin yalnızca asıl alacak ve dosya masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden dosya kapak hesabının 138.278,21-TL olduğunu bildirir kapak hesabı tablosu Mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında; takip tarihinden davalının iflas tarihine kadar 125.417,49-TL asıl alacak yönünden işlemiş faiz hesabının 20.719,66-TL olduğu tespit edilmiştir.
İcra Dairesince davalının iflas tarihine kadar hesaplanan 138.278,21-TL icra dosya kapak hesabı üzerine bilirkişi raporunda tespit edilen takipten sonra iflas tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 20.719,66-TL eklendiğinde davacı tarafından davalının iflas tarihine kadar talep edilebilecek alacak miktarının 158.997,57‬-TL olduğu tespit edilmekte olup, bu suretle davacının kayıt kabul davasına dönüşen davasının kabulü ile 158.997,57‬-TL'nin davalı müflis şirketin tasfiye işlemleri yürütülen İstanbul Anadolu .... İflas Dairesi'nin .... İflas sayılı dosyasında iflas masasına davacının adi alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; 158.997,57‬-TL'nin İstanbul Anadolu ... İflas Dairesi'nin .... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına davacının adi alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 1.500,14-TL harcın mahsubu ile artan 884,74-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 25,20-TL başvurma harcı ile 195,40-TL keşif harcı olmak üzere toplam 836,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 2.495,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
¸e-imza

Hakim ....
¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim