Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1694
2025/170
18 Şubat 2025
T.C
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 08/06/2022
Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi)
Karar Yazım T: 18/02/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasındaki 67.450,00 TL bedelli doğal gaz tesisatı yapım işine dair sözleşme gereğince davacının, üçüncü kişiden almış olduğu malzemelerin 60.000,00 TL lik kısmı için davalı şirketin kredi kartından ödeme yapıldığını, henüz işe başlanmadan yapılan bu ödeme dolayısıyla iş sahibi davalının davacıdan boş senet aldığını, senet verilmediği takdirde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğine dair manevi cebir ve müzayaka halinde alınan ve işin bitiminden sonra iade edilmesi gereken dava konusu senedin iade edilmeyerek sonradan doldurulmak suretiyle icra takibine konulduğunu, bu nedenlerle senedin geçersiz olduğunu, her iki tarafın tacir olması nedeniyle bütün iş ve işlemlerin resmi deftere kayıtlı olması gerektiğini, davalının ticari defterlerinde bir alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğunu, taraflar arasındaki iki adet eser sözleşmesi kapsamında doğal gaz tesisat işlemlerinin yapıldığını, eser sözleşmesi dışında taraflar arasında nakit para alışverişinin bulunmadığını, senedin geçerli ve karşılığının kati olarak alındığının kabul edilmesi durumunda eser sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken 67.450,000 TL nin 60.000,00 TL sinin ödenmemiş kabul edilmesi gerektiğini, davanın reddedilmesi halinde terditli olarak ödenmeyen 60.000,00 TL eser ücreti alacağının davalıdan tahsilinin gerektiğini iddia ederek davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve tazminata, ayrıca 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, menfi tespit taleplerinin reddi halinde terditli olarak taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında 10/07/2019 tarihli 67.000,00 TL bedelli faturadan ödenmeyen 60.000,00 TL nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, ara buluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından takibe itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, daha sonra kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını, terditli olarak açılan davanın içeriklerinin birbiriyle çeliştiğini, davacının boş senedin doldurulması, manevi cebir ve müzayaka iddialarının doğru olmadığını, kaldı ki açık senet düzenlemesinin yasaya aykırı olmadığını, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, sunulan sözleşme ile senet bedelinin uyuşmadığını, davalıya sözleşmeden bağımsız olarak 60.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davacı her ne kadar dava dilekçesinde kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebinde bulunmuş ve bu talep kabul edilmediği takdirde davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahisle terditli talepte bulunmuş ise de; bu talepler arasında aslilik ferilik ilişkisi bulunmadığı, ilk talebin ikinci taleple bağlantısı olmayan, ayrı bir talep sonucuna ilişkin olduğu anlaşıldığından davacıya bu talebe yönelik harç yatırmak üzere kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde harcını ikmal edilmiş olması nedeniyle , bu davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği, alacak davası yönünden 06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ve arabuluculuk yasası 18/A maddesi uyarınca davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacının bu yönde başvurusunun bulunmadığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, davanın konusunun bir miktar para alacağının tahsili amacına ilişkin oluşu gözetilerek, 06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20.maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesi uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu, dava dilekçesi ekindeki ara buluculuk tutanağından ve davacı vekili beyanından davacı tarafça arabulucuya başvurulmaksızın eldeki davanın açıldığı, görevsizlik kararından sonra da arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla, 6235 sayılı kanuna eklenen 18/a-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davanın terditli dava olduğu, asıl taleplerin reddi halinde incelenmesi gerektiği, asıl talep olan menfi tespit davasının incelenip reddedilmesi ve ret kararının kesinleşmesi halinde, bu talep inceleneceğinden tefrik sonrası ret kararının usule aykırı olduğu, HMK'nun 111.maddesi gereğince, asıl talep esastan incelenip reddine karar verilmedikçe feri talebin incelenip hükme bağlanmasının mümkün olmadığı, mahkemenin görevsizlik kararı bulunduğuna dair gerekçesinin doğru olmadığı, dosyada verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı, mahkemenin delil takdirinde hataya düştüğü ve menfi tespit davalarının ara buluculuğun zorunlu olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit, tazminat, menfi tespit talebinin kabul edilmemesi halinde, iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olmakla birlikte ilk derece mahkemesince iş bu davanın konusunu oluşturan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin talep, ilk derece mahkemesinin 2022/169 esas sayılı dosyasından tefrik edilerek, yine mahkemenin ...esasına kaydedilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.6100 Sayılı HMK'nun 111.maddesinde, "Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkemece, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, feri talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." hükmü amir olup, yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan ara buluculuğa başvurmayı dava şartı haline getirilmiştir.
3.2. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi iş bu dava terditli olarak açılmış olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı ikincil nitelikte kalmakta, öncelikle davalı tarafından yapılan icra takibi dolayısıyla borçlu olunmadığının (menfi tespit) tespitine karar verilmesi talep edilmektedir. Bu durumda, bağlantılı bu taleplerin öncelik sırasına göre incelenip hükme bağlanacağından, para alacağına ilişkin istemin, bağımsız bir talep olduğu söylenemez.
3.3. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince davanın yazılı taleplerinin yalnızca para alacağı içermediği, para alacağının terditli bu davada feri nitelikte olduğu göz önünde bulundurularak, iş bu davanın zorunlu ara buluculuk şartına tabi olmayacağının kabulü ile tüm taleplerin birlikte incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile terditli alacak davası bakımından tefrik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.4. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4-5 maddeleri gereğince yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ortadan kaldırılmasına ve davanın, tefrik kararı verilen mahkemenin ...esas sayılı davası (Dairemizin 18/02/2025 tarih ...esas ve ...karar sayılı kararı ile ortadan kaldırılan) ile birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı tarafa iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 18/02/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.