mahkeme 2023/721 E. 2024/797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/721
2024/797
17 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2022
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/05/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/06/2014 günü ... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile ... plakalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motorsikletin çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyanın bilirkişi incelemesinde sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, ...'nin ise kusursuz olduğunun belirtildiğini, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile sürücü ...'in taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırıldığını, araç maliki konumunda olan ...'in ... plaka sayılı aracını ... ile sigortalattığını, müvekkilinin kazadan sonra büyük acılar çektiğini, vücudundaki kırık nedeniyle işine devam edemez durumda kaldığını, müvekkilinin oluşan zararından dolayı davalı ... AŞ'ye başvurulmuş ve talebi reddedildiğini, davalı ...'in müvekkiline vermiş olduğu maddi ve manevi zarardan dolayı 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 60.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;davacının tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası kapmasında sigortalı olduğunu, manevi tazminat hususunda müvekkili şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta şirketinin sigortalasının kusurlu oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı bulunan ... plakalı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın olayın meydana gelmesinde müvekkili ...'in asli kusurlu olduğunu, davacının ise kusursuz olduğuna dair iddiasını haksız ve haksız olduğu kadar gerçeği yansıtmadığını, davacının meydana gelen olay nedeniyle desteğe muhtaç şekilde yaşadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının motorunda meydana gelen hasar müvekkilinin ZMMS sigortası tarafından karşılanmış olduğunu, davacının talep ettiği 50.000,00 TL manevi tazminatın zenginleşmeye yönelik olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece 05.12.2019 tarihli karar ile; "Davacının sürekli iş görmezlik kaybına ilişkin maddi zarar talebinin reddine, Davacının geçici iş göremezlik kaybından dolayı maddi zarar talebinin kısmen kabulü ile; 2.057,67 TL nin kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 840,00 TL nin kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile; 3.000,00 TL nin kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının davalı ... şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiş, karar tarafların istinaf etmesi üzerine; Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "-Davacının davalı ... Şirketine karşı manevi tazminat istemli de dava açtığı görülmektedir. Sigorta şirketinden bu yönüyle de talebi bulunmaktadır. Dolayısıyla aynı zamanda Karayolları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı hakkındaki manevi tazminat isteminin reddi doğru değildir.
2-Maluliyet raporu yönüyle; sürekli ve kalıcı işgöremezlik tespiti noktasından raporda bir usulsüzlük yoktur. Ancak manevi tazminatın takdiri noktasında davacının yüzünden kalıcı iz oluşup oluşmadığının tespiti gerekir. Yine tedavi gideri kapsamında yaptığı/ yapacağı kimi masraf talebi olduğu görülmektedir. Buna göre davacının yüzünde kaza nedeniyle sabit iz kalıp kalmadığı, bunun estetik operasyonla kısmen ya da tümüyle düzeltilip düzeltilemeyeceği, düzeltilebilecek ise yapılmış ya da sarf edilecek masraflar tespit edilerek talepte nazara alınarak bu hususta karar verilmelidir. Yine davacının kazadan kaynaklı dişlerini kaybettiği, rapor temini suretiyle bunların yerine yeni diş (protez) yapılıp yapılamayacağını, tümden ya da kısmen yapılabilecek ise masraflarının - 2918 sayılı KTK'nun değişik 98. maddesi kapsamında olanlar ayıklanmak suretiyle - ne olacağını tespiti, irdelenmesi ve gerekirse bu hususta hekim bilirkişi görüşüne başvurularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Davacı vekilinin bu yönlere hedefleyen istinaf başvurusunun kabulü gerekir. Buna göre davalının tüm davacının ise diğer istinaf itirazları incelenmemiştir gerekçesiyle kaldırılmış, Kaldırma kararı üzerine mahkemece 24.11.2022 tarihli karar ile; "1-Davacının sürekli iş görmezlik kaybına ilişkin maddi zarar talebinin reddine, 2-6.619,85 TL maddi tazminatın ( 2.057,67 TL geçici iş göremezlik, 1.881,60 TL yara izi, 1.840,58 TL diş protezinden kaynaklanan ve 840,00 TL SGK dışı tedavi gideri olmak üzere) kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile; 6.000,00 TL( davalı ... yönünden poliçe limiti sınırlı kalmak kaydıyla) nin kaza tarihi olan 12/06/2014 tarihinden ( davalı ... yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişiler tarafından kusur indirimi yapılmış iken mahkemece tekrar kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca manevi tazminat miktarının da az olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi bulunmadığını, ... yönünden manevi tazminatın kabul edilmediğini, ayrıca yara izi, diş protezi, SGK dışı giderler gibi masraflardan davalıların sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının kaskının bulunmadığını asli kusurlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde mahkeme kararında nelerin bulunması gerektiği belirtilmiş c bendinde mahkemenin '' Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri belirtmesi gerekmekte olup hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir, öte yandan H.M.K.'nın 298/2.maddesi gereğince hükümle gerekçe arasında çelişki olmayacağı gibi gerekçede kendi içinde çelişemez. Buna göre mahkemece hükmün gerekçe kısmında 15.08.2022 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapıldığı, bu raporda davacının dişlerini yaptırmak için ödediğini beyan ettiği miktar 10.010,00 (onbinon) TL'nin üzerinde olması nedeniyle talebin makul ve kabul edilebilir nitelikte olduğunun değerlendirildiği, SGK tarifelerine göre SGK'nın sorumlu olduğu miktarı aşan kısım 6.167,42 (altıbinyüzaltmışyedi, kırkiki) TL olarak hesaplandığı, gerekçenin 2. Paragrafında da kabul olunan 10.010 TL diş tedavisi denildiği halde 1.840,58 TL diş tedavi ücretine hükmedildiği anlaşıldığından hüküm ile gerekçe çelişki oluşturmaktadır. Öte yandan bilirkişi SGK'nın sorumlu olduğu miktarı aşan kısım 6.167,42 TL olduğunu bildirmiş bundan % 20 müterafik kusur düşülmesi halinde miktar 4.933,94 TL olmaktadır.
Bundan ayrı davacı vekili, dava dilekçesinde 10.000 TL maddi tazminat istemiş, talep edilen zarar kalemlerini 15.01.2018 dilekçesi ile 1.000,00 TL tedavi gideri, 4.000,00 TL kazanç kaybı, 5.000,00 TL çalışma gücünden doğan kayıp olarak açıklamış, 03.11.2022 tarihli dilekçesi ile de 2.057,67 TL geçici iş göremezlik, 8.519,42 TL tedavi gideri olarak ıslah etmiş toplam 10.577,09 TL olarak ancak 577,09 TL üzerinden 1.97 TL ıslah harcı yatırmıştır. Buna göre davacı daha önceki açıkladığı 1.000 TL ve 577,09 TL olmak üzere 1.577,09 TL üzerinden tedavi gideri alacağı harcı yatırmış olup kalan miktar üzerinden yatan harç diğer alacakları içindir. Buna göre davacıya talep ettiği 8.519,42 TL üzerinden tedavi gideri alacağı harcı yatırtılması ( 1.577,09 TL için yatırılmıştır) bundan sonra davacının tüm talepleri hakkında gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmadan karar verilmesi için tarafların esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İlk derece mahkemesince verilen hükmün 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda açıklandığı üzere yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacının ve davalılar ... ve ...'in peşin yatırdığı istinaf karar harçlarının isteği halinde iadesine,
5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 17/05/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.