mahkeme 2023/462 E. 2023/2058 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/462
2023/2058
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2022
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
YAZIM TARİHİ: 09/01/2024
Davacı vekili; davalı .. un idaresindeki .... plakalı araç ile davacının içinde bulunduğu .... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının %44,2 oranında maluliyete uğradığının mütalaa edildiğini, kazanın oluşunda davalı sürücünün ağır asli kusurlu olduğu, diğer sürücülerde kusur bulunmadığını ileri sürerek şimdilik 200.000 TL gelir ve iş gücü kaybının davalı .... ile sürücü ... dan , 10.000 TL tedavi giderinin davalı .... ve .... Başkanlığından müştereken ve müteselsilen, 300.000 TL manevi tazminatın ise davalı ... dan olay tarihinden işleyecek avans faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş; 24/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, 200.000 TL olan sürekli iş göremezlik talebini 4.602.740,74 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 22.844,02 TL'ye, tedavi gideri talebini 124.524,06 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı .... vekili davaya cevap vermemiş, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunarak davanın tümden reddini talep etmiştir.
Davalı .... vekili; geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının müterafik kusuru bulunduğunu; 13/06/2022 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiş; 08/06/2022 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısmın zamanaşımından reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmi dava olarak açıldığı (belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair bir ibare bulunmadığı), kaza tarihi olan 30/05/2010 tarihinden ıslah tarihi olan 24/05/2022 tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle ıslah ile arttırılan talepler yönüyle istemin zamanaşımına uğradığından bahisle davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 195.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar .... ve .... , 10.000 TL tedavi giderinin davalı .... ile davalı .... Başkanlığından işleyecek yasal faizleriyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının ise tümden kabulüne karar verilmiştir.
Müddetinde verdikleri istinaf dilekçelerinde özetle,
A- Davacı vekili;
1-Dava miktarının ıslah ile arttırılması ek dava niteliğinde olmayıp, dava dilekçesinin kısmi ıslahı niteliğinde olması nedeniyle buna karşı zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceğini, talebin arttırılan kısmının reddinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,
2-Davacının yurtdışında yaşadığı, halen fizik ve ilaç tedavisi gördüğünden zararın sonucunun belirli olmadığı, zararın devam ettiğini, bu nedenle dava zamanaşımı süresinin başlamayacağını, davacının uğradığı maddi zararı hesap raporunun tebliği ile öğrendiğini,
3-.... tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmadığını,
4-Davacının yurt dışında gördüğü tedavi nedeniyle yaptığı harcamaları .. dan talep edemeyeceğine dair red gerekçesinin ve hüküm fıkrası (8) nolu bentte reddedilen kısım yönüyle 32.400 TL ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hata teşkil ettiğini,
B- Davalı .... vekili;
1-Poliçe teminat limiti aşılarak müvekkili aleyhine karar verildiğini,
2-.... tedavi giderinden sorumluluğu bulunmadığını, ... nın sorumlu tutulması gerektiğini, aksi halde yurtdışındaki tedavi gideri ile Türkiye'deki tedavi gideri arasındaki ücret farkının tespiti gerektiğini,
3-Kazaya karışan aracın türü ve özellikleri belirlenmeden eksik araştırma ile karar verildiğini (silindir hacmi 50 cc altında ise .... sorumlu olmadığını),
4-Hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini,
5-... tarafından ödenmiş rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılmadığını,
6-Raporların doğru ve denetime elverişli olmadığını, gelirin fazla gösterildiğini, tazminat hesabında yeni genel şartlar gereği %1,65 iskonto oranının esas alınmadığını,
7-Kusur oranının kesin olarak tespiti gerektiğini,
8-Temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini,
C- Davalı .... Başkanlığı vekili;
1-Davadan önce kuruma başvurulmadığından temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle aleyhe yargılama gideri ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
2-Mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğini,
İleri sürerek kararının kaldırılması ve talepleri gibi hüküm kurulmasını istemişlerdir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1- .... Yönetmeliğinin 9. maddesine göre Güvence Hesabı trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına almaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde ise; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir.
2- Dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan .... tarihli raporda; " 30.05.2010 günü Saat:05.30 sıralarında sürücü .... , yönetimindeki "...." plaka sayılı otomobil ile .... içinden ...Otel yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, yol kenarında park halinde bulunan "...." plaka sayılı otomobile arka sol kısmından çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yol bölümüne girip, bu yol bölümünde seyretmekte olan sürücü .... yönetimindeki "...." plaka sayılı otomobile çarpması sonucu, söz konusu araç içinde bulunan yolculardan, davacı ... nun yaralanmasıyla neticelenen, dava konusu kazada sürücü ... un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği, Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 31/05/2018 tarihli ve 11/09/2018 tarihli raporunda davacının 3 (Üç) ayda iyileşeceği ve %29 oranında maluliyeti bulunduğu bildirilmiştir.
3-) Somut olayda; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, kazanın oluş şekline göre Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin .... tarihli raporunda açıklanan olayın oluş şekline göre .... plaka sayılı karşı araç sürücüsü ... un tam kusuruyla kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olması, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu .... plakalı diğer araç sürücüsü ve davacının kazada kusursuz olduğunun sabit oluşu, yargılama sırasında AÜ. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 31/05/2018 tarihli ve 11/09/2018 tarihli heyet raporunda davacının 3 ayda iyileşeceğinin belirtilmiş olması, %29 oranında maluliyet tespiti ile devam eden veya artan maluliyeti bulunduğuna dair tespitte bulunulmamış olması, devam eden zarar hususunun dosya kapsamında ispat edilemediği, yabancı uyruklu davacının Türkiye'de 30/05/2010 tarihinde .... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada kaza geçirdiği ve vücudunda kemik kırıkları oluştuğu, ilk müdahalesi ve tedavisi Türkiye'de yapıldıktan sonra yurt dışında tedavi gördüğü, Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanınca davacı ... ya uygulanmış olan tedavinin yaralanmanın mahiyetine göre gerekli, uygun ve uzun süreli olmasının normal olduğu belirtildiğinden, hüküm altına alınan tedavi giderlerinin kaza ile illiyetli olan ve Türkiye'de yapılan tedaviye ilişkin olduğu için ( yurt içinde yapılan ve karşılanmayan toplam tedavi gideri 12.530,72TL olarak hesaplanmış olmakla) SUT hükümleri uyarınca ... dan talep edilebileceği, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nde geçici iş göremezlik zararlarından Güvence Hesabı'nın sorumlu olmadığına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, geçici iş göremezlik zararının usul ve yasaya uygun düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... dan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası teminatlarının sakatlanma halinde kişi başına 175.000 TL ve sağlık giderleri teminatı olarak ayrıca 175.000 TL ile sınırlı olup kararda ...'nın sorumluluğunun 175.000 TL olan poliçe limiti ile sınırlı tutulmuş olduğu, kazaya karışan her iki aracın otomobil olması nedeniyle ZMMS' na tabi olması ve yolcu konumunda olan davacı yönüyle yalnızca ve sadece içinde bulunduğu araç sürücüsü, işleteni ve Trafik sigortacısı hatır taşıması indiriminden faydalanabileceğinden davalı .....hatır taşıması indirimi isteminin yersiz oluşu, tazminat hesabı yönüyle davalıların gerekçeli itirazlarının bulunmayışı, olay tarihinde aşçı olan davacının geliri yönüyle yapılan araştırma sonuçları, raporların Yargıtay uygulamasına ve mevzuata, gerçek zarar ilkelerine uygun usulünce düzenlenmiş olup mahkemece benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmaması, .... ve .... yönüyle dava tarihinden faize hükmedilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olması, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair açık bir ibare bulunmaması, kısmi dava olarak kabulü ile kaza tarihi olan 30/05/2010 tarihinden itibaren ıslah tarihi olan 24/05/2022 tarihine kadar geçen sürede olayda uygulanması gereken ve TCK'da düzenlenen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalıların süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi ve olay tarihinde yürürlükte olan BK'nun .60 maddesine göre tazminat istemi,... her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağından (kısa ve uzun zamanaşımı sürelerinin dolduğu) mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf taleplerinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili ile davalı .... vekili ve davalı ..... Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacı vekili ile davalı .... vekili ve davalı .... Başkanlığı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacının peşin yatırdığı 80,70 TL harcın mahsubuna, bakiye 189,15 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı .... peşin yatırdığı (80,70 + 3.505,30) 3.586,00 TL istinaf karar harcının mahsubuna, bakiye 8.368,25 TL'nin anılan davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davalı .... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan, onun yönünden istinaf harçları konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Yapılan istinaf başvuru giderlerinin yapanlar üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine,
7-Avans iadesi, kesinleştirme, kararın temyiz edilmemesi durumunda harç tahsil müzekkeresinin düzenlenmesi ve sair işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
29/12/2023 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca davacı yönüyle kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, davalılar yönüyle ise kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.