Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/10

Karar No

2026/51

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:06/02/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:14/10/2022
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:06/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:06/02/2026

Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 04/06/2021 günü saat 16.25 sıralarında davalı ...’nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ... marka araç ile ... Caddesi üzerinden tünel istikametine doğru seyir halindeyken ... istikametine doğru karşıdan karşıya yaya olarak geçmeye çalışan müvekkil ...’e çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve bilinci kapalı şekilde hastaneye kaldırıldığını, müvekkili ...’in mezkûr kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin sol dizinde, sağ dirseğinde ve sağ göğsünde derin kesikler ve sol omzunda kırık meydana geldiğini, hastanede yapılan müdahalelerde müvekkilinin sol omzunda meydana gelen kırık nedeniyle kalıcı platin takıldığını, 12 adet dikiş atıldığını ayrıca müvekkilinin derisi tellerle tutturulduğunu, müvekkilinin mezkur kaza nedeniyle halen sol kolunu kullanamadığını, müvekkili üç çocuk sahibi olup çocuklarının hepsi de küçük ve daha okul çağlarında olduğunu, müvekkilinin çocuklarını okula hazırlamak ev işlerini yapmak bir yana kendi ihtiyaçlarını dahi gidermekte güçlük çektiğini, kaldı ki tek kolunu kullanabilen bir insanın günlük yaşamında ne derece güçlük çekeceği izahtan vareste olduğunu, bu nedenle de müvekkili ...'in omzunda, kolunda ve diğer uzuvlarında iş gücü vs. kaybı yaşadığını, bu nedenle Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edilerek mevzuattaki uygun Yönetmelik kapsamında maluliyet oranının belirlenmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da sigorta şirketi tarafından ret cevabı gelmiş ve taraflarına hiçbir ödeme yapılmadığını, trafik kazasında ağır bir şekilde yaralanıp sakatlanan defalarca ameliyata maruz kalıp vücudunda kalıcı platinle yaşamına devam etmek zorunda kalan müvekkilinin kaza tarihinde 41 yaşında olup yapılan tüm tedavilere rağmen müvekkilinin büyük oranda malul kaldığının açık olduğunu, ilerleyen süreçlerde de çeşitli ameliyatlara gireceğini, gerek sakatlık halinin ve vücuttaki sabit izlerin verdiği rahatsızlık gerekse de defalarca ameliyata maruz kalması ve yaşamına eskisi gibi devam edemeyecek olmasının yarattığı psikolojik travma sebebiyle müvekkilinin aşırı derecede üzüntü duyduğunu ve ruh sağlığı bozulduğunu, bu sebeple kazaya sebebiyet veren davalı ...’dan manevi tazminat talebi isteminin hasıl olduğunu, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla; öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile davalı ... adına kayıtlı araçlar ile taşınmazların üzerine tensiple birlikte teminatsız olarak 3. şahıslara kötü niyetli devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasını, davacıya ödenmesi gereken 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL tedavi gideri/masraf olmak üzere toplam 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacıya ödenmesi gereken 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle 14/06/2021 tarihli saat ... sıralarında müvekkilin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ... marka araç ile trafik ve yol durumuna uygun, normal hızda ve kontrollü ... Caddesi üzerinden tünel istikametine doğru seyir halindeyken ... istikametine doğru yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı tarafa çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın akabinde trafik polisleri iştirakinde tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile de müvekkilin davaya konu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı sabit olup, tanzim edilen raporda “Bu kazanın oluşumunda ... KTK’nin 68/b-3 maddesini ihlal ettiği, diğer ... plakalı araç sürücüsü ...’nın ise bu kazada kusurunun olmadığı anlaşılmıştır." şeklinde bu durum açıkça tespit olunduğunu, KTK’nin 68/b-3 maddesi, yayalar yollarda kendileri için ya da sürücüler için herhangi bir ışık ya da levha bulunmuyor bile olsa da, dikkatli davranmaları ve yakın mesafede araç bulunuyorsa acele etmeden beklemeleri gerektiğine vurgu yaptığını, buna göre yaklaşan müvekkil kontrolündeki aracın uzaklık ve KTK Md. 51 ve Md.100'e göre uygun olan hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda hareket etmemiş olan davacı taraf söz konusu KTK'nin 68/b-3 maddesini ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunu, bu husus mahkemece tanzim ettirilecek bilirkişi raporuyla da görüleceğini, müvekkilinin davaya konu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracı ile meskun mahal içerisinde seyir halinde iken aracın hızını hava, yol, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamış ve yol durumuna uygun hareket ettiğini, kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu kaza tespit tutanağında da açıkça görüleceği üzere davacının kendisi olduğunu, TBK Md.49 vd. uyarınca tazminat yükümlülüğü kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar vermekle doğacağını, belirttikleri üzere müvekkilin dava konusu kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki yarardan yoksun işbu davanın reddiyle, vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle müvekkil şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, 14/06/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur izafe edilmediğinden dolayı, sayın mahkemece davanın kusur yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiği her durumda araştırılmasını Karayolları Genel Müdürlüğünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araçta meydana gelen teknik bir arızanın kazanın oluşmasına sebebiyet verip vermediği hususu da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, tedavi gideri ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat talebi sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkil şirketin bu talepler nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, sigortalı araç sürücüsü meydana gelen kazada kusursuz olduğundan, davanın reddini, her durumda davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderleri talebi bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmadığından davanın reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının maluliyetinin ve illiyet bağının tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e” göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderilmesini, Sayın Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından ve Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen TRH 2010 Tablosu 1.8 teknik faiz esas alınarak yerine getirilmesini, Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle var ise, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, faiz talebinin reddini, davaya yönelik tüm beyanların dikkate alınmak suretiyle, şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçede belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle dosya kapsamına alınan kusur raporuna göre davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacının asli kusurlu olduğu tespit edildiğinden ve yapılan tespit, kaza tespit tutanağına ve kazanın oluşuna, dosya kapsamına uygun olduğundan, bu doğrultuda davacının davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalı araç sürücüsünün yanlış şeritten araç sürdüğü, davalı sürücünün hızlı olduğu, davalı sürücünün en azından tali kusurlu kabul edilmesi gerektiği, aksi yönde görüş içeren bilirkişi raporunu kabul etmedikleri ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Davacı trafik kazasında yaralandığını, davalının kusurlu olduğunu ileri sürüp maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş; davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş; ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kaza tespit tutanağına göre davacının kusurlu olmasına, ilk derece mahkemesince keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmasına, alınan bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağında olduğu gibi davacının kusurlu olduğunun belirtilmesine, davacının ve davalının olayın gerçekleşme biçimine ilişkin anlatımları gözetildiğinde kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporundaki davacının tam kusurlu olduğuna ilişkin görüşün isabetli olmasına, davalının hızlı olduğunun ispat edilememesine, olay yerindeki yolun iki yönlü olmasına, davalının sağ şeritten aracını sevk ve idare etmesine, istinaf dilekçesindeki tabelada sağdan gidiniz uyarısının bulunmasına, davalı sürücünün kusurlu olduğunun ispat edilememesine, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nin 355. maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 651,3‬0 TL eksik harcın başvurandan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine,
HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 06/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim