mahkeme 2022/3161 E. 2023/2053 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/3161
2023/2053
29 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2022
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024
Davacı vekili; 16/12/2013 günü işleteni ...Şirketi, trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş., sürücüsü ise ... olan ... plakalı araç ile işleteni ... , sigortacısı ... Sigorta A.Ş., sürücüsü ise ... olan ... plaka sayılı aracın çarpışması, akabinde davalı ...'ın aracının, davacı ...'ın kullandığı elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada yaralanan davacı çocuk ...'da ağır maluliyet oluşması nedeniyle davacı anne ...'nın onun maddi desteğinden yoksun kalacağını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 10.000TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000 TL maddi tazminatın, yine davacı ... için iş gücü kaybı nedeniyle 10.000 TL maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle davalı taraftan tahsilini talep etmiş; sonrasında verdiği 04/03/2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde davacı ... için 10.000 TL çalışma gücü kaybı ile 10.000 TL tedavi masrafı, davacı ... için talep edilen 20.000TL maddi tazminatı 10.000 TL'si destekten yoksun kalma tazminatı, 5.000 TL bakıcı gideri ve 5.000 TL tedavi gideri olarak açıklamış, 08/04/2022 tarihli harç tamamlama ve ıslah konulu dilekçesi ile ise; davacı ... için işgücü kaybından kaynaklanan zararına karşılık 829.569,79TL, bakıcı masraflarına karşılık 1.192.034,63TL ve tedavi masraflarına karşılık 72.607,63TL talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı ...'ın kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, kazada oğlu ölmeyen ...'nın destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağını, tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığı gibi manevi tazminat da talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket temerrüte düşmediğinden olay tarihinden faiz işletilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; kazaya karışan araçların müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalı ... dava tarihinden evvel vefat ettiğinden onun aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise feragat nedeniyle reddine; davacı ...'nın diğer davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; davacı ... için 72.607,63TL tedavi gideri ve 829.569,79 TL işgücü kaybı zararı olarak toplam 902.177,42 TL maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... , ... Limited Şirketi, ... ve ... sigorta A.Ş den tahsiline, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin yargılama sırasında yaptığı geçici ödemelerin infaz aşamasında nazara alınmasına, bakıcı gideri zararı yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına; manevi tazminat istemlerinin ise tam kabulüne karar verilmiştir.
Müddetinde verdikleri istinaf dilekçelerinde özetle,
A- İstinaf eden davacılar vekili;
1-Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere bakıcı giderlerinin de tedavi giderleri arasında olduğu, ancak mahkemece bakıcı giderinin tedavi masraflarından ayrı tutularak, bu talebin usulsüzlüğüne ilişkin ayrıntılı ve açıklayıcı gerekçe gösterilmeksizin bakıcı ve bakım gideri talebi yönünden hatalı karar verildiğini,
2-Davacı ... kazada yaralanarak %100 malul kalmasa idi yaşadığı sürece annesine mali olarak destek olacak iken maluliyeti sebebi ile hem bedenen hem de mali olarak annesinin bakımına muhtaç kaldığını, davacı annenin oğlunun muhtemel desteğinden yoksun kalması sonucu maddi zarara uğradığını, bu bakımdan davacı annenin destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi ve bakıcı masraflarına ilişkin isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin hatalı olduğunu,
3-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat beyanı olmadığından, feragat nedeniyle ret kararı verilemeyeceğini,
4-Yargıtay HGK'nun 11.09.2013 tarih ve 2013/14- 621,1297 sayılı kararında belirtildiği üzere, dava açılış tarihinde davalı ...'ın sağ olup olmadığı bilinememiş olup, yargılama devam ederken davalının mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi imkanı verilmeden, mahkemece davadan önce ölmüş olması nedeniyle husumet yokluğundan red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı düştüğünü,
B- İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekili;
1- Davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki feragatin diğer davalılara ve müvekkili sigorta şirketine de sirayet edeceğini, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın da feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini,
2- İlk derece mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ek kararı ile TBK.m.76. uyarınca verilen 30.000TL geçici ödemeye ilişkin olarak Antalya 5.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkili sigorta şirketi tarafından 10.04.2015 tarihinde 34.469TL; ve yine 21.09.2020 tarihli 30.000TL geçici ödemeye ilişkin ara kararına istinaden Antalya Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına 11.11.2021 tarihinde 33.784,67TL ve 05.01.2021 tarihinde 3.645,83 TL ödendiği, geçici ödemelerin poliçe sorumluluk limiti olan 250.000TL'den düşülmesi gerekirken gerekçeli kararda geçici ödeme tutarlarının infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilerek hükmün infazında tereddüt yaratıldığını, ödemelerin poliçe limitinden düşülerek sigorta şirketinin bakiye sorumlu olacağı tutarın gerekçeli karara net olarak yazılması gerektiğini,
3- Maddi tazminata ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretinin poliçe limiti üzerinden hesaplanması gerekirken, tüm tazminat miktarı üzerinden müvekkili aleyhine olacak şekilde hüküm kurulduğunu,
İleri sürerek kararın kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesini istemişlerdir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemina dairdir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-a-Davacı ... ile ilgili Adli Tıp Üst Kurulunca düzenlenen raporda; kaza sebebiyle frontal loblarda yaralanma olduğu, davacının maluliyetine sebep olan arazların kalça bölgesinden aşağıdaki bölgelerin yaralanmasına bağlı olduğu; çalışma gücünü %64 oranında kaybettiği ve 18 ayda iyileşeceği; bakıcı masrafı talep edilmesi nedeniyle üniversite hastanesinden bakıcıya ihtiyaç duyulan süre yönünden alınan rapora göre, "kişinin sürekli olarak bakıma ve bakıcıya muhtaç olduğu" yönünde görüş bildirildiği,
b-Kusur yönünden; olaya dair ceza dosyasında alınan kusur raporunda davalı sürücü ... ’ın tali, ... ’ın asli kusurlu, davacı ... ’ın ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, yargılamada bilirkişi ...'dan alınan kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü ... ’ın kontrolsüz kavşaklarda sağdan gelen araçlara yol vermek kuralını ihlal ettiğinden %75 oranında, ... ’ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmak kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu, ... ’nın ise kusurlu olmadığının belirtildiği; Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ise ... ’ın %25 oranında ... ’ın %75 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, kusur raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu,
c-Aktüer bilirkişi raporunda; davacı ... ’ın kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararının olmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 829.569,79TL olarak hesaplandığı, ... ’ın %25 ve ... ’ın %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde davalı ... ve ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin yaptığı geçici ödeme mahsup edildiğinde bakiye sorumluluğunun 177.392,45TL olacağı, davalı ... ve ZMMS şirketinin sorumluluğunun ise 622.177,34 TL olduğu, Üniversite Hastanesinden alınan rapora göre davacının yaşamı boyunca sürekli bakıma muhtaç olmasından dolayı 1.192.034,01TL bakıcı gideri olacağının belirtildiği, davacının tedavi masraflarına ilişkin dosya içine getirtilen belge ve kayıtlar üzerinde hesap bilirkişisi ... tarafından yapılan incelemede davacının SGK kapsamında olmayan tedavi masraflarının 72.607,63TL olduğunun bildirildiği,
Görülmüştür.
2-Dosya içindeki belgeler ve ceza dosyası içeriği ile nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın kazadan 5 gün sonra ve dava tarihinden önce 21/12/2013 günü öldüğü, bu davalı yönünden Antalya C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında 02/06/2014 tarihli ek takipsizlik kararı verildiği ve dosyanın müştekisi olan davacı tarafa tebliğe çıkarıldığı, bu nedenle yalnızca sürücü ... hakkında ceza davası açıldığı ve davacıların müşteki/katılan sıfatıyla kendisini vekil ile temsil ettirdiği, davacı tarafın adı geçenin öldüğünü dava tarihi olan 05/06/2014'den önce savcılık dosyası ile öğrenmiş olacağı, yine ceza yargılamasında davacı ...'nın hazır bulunduğu celsede bu durumun duruşma zaptına geçirildiği anlaşılmakla HMK'nun 124. maddesinin olayda uygulama yeri bulunmadığı, bu nedenle ölmüş kişiye karşı dava açılamayacağından bu davalı yönüyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişen itirazının reddi gerekir.
3-Davacı vekili 06/04/2015 tarihli beyan dilekçesi ile; kaza tarihinin 2009 yılı olmasına ve poliçenin kaza tarihini kapsamamasına rağmen Antalya C. Başsavcılığınca soruşturma dosyasında davalının trafik sigorta poliçesi olarak kayıt altına alınmış olması sebebi ile zuhulen davalı ... Sigorta’ya da davanın yöneltildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski unvan ... Sigorta) yönünden davadan vazgeçildiğini beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) yönünden açılan maddi tazminat davasında davacı vekilince verilen 06/04/2015 tarihli beyan dilekçesinin içeriği gözetildiğinde, yanılgı sonucu dava açıldığından bahsedilerek bu davalı şirket yönüyle açılan davadan vazgeçildiği belirtilmekle, söz konusu vazgeçmenin bu davalı bakımından istem sonucundan vazgeçme dolayısı ile davadan feragat niteliğinde olduğu, davanın geri alınması niteliği taşımadığından yanılgı sonucu davalı olarak gösterilen sigorta şirketi yönüyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak sözkonusu feragat adı geçen şirketin zarar sorumlusu olmaması (pasif husumetinin bulunmaması) nedeniyle yapılmış olup hakkın özünden feragat niteliği taşımadığından diğer tazminat sorumlularına sirayet etmeyecektir. Bu nedenlerle davacılar vekili ile davalı sigorta vekilinin bu yöne ilişen itirazı yersiz olup reddi gerekir.
4- Davacıların talebine ilişkin;
a-Dava dilekçesinin anlatım kısmına dair 2. sayfası (5) nolu kısım 1. parağrafında davacının yaralanması nedeniyle tedavi gideri ve bakıcı gideri zararı bulunduğu ileri sürülerek 10.000TL tedavi ve bakım gideri tazminat talep edildiği, 2. paragrafında müvekkil ... için vücut bütünlüğünün ihlali ve işgücü kaybı nedeniyle 10.000TL maddi tazminat istenmiş, dava dilekçesinin konu kısmı ile sonuç ve istem kısmında ise; "davacı ... için 10.000TL maddi tazminat ,davacı anne ... için 10.000TL destekten yoksunluk tazminatı ve 10.000TL tedavi gideri gideri olmak üzere 20.000TL maddi tazminat istenildiği,
b- Mahkemece verilen ara kararı üzerine 04/03/2019 tarihli talep açıklama dilekçesinde müvekkili ...'ın bilinci kapalı ve solunum cihazına bağlı şekilde evde bakımının yapıldığı süreçte anne ...'nın bakım ve tedavisi için harcama yaptığından bahisle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;
-... için, 10.000 TL olan talebini tedavi gideri olarak,
-... için, 20.000TL olan talebinin 10.000 TL'sinin tedavi giderleri için (bunun da 5.000TL'si bakıcı gideri (15.01.2014-15.02.2014 tarihleri arası günlük 50 TL bakıcı gideri, (20.02.2014-13.05.2014 tarihleri arası günlük 50 TL bakıcı gideri ) 5.000 TL'si tedavi gideri olarak ( 29.11.2014 tarihli 2.893,50 TL fatura, 08.12.2014 tarihli 1.250 TL fatura, 01.12.2014 tarihli 249,99TL fatura, 08.12.2014 tarihli 700TL fatura, 04.12.2014 tarihli 335 TL fatura, 06.12.2014 tarihli 285TL fatura, 29.11.2014 tarihli170 TL fatura,)
10.000 TL'sinin ise destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu açıklanmıştır.
c- Mahkemece 28.03.2022 tarihli duruşmada talep sonucunu açıklaması ve eksik harçları yatırmak üzere süre verilmesine istinaden dosyaya sunulan 11/04/2022 tarihli " Islah talebimizdir" konulu dilekçede, eksik harçlar ikmal edilmek suretiyle, davacı ... yönünden talep edilen maddi tazminat mucibince, dosyaya sunulu;
- 06.03.2020 tarihli Dr. ... tarafından düzenlenen rapora göre,
sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan toplam maddi zarar 829.569,79 TL olarak , - 06.08.2021 tarihli Dr. ... tarafından düzenlenen rapora göre, bakım giderleri yönünden maddi zarar 1.192.034,01 TL olarak,
- 22.01.2022 tarihli Dr. ... tarafından düzenlenen rapora göre, tedavi giderleri yönünden maddi zarar 72.607,63 TL olarak belirlenmiş olmakla,
Söz konusu raporlara göre netice-i talebini artırdığını,
Davacı ... yönüyle söz konusu raporlarda davacı annenin destekten yoksunluk zararı olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de müvekkili ...'ya destek verebilecek tek kişi oğlu iken onun da kaza nedeniyle iş göremez hale gelmesi karşısında bu görüşün hatalı olduğu,
Şeklinde talep ve açıklamada bulunulmuştur.
5-a) Davacı ...'nın destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden; destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu hayatını kaybedenin yakınları üzerinde doğan, can kaybından kaynaklı zararların giderilmesini amaçlayan tazminat hakkıdır. Davacı ... kazada sadece cismani zarara uğradığından (ölüm hali gerçekleşmediğinden), bu kaza nedeniyle diğer davacı ...'nın destekten yoksunluk zararı oluştuğundan bahsedilemez. Mahkemece destekten yoksunluk tazminatı talebinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
b) Davacı ...'nın bakıcı gideri ve tedavi gideri talebi yönünden, TBK'nın 54. maddesinde açıklandığı üzere bedensel zararlardan biri de tedavi giderleridir. "Bakıcı gideri kaza sonucu yaralanan ve maluliyeti nedeni ile başkasının bakımına muhtaç durumda olan zarar görenin tedavisinin gerektirdiği zorunlu ve gerçek bir gider olması nedeni ile tedavi gideri kapsamında değerlendirilmektedir" (Yargıtay 17. HD. 2016/16943 esas, 2017/9971 karar). Kaza tarihi itibariyle 14 yaşında olan davacı ...'nın kaza nedeniyle uğradığı cismani zararın boyutu nazara alındığında ömür boyu başka birinin bakımına muhtaç olacağı anlaşılmakla; kaza tarihinde 14 yaşında olan küçüğün kanuni velisi olarak annesi tarafından tüm ihtiyaçları, tedavi gideri ve bakım masrafının karşılanacağı doğal olup, reşit olduktan sonra ağır maluliyeti nedeniyle ömür boyu bakıma muhtaçlığı ve davacı annenin Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile veli olarak atandığı, halen de annenin velayeti altında bulunması karşısında hayatın olağan akışı içinde küçüğün tedavisiyle ilgili tüm masraflarını annenin karşılayacağı muhakkaktır. Mutazarrırın bakımını üstlenen annesi davacı ...'nın dava dilekçesi ve talep açıklama dilekçesi ile tedavi gideri ve bakıcı gideri talebinde bulunduğu gözetilerek lehine taleple bağlı kalınarak tedavi ve bakıcı giderine hükmedilmesi gerekirken, tümden reddedilmesi dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Davacılar vekilinin bu yöne ilişen itirazı yerindedir.
c) Davacı ... hakkında, meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle iş gücü zararı ve tedavi masrafı zararı bulunduğundan 829.569,79TL iş gücü kaybı ve 72.607,63TL tedavi masrafı olmak üzere davacı lehine toplam 902.177,42TL maddi tazminata hükmolunmuş, bakıcı gideri yönüyle başlangıçta dava dilekçesi ile usulüne uygun şekilde harçlandırılarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Her ne kadar açıklama dilekçesi ile başlangıçta davacı ... için talep edilen 10.000TL'lik istem tedavi gideri olarak açıklanmış ise de, dava dilekçesinde işgücü zararı olarak istemde bulunulduğu dikkate alındığında bu zarar kalemi yönüyle sonradan ilave talepte bulunulması, ıslah ile dahi talebin genişletilmesi ve yeni zarar kalemleri eklenmesi yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda usulen mümkün olmadığından, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde bu davacı lehine tedavi giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Taraflarca bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş ise de; davacı tarafça bu yönde usulünce açılmış bir dava bulunmadığından kamu düzeninden sebeple kararın resen kaldırılarak düzeltilmesi gerekir. Yine kazaya dahil olmayan davacı ...'nın az yukarıda açıklandığı üzere dava dilekçesi ve açıklama dilekçesi ile lehine tedavi ve bakıcı gideri talep edilmekle velisi olarak çocuğu için yapmış olduğu ve SGK ödemesi dışında kalan tedavi giderlerini de hakkaniyet gereği kendi adına talep edebileceği (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), tedavi gideri zararı oluştuğu dikkate alınarak davacı lehine taleple bağlı kalınarak bakıcı ve tedavi giderine hükmedilmesi gerekirken, bu talebin tümden reddedilmesi dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
6-Davalı sigortanın itirazı yönüyle;
a-Sigorta şirketleri 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu, nedeniyle poliçe limitini teşkil eden miktar kadar sorumludur.
b-Geçici ödeme Borçlar Kanunu’nun 76. maddesinde “Zarar gören iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği taktirde hakim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir. Tazminata hükmedilmezse hakim davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemenin 24/02/2015 tarihli ara kararı uyarınca hükmedilen 30.000 TL avans yönüyle davacı tarafça Antalya 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 02/03/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, 02/03/2015 tarihinden ödeme tarihi olan 10/04/2015 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte toplam 34.469 TL olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edildiği, yine 21/09/2020 tarihli celsede verdiği ara kararı uyarınca hükmedilen 30.000 TL avansın tahsili için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 21/09/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu tarihten itibaren ödeme tarihi olan 05/01/2021 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte toplam 37.430,50 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edildiği görülmekle, davalı ... Sigorta A.Ş. toplam 60.000 TL geçici ödeme yapmış ve kendisiyle birlikte müteselsil sorumluları da bu miktar üzerinden borçtan kurtarmıştır. Ancak mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda bu miktar sadece sigorta şirketi yönüyle mahsup edilmiş, diğer sorumlulara sirayet ettirilmemiştir. Yine davalı sigorta şirketince yapılan bu ödemenin poliçe limitinden düşürülmesi ile kalan miktar üzerinden sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, yapılan ödemelerin kararın infazında dikkate alınmasına dair karar verilmesi de hatalı olmuş, bu durum davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazlarının kabulünü gerektirmiştir. Dairemizce davalı ... Sigorta Şirketinin yaptığı ödemeler nazara alınarak, dosyadaki mevcut bilirkişi raporları üzerinden resen yapılan hesaplama sonucu davacı ...'ın sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan bakiye maddi zararı (829.569,79 - 60.000= 769.569,79 TL) belirlenmiştir. Her ne kadar sigorta dışındaki davalılar istinafa gelmemiş ise de; ödeme ile borç sona ereceğinden tazminatın (30.000+30.000) 60.000TL 'lik kısmı ödeme ile düşmekle diğer davalıları da aynı miktarda borçtan kurtaracaktır. Yine geçici ödemenin mahsubunda hükmolunan ve sigorta şirketince ödenen 60.000TL'nin toplam tazminattan düşülmesi gerekirken işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte mahsubuna karar verilmesi doğru olmamıştır.
7-HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.
8-İzahı yapıldığı üzere, davacılar vekilinin bakıcı ve tedavi giderine, davalı sigorta şirketinin ise yargılama sırasında yapılan ödemelerin mahsup edilmesine ve bakiye poliçe limitiyle sınırlı tutulmalarına yönelik istinaf itirazlarının kabulüne, sair istinaf itirazlarının esastan reddine, kabul edilen itirazlar sebebiyle ve resen tespit edilen hususlar bakımından kamu düzeninden sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden tesisine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden tesisine,
II-1-Davalı ... yönünden açılan davanın davadan evvel vefat ettiğinden husumet yokluğundan reddine,
2-a-Davalı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine,
b- AAÜT uyarınca 5.100 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
3-Davacıların davalılar ... Limited Şirketi, ... , ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtıkları maddi tazminat davaları bakımından;
a-Davacı ...'nın açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 829.569,79 TL iş gücü kaybı tazminatından davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenen 60.000 TL'nin mahsubu ile 769.569,79 TL bakiye tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 12/09/2014 dava tarihinden, davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... yönünden ise 16/12/2013 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Davacı ...'nın tedavi ve bakıcı giderine yönelik isteminin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 5.000TL bakıcı gideri ve 5.000TL tedavi gideri olmak üzere 10.000TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 12/09/2014 dava tarihinden, davalılar ... , ... Limited Şirketi ve ... yönünden ise 16/12/2013 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine,
c-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tazminat sorumluluğunun bakiye poliçe limiti olan 190.000 TL ile sınırlı tutulmasına,
ç-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yargılama sırasında ödenen 30.000 TL avansın, 12/09/2014 dava tarihinden, davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... yönüyle 16/12/2013 olay tarihinden 02/03/2015 takip tarihine kadar işleyecek yasal faizinin davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
d-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yargılama sırasında ödenen 30.000 TL avansın, 12/09/2014 dava tarihinden, davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... yönüyle 16/12/2013 olay tarihinden itibaren 21/09/2020 takip tarihine kadar işleyecek yasal faizinin davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,
e- Davacı ... tarafından tedavi gideri ve bakıcı gideri yönüyle usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
f-Davacı ...'nın destekten yoksunluk tazminatı isteminin aktif husumet yokluğundan reddine,
g-Alınması gereken 53.252,41 TL karar harcından, davacı tarafça yatırılan 7.324,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 45.928,11TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... , ... Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 12.978,90 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına),
ğ-Davacıların yaptığı 7.324,30TL harç giderinin davalılar ... , ... Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
h- Davacıların yaptığı 4.466,85 TL yargılama giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.085,45TL ile sınırlı tutulmasına) ,
ı-Davalıların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
i-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 55.528,48 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... , ... Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 21.750 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına),
j-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5100TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... , ... Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine,
k-Davacı ...'nın reddedilen destekten yoksunluk tazminatı talebi yönünden AAÜT uyarınca 5.100 TL maktu vekalet ücretinin anılan davacıdan tahsili ile vekille temsil edilen davalılar ... , ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
4-Davacıların davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ... aleyhine açtıkları manevi tazminat davaları bakımından;
a-Davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın 16/12/2013 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
b-Alınması gereken 6.831 TL karar harcının davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
c-İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı ... için 7.300 TL ve davacı ... için 7.300 TL olmak üzere toplam 14.600 TL vekalet ücretinin davalılar ... Limited Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5- Artan gider avansının karar kesinleşmesine müteakip ilgililerine iadesine,
III-İstinaf giderleri yönünden,
1-Davacıların peşin yatırdıkları 80,70 TL istinaf karar harcının talepleri halinde iadesine,
2-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin peşin yatırdığı 15.406,93 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
3-Davacıların yaptığı 557,20 TL istinaf yargılama giderinin davalılar, ... , ... Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalı ... Sigorta Şirketinin yaptığı istinaf yargılama giderinin takdiren üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine,
6-Avans iadesi, kesinleştirme, kararın temyiz edilmemesi durumunda harç tahsil müzekkeresinin düzenlenmesi ve sair işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
29/12/2023 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.