Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2575
2024/1326
29 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/05/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 29/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 29/11/2024
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketa işrketine ... nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davalı şirket çalışanı ...'in sürücüsü olduğu ... plaka nolu aracı tamir edilmesi için sigorta şirketi ile anlaşmalı servis olan davalı şirkete götürürken aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırım ve işaret levhalarına çarpması neticesinde dava konusu tek taraflı maddi kazanın meydana geldiğini, dava dışı sigortalı ...'ın da bu yönde beyanda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan ekspertiz raporu ile sigortalı araç pert-total işlemi yapıldığını, aracın hasar tarihinde piyasa rayiç değerinin 260.000,00 TL olarak belirlendiğini, 136.000,00 TL hasarlı vaziyetteki değeri düşüldükten sonra 124.000,00 TL hasar tutarının sigortalıya ödendiğini, bu zarardan sigortalı araç başka bir hasardan dolayı müvekkili sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servis olan davalı ... A.Ş.'de tamir edilmek üzere anlaşmalı servis çalışanına teslim edildiğinden BK.'nun 66.maddesinde düzenlenen "adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu" ilkesi gereğince davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının asli ve tam kusurlu kazaya sebebiyet veren davalı sürücü ile davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçluların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali ile müvekkili şirket tarafından ödenen 124.000,00 TL hasar tutarının ödeme günü olan 21/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini, takibin kaldığı yerden devamını, asgari %20'den aşağı olmamak üzere davalı borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davacı ... ile dava dışı ... arasında bir sigorta sözleşmesi ilişkisi olduğunu, davacı ... tarafından belirlenen değer ve pert işleminin hatalı olduğunu, pert total olup olmadığının aracın kaza tarihinde piyasa rayiç değerinin kazalı hali ile kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin bilirkişi aracılığıyla tespitinin gerektiğini, davacının müvekkillere karşı rücu ve dava hakkı bulunmadığını, olay sırasında müvekkili firmanın ... Sigorta A.Ş.tarafından ... Oto Plaza Sigorta Poliçesi ile işyeri sigortası ile sigortalı olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davaya cevap vermemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; " davacı ... şirketinin kasko sigortası ile sigortaladığı dava dışı sigortalı ...'a ödediği hasar miktarını kaza sırasında aracı kullanan araç sürücüsünden ve sürücünün çalışmakta olduğu diğer davalı şirketten BK.'nun 66.maddesi uyarınca talep ettiği, başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre sigortalı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkiye bakıldığında davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, her iki taraf tacir ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gözetildiğinde nispi ticari dava da sayılamayacağı göz önüne alınarak uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılarak (Aynı yönde Yargıtay 17. 15/01/2015 tarih ... E- ... K ve Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin ... E-... K sayılı ilamları) aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." seklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği ödediği bedeli kusurlu olan davalılardan talep ettiğini, davalı araç malikinin şirket olup, tacir olduğunu bu sebeple davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hukuki niteliği itibariyle sigorta şirketi tarafından açılan rücuen tazminat isteğine ilişkin olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili firma arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasanın 3. Maddesine göre tüketici ilişkisi olup, bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu bu itibarla mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olan görevsizlik kararının düzeltilerek görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, sigortacı tarafından sigortalısının zararının giderilmesi için ödenen bedelin kusuru oranında davalılardan rücuen tahsili isteğine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemenin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de; sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Davacı ... sigortalısına halefiyet ilkeleri doğrultusunda dava açmıştır. Halefiyet davası ticari dava sayılmaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. Bu itibarla eldeki davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılıp sonuçlandırılması yerinde olup, davacının davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiği ile davalı Şirketin davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğine ilişkin itirazları yerinde değildir. ( Yargıtay İctihati Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.09.2022 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı ile davalı Şirketin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... ile davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ... ile davalı ... Anonim Şirketinden alınması gereken 427,60'ar TL istinaf karar harcından taraflardan ayrı ayrı peşin alınan 59,30'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30'ar TL'nin taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı ... ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı ... ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.