mahkeme 2021/1332 E. 2024/554 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1332
2024/554
16 Nisan 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/02/2021
DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 16/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2013 tarihinde, müvekkili davacının yaya halde pazar alışverişinden dönerken, davalı ...'a ait ... plaka sayılı araçla kendisine arkadan çarpılmak sureti ile yaralandığını, meydana gelen kazada, müvekkilinin ciddi anlamda işgücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını, davalı sürücünün tamamen kusurlu olarak sebep olduğu kaza sonrası olay yerinden kaçtığını, daha sonra verdiği ifade ve savunmalarında da kötü niyetli olarak kazayı yapanın kendisi olmadığını iddia ettiğini, kaza ile ilgili Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesine açılan ceza davasında alınan bilirkişi raporunda davalının tamamen kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kararın taraflarca temyiz edildiğini ve henüz kesinleşmediğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, ciddi anlamda işgücü kaybına uğradığını, halen fizik tedavisine devam edildiğini, Atatürk Devlet Hastanesi Engelle Sağlık Kurulunca %14 işgücü kaybı raporu verildiğini, ayrıca bu yaralanma sonucunda müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 250.000,00TL olduğunu, manevi tazminat ve tedavi gideri talepleri teminat dahilinde olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispatı halinde, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının sürekli sakatlığı ve maluliyet oranının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, kaza ile ilgili ceza dosyasının da celbi ile kusur raporu için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı için aktuerya uzmanı bilirkişiden rapor alınmasını beyan ederek haksız davanın reddine, red talebinin kabul edilmemesi halinde ise yukarıda belirtildiği şekilde raporu alınması, SGK tarafından yapılan ödemelerin sorulmasını talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; Öncelikle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, davaya bakmaya görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazaya sebebiyet verenin kendisi olmadığını, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesindeki ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, meydana gelen trafik kazasından emniyetten yazı gelince olaydan yaklaşık 2 ay sonra haberdar olduğunu, aracının uzman bilirkişi tarafından inceleme yaptırılarak kaza yapılıp yapılmadığının tespiti hususunda rapor alınmasını, davayı kabul anlamımına gelmemekle birlikte, davacının %14 iş kaybı olduğuna ilişkin raporunu kabul etmediğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile; maddi tazminat yönünden; davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden; davanın KABULÜ ile; 4.000,00 TL manevi tazminatın 25/12/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasında verilen kararın bağlayıcı olmadığını, somut dosyada delillerinin toplanmadığını, Adli Tıp Kurumu'nun sağlık raporuna göre trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağı olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen diğer davalı ... tarafından davacıya maddi tazminat bedeli ödendiğini, davacının fahiş nitelikte menfaatler sağladığını, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar, murisin trafik kazası sonucu ölümünden dolayı oluşan manevi zararlarını olaya sebebiyet veren aracın sürücüsü ve zorunlu mali sigortacısından talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
Olayla ilgili Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, tali kusurlu olarak taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan dolayı davalı ...'in neticeten 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtayda temyiz incelemesi sonrası onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Olayla ilgili Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında, davalı ... hakkında davacıyı taksirle yaralama eyleminden verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının maddi olgular yönünden hukuk hakimini bağlayıcı olduğu, keza ceza dosyasında dinlenen tanık ... da kazaya davalının aracının sebep olduğunu doğruladığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu olaydan dolayı istinaf eden davalının sorumlu olduğu yönünde değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı tarafın aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2- Somut dosyada, ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 03/05/2017 tarihli maluliyet raporunda, davacının güncel arızası ile kaza arasında illiyet bağı olmadığından sürekli maluliyetinin bulunmadığı, ancak önceki tedavi evraklarına göre davacının olaydan sonra bir ay süre ile geçici olarak malul kalacağı bildirilmiştir. Bu durumda ilgili maluliyet raporunda kazadan dolayı davacının 1 ay süre ile geçici malul olacağı bildirilmiş olup, bu geçici maluliyet ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu hususunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. İlgili raporda illiyet bağı bulunmadığı belirtilen husus, davacının güncel arızaları olup, bu güncel arızalar yönünden de herhangi bir sürekli maluliyet oluşmadığı açıkça bildirilmiştir. O halde, davalı tarafın istinaf dilekçesindeki iddialarının aksine, davacının geçici malul olduğu dönem ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunduğu hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığından davalının bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve ATK'dan alınan kusur raporuna göre davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, davacının yaralanmasının derecesi ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarları yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
4- Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde olmadığından istinaf istemlerinin HMK 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...'ın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 69,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 358,60 TL'nin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvuru giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan avansın ilgililerine iadesine,
5-Avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 16/04/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.