Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1506
2024/1990
29 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2024
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF TALEP TARİHİ:18/07/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/11/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ:29/11/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalıya abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağladığını, kullanımdan kaynaklı tahakkuk ettirilen elektrik faturalarının ödenmemesi sebebiyle davalı hakkında merkez takip sisteminin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu borcun 01/05/2022 ila 31/07/2022 tarihleri arasındaki dönemden kaynaklandığını, bu dönemdeki aboneliğin davalı ve .... oluşturduğu adi ortaklığa ait olduğunu belirterek, itirazın iptali ve takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, zira davalının tacir olmadığını, davalının Bozdoğan'da ikamet etmesi sebebiyle yetkili mahkemenin Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 2.Ticaret Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, .,.. Karar sayılı 30/05/2024 tarihli kararı ile; "davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile; dosyaya kazandırılan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile alacaklarının varlığının açıklığa kavuşup haklılıklarının teyit edildiğini, icra takibinin davalı ile dava dışı .,.. hakkında başlatıldığını, adi ortaklığı oluşturan ... takibe itiraz etmediğini, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığını, ... yönünden takip kesinleştiğinden adı geçene itirazın iptali davasında husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığını, kaldı ki adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ortaklık borçlarından ortakların müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle alacaklıların alacağın tamamını ortakların tamamından veya her birinden talep ve tahsil edebileceklerini, buna rağmen davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Dava; elektrik aboneliği kapsamında davalıya elektrik tedariki sağlanmasına ve davalı tarafından elektrik kullanımı yapılmasına rağmen tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemlidir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; "elektrik aboneliğinin ... ..,. adi ortaklığına ait olup, elektrik satışına ilişkin ikili anlaşmanın davacı şirket ile adı geçen ortaklık arasında yapıldığı, takibe konu iki adet faturanın da ortaklık adına düzenlendiği, adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyetinin bulunmadığı, adi ortaklığa ilişkin davalarda ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak birlikte hareket etmesi gerektiği, adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması zorunlu olduğu, bu sebeple ortaklığı oluşturan .... de husumet yöneltilmesi gerektiğinin kanaatine varıldığı " yönündeki gerekçeyle "davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.
Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Somut olayda;mutlak ticari davanın koşulları bulunmadığı gibi Türk Ticaret Kanununda sayılan kanunlardan kaynaklanan bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Bu sebeple nispi ticari davanın varlığından söz edebilmek için davanın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekir. Davacı ticari şirket tacir olmakla birlikte davalı gerçek kişinin tacir olduğu yönünde dosya kapsamında delil bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince davalının tacir olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Tüm bu nedenlerle; davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılarak oluşacak sonuç dairesinde mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
2-Mahkemenin kabulüne göre de;
Taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce resen gözetilir. Adi ortaklığı oluşturan ortaklar, ortaklığın borçlarından dolayı alacaklara karşı müteselsilen sorumludur. Dolayısıyla alacaklılar, adi ortaklığı oluşturan ortaklardan biri, bir kaçı veya tümünden alacaklarını isteme hakkına haizdir. Kaldı ki icra takibinin adi ortaklığı oluşturan kişilere karşı birlikte açıldığı, dava dışı ortağın takibe yönelik itirazda bulunmaması sebebiyle bu ortak yönünden takibin kesinleştiği, davalının takibe yönelik itirazda bulunması üzerine itirazının iptali için eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyleyken davalının , pasif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilmeden ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığı gibi alınması gerekli harçtan peşin yatan harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu miktardaki harcın davacıya iadesi yönünde hüküm kurulması da doğru değildir.
Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a.3-4 maddelerine göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1.a-3-4 maddeleri uyarınca Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 30/05/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
5-İstinaf başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
6-İstinaf eden davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine,
7-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 29/11/2024
....
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.