mahkeme 2023/2069 E. 2023/2343 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2069

Karar No

2023/2343

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2023
DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT
İSTİNAF TALEP TARİHİ :01/11/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ :28/12/2023
KARARIN YAZIM TARİHİ :28/12/2023

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hamileliği esnasında bel ağrısı ve kasılmalarının şiddetlenmesi üzerine davalı hastaneye başvurduğunu, davacının NST'sinin çekilmekle birlikte davalı hekim tarafından yanlış değerlendirildiğini, davacının doğum sancılarının olmamasına rağmen davalı hekimce doğumun başlandığının söylendiğini, davalı hekimin herhangi bir rıza almadan davacının vajinasına elini ve davacının bilmediği bir cismi sokarak muayene ettiğini, böylece davalı hekimin davacıyı yaraladığını, davalı hekimin çocuğun kalp atışını dinlemediğini, hekimlik görevini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının plasentasını gereksiz ve rızasız şekilde patlattığını, ardından davacının doğuma alındığını, doğum sırasında davalı hekimin davacıya bağırdığını, vurdumduymaz davrandığını, doğum öncesi açılması gereken damar yolunun doğum sırasında açıldığını, ebenin iğneyi tam takamadığını, sonradan davalı hekimin çocuğun kalp sesini duyamadığından bahisle endişe ve panik yaptığını, doğum sırasında davacıya kesik atıldığını, akabinde doğumun gerçekleştirildiğini, doğum sonrasında davalı hekimin davacıya alaycı sözler sarfettiğini beyanla davacının yaşadığı maddi ve manevi zararlara karşılık 342.000,00 TL manevi tazminat ve şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının maddi tazminat talebini somutlaştırmadığını, davacıya uygulanan tedavide herhangi bir kusur veya hukuka aykırılığın bulunmadığını, davacının kendisine yanlış tedavi uygulandığının ispatla yükümlü olduğunu, ayrıca davalı doktora kusur atfedilmeye çalışılan eylemin de taraflarınca anlaşılamadığını, davalı doktorun herhangi bir kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının doğumunun tıbbi kurallara uygun gerçekleştirildiğini, davalı tarafa atfedilebilecek herhangi bir hatalı veya kusurlu eylemin bulunmadığını, davacının normal doğum bilgilendirme ve onam formunu imzaladığını ve normal doğum hususunda aydınlatıldığını, normal doğum esnasında vajinada yırtık veya kesinin oluşabileceğini, davacıda veya bebekte herhangi bir zarar meydana gelmeden doğumun gerçekleştirilerek davacının taburcu edildiğini, davacının uygulanan tedavinin hatalı olduğu ve doğum sürecinin hatalı yönetildiği iddialarının doğru olmadığını, talep edilen tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Antalya 2.Ticaret Mahkemesinin ... Esas , ... karar sayılı 19/10/2023 tarihli kararı ile; "dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise HMK 20/2-son ve 331/2. madde gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından 01/11/2023 tarihinde sunulan istinaf dilekçesi ile; doktor hatası nedeniyle açılacak malpraktis tazminat davasının hekimin mesleki sorumluluk sigortasına karşı da açılabileceğini, bu halde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Dava; hekim hatası ve vekalet akdinden kaynaklı özen ödevinin ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlidir.
İlk derece mahkemesince; davacı ile davalı hekim ve hastane arasındaki ilişkinin vekalet akdi niteliğinde olduğu, söz konusu sözleşmenin 6502 sayılı yasa kapsamına alındığı, 28/05/2014 tarihinden itibaren açılan davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, Tüketici Mahkemesinin daha özel görevli mahkeme olması sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davanın da Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği yönündeki gerekçeyle "dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Aynı yasanın 3/1-k maddesine göre, tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi"dir.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Görevli mahkemenin belirlenmesinde davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 Sayılı yasa hükümlerinin yürürlükte olması yeterlidir.
Somut olayda; tedavi hizmetinin hatalı verildiği ve vekalet akdinin yükümlülüklerine aykırı davranıldığı iddiasıyla davalı hekim, davalı hastane ve davalı hekimin mesleki sigorta poliçesinin bulunduğu davalı sigorta şirketine karşı eldeki tazminat davasının açılmış olmasına göre davacı tüketici konumunda olup, uyuşmazlığa bakma görevi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı yasa hükümleri uyarınca Tüketici Mahkemelerine aittir.
Tüm bu nedenlerle; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 28/12/2023
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim