Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1080
2024/2005
29 Kasım 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2023
DAVANIN KONUSU: SÖZLEŞMENİN GEÇERLİ SEBEPLE FESHEDİLDİĞİNİN TESPİTİ İLE TEMİNAT BEDELİNİN TAHSİLİ
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 09/05/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/11/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ: 29/11/2024
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı 27/01/2023 tarihli kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı idare arasında 12/03/2021 tarihli ve 6.125.000,00 TL bedelli Parke ve Bordür alımına ait sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 4 ay sonra müvekkili şirketin uhdesinde çalışan kalifiye işçilerin önemli bir bölümünün ve şirketin çeşitli kalem mallar açısından çalıştığı çok sayıda tedarikçi firma çalışanlarının tüm dünyayı etkisi altına alan ve olumsuz yönde etkileyen Covid-19 pandemisinden etkilenerek PCR testlerinin pozitif çıkmasından kaynaklı karantina sürecine girmesi nedeniyle müvekkili şirketin üretim ve ticari faaliyetlerinin önemli ölçüde azalması ve Covid-19 pandemisi etkisi nedeniyle müvekkili şirket ile davalı idare arasındaki sözleşmeye esas iş kalemlerinin temel ham maddelerinde salgın hastalık dolayısıyla yaşanan üretim ve arz azalışı ve buna paralel olarak yaşanan anormal fiyat artışları ve genel olarak tedarik zincirinde yaşanan aksamalar gibi hususlar dolayısıyla gerek taraflar arasındaki sözleşme gerekse ... S.K.'da zikredilen mücbir sebep halinin gerçekleşmesi karşısında sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, 18/08/2021 tarihli ve ... sayılı Başkanlık Makamı olur yazısı ile müvekkili şirket ile davalı idare arasındaki iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, idari yargı merciine başvurulmuşsa da iptal davasının Denizli İdare Mahkemesinin ... E-... K sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar verildiğini, sözleşmenin davalı idarenin feshine yönelik kararından önce müvekkili şirket tarafından gerek taraflar arasındaki sözleşme ve gerekse müvekkili şirket tarafından usulüne uygun feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından 367.500,00 TL kesin teminat verildiğini, mahkemece verilecek tedbir kararının uygulandığı süre zarfında kesin teminat mektubunun süresinin dolması halinde dahi anılan teminat mektubunun süresinin uzatılacağını, tedbir kararı dolayısıyla davalı idare yahut 3.kişilerin zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığını, idari işlemin durdurulması için bulunması gereken şartların gerçekleşmiş olmasından cihetle dava hakkında verilecek mahkeme kararına değin, davalı idarenin savunması beklenmeksizin ve teminat aranmaksızın ivedilikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kesin teminat tutarının gelir olarak kaydedilmesinin telafisi imkansız mağduriyete yol açmasına istinaden işlemin tedbiren durdurulmasına ve dava konunda kesin teminat bedelinin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini, davalı yanın 18/08/2021 tarihli fesih işlemleri konulu Başkanlık Makamı Oluru ile tesis edilen fesih işleminin, davaya konu sözleşmenin 18/08/2021 tarihinden önce müvekkili şirket tarafından feshedilmiş olması dolayısıyla geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya konu taleplerin görev, yargı yolu, yetki, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve diğer nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının idare açısından talep edebileceği bir hak yada alacağı olmadığını, davacı tarafın belirtmiş olduğu hususların soyut ve iddialardan öteye gidemeyeceğini, davacı ile müvekkili idare arasında imzalanan sözleşme gereği idarenin ihtiyacı olan sözleşmede miktarları, teknik şartnamede teknik özellikleri düzenlenen beton parke ve bordür temin edilip teslim edilmesi gerektiğini, sözleşmede belirlenen şartlara uygun yapılmayan iş ile ilgili müvekkili idarece kamu ihale mevzuatı uyarınca fesih işlemleri başlatıldığını, davacı yanın feshin usulsüz olduğu yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili idarece yapılan işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu, davacı tarafın müvekkili idareden talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 27/01/2023 tarihli kararı ile; "Davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, müvekkili şirket ile davalı idare arasında 12/03/2021 tarihli ve 6.125.000,00 TL bedelli Parke ve Bordür alımına ait sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 4 ay sonra ortaya çıkan Covid-19 salgını nedeniyle davacı şirket çalışanlarının testlerinin pozitif çıkmasından dolayı karantinaya alındıklarını, davacı şirketin üretim ve ticari faaliyetlerinin önemli ölçüde azaldığını, gelişen bu mücbir sebep nedeniyle sözleşmenin ifa edilemez hale geldiğini ve davacı şirketin sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, 18/08/2021 tarihli ve ... sayılı Başkanlık Makamı olur yazısı ile müvekkili şirket ile davalı idare arasındaki iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, idari yargı merciine başvurulmuşsa da iptal davasının Denizli İdare Mahkemesinin ... E-... K sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar verildiğini, sözleşmenin davalı idarenin feshine yönelik kararından önce müvekkili şirket tarafından gerek taraflar arasındaki sözleşme ve gerekse müvekkili şirket tarafından usulüne uygun feshedildiğini, sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirket tarafından verilen 367.500,00 TL'lik kesin teminatın iade edilmesi gerektiğini, ancak davalı Belediyenin bu hükme aykırı olarak kesin teminatı gelir şeklinde kaydettiğini, ilk derece mahkemesince mücbir sebep hali göz ardı edilerek usule ve hukuka aykırı şekilde karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dava, taraflar arasında düzenlenen parke ve bordür alımına ait sözleşmenin davacı şirket tarafından mücbir sebebe dayanılarak yapılan feshinin geçerli olduğunun, davalı Belediye tarafından KİSK'in 10. maddesi uyarınca yapılan feshin geçersiz olduğunun tespiti ile gelir kaydedilen teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; "Davalı ... tarafından “Parke ve Bordür alımına ait” yapım işinin 4734 sayılı kamu ihale kanunu kapsamında davacı ... Tic. Ltd. Şti.” ne 12.03.2021 tarih ve ... ihale kayıt numarası ile ihale edildiği, İşin sözleşme bedelinin 6.125.000,00 TL olup işin bitim tarihinin 31.12.2021 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır . Her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 4 ay sonra müvekkili şirketin uhdesinde çalışan kalifiye işçilerin önemli bir bölümünün ve şirketin çeşitli kalem mallar açısından çalıştığı çok sayıda tedarikçi firma çalışanlarının tüm dünyayı etkisi altına alan ve olumsuz yönde etkileyen Covid-19 pandemisinden etkilenerek PCR testlerinin pozitif çıkmasından kaynaklı karantina sürecine girmesi nedeniyle müvekkili şirketin üretim ve ticari faaliyetlerinin önemli ölçüde azalması ve Covid-19 pandemisi etkisi nedeniyle müvekkili şirket ile davalı idare arasındaki sözleşmeye esas iş kalemlerinin temel ham maddelerinde salgın hastalık dolayısıyla yaşanan üretim ve arz azalışı ve buna paralel olarak yaşanan anormal fiyat artışları ve genel olarak tedarik zincirinde yaşanan aksamalar gibi hususlar dolayısıyla gerek taraflar arasındaki sözleşme gerekse ... S.K.'da zikredilen mücbir sebep halinin gerçekleşmesi karşısında sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiği, davalı idare tarafından, bir takım sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle 18/08/2021 tarihli ve ... sayılı Başkanlık Makamı olur yazısı ile müvekkili şirket ile davalı idare arasındaki iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği, davalı idare tarafından yapılan fesih işleminin geçersiz olduğu, bu nedenle gelir olarak kaydedilen kesin teminatın davacı şirkete iadesinin gerektiği iddiasıyla iş bu dava açılmış ise de;
Sağlık Bakanlığı tarafından ülkemizde ilk Covid-19 vakasının açıklanma tarihi 11 Mart 2020 dir. Taraflar arasındaki sözleşmenin imza tarihi ise 12/03/2021 tarihi olup aradan geçen 1 yıllık pandemi sürecinde yaşanan karantinalar ve sürecin genel gidişatı nedeniyle davacı tarafın sözleşmenin imzalandığı tarihte pandeminin etkilerini öngörebiliyor olması ve 6102 sayılı TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen basiretli bir tacir gibi davranması beklenir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda fesih tarihi (18.08.2021) itibariyle işin fiziken %17, nakdi olarak %10 oranında gerçekleştiği, yapılan imalatların ise standartlara uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere pandemi döneminde inşaat sektörü gibi bazı sektörlerde çalışmanın durması söz konusu olmayıp, dava konusu işteki gecikmenin oranı ve işin standartlara uygun yaplmamış olması gözönüne alındığında bu durum pandemi sürecindeki yavaşlama ile açıklanamaz. Bu nedenlerle davalı idarenin fesih işleminin hukuka uygun olduğu, kesin teminatın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre gelir kaydedildiği" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır.
6102 sayılı TTK. 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1. fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları değiştirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır". şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari dava mahiyeti taşımadığı ve davalı Belediyenin tacir olmadığı göz önüne alındığında nispi ticari dava mahiyeti de taşımadığı, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre uyuşmazlığın çözümünde genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine,
7-Kararın tebliği, harç iadesi vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 29/11/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.