mahkeme 2025/523 E. 2025/889 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/523

Karar No

2025/889

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:07/07/2025
DAVANIN KONUSU:İflas
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/09/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı ... San. ve Tic. A.Ş aleyhine davacı tarafça Bakırköy 14. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası neticesinde Örnek: 12 Kambiyo Senetlerine Mahsus İflas Yolu ile icra takibine girişildiğini, takip talebine uygun biçimde düzenlenen Ödeme Emri, E-Tebliğ yoluyla borçlu şirkete 05/03/2025 tarihinde okundu olarak sayıldığını, 5 günlük itiraz ve ödeme süreleri geçtiğini, yasal süre içerisinde borçlu davalı tarafça itiraz veya ödeme gelmediğini beyan ederek davalının iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davanın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 176. maddesi yollaması ile 156. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde aynı kanunun 154. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp olunduğu, iflas talebine ilişkin ilanlar yapıldığı, Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı, 1.119.193,15TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü iflas yolu takip yapıldığı, davalı tarafa icra dosya bedelini depo etmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 173. maddesi yollamasıyla aynı kanun 158. maddesi uyarınca 7 günlük süre verildiği, davalının süresi içinde icra dosya bedelini depo etmediği, davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 173. vd maddelerinde düzenlenmiş olan kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip sonucu, borçlunun borcu ödememesi, itiraz veya şikayette bulunmaması nedeni ile borçlunun iflasına karar verilmesi istemi ile dava açtığı, Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının itirazsız kesinleştiği, davalıya verilen yedi günlük depo süresi içinde -veya engeç; iflas kararının verileceği oturumdan önce- takip konusu -depo kararında (emrinde) belirtilen- borcun alacaklıya ödenmediği ve mahkeme veznesine de depo edilmediği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 155. vd. maddeleri gereğince iflasa tabi davalı tüzel kişinin iflasına..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, dava dilekçesine süresi içinde cevap veremediğini, Mahkemece hiçbir araştırma yapılmaksızın yalnızca davacı beyanları esas alınarak iflas kararı verildiğini, bu durumun savunma hakkının ihlali olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yalnızca ödeme emrinin tebliğine rağmen itiraz ve ödeme yapılmadığını, borçlunun ödeme kabiliyetinin bulunmadığını ileri sürdüğünü, bunun dışında herhangi bir objektif belge, bilirkişi raporu ya da finansal analiz sunmadığını, müvekkil şirketin tebliğ edilen takibe ve depo kararına ilişkin cevap sunamamasının iflas şartlarının oluştuğu anlamını taşımadığını, yargılamada delil listesi alınmadığını, mali durum araştırılması yapılmadığını, şirketin faaliyette olup olmadığının ve alacaklı olup olmadığının araştırılmasının yapılmadığını, konkordato talebinin olup olmadığının sorgulanmadığını, mahkeme kararında dava dilekçesindeki varsayımların esas alınarak usul ve esas yönünden eksikliklerle iflas kararı verildiğini, Mahkemece müvekkil şirketin kambiyo senedinin gerçekliğinin, tacir statüsünün, ödeme kabiliyetinin, aktif varlıklarının araştırılmadığını, savunma alınmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, iflas davasına bakmakla görevli ticaret mahkemesinin itiraz olup olmadığına bakmaksızın borçlunun iflasa tabi kişilerden olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğunu, Mahkemenin bu hususa dair bir araştırmaya girmeksizin borçlunun tacir olup olmadığı gerçeğine kavuşmaksızın hüküm kurduğunu, Mahkemenin resen bir araştırmaya girerek borçlunun iflasa tabi kişilerden olup olmadığını saptaması gerektiğini, verilen Depo kararının içeriği gereğince müvekkilin aydınlatılması gerektiğini, Depo kararının usul eksikliği taşıması halinde sonrasında gerçekleştirilecek olan işlemler de eksik kalacağını, Depo kararında "karar gereğinin yerine getirilmemesi halinde davalının izleyen ilk oturumda iflasına karar verileceği" de ihtar edilmesi gerektiğini, ihtar çekilmeyen depo emrine dayanılarak iflas kararı verilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece iflas davasında itirazsız ve depo kararına uyulmadan sürecin geçirilmiş olması sonrasında yapılacak olan İİK m. 173/2 gereğince ve İİK m.166'da öngörülen usulle iflas talebinin ilan edilerek alacaklılara müdahale ve itiraz imkanı tanınarak bir karar verilmesi gerektiğini ancak Mahkemece bu hususun gözetilmediğini, Müvekkil şirketin faaliyetini durdurmadığını, yapılandırma içinde olduğunu, iflasın bu çabaları boşa çıkaracağını ve işçi alacaklarından, müvekkilin ticari itibarına kadar ağır yıkımlar doğuracağını, daha hafif tedbirlerle bu sorun çözülebileceğini, müvekkilinin şirket faaliyetlerinin aynı yetkinlikle devam etmesini ve önereceği iflas dışı konkordato teklifi ile alacaklılarını korumayı hedeflediğini, müvekkilin acz halinde olduğu kanaatinin ispatlanmadığını, iflas kararından önce bilanço istenilmediğini, mali analiz yapılmadığını, vergi kayıtları ya da banka hesap hareketlerinin incelenmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nin 173. maddesine dayalı kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile girişilen takipten doğan iflas istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takipte borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmediğinin anlaşılmasına, bu durumda İcra ve İflas Kanunu'nun 173.maddesi gereğince mahkemenin yalnızca borcun depo edilip edilmediğini denetlemekle yükümlü olup, bu takip türünde borçlunun malvarlığının araştırılması veya mali analiz yapılmasına gerek bulunmamasına, öte yandan İİK'nin 173/2 . maddesinde iflas talebinin ilanı için aynı yasanın 166. maddesinde öngörülen ilan usulüne atıf yapıldığının ve somut olayda da bu maddeye uygun şekilde ilan işlemlerinin gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına, atıf yapılan husus sadece ilana ilişkin olup İİK'nin 166/2. maddesinde yer alan kurumlara bildirimde bulunulmasına ilişkin düzenlemenin iflas talebi için gerekli olmamasına, diğer bir anlatımla ilgili maddede yer alan kurumlara yapılacak bildirimin sadece iflas kararı için getirilen bir düzenleme olmasına, iflas talebinin ilanında ise kurumlara ayrıca bildirim yapılmasına ilişkin bir yükümlülüğün bulunmamasına, sonuç olarak kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim