mahkeme 2025/492 E. 2025/884 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/492
2025/884
15 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:15/05/2025
DAVANIN KONUSU:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alışveriş olduğunu ve 2016-2017 yıllarında dava konusu faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin edimini ifa etmiş olmasına rağmen davalının bakiye fatura bedellerini ödemediğini, faturaların toplamı olan 216.848,65 TL'den 11/04/2017 tarihinde yapılan toplam 149.985,00 TL'nin düşülmesi neticesinde davalının 66.863,65 TL borcunun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, faturalardan doğan bakiye 66.863,65 TL alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen faturalara itiraz ettiğini, açılan icra takibinde de faturaları ve borcu kabul etmediğini beyan ettiğini, müvekkili ile davacı arasında bir ticari ilişki varsa bile tüm borçların ödendiğini, başka borcun kalmadığını, dava konusu borcun müvekkiline ait olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 04/04/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı, faturadan kaynaklı bakiye alacağının ödenmediğini iddia etmektedir. Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında icra takip alacaklısı ... olup; dava ... tarafından açılmıştır. İtirazın iptali davasında husumet takip dosyasındaki taraflara ait olup, davacı şirketin icra takibinde alacaklı olmaması nedeniyle eldeki davada aktif husumetinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 20/09/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:
"...Davanın alacak davası olduğu açıkça sabit olmasına rağmen ilk derece mahkemesince davanın itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi isabetli görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/05/2025 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...dava konusu faturalardan 13/07/2017 tarihli ve ... seri nolu ve 26.123,65 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA formunda da yer almadığı, bu faturadaki ürünlerin teslimi diğer delillerle de kanıtlanamadığı görüldüğünden, 26.123,65 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 13/07/2017 tarihli ve ... seri no'lu ve 26.123,65 TL bedelli fatura dışındaki faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından, bu faturalar yönünden davacı alacağını ispatlamıştır. Yani, dava konusu olan faturaların toplam bedeli olan 216.848,15 TL'den davalının defterlerinde kayıtlı olmayan fatura bedeli (26.123,65 TL) düşüldüğünde, davacının 190.724,50 TL alacağını ispatladığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalının ödemeyi ispatlaması gerekmektedir. Davalı tarafından ödeme belgesi sunulmamıştır. Tarafların ticari defterleri de ödemeler yönüyle birbiriyle uyumlu değildir. Bu nedenle, davalının ticari defterlerinde yer alıp da davacı defterinde yer almayan ödemelere itibar edilmesi mümkün değildir. Ticari defterler sahibi aleyhine her zaman delil olacağından, davacının ticari defterlerinde yer alan davalı ödemeleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Buna göre, dava konusu olan faturaların düzenleme tarihinden önce, davalı tarafından 2016 yılında yapılan ödemelerin bulunduğu, 2016 yılında başka ödeme yapılmadığı, davaya konu faturalar düzenlenmeden önce yapılan ödemelerin, davaya konu borç ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, 2017 yılında davalı tarafından 11/04/2017 tarihinde 47.000,00 TL ve 102.985,00 TL banka havalesiyle ve 01/07/2017 tarihinde 31.986,70 TL çekle olmak üzere toplam 181.971,70 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Aynı Kanun'un 102. maddesine göre, kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Bu nedenle, davalı tarafından 2017 yılında yapılan toplam 181.971,70 TL ödemenin vadesi ilk önce gelen dava konusu fatura ve sonraki tarihli dava konusu faturalar için yapıldığı kabul edilmiştir. Buna göre, davacı tarafından ispatlanan 190.724,50 TL alacaktan 181.971,70 TL ödeme düşüldükten sonra, davacının 8.752,80 TL alacağının kaldığı anlaşılmıştır. Bu miktarı aşan talep ise ispatlanamadığından reddedilmiştir. Dava dilekçesiyle, alacağın doğduğu tarihten itibaren faiz talep edilmiş olup; davalının daha önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından arabuluculuk başvuru tarihi olan 31/08/2020 tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmiştir. Dava dilekçesinde, davaya konu alacaklarla ilgili olarak Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığı belirtilmiş ise de anılan icra takibinde davacı alacaklı olmayıp, alacaklı ... olduğundan, davalının anılan takiple birlikte temerrüde düşmediği görülmüştür." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 8.752,80 TL alacağın 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyadaki beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun ve ticari defterlerinin TTK'ya göre tasdik yönünden usulüne uygun olduğunun tespit edildiğini, mahkemece dosya kapsamındaki delillere aykırı bir şekilde yasal dayanak olmadan varsayıma dayalı karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin asıl alacaktan yüksek olamayacağını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tarafların ticari defterlerine ve davalının sunduğu ödeme belgelerine göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.752,80 TL alacaklı olduğunun sabit olmasına, hükmedilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.