Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/925

Karar No

2024/361

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 20/04/2022
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ....Şti.'nin davalı banka ile ticari kredi sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı borcuna ayni teminat teşkil etmek üzere, mülkiyeti altındaki taşınmaz üzerinde (...İli, ....İlçesi, ...Mahallesi, Cilt ..., Sayfa ..., ...Ada, ...Parsel, ...Nolu Bağımsız Bölüm ), davalı banka lehine 380.000,00 TL bedelli limit (üst sınır) ipoteği tesis ettiğini, müvekkilinin, borçlu şirket lehinde şahsi bir kefaleti bulunmadığını, şirketin temerrüde düşmesi sebebiyle davalının, Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığını, kesinleşen takip dosyasında kefalete konu taşınmazın icraen ihale edildiğini ve davalı banka tarafından alacağa mahsuben alınmış ise de, iş bu ihalenin, yasal şartları taşımadığından Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ....- ...K. Sayılı kararı ile iptal edildiğini, buna dair davanın, Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. Sırasında derdest olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi sürecinin bu şekilde derdest devam ederken, limit ipotek tutarı (her türlü vergi, harç, vekalet ücreti, masraf vs dahil müvekkilimin kanunen sorumlu tutulabileceği en üst parasal tutar) olan 380.000TL'nin tamamının, müvekkil adına ve hesabına Antalya 4. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına 04.06.2021 günü defa'ten ve nakden ödediklerini, TMK m.884'ün; "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. " hükmünü amir olduğunu, limit ipotek tutarının tamamını ödemiş olmaları sebebiyle, davalının ve takip dosyasındaki vekiline, Antalya 22.Noterliğinin, ekte sunmuş oldukları .,..yevmiye no'lu ve 28.06.2021 tarihli ihtarnamesini keşide ederek, hukuki bir dayanağı kalmayan ipoteğin terkinini talep ettiklerini, ihtarın tebliğine rağmen tapudaki ipotek şerhinin kaldırılmaması üzerine, zorunlu arabuluculuk sürecini başlattıklarını, Arabuluculuk sürecinin de olumsuz (anlaşamama tutanağı ektedir) sonuçlanması üzerine eldeki davanın açılması zorunlu olduğunu beyan ederek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, her ne kadar, ihalenin feshi davasının kesinleşmemiş olması sebebiyle müvekkili adına taşınmazın tescili yapılamamışsa da TMK 705. Maddesi “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır.” hükmü gereğince dava konusu taşınmazın mülkiyeti müvekkil tarafından tescilden önce kazanıldığını, dolayısıyla taşınmaz üzerinde davacının mülkiyet hakkından bahsedilemeyeceğini, TMK madde 883 uyarınca alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceğini, ancak davacı tarafın ipotekli taşınmazın maliki olmadığından eldeki davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava dışı borçlu ... Şti ile müvekkil arasında 12.03.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, işbu kredinin teminatı olarak davacı/borçlu ...e ait ... İli .,... İlçesi .,...Mah. .,...Ada .,..Parselde kain ... nolu bağımsız bölüm üzerinde müvekkil banka lehine ipotek tesis edildiğini, davacı/borçlunun kredi borçlarını zamanında ödememesi üzerine vekil eden bankaca hesabı kat edilerek kredi hesap ekstresi kendilerine Antalya 9. Noterliğinin 18.03.2016 Tarih ve... Yevmiye Nolu İhtarnamesi keşide edilldiğini ancak borç yine ödenmediğini,bu nedenle de iş bu borcun tahsili amacı ile hakkında Antalya 4. Müdürlüğü ....E. sayılı dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra dosyası üzerinden satışı yapılan ....İli .... İlçesi ....Mah. .,..Ada... Parselde kain ...nolu bağımsız bölümün, 04.09.2019 tarihli ihale ile müvekkil banka tarafından alacağına mahsuben satın alındığını, her ne kadar davacı tarafından işbu ihalenin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ....E. ...K. sayılı kararı ile iptal edildiği iddia edilmekte ise de bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, ihalenin feshine ilişkin yargılamanın Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasından devam ettiğini, bu aşamada davacının ipoteğin fekki talebinin dinlenebilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının beyanlarıyla da sabit olduğu üzere davacı borcuna istinaden ödemeyi 04.06.2021 tarihinde yaptığını, akabinde icra dairesine ipoteğin kaldırılması talebinde bulunduğunu ve işbu talebin taşınmazın alacağa mahsuben ihale edilmiş olması ve ihalenin feshi davası açılması nedeniyle dosyanın Yargıtay’da olması sebebiyle icra müdürlüğünce reddedildiğini, icra dairesinin red kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, öte yandan davacının, borç ödenmesine ve tarafımıza ipoteğin terkini talebiyle ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen haksız olarak ipoteğin terkin edilmediğine ilişkin beyanlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira borçlu tarafından ipoteğin fekki için Bankaya yapılan bir ödeme bulunmadığı gibi, taşınmaz (....İli ....İlçesi ... Mah. ...Ada ...Parselde kain ,....nolu bağımsız bölüm) üzerindeki banka ipoteğinin Antalya 4. Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasından dava tarihinden önce (04/09/2019) paraya çevrilmiş olması sebebiyle ortada fekki gerekecek bir ipotek bulunmadığını, anılı ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulmuş olması sonucu değiştirmeyeceğini, zira, ortada henüz kesinleşen ihale fesh kararı bulunmadığını, dolayısıyla, icraen paraya çevrilmiş olan yani dava tarihi itibariyle olmayan bir ipoteğin fekki istenmekte olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve ... esas, ....karar, 07.12.2011 tarihli ve ...esas .... karar ve 20.03.2013 tarihli ve ....esas, ...sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olaya bakıldığında; Takip tarihinden sonra süreç içinde borcun ödendiği anlaşılmaktadır. Davayı doğrudan ilgilendiren ihalenin feshi davasının iş bu yargılama sürecinde de kesinleştiği anlaşılmakla, hakkaniyet gereği, davalının kötü niyetli olduğunu gösterir bir bilgi ve belge yoktur. Davalının hukuki olarak bir yoruma dayalı uyuşmazlığı sürdürmesi sırf bu nedenle kötü niyetli olduğunu kabule göre göstermez. Son olarak belirtmek gerekir ki; Dava, ipoteğin kaldırılması talepli olmakla, zorunlu arabuluculuk kurumuna tabi değildir. (Emsal, Özünde borcun bittiği iddiası olduğundan; Yargıtay 11. HD., 2020/4471 E, 2021/5774 K; Yargıtay 19. HD., 2020/237 E, 2020/805 K) Buna rağmen ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde kabule göre bu ücret davalıya yükletilemez. Kabule göre, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen bu gider davacı üzerinde bırakılmalıdır ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı / davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı / davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin müvekkili banka tarafından tescilden önce kazanıldığını, bu nedenle dava tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde davacının mülkiyet hakkından bahsedilemeyeceğini, davacı ihale kesinleşmeden önce 04.06.2021 tarihinde ipotek bedelinin icra dosyasına ödediğini, icra dairesine ipoteğin kaldırılması talebinde bulunduğunu fakat işbu talep, taşınmazın alacağa mahsuben ihale edilmiş olması, ihalenin feshi davası açılması ve dosyanın Yargıtay’da olması, kararın kesinleşmemesi sebebiyle icra müdürlüğünce reddedildiğini, dava tarihi itibariyle borçlu tarafından müvekkili bankaya herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle davanın açıldığı tarihte alacak da sona ermiş olmadığından taraflarınca ipoteğin fekki işleminin yapılmasının mümkün olmadığını, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı taraf ipotekli taşınmazın maliki olmadığından ve ayrıca müvekkili bankaya borca istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığından müvekkilİ banka tarafından ipoteğin fek edilmesinin beklenilmeyeceğini, Yargıtay onama kararıyla birlikte ihale feshedilmiş olsa da davanın açıldığı tarihte, borçlu tarafından ipoteğin fekki için müvekkili bankaya yapılan bir ödeme bulunmadığı gibi söz konusu taşınmaz üzerindeki banka ipoteğinin, Antalya 4. Müdürlüğü ....E. sayılı dosyasından dava tarihinden önce (04/09/2019) paraya çevrildiğinden ortada fekki yapılabilecek bir ipotek bulunmadığını, anılı ihalenin feshine ilişkin Mahkeme kararının Yargıtay tarafından onanmış olmasının sonucu değiştirmeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ipoteğin kaldırılması(fekki) istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı ipotek borçlusunun ihalenin kesinleşmediği aşamada iş bu davayı açması ve sonrasında ihalenin feshi davasının kesinleşmesiyle taşınmazın mülkiyetinin davacıya dönmesi (Aynı yönde içtihat için bknz: Yargıtay 12. H.D. 2008/23029 E. 2008/872 K.) sebebiyle davalının aktif husumete yönelik itirazlarının yersiz olmasına, davacının üst limit ipotek bedelini icra dairesine ödemesiyle ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmasına, davalının aleyhe yargılama gideri hükmedilmesine ilişen istinaf sebebinin de davalının tüm aşamalarda davanın reddini savunduğu gözetildiğinde yersiz olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭25.957,8‬0 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.490,00 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭19.467,8‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim