Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/791

Karar No

2024/394

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 09/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

ASIL DAVADA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/02/2021
DAVANIN KONUSU: Konkordato
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 09/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı... Tic. A.Ş. vekili, 26/01/1990 tarihinde kurulan müvekkili şirketin, öncelikle küresel çapta sonrasında Türkiye'de 2016 yılında yaşanan ekonomik krizin bu döneme kadar büyümesi, ekonomik kriz ile birlikte bankaların kredi sağlamada güçlük çıkarması, kredilerin geri çağrılması gibi sebeplerle şirketin bankalara olan borçlarını kapatabilmek için 2016 yılından beri şube sayısının 82'den 39'a kadar düştüğünü, 2018 yılı Temmuz döneminde ülkemizde döviz kurlarında öngörülmeyen bir artış olduğunu, buna paralel olarak gıda ürünlerinin ve ham madde maliyetlerinin artış gösterdiğini, müvekkili şirket ve kefillerinin bu duruma hazırlıksız yakalanmaları nedeniyle kötü gidişata tedbir alamadıklarını, şirketin stoklarının gıda piyasasına hitap etmesi, birçok ürünün raf ömrünün kısa olması nedeniyle uzun süreli stoklamanın mümkün olmaması karşısında ancak şirketin deneyim sahibi olduğu maliyet, verimlilik, karlılık hedeflerini başarı ile elde ettiği alanda yoğunlaşarak önümüzdeki dönemlerde önemli karlılık oranlarına ulaşabilecek yapıya sahip olduğunun ön proje ile ortaya konulduğunu, borç baskısından kurtulabilmek ve şirketin hedeflerini gerçekleştirecek ticari yaşamını sürdürebilmesi için konkordato ön projesi ve revize proje ile adi borçların 27.832.465,88 TL tutarındaki kısmının konkordatonun tasdikinden sonra birinci yıl %10, ikinci yıl %15, üçüncü yıl %20, dördüncü yıl %25, beşinci yıl %30'nun ödenmesinin planlandığını, kamu borçlarının yapılandırıldığını, ipotek ile temin edilen alacakların 72 aylık taksitlerle 6 yılda ödeneceğini ileri sürerek konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı davada davacı ... Ltd. Şti. vekili, ...A.Ş.'nin konkordato talebi üzerine müvekkili şirketin ...A.Ş. için bankalar ve tedarikçilere kefaleti nedeniyle kredi kuruluşlarının kredilerini kat ettiklerini, bu nedenle şirketin finansal güçlüğe düştüğünü ve kefalet nedeniyle hakkında icra işlemlerinin gerçekleştirildiğini ileri sürerek alacakların tenzilatsız olarak yıllık iki eşit taksitte beş yılda ödeneceğine ilişkin konkordato projesinin tasdiki ile alacaklı ... Bankası lehine rehinli taşınmazın satışının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dosyada davacılar vekili, müvekkillerinin ... Tic. A.Ş. ve ... Ltd. Şti.'nin ortak ve yöneticileri olduğunu, borçlarının çoğunluğunun ... Tic. A.Ş.'nin bankalardan kullandığı kredileri kefaletten kaynaklandığını, konkordato talep eden her iki şirketin projelerinin birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek konkordato projesinin tasdiki ile şirket faaliyeti için gereken ... lehine rehinli taşınmazların satışının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı ... Ltd. Şti yönünden; 09/01/2019 tarihinde üç ay süre ile geçici mühlet kararı ile birlikte ihtiyati tedbirlere karar verilerek, 03/04/2019 tarihli duruşma ara kararı ile davacı şirkete verilen geçici mühletin 09/04/2019 tarihinden başlamak üzere 2 ay süre ile uzatılmasına, 22/05/2019 tarihinde de 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, Covid-19 salgın nedeniyle kesin mühletin 14/08/2020 tarihinden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına, ... Tic. A.Ş. ile ilgili tensip ara kararı ile 25/12/2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı ile birlikte ihtiyati tedbirlere karar verildiği, 20/03/2019 tarihli duruşma ara kararı ile davacı şirkete verilen geçici mühletin 25/03/2019 tarihinden başlamak üzere 2 ay süre ile uzatılmasına karar verilerek 22/05/2019 tarihinde de bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, covid-19 salgın nedeniyle kesin mühletin 14/08/2020 tarihinden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına karar verildikten sonra kayyım heyetinin 20/01/2021 tarihli nihai raporlarına göre konkordato projesi ile ilgili alacak ve alacaklı çoğunluğunun oluştuğu, çoğunluk tarafından projenin kabul edildiği, talep eden şirketlerin iflas etmesi halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarın projede teklif edilen tutardan az olduğu, şirketlerin İİK'nın 206/1.sırası kapsamında alacaklı işçiler ile anlaşma sureti ile alacaklıların yapılandırıldığı, vadesi gelmiş ve ödenmemiş borçlarının ve mühlet içerisinde komiserin izni ile akdedilmiş borç bulunmadığı, davacı şirketlerin alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan tutar üzerinden alınması gereken konkordato tasdik harcını depo ettiği, şirketlerin iyi niyetli oldukları, projenin ciddi ve uygulanabilir olduğu, konkordato tasdik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle talep eden her iki şirket yönünden konkordato projesinin tasdikine;
... A.Ş. yönünden; davacının adi alacaklarına ilişkin tüm borçlarını tenzilatsız olarak 2021 yılı Ağustos ayından başlamak üzere altışar aylık dönemlerde 10 eşit parça ile ödemesine, alacaklı ... A.Ş. lehine ipotekli taşınmazların muhafaza altına alınmasına ve satışının karar tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine, diğer taşınmaz ve araçlar yönünden erteleme talebinin reddine;
... Limited Şirketi yönünden; konkordato projesinin tasdikine, davacının adi alacaklara ilişkin tüm borçlarını 2021 yılı Ağustos ayından başlamak üzere her yıl iki eşit taksitle 5 yıllık vade ile ödemesine, ... A.Ş. lehine ipotekli taşınmazların muhafaza altına alınmasına ve satışının karar tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine, diğer taşınmaz ve araçlar yönünden erteleme talebinin reddine; konkordato talep eden gerçek kişilerin yöneticisi ve ortağı oldukları şirketlerin borçlarına kefil oldukları hukuki durumlarının şirketlerin borçlarını ödeyememesi durumunda netlik kazanacağı ve şirketlerden ayrı bağımsız ödeme planlarının bulunmadığı gerekçesiyle konkordato taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, asıl ve birleşen dosyalarda davacılar vekilleri, asli müdahiller ... A.Ş., ... Bankası, ... A.Ş, ... , ... Bankası, ... Başkanlığı vekilleri istinaf başvurularında bulunmuşlardır.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kefili olduğu asıl borçlu şirketler yönünden tasdik kararı verilerek, adi ve imtiyazlı tüm alacaklar yönünden haciz, muhafaza ve satış ertelenmiş iken aynı borca kefil olan davacıların bankalarla baş başa bırakıldığını, asıl borçluya başvuru imkanı olmayan bankaların alacaklarının tahsili için müvekkillerine başvuracaklarını, davacılar ... , ... , ... ve ... yönünden konkordato projesinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve projelerin kabulü ile tasdikine karar verilmesini, şirketlere veya ortaklarına ait taşınmazların, verimsiz mağazaların devri, araçlar, taşıtlar, kullanılmayan demirbaşlar satılarak şirketin sermaye olarak konulacağını ve borcun ödenmesine yardımcı olacağını, taşınmazların tamamının müvekkili şirketlerin gelir getiren mağazalar yönünden gelirin devamı için zorunlu olduklarını, revize projede yer alan ancak mahkemece bir yıllık erteleme süresi verilmeyen üzerinde ipotek bulunmayan taşınmazların ve ipotekli taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması için ödeme yapıldıktan sonra satışlarının gerçekleştirileceğini, ... Ltd. Şti.'nin faaliyet konuları arasında tarımın da bulunması nedeniyle faaliyet sonucu elde edilecek ürünlerin marketlerde satışının sağlanacağını, ... Ltd. Şti.'ne ait olan ve şirket faaliyet konuları arasında yer alan su üretimi ve satışının yapıldığı fabrikalarının bulunduğu taşınmaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, su kaynaklarının bulunduğu taşınmazlar ile ilgili tedbir kararı verilmediğini, mağazacılık yapan şirketin mal sevkıyatını sağlayan ve teknik servis için kullanılan araçlar ile ilgili tedbir taleplerinin de reddedildiğini, oysa tedbir talep edilmeyen araçların da bulunduğunu, İİK'nın 307. maddesi gereğince nakliye ve sevkıyatın sağlanması için zorunlu araçların muhafaza ve satışlarının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının müvekkili şahıslar yönünden verilen ret kararının ve İİK'nın 307. maddesi gereği bir yıllık muhafaza ve satışının engellenmesi için verilecek tedbir kararına dahil edilmeyen mal varlığı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesi özetle; konkordato projesinde yer alan ve tamamı kabul edilmiş olmasına rağmen, alacaklılar toplantısında ve sonraki aşamalarda teminat talebinden açıkça vazgeçmesi söz konusu olmamasına rağmen İİK'nın 305/1-d maddesine göre alacaklarının teminatlandırılmadığını, konkordato tasdik kararından önce tasdik harcının yatırılmadığını, davacı şirketin mağaza sayısının giderek azaldığını, konkordato projesinin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, davacı tarafından vade konkordatosu talep edilmiş olmasına rağmen yargılama sırasında sunulan revize proje ile vade konkordatosunun tenzilat konkordatosuna dönüştüğünü, bu haliyle konkordato koşullarının gerçekleşmediğini, davacı şirketlerin borca batık olup iyi niyetli olmadıklarını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili istinaf dilekçesi özetle; müvekkili bankanın davacılardan 12.587.584,35 TL kredi alacağının bulunduğunu, rehinli imtiyazlı alacaklıların konkordato projesine ret oyu kullandığını, rehinli imtiyazlı alacaklar toplamına göre İİK'nın 302/3. maddesinde belirtilen çoğunluğun gerçekleşmediğini, davacı borçluların borçlarının konkordato nihai projesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, mahkemece müvekkili banka lehine ipotekli taşınmazın muhafaza altına alınması ve satışının karar tarihinden itibaren bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş ise de, davacıların bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tarafından önerilen konkordato projesinin günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığını, konkordatonun tasdiki kararının alacaklıları zarara uğratacağını, konkordato koşullarının oluşmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının talebinin adi konkordatoya ilişkin olduğunu, geçici mühletin ve 6 ay süre uzatılan kesin mühlet sonrası yapılan oylamada fatura bedeline ilişkin projenin tasdikine olumsuz oy kullanıldığını, revize projede birinci yıl alacak tutarının %10'unun iki eşit taksit halinde, ikinci alacak tutarının %15'inin iki eşit taksitte, üçüncü yıl alacak tutarının %20'sinin iki eşit taksitte, dördüncü yıl alacak tutarının %25'sinin iki eşit taksitte, beşinci yıl alacak tutarının %30'unun iki eşit taksitte olmak üzere beş yıllık süreye yayıldığını, günümüzün enflasyon oranlarına göre adi konkordatonun revize proje ile tenzilat projesine dönüştüğünü, müvekkili şirketin alacağı için icra takibi başlatılmış ise de, geçici mühlet aşamasında alacağın çekişmeli alacağa dönüştüğünü, mahkemece İİK'nın 308-b maddesine göre çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından belirtilen bir bankaya yatırılmasına bir karar verilebilecekken bu yönde bir karar verilmediğini, müvekkili şirketin düzenlenecek faturalar nedeniyle artan alacağının büyük bir kısmının projeye dahil edilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece karar verilirken alacaklıların itirazlarının dikkate alınmadığını, itirazlar ile ilgili komiserlerden rapor alınıp bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, konkordato oylamasından ret oyu kullanılmış olmasına rağmen alacaklarının teminatlandırılmadığını, şirkete ait taşınmazların tespit edilen değerlerinin gerçek değerlerin çok üzerinde olduğunu, davacı şirketin gerçek durumu itibariyle borca batık olduğunu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, revize proje ile talep edilen adi konkordatonun tenzilat projesine dönüştürüldüğünü, İİK'nın 301. maddesine göre yapılan alacaklılar toplantısında çoğunluğun oluşmadığını, rehinli alacaklar yönünden İİK'nın 308/h-4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadığının belirtildiğini, bu nedenle konkordatonun tasdikine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asli müdahil ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin tasdik kararı verirken alacaklıların itirazlarını dikkate alınmadığını, itirazlar ile ilgili komiserlerden rapor alınmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, ret oyu kullanılmasına rağmen alacaklarının teminatlandırılmadığını, şirketin gerçek durumu itibariyle borca batık durumda olup konkordato ile talep edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, komiserlerin nihai raporlarında davacı şirketlerin borca batık olmadığına yönelik tespitin mali verilerin tahrifatından ve taşınmazların değerlerinin fazla gösterilmesinden kaynaklandığını, müvekkili bankanın alacak tutarlarının eksik gösterildiğini, İİK'nın 394. maddesine göre rehinle temin edilmiş her türlü alacağın faiz işlemesinin devam edeceği düzenlendiği halde konkordato nisabında faizli alacağın tamamının dikkate alınmadığını, İİK'nın 305/d maddesine göre 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının alacaklı bundan vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olmasının düzenlendiğini, müvekkili bankanın imtiyazlı alacağı ile işlemiş ve işleyecek faizin teminata bağlanmadığını, bu durumda konkordato tasdiki koşullarının gerçekleşmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, konkordato tasdik istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle; davacılar ... , ... , ... ve ... konkordato taleplerinin reddine, davacılar ... Anonim Şirketi ile ... Limited Şirketi'nin adi konkordato tasdik taleplerinin kabulü ile; her iki davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının tenzilatsız 2021 yılı Ağustos ayından itibaren başlamak üzere 6'şar aylık dönemlerle 2 eşit taksitte 5 yıl vadede ödenmesine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
I. İstinaf başvurularının süresinde yapılıp yapılmadığıyla ilgili olarak:
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece kısa karar ve gerekçeli kararda, karara karşı yasa yolu " gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ...." demek suretiyle tebliğden itibaren 10 gün olarak belirlenmiştir.
Davacılar vekilinin istinafının, kararın kendisine tebliğ edilmesinden sonra 25/02/2021 tarihinde yasal on günlük süre içerisinde yapıldığı görülmüştür.
Müdahiller yönünden yapılan değerlendirmede;
Mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nın 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu Portalı'nda gerekli ilanların yapıldığı, tasdik kararının Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında 15/02/2021 tarihinde ilan edildiği, istinaf süresinin son gününün ise 25/02/2021 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
İstinaf eden müdahillerden ... A.Ş. vekilinin 16/02/2021, ... A.Ş vekilinin 16/02/2021, ... A.Ş. vekilinin 18/02/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde istinaf dilekçelerini verdikleri,
Gerekçeli kararın ... A.Ş. vekiline, ... A.Ş. vekiline ve ... Başkanlığı vekiline 02/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ... A.Ş. vekilinin 09/03/2021, ... A.Ş. vekilinin ve ... Başkanlığı vekilinin 12/03/2021 tarihinde istinaf dilekçelerini verdikleri yani gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde kararı istinaf ettikleri anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 36, 40/2 ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, mahkemelerin kararlarında ilgililere başvurulabilecek kanun yollarını, başvuru merciilerini ve başvuru sürelerini sadece göstermeleri yeterli olmayıp aynı zamanda doğru olarak göstermeleri de anayasal gerekliliktir. Bu sayede bireylerin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve bu çerçevede adil yargılanma hakkı tesis edilmiş olacaktır.
Mahkemenin kanun yolu ve süresini hatalı belirtmesi hâlinde, usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması, mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü de göz önüne alındığında kararda belirtilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilerek süresinde yapıldığının kabul edilmesi ve istinaf incelemesinin yapılması gerektiği açıktır.
Yargıtayca da; İlk derece mahkemesi hakiminin gerekçeli kararda istinaf yoluna başvurma süresi 10 gün olmasına rağmen iki hafta olarak belirtiği, Hakimin, mahkeme kararında kanun yoluna başvurma süresi konusunda yanıltması halinde bu durumun taraflar aleyhine sonuç doğurmaması ve hak kayıplarına neden olmaması gerektiği, bu nedenle iki haftalık süre içinde istinaf başvurusunda bulunanın istinaf incelemesinin yapılması gerektiği belirtilmiştir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı)
Bu nedenlerle ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Başkanlığı vekillerinin istinaf dilekçelerini, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde vermeleri nedeniyle süresinde verdikleri kabul edilmiştir.
II. İstinaf hakkı bulunmayan alacaklılara yönelik olarak:
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır.
Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nın 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu Portalı'nda gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, istinaf yoluna başvuran ... A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Başkanlığı tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde "itiraz" edilmediğinden ve bu suretle "itiraz eden alacaklı" sıfatına haiz olmadıklarından İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru haklarının da bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen müdahil vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. Asli müdahiller ... A.Ş. ve ... A.Ş'nin istinaf başvurularının süresinde olması ve bu müdahillerin itirazlarını daha önce Mahkemeye bildirmiş olmaları sebebiyle istinaf kanun yoluna başvuru şartlarının hukuki yarar yönünden yapılan değerlendirmesinde:
İcra ve İflas Kanunu'nun “konkordatonun hükümleri” başlıklı 308/c maddesinin ikinci fıkrasında bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato başvurusundan önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda, davacı şirketler için hem adi hem rehinli alacaklar yönünden konkordato talebinde bulunulduğu, mahkemece sadece adi alacaklar yönünden konkordato talebinin kabul edildiği, rehinli alacaklar yönünden herhangi bir karar verilmediği görülmüştür.
İstinaf eden ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin borçlu davacı ... A.Ş.'nin rehinli alacaklıları sıfatıyla dosyaya müdahil oldukları, asıl davada sunulu 21/01/2021 tarihli nihai rapordan da anlaşılacağı üzere, bu iki bankanın ... A.Ş.'den sadece rehinli alacaklarının bulunduğu, adi alacaklarının bulunmadığı, adi alacaklılar listesinde yer almadıkları, adı geçen müdahillerin de rehni aşan adi alacaklarının bulunduğuyla ilgili herhangi bir beyanlarının olmadığı, ... Esas sayılı birleşen dosyada sunulu nihai rapora göre de; ... A.Ş.'nin ise bu müdahillere karşı sadece ... A.Ş.'ye olan kefaletinden kaynaklı borcu olduğu, dolayısıyla adı geçen müdahil bankaların ... A.Ş.'den doğrudan rehinli bir alacaklarının bulunmadığı, asıl davada sunulu 21/01/2021 tarihli nihai rapora göre, ... A.Ş.'nin, aralarında istinaf eden ... Bankası ve ... da yer aldığı toplam 15 rehinli alacaklısının(35.937.323,64 TL tutarlı) bulunduğu, yapılan oylamada sadece 2 alacaklının(1.403.381,64 TL tutarlı) oylamada kabul oyu verdiği, dolayısıyla İİK'nın 308/h. maddesinde aranan gerekli nisabın oluşmaması nedeniyle rehinli alacaklılar yönünden anlaşmanın sağlanmadığı, ilk derece mahkemesince rehinli alacaklılar yönünden konkordato tasdik talebinin reddine dair herhangi bir karar verilmemiş ise de, Dairemizce yapılan incelemede rehinli alacaklılar yönünden nisap sağlanmadığından konkordato tasdik koşullarının da gerçekleşmediği, zaten rehinli alacaklılar yönünden verilen bir kabul kararının da bulunmadığı, neticeten istinaf eden müdahillerin sadece rehinli alacaklarının bulunması karşısında verilen adi konkordatoya ilişkin tasdik kararından etkilenmeyecek olmaları sebebiyle bu kararın istinaf edilmesinde de hukuki yararlarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi sonucu;
Davacılar vekili, her iki davacı şirket yönünden bazı taşınmaz ve araçların şirketlerin faaliyetini sürdürebilmeleri, projenin başarısının buna bağlı olduğunu belirterek bu taşınmazlar ve araçlar yönünden İİK'nın 307. maddesi uyarınca muhafaza altına alınmaları ve satışlarının karardan itibaren 1 yılı geçmemek üzere ertelenmesi gerektiğinden bahisle aksi yönde ilk derece mahkemesince verilen ret kararının kaldırılmasını ve erteleme kararı verilmesini talep etmiş, davacı gerçek kişiler yönünden ise konkordato taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek bu kararın kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince gerçek kişi davacılar yönünden verilen ret kararına yönelik yapılan değerlendirmede; bu kişilerin kendilerine özgü hedef, tedbir ve faaliyet içeren konkordato projesi sunmadıkları, sundukları projelerde özetle şirket konkordatosunun tasdiki halinde kefaletlerinden kaynaklanan tüm borçların ödeneceğinin ifade edildiği, borçlu şirketlerden bağımsız bir konkordato projelerinin bulunmadığı, kefiller yönünden projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbir, faaliyet ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin projesi üzerine temellendirildiği, sonuç olarak konkordato başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı, konkordato taleplerinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından bu yönde yapılan istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı şirketlerin maliki olduğu ve İİK'nın 307. maddesi uyarınca satışı ertelenmeyen taşınmazlar ve araçlar yönünden yapılan incelemede; nihai rapor incelendiğinde, davacının İİK'nın 307. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini istediği taşınmaz ve araçların bazılarının şirketlerin faaliyet konusuna girmemeleri, bazıları üzerinde ise ipotek ve rehnin zaten bulunmaması sebebiyle ilk derece mahkemesinin aynı gerekçeyle verdiği ret kararının doğru olduğu değerlendirilmiş ve davacıların buna ilişen istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. Sonuç olarak, müdahiller ... A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine, müdahiller ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının hukuki yararlarının bulunmaması sebebiyle HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca usulden reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Müdahiller ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden USULDEN REDDİNE, müdahiller ... A.Ş. ve ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının hukuki yararlarının bulunmaması sebebiyle HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asli müdahillerden asıl ve birleşen ... Esas sayılı dava yönünden alınması gerekli ayrı ayrı 427,60'ar TL (2x427,60=855,20TL) maktu istinaf karar harçlarından asli müdahiller ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan ayrı ayrı 140,00'ar TL harçların mahsubu ile bakiye ayrı ayrı 715,20'şer TL istinaf karar harçlarının bu müdahillerden tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince ... A.Ş.'den asıl ve birleşen ... Esas sayılı dava yönünden alınması gerekli ayrı ayrı 427,60'ar TL (2x427,60=855,20TL) maktu istinaf karar harçlarından ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 220,70 TL harçların mahsubu ile bakiye 634,50 TL istinaf karar harçlarının bu müdahilden tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
5-Asli müdahil ... Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı taraflardan asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gerekli ayrı ayrı 427,60'ar TL (3x427,60=1282,80TL) maktu istinaf karar harçlarının, davacılar tarafından peşin yatırılan 1.431,20 TL harçlardan mahsubu ile fazladan yatırılan 148,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı taraflara ilk derece mahkemesince İADESİNE,
7-Davacıların ve asli müdahillerin istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
8-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
9-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim