mahkeme 2024/736 E. 2025/899 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/736
2025/899
15 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:31/03/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki uyarınca müvekkil tarafından davalıya dana kargas et ve diğer et ürünlerinden 28 adet irsaliyeli fatura düzenlendiğini, borçlu tarafından fatura alacağı müvekkile ödenmemiş olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra takibinde işlemiş faiz alacağı olarak gösterilen 17.632,31 TL davalı borçlu takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden iş bu itirazın iptali davasının konusu edilmemiş olduğunu, bu nedenle dava değeri icra dosyasında asıl alacak olarak gösterilen 125.853,77 TL olarak gösterildiğini, dolayısıyla borçlu davalının itirazının asıl alacak miktarı üzerinden iptal ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesini, ayrıca alacak miktarı borçlu tarafından belirlenebilir durumda olduğundan likit olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, 3. Şahıslarda ki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili ...'ın davacıdan et ve et ürünleri satın almış ve bir takım faturalara konu mallar teslim almış olduğunu, ancak müvekkilin ödeme emrinde ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi 125.853,77 TL'lik bir borcu bulunmamakta olduğunu, toplamda 65.000,00 TL belge karşılığında ödeme yaptığını, ayrıca bir de tahsilat belgesi daha sonra verileceği belirtilerek davacı tarafça tahsil edilen paralar mevcut olduğunu, davaya konu faturalardan dolayı müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, taraf kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tüm bu hususlar netlik kazanacak ve açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ortaya çıkacağını, elden yapılan ödemelerle ilgili müvekkil adına kardeşi ...'ın tanık olarak sayın mahkemenizce dinlenmesini, takip sonrasına ilişkin olarak işleyecek avans faiz talebine ve faiz oranına da itiraz ettiğini, alacağın likit olmadığını, yargılama ile ortaya çıkacağını, kötü niyetli olarak takip başlatan davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep ederek yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyeti ve sözleşme bedeli konusunda ihtilaf olmadığı, ticari defterlere göre toplam borcun 239.421,06 TL olduğu, davalının borcun 151.000,00 TL lik kısmını ödediğini ödeme makbuzlarıyla ispat ettiği kalan borcun 88.401,06 TL olduğu, bu borcun ödendiği iddiasını davalının yasal ve kesin delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın 88.401,06 TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. İş bu içtihat ve alacağın likit oluşu nazara alınarak davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir.
Kötü niyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.4.2005 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında "Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı/alacaklının takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı; ancak, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin ise bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan, davalı da, somut olayda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur." belirtilmiştir. İş bu içtihat nazara alındığında somut olayda davalı taraf reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetini ispatlayamadığından bu talebin reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısım yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğunu, müvekkilinin malları teslim ettiğini ispat ettiğini, davalının delillerini süresi içerisinde sunmadığını, sunduğu makbuzları defterine işlemediğini, makbuzlarda hangi alacağa ilişkin ödeme olduğuna yönelik bir açıklama bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, borcu sona erdiren belgelerin yargılamanın her aşamasında sunulabilecek olmasına, makbuzlardaki imzaya itiraz olmamasına, borcun muaccel olmasından sonra yapılan ödemelerin TBK'nın 102. Maddesine göre muaccel borç için yapıldığı hususunda karine bulunmasına, davacının bunun aksine, taraflar arasında başkaca alacak borç ilişkisi bulunduğunu iddia ve ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.