Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/56

Karar No

2024/376

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 02/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 25/06/2021
DAVANIN KONUSU: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Vinç Ekipmanları ve İşçilik Hizmeti Sözleşmesi kapsamında işletmeci sıfatıyla tahmil ve tahliye işlemi ifa edildiğini, Türkiye'nin muhtelif limanlarında tahmil tahliye hizmetleri ile ağır nakliyat işleri işi ile iştigal eden davacı şirket ile ... Limanını işleten davalı şirket arasında 01.04.2012 tarihinde "Vinç Ekipmanları ve İşçilik Sözleşmesi" akdedildiğini, davacı şirket ... Limanında tahmil tahliye hizmeti vermeye devam ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, davacı şirket kendisine ait makine ekipman ve işçisiyle birlikte tahmil tahliye hizmeti verdiği sırada 23.12.2014 tarihinde davalı şirketin vardiya amirinin karıştığı ve tümüyle kusurlu hareketiyle sebep olduğu bir kazanın meydana geldiğini, davacı şirketin çalışanı ... ismindeki vinç operatörünün kullandığı, davacı şirketin mülkiyetinde bulunan ... marka, ... model ... tipindeki ... vasfındaki vinç, taşıdığı yükün uygunsuz bağlanması sebebiyle statik pozisyonunu kaybettiğini, yük tahliyesi yapılan limandaki ... Şirketine ait "... " adlı geminin üzerine devrilerek hasarlandığını, kaza sonrasında, davacı şirketin çalışanı vinç operatörü "... hayatını kaybettiğini, kazaya karışan iş makinesi ciddi şekilde hasarlandığını, deniz alanında da kazaya bağlı olarak küçük çapta da olsa çevre zararı meydana geldiğini, hasar sonrasında, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile iş makinesi üzerinde delil tespiti yaptırıldığını, iş makinesinde yaklaşık 2.000.000,00.-TL hasar oluştuğunun ortaya çıktığını, hasarın yaklaşık 11 ayda tamir edilebileceğini, kaza esnasında ortaya çıkan atıkların liman alanına dağılması neticesinde küçük çapta da olsa bir çevre zararı meydana geldiği, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti tarafından bahsi geçen "deniz kirliliği" giderildiğini, denizde oluşan kirliliği temizleyen firma 19.03.2015 tarihinde hizmeti nedeniyle 75.000,00.-USD bedelli bir "Deniz Hizmeti Temizlik" faturası keşide ettiğini, davacının bedelini ödemek zorunda kaldığını, tümüyle davalı şirketin ve müstahdemlerinin kusuru bulunduğunu, davacı şirket operatörünün ölümü ile ilgili yürütülen ceza soruşturmasında, alınan bilirkişi raporlarında olayın meydana gelmesinde davalı şirketin vardiya amirinin kusurunun bulunduğuna yönelik tespitler olduğunu, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı kamu davasında, ne davacı şirket yetkilileri, ne de sorumluluğu altında bulunan şirket çalışanları sanık sıfatına haiz olmadıklarını, hizmet akdiyle çalıştırdığı vinç operatörünün taksirle ölmesi suçunda yargılanmalarına gerek duyulmadığını, davacı şirket çalışanı olması hasebiyle "iş kazası" niteliğindeki olayın ardından T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 10/09/2015 tarih ve ... sayılı "İnceleme Raporu"nun, "Sonuç ve Kanaat" bölümünde, olayın meydana gelmesinde asıl işveren konumunda olan davalı ... A.Ş ve davalı şirketin vardiya sorumlusu "... sorumlu oldukları ve davacı şirkete kusur izafe edilemeyeceği ayrıntısıyla rapor altına alındığını, vincin demonte vaziyette Antalya'dan Gebze'ye taşınması sonrasında tamir boyunca KDV dahil 519.597,78.-TL parça bedeli ödendiğini, davalı şirket ile akdedilen sözleşme gereğince tahmil tahliye hizmeti veren davacı şirketin sahibi bulunduğu iş makinesinin 23.12.2104 tarihinde hasarlanması ve sözleşmenin bulunduğu alanda ortaya çıkan deniz kirliliğinin temizlenmesi karşılığı ödenen bedelin tazmin edilmesi üzerine davacı şirketin maddi zarara uğradığını, uğradığı zarardan, sözleşme hukukuna, adam çalıştıranın sorumluluğuna ve Türk Borçlar Kanunun haksız fiil ile ilgili hükümlerine göre davalı şirket sorumlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası mahiyetinde şimdilik davacıya ait vincin tamir masrafı nedeniyle ortaya çıkan zarara 5.000,00.-TL; vincin 11 aylık tamir süresi içerisinde kullanılamamasından kaynaklanan ve yoksun kalınan gelir kaybı için 1.000,00.-TL; vincin kaza sonrasında ikinci el rayiç değerinde oluşan değer kaybına ilişkin zararlar için 1.000,00.-TL ve kaza sonrasında ... Limanındaki deniz kirliliği için ödenen bedelin rücusu için 3.000,00.-TL olmak üzere yargılama sırasında belirlenen değere artırmak ve tamamlama harcı yatırmak üzere 10.000,00.-TL zararın 23.12.2014'den itibaren; deniz kirliliğinin giderilmesi için ödenen bedel yönünden ise ödeme tarihi olan 21.03.2015'ten işleyecek faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de; iş makinesinin tamirine ilişkin taleplerini 723.811,78.-TL yükselterek, 728.811,78.-TL'ye; yoksun kalınan gelire ilişkin taleplerini 89.000,00.-TL yükselterek, 90.000,00.-TL'ye; çevre zararına ilişkin taleplerini 193.355,00.-TL yükselterek, 196.355,00.-TL'ye çıkartarak 1.016.166,78.-TL tazminatın tamirat, ikinci el değerinden meydana gelen azalma ve yoksun kalınan gelir için kaza tarihi olan 23.12.2014 tarihinden; çevre zararına ilişkin maddi zarar yönünden ise 21.03.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava dilekçesinin kapsamı ve davacının dilekçesinde yer alan beyanları karşısında eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı davasını HMK'nun 107 maddesi uyarınca bir “belirsiz alacak davası” olarak açtığını, dilekçesinde birden çok kez ifade etmek suretiyle açıkça alacak miktarını dile getirdiğini, dava dilekçesinde alacak kalemlerinin tamamı ve tutarları konusunda açıklamalar bulunduğunu, toplam zararının 2.390.946.-TL olduğunun belirtildiğini, HMK'nun 114/h ve 115/1 hükümleri gereğince dava şartı noksanlığı gerekçesi ile öncelikle usul yönünden reddi gerektiğini, dava konusu hasara ilişkin olayın 23.12.2014 tarihinde meydana geldiğini, haksız fiil hukuki nedenine dayalı bir dava ve bu nedenle TBK'nun 72'nci maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zarar ve tazminat yükümlüsü davacı tarafında olay tarihi itibariyle belirli olduğunu, yasal düzenleme zarar miktarını değil zararın varlığının öğrenilmiş olmasını yeterli gördüğünü, davacı hakkında açılmış herhangi bir ceza davası da bulunmadığını, davanın ikame edildiği tarih itibariyle dava zaman aşımı dolmuş durumda olduğunu, davacının davadaki temel dayanağının kazanın ve hasarın oluşumunda davalı çalışanlarının tam kusurlu olduğu iddiasına dayalı olduğunu, davacının bu yoldaki ileri sürüşlerinin hiçbir maddi ve hukuki dayanağı bulunmadığını, kaza nedeniyle vefat eden davacı çalışanı mirasçıları tarafından açılan ve halen Antalya 4. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında derdest bulunan destekten yoksunluk tazminatı talepli davada alınan bilirkişi raporlarına göre davacı ve vefat eden çalışanının olayda, henüz kesin olmamakla beraber % 50 oranında kusurlu oldukları ortaya koyduğunu, davacının oluşması muhtemel bir hasar gideri kararında kazanın oluşumundaki kusurunun da gözönüne alınması gerekli ve zorunlu olduğunu, kaza nedeniyle davacı ve çalışanları hakkında verilen "Takipsizlik kararı" da ortaya çıkan bu kusur durumu karşısında Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararı kaldırılmış olup Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu kişiler hakkında iddianame düzenlenmesi aşaması devam ettiğini, davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerine ve ödeme iddialarının hiçbiri gerçek ve hukuken kabul edilebilir resmi bir makamın tespitlerine dayanmadığını, afaki soyut ileri sürüşlerden ibaret olduğunu, kaza sonrası vinçte oluştuğu ileri sürülen hasarlar ve bunların giderme süresi ile maliyeti konusunda mahkemece yapılmış kabul edilebilir veya dikkate alınabilir herhangi bir tespit de bulunmadığını, tespit ve dava dilekçelerinde vincin kaza sonrası davacı tarafından demonte hale getirilerek yine kendi araçları ile Antalya’dan Kocaeli/Gebze'deki tespit mahalline nakledildiği dikkate alındığında kazadan 4 ayı geçkin bir süre sonra yaptırılan bu tespitin hiçbir hukuki değeri ve delil niteliğinin bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen taleplere dayanak vinçteki hasarın, kaza anında ve hemen sonrasında Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti sırasında çekilen fotoğraflardan da açıkça görüldüğü üzere, hiç de gerek dava dilekçesinde gerekse davacı tarafından 4 ay sonra yaptırılan tespit sonucu düzenlenen raporda ifade edilen hasarlar ile uyuşmadığı kolaylıkla tespit olunabileceğini, davacının dilekçesinde kaza sonrası ... A.Ş.'den iş makinasındaki hasar nedeniyle tahsil ettiği 81.231,94.-TL hasar tazminatı tutarından davacının hiç söz etmemesi ve bunu saklamaya çalışması iyi niyeti konusunda ciddi kuşku doğurduğunu, davacının hasar, tamir vs. zararlarının delili olarak bir takım faturalara dayanmaya çalıştığını, fatura bedellerinin ödendiğini tevsik edici hiçbir belgeye yer vermediğini, ödemenin gerçekleştiği ispat olunmadan bir maddi zarara uğranıldığı ve tazmin talebi ileri sürülmeyeceğini, tümü afaki, fahiş ve dayanaksız olup kabul edilemeyeceğini, davacının gelir kaybı iddiasına dayalı talebinin 1 yıllık bir süreye matuf olması da dikkat çekici olduğunu, davacının vincini 11 ayda tamir etmiş olduğu yolundaki beyanının afaki bir beyan niteliğinde bulunduğunu, TBK'nun 50/2 ve 52 maddeleri hükümlerinin dikkate alınması ve değerlendirilmesinin gerekli ve zorunlu bulunduğunu belirterek dayanaksız davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yine kaza neticesi düzenlenen teftiş raporunda, yapılan soruşturma sonucu Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ... esas sayılı dosyada, Antalya 4. İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında düzenlenen raporlarda kazanın oluşumunda davalı şirket sorumlusunun talimatları sonucu ve onun ağır kusuruyla kazanın meydana geldiği belirtilmiş, mahkememizce üç kişilik makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda da kazanın oluşumunda davacı şirket operatörünün % 10, davalı şirket yetkilisinin % 60, dava dışı ... A.Ş'nin % 30 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş, mahkememizce de kazanın oluşumuna uygun görülen kusur oranlarına itibar edilmiştir. Yine mahkememizce alınan rapor ve ek raporlara göre kaza tarihindeki serbest piyasa rayiçleri göz önüne alındığında ve davacının ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olduğu fatura tutarlarına göre birbirini teyit eder nitelikteki zarar kalemlerinden kazaya uğrayan vincin tamir giderinin 728.811,78.-TL olduğu, çalışamadığı 90 günlük süreye ilişkin aynı cins ve model vinç kiralama bedeli olarak kar kaybının 90.000,00.-TL olduğu, yine davacı tarafça 21.03.2015 tarihinde ödenen çevre zararı fatura bedeli nedeniyle uğradığı zararın da 196.355,00.-TL olduğu, vincin parçalarının değişmesi nedeniyle herhangi bir değer kaybına uğramadığı anlaşılmakla, TBK'nun 61 madde gereğince dış ilişkide müteselsil sorumluluk hükümleri geçerli olmakla beraber kazanın oluşumunda davacı şirket çalışanının % 10 kusurlu olduğu göz önüne alınarak TBK'nun 52 madde gereğince zarar tutarlarından kendi çalışanın kusuruna tekabül eden % 10 oranında indirim yapılarak resen yapılan hesaplama sonucu davalının sorumlu olduğu tamir giderinin 655.930,60.-TL, kar kaybının 81.000,00.-TL, çevre zararı rücu bedelinin de 176.719,50.-TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 655.930,60.-TL tamir gideri, 81.000,00.-TL kar kaybı, 176.719,50.-TL çevre zararı rucü bedeli olmak üzere toplam 913.650,10.-TL'nin tamir masrafı ve kar kaybı toplamı olan 736.930,60.-TL'sinin olay tarihi olan 23.12.2014 ten itibaren, çevre zararı rücu bedeli olan 176.719,50.-TL'sinin de ödeme tarihi olan 21.03.2015 ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karar başlığında gösterilen ünvanda bir şirket bulunmadığını, davanın iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davaya konu iş makinesinin, kaza tarihinde ve dava tarihinde davacı adına kayıtlı olmadığını, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin ve husumet ehliyetinin bulunmadığını, mahkemece kabul edilen kusur oranının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kusur oranına ilişkin rapora yönelik itirazlarının cevaplanmadığını, aynı konuda başka mahkemelerde görülmekte olan davalarda kusur oranlarının bu davada tespit edilen kusur oranından farklı tespit edildiğini, davacının fatura bedellerinin düzenlenen şirketlere ödendiğini ispat etmesi gerektiğini, Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespitin kazadan 4 ay sonra yapıldığını, bu tespitin hukuki değeri ve delil niteliğinin bulunmadığını, Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında iş makinesine ilişkin bulunan fotoğraflardan da görüleceği üzere Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki düzenlenen raporda ifade edilen hasarların fotoğraflardaki hasarlar ile uyuşmadığını, faturaların bir kısmının fiktif fatura olduğunu, 7 adet faturanın yansıtma fatura olduğunu, mükerrer faturalar bulunduğunu, bu noktadaki itirazlarının değerlendirilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, iş kazası sonucu uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın 23/12/2014 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesinin havale tarihinin 23/12/2016 tarihi olduğu, harcın da bu tarihte yatırıldığı, dolayısıyla davanın 23/12/2016 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla; davalının bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Davacı şirketin ünvanının karar başlığında hatalı gösterilmesi yerinde düzeltilebilecek bir hata niteliğinde ise de bu şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Faturaların hasar bedeli ile uyumlu olmadığı ve mükerrer fatura bulunduğu iddiası yönünden ise; dosyada alınan raporlar denetime elverişli olmayıp, denetime elverişli olmayan raporların hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Dosya kapsamından mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi kusur raporlarında davacının çalışanının %10, asıl işveren ... A.Ş.’nin %30, davalı ... Liman İşletmelerinin vardiya sorumlusu ... ’ın %60, kusurlu oldukları yönünde rapor tanzim edildiği, Antalya 4. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan kök ve ek bilirkişi kusur raporlarında; davalının çalışanı ... %10, davalının %40, davacının %40 oranında, davacı çalışanının %10 kusurlu oldukları yönünde rapor tanzim edildiği, aynı olaydan dolayı görülen ceza dava dosyasında ... İşl. A.Ş.’nin liman vardiya amiri ... ’ın sanık olarak yargılandığı ve mahkumiyetine karar verildiği, ceza dava dosyası üzerinde istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince itibar edilen 24.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda; ... İşl. A.Ş. çalışanı sanık ... asli, ... , ...A.Ş. çalışanı ... asli, muris ... tali kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, bölge adliye mahkemesi tarafından bilinçli taksirin söz konusu olduğundan bahisle ilk derece ceza mahkemesi kararının kaldırılarak yine sanığın mahkumiyetine kararı verildiği, bunun yanında bölge adliye mahkemesince ... , ... Tic. A.Ş. sorumlusunun tespit edilerek onun hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi‘nin ... Esas sayılı bu ceza dava dosyası kararının temyiz edilmesi üzerine hali hazırda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arşivinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; kusur oranının kesin olarak tespiti zarar dağılımı yönünden önem taşımaktadır. Bu nedenle İş Mahkemesi dava dosyasında , ceza dava dosyasında alınan tüm bilirkişi kusur raporları da celp edilip, hep birlikte değerlendirilerek kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesi ve aralarındaki çelişkinin giderilmesi yönünde başka bir bilirkişi heyetinden yeniden kusur raporu aldırılması, hasar bedelinin denetime olanak sağlayacak şekilde tespit edildikten sonra karar verilmesi gerekirken denetime açık olmayan bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması, iş makinesinin kaza tarihinde finansal kiralama sözleşmesi ile davacı uhdesinde bulunduğu iddia edilmekle, ilgili finansal kiralama sözleşmesinin de dosyaya celp edilmemesi, bu sözleşmenin davacının husumet ehliyetini etkileyip etkilemediğinin gerekçeli kararda tartışılmaması hatalı olmuş olup ilk derece mahkemesince belirtilen eksiklikler giderildikten sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim