Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/52
2024/357
2 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 31/03/2021
DAVANIN KONUSU: İpotek (Terkin İstemli)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili davacının ... ili... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel .. nolu bağımsız bölümde kayıtlı bulunan taşınmazı 16/07/2018 tarihinde satın aldığını, ancak taşınmaz üzerinde davalı bankanın 10/04/2018 tarihli 300.000,00 TL tutarlı ipotek şerhinin bulunduğunu, iş bu ipoteğin taşınmazın önceki maliki ... adına kayıtlı iken ... lehine kullandırılmış olan kredi borcuna istinaden kurulduğunu, söz konusu kurulan ipoteğe ilişkin bankaca 13/11/2017 tarihinde ... 'a 154.992,53 TL tutarındaki toplam kredi borcunun ödenmesi halinde ipoteğin fekkine ilişkin belgelerin en geç 10 iş günü içerisinde ilgili tapu müdürlüğüne ulaştırılacağına ilişkin ipotek fek taahhütnamesi verildiğini, sonrasında 13/07/2018 tarihinde ... A.Ş tarafından söz konusu bankanın ... şubesine kalan kredi tutarı 148.844,03 TL nin bankaca ... tahsil edildiği ve bu ödeme neticesinde kredi borcunun kapandığını bildirir dekont düzenlendiğini, tüm bunlara rağmen bankanın ipoteğin kaldırılmasına ilişkin belgeleri ilgili tapu müdürlüğüne ulaştırmadığını bu sebeple dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava konusu uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklı ipoteğin terkinine ilişkin dava olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, öncelikle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinin HMK 119 maddesine aykırı şekilde düzenlendiğini dava değerinin belirtilmediğini, bu nedenle usulden reddini, ipoteğin kaldırılması talebine ilişkin davaların nispi harca tabi olduğunu, dava dışı ... davalı bankanın kredili müşterisi olup aralarında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, söz konusu kredi borcunun kapandığını ancak buna rağmen ipoteğin fek edilmediği iddia edilmiş ise de söz konusu ipoteğin ... doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsadığından ipoteğin fek edilmesinin söz konusu olmadığını, ... tüm borçlarının ödenmediğini banka riskinin ortadan kalmaması sebebiyle ipoteğin fek edilmemesi ipotek resmi senedine göre aykırılık teşkil etmemesi nedeniyle ipoteğin kaldırılmasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle dava dilekçesinin öncelikle uyuşmazlığın tahkim ile çözümlenmesi konusunda değerlendirme yapmasını ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Taahhütname içeriğinde toplam kredi borcuna karşılık 154.992,53 TL nin 13.07.2018 tarihine kadar ödenmesi halinde ipoteğin terkin edileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Yapılan değerlendirmede fek taahhüdünün içeriğinde belirtilen düzenleme tarihinin hatalı olduğu kabul edilmekle birlikte, verildiği tarih itibariyle dava dışı kredi alanın davalı bankaya toplam borcun 154.992,53 TL olduğu bunun da ... numaralı kredinin borcundan kaynaklandığı, basiretli tacir olan bankanın tüm alacağına istinaden bu belgeyi düzenleyebileceği, bilirkişi raporundaki 2018 yılında kullandırılan 3 ayrı kredi ile 2019 yılında kullandırılan 1 kredinin taahhüt tarihinden sonra kullandırıldığı kabul edilmiştir. Davalı banka davacıya verdiği fek taahhütnamesinde bir vade tarihi belirtmiş olup, bu tarihten önce taahhüdün tarafı olmayan dava dışı 3. kişiye kullandırdığı krediler ve borçlanmaları gerekçe göstererek taahhütnamede belirlenen sorumluluğundan kurtulamaz. Basiretli tacir olan davalının bu taahhütnameyi verdiği ve bunun hüküm ve sonuçlarını bilmesi gerektiği ve bu taşınmazı teminat olarak yeni borçlar için kabul etmesi halinde, fek taahhüdünde belirtilen tutarı bankanın taahhüdüne güvenerek yatıran davacının zarar göreceğini bilmesi gerekir. Davacı yan ... numaralı kredinin borcunu yatırmış ve borcu kapatmış olup, bankanın taahhüdün gereğini yapması gerekir. Davacının taahhüt tarihinden sonra vade tarihinden önceki dönemde dava dışı borçlunun kredi alıp almadığını ve bankaya olan tüm kredi borçlarını bilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının davasında haklı olduğu vicdani kanaatiyle davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu ipoteğin, dava dışı ... ' ın doğmuş ve doğacak, asaleten ve kefaleten tüm borçlarının teminatı için alındığını, ipotek fek taahhüdünün yerine getirilmediğini, bu hususun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, ancak ilk derece mahkemesince bu durumun göz ardı edildiğini, geçerli bir fek taahhüdünden de bahsedilmenin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirmenin çelişkili ve hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ipoteğin kaldırılması (fekki) istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; ipoteğin dava dışı 3. kişinin borcuna istinaden davalı banka lehine konduğu, davacının taşınmazı satın almak istemesi üzerine davalı bankadan fek taahhütnamesi aldığı sabit olup taraflar arasındaki ihtilaf taahhütnamenin geçerliliği ve koşullarının yerine getirilip getirilmediği ve ipoteğin terkinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
İlk derece mahkemesince davalı bankanın taahhütnamedeki düzenleme tarihinin hatalı olduğundan bahisle geçersizlik iddiasına yönelik; "Bu taahhütnameyi bankanın bizzat düzenleyip davacıya verdiğini cevap dilekçesi ile kabul eden davalının taahhütnameye güvenerek işlem yapan davacıya karşı bu geçersizliği ileri sürmesinin TMK 2 uyarınca dinlenemeyeceği, davalı bankanın düzenlerken hatalı tarih yazması nedeniyle kendi hatasından faydalanamayacağı, bu değerlendirme sonucu verilen fek taahhütnamesinin koşulları yerine getirildiği takdirde davalıyı bağlayacağı kabul edilmiştir. " şeklindeki gerekçeli değerlendirmesi kimse kendisinin hatalı işleminden kendi lehine sonuç çıkaramayacağından yerinde olup davalının buna ilişen istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Fek taahhütnamesinin koşullarının yerine getirilip getirilmediğine yönelik mahkemece bankacı bilirkişiden dava dışı ... ’ın 13.07.2018 tarihi itibariyle davalı bankaya olan kredi borçlarının hesaplanması, bu tarihte şayet 154.992,53 TL’den fazla ise fek taahhüdünün belirli bir kredi borcuna istinaden verilip verilmediği değerlendirilerek, bu kredinin 13.07.2018 tarihinde kapatılıp kapatılmadığı hususunda ek rapor tanzimi istenmiştir.
Bankacı bilirkişi ek raporunda; "Kök raporumuzun 4. sayfasındaki “özetlersek” başlığı altında tek tek dökümü yapılan kredilerden de anlaşılacağı üzere 13.07.2018 tarihinde yalnızca ... numaralı kredinin borcuna karşılık 148.844,03 TL ödeme yapılarak kapatıldığı, ancak, 13.07.2018 tarihi itibariyle ... ve ... numaralı taksitli ticari kredilerin devam ettiği, dosyada mevcut belgelerden taksitli kredilerin 13.07.2018 tarihi itibariyle; ... numaralı krediden 23.096,31 TL, ... numaralı krediden 100.000,00 TL, ... numaralı krediden 146.392,83 TL olmak üzere toplam 269.489,14 TL anapara borcu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bankanın davacıya vermiş olduğu fek taahhütnamesinde bankaya olan toplam borç bakiyesi 154.992,53 TL yazılı olmakla birlikte; asıl borçlunun 13.07.2018 tarihinde bankaya toplam 269.489,14 TL anapara borcu bulunduğu; 13.07.2018 tarihinde yapılan 148.844,03 TL’lik ödemenin yalnızca ... numaralı krediyi kapattığı ve geriye 123.096,31 TL’lik anapara borcunun daha kaldığı, fek taahhütnamesinde belirli bir krediden söz edilmediği ve toplam kredi borcu denildiği, taahhütname içeriğinde toplam kredi borcuna karşılık 154.992,53 TL nin 13.07.2018 tarihine kadar ödenmesi halinde ipoteğin terkin edileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır." şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; fek taahhüdünün geçerli olduğu, taahhütname içeriğinde toplam kredi borcuna karşılık 154.992,53 TL nin 13.07.2018 tarihine kadar ödenmesi halinde ipoteğin terkin edileceğinin bildirildiği, fek taahhütnamesinde belirli bir krediden söz edilmediği ve toplam kredi borcu denildiği, dava dışı borçlunun yaptığı ödemenin ise fek taahhütnamesinde bildirilen ödenmesi gereken borçtan az (148.844,03 TL) olduğu ve fek taahhütnamesindeki şartların gerçekleşmediği sabit olup bu sebeplerle ipoteğin kaldırılması şartları oluşmadığından davanın reddi gerekirken ilk derece mahkemesince ipoteğin fekki taahhütnamesinde belirli bir krediden söz edilmemesine , toplam kredi borcu denilmesine ve hatta fek taahhütnamesinde belirtilen borçtan az ödeme yapılmasına rağmen yukarıdaki yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ancak, bu yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan bakiye 4.695,65 TL'nin davacıya iadesine,
b-Yargılama giderlerinin davacı üzeri bırakılmasına,
c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
d-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 58,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 220,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.