Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/519
2025/102
10 Şubat 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:25/11/2021
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:10/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2018 günü saat 08:00 sıralarında Denizli İli, Pamukkale İlçesi ... mahallesinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in, park halinde iken yolu yeterince kontrol etmeden park halinden çıkarak sola manevra yaparak hareket haline geçtiği esnada, seyir halde olan müvekkili ... yönetimindeki ... plakalı motorsiklete çarparak motorsikletin yana devirip sürüklenmesiyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre, kazanın oluşumda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı K.T.K'nın Madde 84/j bendinde yer alan; "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" kuralını ihlal ettiğinden % 100 kusurlu olduğunu, kendi şeritinde seyreden müvekkili ...'in kusurunun bulunmadığı sonucuna varıldığını, söz konusu kaza ile ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, davacı müvekkilinin söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, kaza sonrasında Denizli Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, müvekkilinin tedavisinin Denizli ... Devlet Hastanesinde devam ettiğini ayrıca ... Hastanesinde ameliyat olduğunu, müvekkilininde dava konusu trafik kazası nedeniyle kalıcı sakatlık meydana geldiğini, müvekkile ait Denizli Devlet Hastanesi, Denizli ... Devlet Hastanesi ve ... Hastanesinde görmüş olduğu tüm tedavi evraklarının celbini talep ettiklerini, davacı müvekkilinin ... betonarme demirci işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin geçirdiği bu kazadan sonra mesleğini yaparken beden gücü kaybı oranında zorlanacağını, müvekkilinin 20.05.1971 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olup, evli ve 3 çocuk babası olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın, kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı şirkete 19.02.2019 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için tüm evrakların teslim edildiğini, başvuru dilekçelerinde 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceği ihtaren bildirildiğini, cevabi yazıda davalı sigorta şirketinin tazminat talebinin değerlendirilebilmesi ve en kısa sürede sonuçlandırılabilmesi için "tam teşekküllü devlet hastanesinden alınmış sürekli ibaresi ve sakatlık oranın içeren heyet raporu aslını" tarafımızca teminini talep ettiğini, sigorta şirketi tarafından verilen cevap talebini karşılamadığını, söz konusu kaza 04.12.2018 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan müvekkilinin maluliyetine ilişkin engelli sağlık kurulu raporunun temin edilebilmesi için gerekli olan bir yıllık süre 04.12.2019 tarihinde dolacağını, dolayısıyla engelli sağlık kurulu raporunu alabilmek için gereken süre henüz dolmadığını, bununla birlikte raporun alınmasından sonra sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmayacağına ilişkin net cevap verilmediğini, ayrıca söz konusu süre geçene kadar davacı müvekkilin mağduriyeti artarak devam edeceğini, bu nedenlerden dolayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından ...n toplam 1.000,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle KTK 97. madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartının, davacılar tarafından yerine getirilmemiş olması nedeniyle, HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesini, davayı kabul anlamına gelmemek koşulu ile; kusur durumunun tespiti için dosyanın ceza dosyası ile birlikte adli tıp kurumu ihtisas dairesine gönderilmesini, özür oranının tespiti için dosyanın adli tıp ihtisas dairesine gönderilmesini, dosyanın tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra zararın oluşup oluşmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami police limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..davacının kusurunun olmadığı, davalının park edilen araçların arasından çıkarken güvenli ortam olduğundan emin olmadan manevra yapmış olması ile kusurlu olduğu, kaza tarihi itibariyle tabi olunan yönetmeliğe göre maluliyet raporu düzenlendiği, TRH 2010 tablosu ve teknik faiz uygulanmaksızın aktüerya ek raporunun oluşturulduğu ve bedel arttırımın bu doğrultuda yapıldığı görülmekle..." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eksik inceleme ile karar verildiğini, dosya kapsamındaki hesap raporunun hükme esas alınamayacağını, hükme esas hesaplamanın fahiş ve hatalı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları'nda ön görülmüş olan TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranı %1.8 olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini, PMF 1931 hesap tablosu üzerinden kurulan hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından 04/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu kaza dolayısıyla ... İthalat Ve İhracat San. Tic. Ltd. Şti’ye %20 oranında temlik sözleşmesi imzalandığını, ... İthalat Ve İhracat San. Tic. Ltd tarafından açılan Denizli 2. Asliye Hukuk ... E. sayılı dosyasında, iş bu dosyanın davacısı olan ...'in davalı olarak yer aldığını, müvekkili şirketin ihbar olunan olduğunu, bu husus davacı tarafından bilindiği halde yerel mahkemeye bildirimde dahi bulunulmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yol açmakla birlikte davacının kötü niyetle hareket ettiğini, bu hususun göz ardı edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı sakatlık tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinaf incelemesine konu dava dosyasına bakıldığında, mahkemece, kusur ve kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alındığı, bunun üzerine hesap raporu düzenlemesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 01/03/2021 tarihli kök hesap raporunda, PMF yaşam tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre, güncel bilinen asgari ücret ve diğer veriler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, 27/05/2021 tarihli duruşma ara kararında, güncel Yargıtay kararları gereği TRH 2010 tablosuna göre ek rapor hazırlaması için dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırıldığı, 28/06/2021 tarihli ek raporda özetle; TRH 2010 tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre, güncel bilinen asgari ücret ve diğer veriler dikkate alınarak, hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay içtihatları ile oluşturulan uygulama birliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ...-... sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün olmaması, TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılmasının gerekmesi (Yargıtay 4. HD 2022/422 E. 2023/5853 K.) karşısında, bilirkişi raporunun bu esaslara göre hazırlandığı anlaşılmakla, davalının teknik faize yönelik ve hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.
Davalı istinaf dilekçesinde ayrıca, davacı tarafından 04/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu kaza dolayısıyla ... İthalat Ve İhracat San. Tic. Ltd. Şti’ye %20 oranında temlik sözleşmesi imzalandığını, ... İthalat Ve İhracat San. Tic. Ltd tarafından Denizli 2. Asliye Hukuk ... E. sayılı dosyasında, iş bu dosyanın davacısı ...'in davalı olduğunu, müvekkil şirketin ihbar olunan olduğunu, bu husus davacı tarafından bilindiği halde yerel mahkemeye bildirimde dahi bulunulmadığını, sebepsiz zenginleşmeye yol açmakla birlikte davacının kötü niyetle hareket ettiğini, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer'ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur (Yargıtay 4. HD, 2022/9748 E, 2024/4855 K).
Dairemizce, bahsi geçen Denizli 2. Asliye Hukuk ... E. sayılı dosya, uyap üzerinden incelenmiş ve dosyaya bakıldığında özetle; davacının, ... İthalat Ve İhracat San. Tic. Ltd. Şti olduğu, davalının ise iş bu dosyanın davacısı olan ... olduğu, ... Sigorta AŞ'nin ise ihbar olunan olarak yer aldığı, dava dilekçesinde özetle; davalının, 04/12/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ötürü uğramış olduğu geçici ve sürekli maluliyeti nedeni ile doğmuş ve ...cak tazminatından 19/02/2019 tarihli "Alacağın Temliki" sözleşmesi ile % 20'sini davacıya temlik ettiğini, haricen edinilen bilgiye göre davalının sigorta şirketinden tahsilat yaptığını, defalarca istenmesine rağmen alacaklarını alamadıklarını beyan ederek, alacak talebinde bulunduğu; davalının ise dava dilekçesine karşı verdiği dilekçesinde özetle; temlik hususunu kabul etmediklerini, iddia edilen belgenin müvekkilinin rızası hilafına doldurulan bir belge olduğunu, yasal şartları taşımadığını, böyle bir anlaşmanın olmadığını beyan etmiştir. Dosyanın, 28/10/2021 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 14/09/2022'de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 05/10/2022'de bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesine konu iş bu dosyada davacının, iddia edilen alacağın temlik hususunu inkar ettiği anlaşılmaktadır. Denizli 2. Asliye Hukuk ... E. sayılı dosyasındaki dava dilekçesi ekinde de, uyaptan yapılan kontrolde, temlik belgesi görülmemiştir. Alacağın temlik edildiğine dair bir bilgi veya belge olmadığından, buna yönelik açılan davanın da açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kesinleştiği görüldüğünden, istinaf incelemesine esas iş bu dosyada davalının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Tüm açıklamalar ışığında; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf incelemesinde ileri sürelemeyecek olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.715,36 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.917,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.797,61 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.