mahkeme 2024/447 E. 2025/424 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/447

Karar No

2025/424

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 07/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/09/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 07/04/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı ...; Antalya 9. Noterliği 16.11.2016 tarih ve....yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi gereğince .... İlçesi .... Mah. .... Ada .... numaralı parselde inşaat yapılması için müteahhit ile anlaştıklarını, bu sözleşmede açıkça belirtilen vekil edeninin ...ve....numaralı bağımsız bölümleri ile sözleşmedeki diğer arsa sahiplerinin arsa payının yetmemesi üzerine yine 16.11.2016 tarihinde, Adi yazılı protokol gereği .... ada... parselde bulunan ortaklardan 5 adet senet alınmış, yine 2 adet senet verilmiş ve alacaklı ... ile oğlu tarık karagöz tarafından protokol imzalandığını, ve protokolde de açıkça alacaklı-davalı ...'ün alacaklı olduğu, davalının senetleri daire karşılığı aldığını ve senetlerin kredi aşamasında kullanılacağı belirtilerek imzalandığını, 16.11.2016 tarihli kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ile 16.11.2016 tarihinde adi yazılı protokol gereği daire karşılığı verilen ve kredi aşamasında kullanılacak davaya konu olan senedin düzenleme tarihi yine 16.11.2016 olarak düzenlenmiştir. icra takibi konusu senedin tanzim tarihi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin noterde yapılış tarihi ve protokolün tanzim tarihi 16.11.2016 tarihi olup her üçünün de tanzim tarihi aynı tarih olduğunu, müvekkilinin ... 09.03.2018 tarihinde davalı ... ve protokolde imzası bulunan oğlu ...tarafından darp edildiğini, dava konusu icra takibi de davalı tarafça vekil edenimizin şikayeti üzerine kötüniyetle anlaşmaya aykırı olarak doldurularak başlatıldığını, vekil edeni ... aleyhine 12. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takip dosyasıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, Takip dayanağı bono, dosyaya sunulu protokoldeki yazılı anlaşma uyarınca ...Ada... Parselde inşaa edilecek daireler karşılığında verilmiş olup kredi aşamasında kullanılacağı taraflarca kararlaştırılıp kötüniyetli alacaklı ... tarafından imza altına alındığını, bu bağlamda bono, protokolün teminatı olarak davalı alacaklıya verildiğini, buna rağmen davalı alacaklı ... henüz inşaat bitmeden ve kredi kullanımı aşamasına gelmeden senedi yazılı anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, ...'ın 14.04.2018 tarihli dilekçesiyle borca yaptığı itiraz sonucu Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasıyla görülen borca itiraz davası sonucunda vekil edenimiz aleyhine hüküm kurulduğunu, İşbu kararla borca itirazımız usule, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde reddedilmiş ve vekil edenimiz ayrıca asıl alacak olan 96.000,00-TL'nin %20'si olan 19.200,00-TL tazminata mahkum edildiğini, senet bedelsizdir ve yazılı sözleşmede senedin dairelerin inşaasının bitirilip teslim edilmesiyle vadesinin geleceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca kredi kullanma aşamasında teminat olması amacıyla verilen bir senet olduğundan İİK m.170/a gereğince davalı alacaklının 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı haksız ve kötüniyetli icra takibinin iptali gerekirken borca itirazımızın reddi hukuka uygun olmadığını, 16.11.2016 tarihli vekil edenimizle davalı alacaklı ... arasındaki yazılı anlaşmayı içeren protokol, aynı tarihli taşınmaz satış vaadi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden anlaşılacağı üzere haksız takibe konu edilen bono teminat bonosu olduğunu, bononun teminat olarak verildiğini gösterir protokolde davalı alacaklı ...'ün imzası bulunduğunu, protokol ile bononun tanzim tarihleri aynı olduğunu, söz konusu belgeler yazılı belgeyle ispat koşulunu sağlar nitelikte olduğunu, 16.11.2016 tarihli Kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ile 16.11.2016 tarihinde adi yazılı protokol gereği daire karşılığı verilen ve kredi aşamasında kullanılacak düzenleme tarihi de 16.11.2016 olan senet kayıtsız şartsız borç ikrarını içermemektedir. tarafların arasındaki hukuki ilişkinin teminatı olarak verilen, aralarında yapmış oldukları protokol gerği şarta bağlanan (daire karşılığı) ve kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşımayan bono kambiyo senedi vasfında olmadığını, kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ve adi yazılı protokol ile protokole konu düzenleme tarihi de aynı olan senedin miktar ve taraflar bakımından da aynı olduğu ve Senedin taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiğini 6102 sayılı TTK'nun 776/1-b(Eski Kanun:688/2) gereği kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediğini, 16.11.2016 tarihinde adi yazılı protokol gereği senetler kredi aşamasında kullanılacağını, yapılan protokol ve kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda edimlerin yerine getirilip getirilmediği yani Alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğini, alacağın tahsili amacıyla senetlerin icra takibine konu edilebilmesi için inşaatın olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden takibin iptali gerektiğini, Dairelerin inşaasının tamamlanması ve vekil edenimize teslim edilmesinden sonra doldurulacağı konusunda yazılı anlaşma yapılan senet, anlaşmaya aykırı olarak daireler tamamlanmadığı ve teslim edilmediği halde 16.01.2017 vadeli olarak davalı-alacaklı ... tarafından tanzim edilmiş ve kötüniyetli bir şekilde vekil edenimize zarar vermek amacıyla icra takibine konu edilmiştir, vekil edenimizin payının olduğu arsadaki diğer müşterek malikler de aynı protokol gereğince davalı alacaklıya dairelerin tamamlanıp kredi kullanım aşamasında kullanılmak üzere senet vermişlerdir. Bu durum dosyaya sunulu protokolden anlaşılabilir. Ancak söz konusu malikler aleyhine başlatılan bir icra takibi yoktur. Yalnızca vekil edeni aleyhine kötüniyetli ve haksız bir takip başlatıldığını, 16.11.2016 tarihli protokole aykırı davranan ve protokolde belirtilen vade gerçekleşmeden (inşaatın krediye uygun hale getirilmesi) hatta inşaata başlanmadan (inşaata başlama ruhsatı 14.06.2017 Tarihinde alınmıştır) yine protokole, kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesine aykırı olarak bononun vadesini 16.01.2017 tarihi olarak düzenleyen Alacaklı-davalı ... haksız kazanç elde etmeye çalışan kötü niyetli olan taraf olduğunu, Öncelikle İcra Dairesine Yatacak Paranın Alacaklıya Verilmemesi için İhtiyati Tedbir talebimizin teminatsız kabulüne, Haklı davamızın kabulü ile vekil edenimiz ...'ın borçlu olmadığının tespitine, Antalya Genel İcra Dairesi ...E. (Eski 12. İcra Müdürlüğü....Esas) sayılı kambiyo senedine dayalı icra takibinin ve vekil edenimiz aleyhine hükmedilen %20 icra inkar tazminatının iptaline, müvekkili aleyhine kötüniyetli ve ağır kusurlu takip başlatan davalı alacaklının asıl alacağın yüzde yirmisi oranında tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının davası (itirazları) tamamen haksız ve yersiz olup reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının takip konusu bononun tanzim edilip veriliş sebebi olarak iddia ettiği hususların hiç birisini kabul ediklerini, Bononun teminat senedi olduğunun kabulü için Yargıtayın, kökleşmiş içtihatlarında, aradığı bir takım şartlar mevcut olduğunu, mevcut uyuşmazlıkta bu şartlar yer almadığını, takip konusu bononun, davacının fotokopisini sunduğu adi yazılı belge ile ilgisi yoktur. Zaten bu belgede takip konusu bono tanımlanmadığı gibi, takip konusu bono metninden de böyle bir durum anlaşılmadığını, takibe konu bono üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir şerh mevcut olmadığını, takibe konu bono TTK 776/b maddesi uyarınca kayıtsız şartsız bir bedeli ödeme vaadini içeren ve gerekli tüm bono özelliklerini taşıyan bir kıymetli evrak olduğunu, senet üzerinde bunu zedeleyecek herhangi bir not, şerh veya ibare olmadığını, davacının bono metninin aksini aynı kuvvette yazılı delille ispat etmesi gerekir. 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu madde 220 uyarınca senetle ispat zorunluluğu olduğunu, Somut olayda alacaklı müvekkil lehine düzenlenmiş 96.000 TL bedelli bono vasfına haiz bir kıymetli evrak bulunmadığını, bunun aksinin ispatı, böyle bir alacağın var olmadığının kanıtı ancak aynı eşdeğerde bir delille yani senetle mümkün olacağını, Davacı tarafın sunduğu adi yazılı protokol, bu alacağın mevcudiyetini etkiler yahut aksini ispatlar nitelikte olmadığını, yine davacının, bononun sonradan doldurulduğuna dair iddiaları tamamen gerçek dışı olduğunu. bu hususta bonodaki yazılar tam bir bütünlük arz etmekte olup, sonradan ilave edilmiş herhangi bir kısım olmadığını, . Davacının bu iddiasını da yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, Hiçbir konuda tanık deliline rıza ve muvafakat göstermiyoruz. takip konusu bononun, bono metninden de açıkça anlaşıldığı gibi, davacının iddia ettiği inşaat sözleşmesi ile ve sunmuş olduğu adi yazılı belge ile bir ilgisi olmadığını, davacının bahsettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafları ile takibe konu bononun tarafları aynı olmadığını, Davacının davasının reddine, Davacının haksız itiraz nedeni ile asıl alacağın %50'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... miktar itibariyle dosyada tanıkla ispat yasağı mevcuttur. Tanık dinletilmesine ilişkin davalının açık bir muvafakati de yoktur. Teminat senedi olduğuna ilişkin bir kayıt da yoktur. Davacı iddiasını kesin delille ispatlayamamıştır. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya 9.Noterliği 16.11.2016 tarih ve... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi gereğince Kepez İlçesi Sütçüler Mah... Ada... numaralı parselde inşaat yapılması için müteahhit ile anlaştığını, bu sözleşmede açıkça belirtilen müvekkilinin... ve... numaralı bağımsız bölümleri ile sözleşmedeki diğer arsa sahiplerinin arsa payının yetmemesi üzerine yine 16.11.2016 tarihinde adi yazılı protokol gereği ... ada... parselde bulunan ortaklardan 5 adet senet alındığını, yine 2 adet senet verilip alacaklı ... ile oğlu ...tarafından protokol imzalandığını, protokolde de açıkça alacaklı-davalı ...'ün alacaklı olduğunu, davalının senetleri daire karşılığı aldığını ve senetlerin kredi aşamasında kullanılacağı belirtilerek imzalandığını, bononun protokolün teminatı olarak davalı alacaklıya verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının senetteki imzaya itirazının bulunmamasına, davacının senedin teminat senedi olduğu iddiasını kesin delillerle ispat edememesine bu sebeplerle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim