mahkeme 2024/441 E. 2025/419 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/441

Karar No

2025/419

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:13/12/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:07/04/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalının maliki olduğu ve müvekkilinde sigortalı olan aracın kazaya karıştığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin üçüncü kişiye tazminat ödemek durumunda kaldığını, kazada araç sürücüsünün olay mahallini terk ettiğini bu sebeple rücu şartlarının oluştuğunu beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin araç kiralama işiyle uğraştığını, kazayı müşterisinin oğlunun yaptığını, bu kişinin kaza sonrası etrafta toplanan kalabalığın kendisine küfretmesi ve sinirlenmeleri neticesinde linç edilmekten korktuğu için olay yerini terk ettiğini bu sebeple rücu şartlarının oluşmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararları teminat kapsamına aldığından, sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkı belirli şartlarla sınırlandırılmıştır. Bu şartlardan biri de Genel Şartlar B.4-f maddesinde belirtilen olay mahallinin terkidir. Gerek davalı vekilinin beyanı, gerekse polis tutanağına göre, sürücünün fiziken olay mahallini terk ettiği açıktır. Davalının iddiası olay yerini terk hususunun can güvenliğinden duyulan korku nedeniyle gerçekleştiğidir. Bu husus bağlantılı bileşik ikrar niteliğindedir. Yani davalı vekili olay yerini terk olgusunu ikrar etmiş ancak bu ikrarına başka bir olgu ekleyerek terk hususunun güvenlik sebepleri ile olduğunu öne sürmüştür. Her ne kadar genel şartlarda belirlenen rücu şartının gerçekleştiğini ispat yükü sigortacı da olsa da davacının bu beyanı ikrarına eklediği vakıayı ispat yükünü kendisine yüklemektedir. Davalının buna ilişkin dayandığı tek delil zarar veren sürücünün karakol ifadesi olup, ispata yarar başkaca bir delili yoktur. Bu halde davalı vekilinin ikrarına eklediği bu vakıayı ispat edemediği, gerçekleşen olay yeri terk olgusunun genel şartlarda belirlenen rücu sebebini sağladığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin tek başına maddi hasar bedelinin 3. kişilere ödendiği durumlarda sigortalıya rücuyu haklı kılan bir durum olmadığını, kaldı ki davacı tarafça, sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı hasar bedelinin arttığı gibi bir iddianın ileri sürülmediğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.f maddesine göre; sürücünün, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşmasının haklı ve geçerli sebep olarak kabul edilerek, bu durumda sigortacının, bu sebeple sigortalısına rücu edemeyeceğinin düzenlendiğini, mahkemece hatalı değerlendirme ile ispat külfetinin taraflarına yüklenildiğini, kaza yerini haklı gerekçeyle darp edilme korkusuyla terk ettiğini ifade eden sürücünün karakol ifade tutanakları varken, aksi yönde iddiaları olmayan ve bu beyanlarının aksini iddia etmeyen sigorta şirketine ait olması gereken ispat külfetinin taraflarına yüklenmesi suretiyle yanlış sonuca varıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından 3. kişiye yapılan hasar ödemesinin olay yeri terk iddiasına dayalı olarak davalı sigortalıdan rücuen tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda, zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının, sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının, gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi, rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir.
Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kolluk kuvvetlerince tanzim edilmiş kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün firar ettiğinin belirtildiği, davalının, sürücünün can güvenliği sebebiyle olay yerini terk ettiği savunmasında bulunduğu, sürücünün, 12/09/2019 saat 21:45'te gerçekleşen olaya ilişkin ilk ifadesini, kazadan yaklaşık 17 saat 30 dakika geçtikten sonra yani ertesi gün saat 15:00'da polis merkezine giderek verdiği, sürücünün kazadan sonra makul süre içerisinde herhangi bir polis merkezine gitmeyip, geçen uzunca bir süreden sonra polis merkezine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak, zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davacı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa sigortalı aracın sürücüsünün, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi, en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken, bunu yapmaması sebebiyle ispat yükünün davalı sigortalıya geçtiğinin kabulü zorunludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2017 tarih ve 2016/11677 Esas, 2017/6905 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2018 tarih ve 2015/11912 Esas, 2018/6248 Karar).
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ve bu nedenle uygulanması gereken 01/06/2015 tarihli ZMMS Genel Şartları B.4/f bendinde, olay yerini terkin, zararın artmasına neden olma şartı aranmaksızın tek başına rücu için yeterli olduğunun anlaşılmasına, somut olayın özellikleri gereği; sürücünün olay yerini zaruretten ve can güvenliği nedeniyle terk ettiğinin geçerli ve somut deliller ile ispat edilemediğinden, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.168,84 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 542,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.626,63 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim