Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/359

Karar No

2024/389

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

T.C
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 09/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/06/2021
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 09/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, dava dışı ,...müvekkilinin eşi olduğunu, davalı banka lehine kredi borçlusu dava dışı ....kredi borcunun teminatı olarak ...maliki olduğu ...ili, ....ilçesi, ...Mah. .,..Ada ... Blok ... Kat. ...nolu bağımsız bölümde bulunan daire üzerine eşinin haberi olmaksızın 10/07/2017 tarihinde ipotek tesis ettirdiğini, dava dışı ... davalı bankaya kredi borcunu ödememesi üzerine davalı banka dava dışı ... Denizli 4. Noterliği 11/09/2018 tarih ...nolu ihtarname ile muacceliyet ihtarnamesi gönderdiğini, bu ihtarnamenin müvekkiline 14/09/2018 tarihinde tebliğ olduğunu, bunlara karşılık müvekkilinin Denizli 2. Noterliği 17/09/2018 tarih .... nolu ihtarname kredi sözleşmesinde ve ipotek belgesinde kendisinin rızasının alınmadığını, verilen kefalet ve ipoteğe ilişkin bilgisinin ve rızasının olmadığını bu nedenle kefalet ve ipoteğin kanuni şartları taşımadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, müvekkilinin rızası dışındaki ipoteğe karşılık Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, Savcılık dosyasının içinde ....ipotek eş muvafakatnamesi başlıklı belgenin müvekkili tarafından imzalanmış görünse de imza müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle söz konusu ipoteğin hukuken geçersiz olduğunu, ...ili, ....ilçesi, ... Mah. ...Ada ...Blok ... . Kat. ...nolu bağımsız bölümde bulunan daire üzerine bulunan ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacı ...tarafından açılan ipoteğin terkini davasında Aile Mahkemesinin görevli olmadığını, davaya konu ...ili, ... ilçesi, ... Mah. .... Ada ... Blok .... Kat. ... nolu bağımsız bölüm üzerine müvekkili ....tarafından ...ticari kredilerine istinaden ...tarafından 10/07/2017 tarih 500.000,00 TL bedelli ...yevmiye no ile konan ipoteğin ticari krediye istinaden alınan bir ipotek olduğunu, davacının iddia ettiği gibi aile konutuna dair alınan bir ipotek olmadığını, krediye konu işlemin ticari krediye ilişkin olduğunu, bu nedenle davayı bakmakla yükümlü Denizli Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava ticari krediden kaynaklı taşınmaza konulan ipotek nedeniyle uğranılan zararın tazmini olup uyuşmazlık temelinin ticari kredi olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, davanın görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde 23/10/2019 tarihinde açıldığı, bu tarih öncesinde davacı tarafından dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığı, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, davacı tarafından yapılan tam ıslah ile talebin tazminat istemine çevrildiği anlaşılmakla, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu göz önüne alındığında davanın açıldığı tarihte arabulucuk dava şartı yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı da değerlendirilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine "şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğunu, davanın ilk açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirme yapılması gerektiğini, davanın 23 Ekim 2019 tarihinde açıldığını, davanın kredi borcuna ilişkin üçüncü kişinin kefalet ipoteği vermesine ilişkin olduğunu, görevli mahkemenin asıl borç ilişkisine göre değil kefalet sözleşmesine göre belirlenmesi gerektiğini, davada ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğunu, her ihtimale binaen arabuluculuk kanun yoluna başvurduklarını, mahkemenin son tutanağın sunulması için süre vermesi gerekirken davanın usulden reddine karar vermesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, geçersiz ipotek nedeni ile taşınmazın satılmasından kaynaklı uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı eldeki davada ilk olarak .,...İli ...İlçesi .... Mahallesi ....Ada ... . Blog ,.,.. Kat ,....nolu bağımsız bölüm üzerindeki 10/07/2017 tarihli ipoteğin eş rızası alınmadan kurulduğundan geçersiz olduğu iddiası ile fekkini talep etmiştir. Ardından 30/03/2021 tarihinde vermiş olduğu tam ıslah dilekçesi ile ipotek sözleşmesini eş rızası alınmadan tesis edildiğini, davalı bankanın sunmuş olduğu eş muvafakatnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama ile ortaya çıktığını belirterek ipotek sözleşmesine konu taşınmazın satılması nedeni ile maddi zarara uğradığını iddia ederek davasını 10.000,00 TL değerinde maddi tazminat davası olarak ıslah etmiştir.
Davada söz konusu konutun aile konutu olduğuna ilişkin bir iddia bulunmamakla, uyuşmazlık genel kredi sözleşmesine konu borcun teminatı olarak dava dışı şahıs tarafından verilen ipoteğin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Bu uyuşmazlığın çözümünde ise Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacı eldeki davasını tazminat davası olarak 30/03/2021 tarihinde ıslah etmiş olup, 24/06/2021 tarihli duruşmada kendisine sorulduğunda arabuluculuk dava şartını tamamlamak üzere süre talep etmiştir. İstinaf dilekçesinde arabuluculuğa her ihtimal başvuru yapıldığını beyan etmiş ise de, bu dilekçe ekinde dahi arabuluculuğa başvurduğuna veya arabuluculuğun anlaşamama ile sonuçlandığına ilişkin her hangi bir belge sunmamıştır. Dava şartlarının mahkemece resen nazara alınacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Dairemizin 12/03/2021 tarih 2021/199 Esas 2021/470 Karar sayılı ilamı ve bu kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih 2021/4438 Esas, 2022/8135 Karar sayılı ilamı).
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 268,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim