mahkeme 2024/310 E. 2024/201 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/310
2024/201
25 Ekim 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/06/2021
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 04/11/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, ... Antalya Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasıyla 21/02/2003 tarihinde tescil edildiğini, şirketin ... Mah. ... Bulv .. No: ,.../... Antalya adresinde resmi ve özel sektör arttırma ve eksiltme ihalelelerine iştirak ederek inşaatlarını ve işlerini yapmak ve ana sözleşmesinde belirtilen hususlarda faaliyet gösterdiğini, ... . A.Ş'nin 2010 yılında kurulduğunu, her türlü inşaat taahhüt hizmetlerini, sera işletmeciliğini, yetiştirdiği ürünlerin yurt içinde ve dışında ticaretini yaptığını, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirketin ...faaliyet gösterdiğini, geçen yıl yaşanan Türk lirasının değer kaybı sebebiyle inşaat maliyetlerinin beklenmedik şekilde arttığını, öte yandan müvekkil şirketin zararının sadece maliyetlerin artmasından kaynaklanmadığını, kamu kurumlarının borçlarını zamanında ödememesi sonucu ekstra finansman maliyetine katlandığını, banka ticari kredi faizlerindeki artış sebebiyle kredi maliyetinin arttığını, banka konut kredi faizlerindeki artış sebebiyle konut satışlarının azaldığını, şirketin nakit akışının olumsuz etkilendiğini, mevduat faizlerinin artması sebebiyle konut satışlarının düştüğünü, kamu kurumlarının ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi sebebiyle nakit akışının yavaşladığını, başvurucu şirketin 2018 yılı öncesi taşınmaz ipoteği karşılığı bankalardan kolaylıkla kredi kullanabilirken kriz sonrası ipotek vermesine rağmen bankaların yeterli kredi vermeye yanaşmadığını, ...tarafından üç aydır ödeme yapılmadığını, müvekkil şirketin kendi ödemelerini yerine getiremeyecek duruma düştüğünü, ... inşaatın alacaklarının toplamının 207 milyon 779 bin 691 lira borçlarının toplamının ise 158 milyon 611 bin 610 TL olduğunu, başvurucu ... alacaklarının toplamının 66 milyon 350 bin 314 lira, borçlarının toplamının ise 47 milyon 811 bin 237 lira olduğunu, şirketlerin aciz durumda olduğunu, bankaların alacaklı olarak alacaklarını faiziyle birlikte talep edeceklerinden mal varlığının borçları ancak karşılamaya yeteceğini anlatılan sebepler ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle başvurularının kabulü ile tedbir ve geçici mühlet tesisi talebi; Konkordatonun tasdiki karannın tesisine kadar başvurucu şirketler hakkında tedbir taleplerimizin kabulü ile,borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli bütün hukuki tedbirlerin alınmasına, özeli Me konkordatonun amacı He aykm düşmeyecek olan hak ediş bedelleri ile, borçlu şirketin ticari satoşlanndan daire satışlarından, pes cihazlarından ve kira getrlerinden elde edilecek paralann bankalar tarafından kendi alacaklarda mahsup etkimemesi yönünde ve bu durumu önleyici bir tedbir kararı verilmesine; (İstanbul Bam 17.HD 11/10/2018 tarih 2018/2349 E, 2018/1587 K), tensip ara kararı ile üç aylık geçici mühlet tayinine; başvurucu şirketlere geçici mühlet karan ile birlikte geçici komiser atanmasına, geçici mühlet karannın ve geçid komiser atama karaman ilam ve ticaret odasına bildirilmesine, geçici mühlet süresi içerisinde yapılacak inceleme sonrasında 1 yıl süreyle kesin mühlet tayinine, geçici ve kesin mühlet sürelerinde müvekkilin devam etmekte otan projelerinin ön proje doğrultusunda devamı için gerekli hukuki önlemlerin alınmasına, konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dava, her iki davacı şirket yönünden İİK.285.maddesinde düzenlenen adi konkordato talebi olup, vade verilmek suretiyle şirket borçlarının ödenebilmesi için istenilmiştir.
Davacılara verilen kesin mühlet içerisinde, konkordato komiserlerinin düzenlediği ara raporlar, alacaklılar toplantısı yapıldıktan sonra düzenlenen 26.05.2021 tarihli gerekçeli rapor, ödeme projesi ve ekleri, davacıların konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken tasdik harcının ödendiğine dair dosyaya sundukları makbuz örneği ve tüm dosya mündericatından; her iki şirket yönünden, teklif edilen tutarın , borçluların iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, yapılan alacaklılar toplantısında İİK 302 maddesinde belirlenen projenin kabulü için adi alacaklılar yönünden gerekli alacaklı ve alacak çoğunluğunun sağlandığı,
Konkordato komiserlerinden Av....tarafından "Adi Konkordato” şartlarından biri ve en temeli olan alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği alacaklılann alacak miktarlarım esas alarak farklı vadeler içeren ödeme planlarının İİK çerçevesinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesine aykırı olduğu kanaati ile gerekçeli komiser heyete raporuna muhalefet şerhi konulmuş ve Mahkememizce İİK 305/2.maddesi uyarınca Mahkememizce gerekli düzeltmenin yapılması istenebileceği belirtilmiş ise de, her iki şirket yönünden sunulan projede alacaklıların alacak miktarına göre altı aylık vade farklılıkları ile oluşturulan ödeme planının alacaklılar arası eşitsizliğe yol açmadığı, borçlu şirketlerin düşük miktarlı borçlarını daha kısa sürede ödeyerek mağduriyetleri daha çabuk giderme amacı güttüğünün kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki; ödeme miktarı, vade tarihleri ve sayılarında Mahkemece yaptırtılacak düzeltmenin yeniden alacaklılar toplantısı yapılması gerektirir şekilde radikal bir düzeltme olamayacağı gibi kanunda ikinci alacaklılar toplantısı yapılması yönünde bir düzenleme de bulunmadığı, sonuç itibariyle yukarıda belirtildiği gibi adi alacaklılar toplantılarında projenin kabulü için kanunen gerekli çoğunluğun sağlanmış olması karşısında Mahkememizce İİK 305/2.maddesi uyarınca projeye müdahele etme gereği duyulmamıştır, yine alacaklıların projede mali ve ticari borç olarak sınıflandırılmasının konkordato projesi için adi alacaklılar ve rehinli alacaklılar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmasına engel teşkil etmediği görülmüştür.
Rehinli alacaklılar yönünden; Davacı ...Şirketi'nin, rehinli alacaklılar toplantısında İİK 308/h maddesinde aranan 2/3 nisabının sağlandığı, toplantıya katılarak red ve kabul oyu kullanan ve yine oy kullanmayan tüm alacaklıları ile yapılandırma protokolü imzaladığı, ... ile yapılan protokolün adi alacakları da kapsadığı belirlenmekle, rehinli borçlarının alacaklılar ... .,....,... , ...,.... , .... ve ... A.Ş. ile imzaladığı protokol hükümleri doğrultusunda ödenmesi suretiyle İİK 308/h maddesi uyarınca yapılandırılmasına, davacı şirketin ...ile imzalamış olduğu protokol hükümlerinin rehinli alacak miktarı kadar olan kısmının protokol hükümleri doğrultusunda ödenmesi suretiyle İİK 308/h maddesi uyarınca yapılandırılmasına, rehinli alacak miktarını aşan kısmının komiser heyetince adi alacaklılar için hazırlanan ödeme planına göre bbb .'ye ödenmesine karar verilmesi gerektiği,
Davacı ...rehinli alacaklılar toplantısında İİK 308/h maddesinde aranan 2/3 nisabının sağlandığı, toplantıya katılarak red ve kabul oyu kullanan ve yine oy kullanmayan tüm alacaklıları ile yapılandırma protokolü imzaladığı, ... ile yapılan protokolün adi alacakları da kapsadığı belirlenmekle, rehinli borçlarının alacaklılar .... , ..., ... , ... ve .... ile imzaladığı protokol hükümleri doğrultusunda ödenmesi suretiyle İİK 308/h maddesi uyarınca yapılandırılmasına, davacı şirketin ... A.Ş ile imzalamış olduğu protokol hükümlerinin rehinli alacak miktarı kadar olan kısmının protokol hükümleri doğrultusunda ödenmesi suretiyle İİK 308/h maddesi uyarınca yapılandırılmasına, rehinli alacak miktarını aşan kısmının komiser heyetince adi alacaklılar için hazırlanan ödeme planına göre .,.. .'ye ödenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış,
Sonuç olarak her iki şirket yönünden konkordato talebinin kabulü ile, konkordato projesinin İİK 305 ve 306. Maddeleri uyarınca tasdikine"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Müdahil .... . Vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava sürecinde davacı şirketin mal varlığının önemli bir bölümünün komiser heyetinin olumlu görüşü ile satıldığını, belgedeki dosyalar incelendiğinde her iki şirketin hesapları arasında fiktif işlemler bulunduğunu, hesaplarının hatalı ve dayanıksız olduğunu, belge dayanaklarının incelenmediğini, örneğin K Blok yapımı için ödenen bir tutar olup olmadığının denetlenmediğini, bu kapsamda ... tarafından ... şirketine ödenen bir bedel olup olmadığının araştırılmadığını, ... 1.204,000,00 TL diğer şirketten alacaklı olduğuna ilişkin kaydın dayanaksız olduğunun gözardı edildiğini, ... şirketinin inşaat carisini tutmadığını, dava ikame edilirken hazırlanan mizan ile davacı şirketin bilgisayarlarında kayıtlı bulunan mizanın birbirini tutmadığını, 2019 Ocak ayından 2019 Nisan sonuna kadar hesap hareketlerinin tutarlı olmadığını, örneğin 2.582,000,00 TL tutarında hasılat var iken bu tahsilatların yapılmamış gibi göründüğünü, ... kayıtlarından 28.000.000,00 TL hesap hareketinin silindiğini, davacıların suç teşkil eden hareketlerinin bildirilmesine rağmen mahkemece bu hususta bir karar verilmediğini, yine 28/05/2021 tarihli dilekçelerinin komiser heyetine tebliğ edilmediğini, ardından davacı şirket yetkilisinin eylemi nedeni ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .,.. soruşturma sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin şikayeti ile soruşturma yürütüldüğünü, davacıların kasıtlı hareketlerle alacaklıları ve komiserleri hataya düşürdüğünü beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Kişi ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...tarafından faizsiz vade teklifinde bulunularak konkordato talep edildiğini, bu yönde yapılan müracaat ile geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini, netice de ise, konkordato müracaatı ile tamamen ilgisiz bir proje sunulduğunu, müvekkilinin alacağının tenzil edildiğini, alacaklılardan bir kısmına faiz uygulanırken bir kısmına faiz uygulanmadığını, borçlunun bir kısım alacaklılara özel imtiyazlar tanıyarak oy hakkını elde ettiğini, bunun alacaklılar arasında eşitlik kuralına aykırı olduğunu, finans kurumlarına olan borçlarda %12 faiz uygulanırken müvekkilinin dahil olduğu grupta faiz uygulamasının ödemesiz dönem sürecinin farklı olduğunu, 20.000,00 TL ye kadar olan alacaklılarda ise tek seferde taksitsiz ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin alacağının Dolar cinsinden olmasına rağmen alacağın Türk Lirasına çevrilmesinin müvekkiline kur farkından dolayı mağduriyet yaşattığını, müvekkilinin komiser heyetine bildirdiği 606.254,17 USD tutarındaki alacağı İİK'nun 300. Madde kapsamında itiraz bulunmamasına rağmen projede 2.786.117,46 TL alacak üzerinden bir ödeme planı yapıldığını, buna göre hem vade hem de tenzilata karar verildiğini, alacağının neden tenzil edildiğinin de anlaşılamadığını, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ..,.. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... şirketi tarafından keşide edilen ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli, ,... seri numaralı 33.889,88 TL bedelli çeklerin müvekkiline temlik cirosu ile teslim edildiğini, bu çeklerden kaynaklı alacağın 07/10/2019 tarihli dilekçe ile bildirilmesine rağmen konkordato ödeme planında müvekkilinin alacağının yer almadığını, bu alacakların davacı şirketçe bilindiğini, çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, projenin revize edilmesi sonucunda bir yandan vade bir yandan tenzilat projesinin ortaya çıktığını,vade konkordatosunda alacaklıların alacaklarının belli bir yüzdesinden feragat etmelerinin söz konusu olmadığını, borç ödemeden aciz halde olan borçlunun vade konkordato istemesinin mümkün olduğunu, mali borçlar ve ticari borçların ikiye ayrılarak revize projesi oluşturulduğunu, bu projenin alacaklılar arasında eşitsizlik doğurduğunu, projede mali borçlar başlığı adı altında %12 veya değişebilecek oranda faiz uygulamasının belirsizliğe yol açtığını, projeye kabul oyunun eşitliğin sağlanması ilkesinin gözetilmeyeceği anlamına gelmediğini, revize projenin ana para dışında faiz, feri ve tüm fazlaya ilişkin alacaklarından feragat etmeleri hukuki ve cezai işlemler var ise tüm yaptırım haklarından vazgeçmeleri şartı ile hazırlanması nedeni ile konkordatonun tenzilat konkordatosuna dönüştüğün bununda taleple bağlılık ilişkisine aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ,... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alacak kaydı ilanına müvekkilinin karşılık konkordato komiserliğine alacak kayıt dilekçesinin gönderildiğini, alacağın hesaba dahil edilmediğini, mahkeme kararında da alacağına yer verilmediğini, 31/10/2019 vadeli 25.000,00 TL tutarlı çekten dolayı 25.500,00 TL alacağının bulunduğunu, yine 31/07/2019 vadeli 57.000,00 TL tutarlı çekten dolayı 57.970,00 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağının tahsil amacıyla İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ,... Esas sayılı ve İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, 25.000,00 TL tutarlı çekin, alacak kaydına, nisaba ve rapora dahil edilmediğini, bu durumun oylama sonucunu değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, İİK'nun 305.maddesinde bulunan şartların gerçekleşmediğini, davacının konkordato talebinin inandırıcı ve uygulanabilir olmadığını, davacının borca batık olmadığını, davacıların iki yıldır mülhet içerisinde hiç bir ilerleme kaydetmediklerini, mühleti kötü niyetli olarak kullandıklarını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ... ŞTİ'nin Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato mühleti içerisinde davacı şirketin önemli malvarlığının komiser heyetinin olumlu görüşü ile borçları ödemekten kaçınmaya yönelik satıldığını, yerel mahkemenin 07/02/2020 tarihli ara kararı ile davacı şirketin ana faaliyet konusunun arsa, bina alım satımı olduğu, bu yönden taşınmazların mamul niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile alacaklılar kurulunun görüşüne başvurulmadan mahkemece satışına izin verildiği, taşınmazların listesi başlığı altındaki ... ada ,... parselde bulunan .. bağımsız bölüm ibareli ... ada .,.. parselde bulunan ...numaralı mesken ile değiştirilmesine karar verildiği, tasdik kararında ise konkordatonun tasdikinden sonra ipotekli taşınmazların ya da rehinli menkullerin kayyum denetimi ve onayı ile satışı yapılacak satışlarda kayyum tarafından mahkemenin 07/02/2021 tarihli ara kararının gözönünde bulundurulmasına karar verildiği, bu hükmün İİK'nun 297. Maddeye aykırı olduğu, mahkemece yargılama süresi boyunca usulsüz satışların gerçekleşmesine karar verildiği, tasdik kararında da bu yönde karar verildiği, İİK'nun 305. Maddede belirtilen şartların oluşmadığı, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmayacağı tespitinin yapılmadığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, hesap çoğunluğunun sağlanamadığını, projenin inandırıcı olmadığını, projenin tasdiki için yasanın ön gördüğü alacaklı ve alacak çoğunluğunun sağlanmadığını, tasdik tarihinden itibaren 3 ay ödemesiz dönemin hakkaniyetsiz olduğunu, İİK'nun 294/2. Fıkrası gereğince kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilerek nisabın dikkate alınması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını, davacının konkordato talebinde mali tabloların tarihinin başvuru tarihinden en fazla 45 gün önce olabileceğinin belirtildiğini, mahkemece tasdik duruşmasında itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararının verilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ... A.Ş'nin Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Komiser heyetinin rehinli alacaklara ilişkin yapmış olduğu kıymet takdiri raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, icra dairesince yapılan kıymet takdiri ile komiser heyeti tarafından yapılan rapor arasında çelişki bulunduğunu, icra dairesi kıymet takdiri raporunda 10 tane taşınmazın toplam değeri 8.300.000.00 TL olarak gösterilmiş iken komiser heyetinin 25/10/2019 tarihli raporda 5.500,000, 00 TL olarak gösterildiğini, taşınmazların değerinin daha da arttığını, 3. Kişiler tarafından alacağına teminat olarak ipotek tesis edilen taşınmazların kıymet takdiri değerleri üzerinden rehinli alacak hesabına dahil edilmesi gerektiğini, 3. Kişiler tarafından borçlu lehine verilen rehin ve güvence altına alan alacaklıların adi alacak olarak gösterilmesinin kanun koruyucunun iradesine ters düştüğünü, borçludan 9.200,000,00 TL alacakları bulunduğunu, 3. Kişiler tarafından borçlu lehine verilen ipoteklerin de adi alacaklara değil rehinli alacaklara dahil edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı ... geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile müvekkili kurumun 3828,19 TL ödeme yaptığını, alacağa ilişkin belgelerin dosyaya sunulmasına rağmen ödeme planında müvekkili olan kurumun alacağına yer verilmediğini, tasdik kararının verilebilmesi için İİK'nun 305/d maddesinde belirtilen şartlardan birisinin de İİK'nun 206. Maddedeki birinci sıradaki imtiyazlı alacaklıların tam olarak ödenmiş ve mühlet içerisinde komiserin onayı ile akdedilmiş borçların teminata bağlanmış olması gerektiğini, bu şartların sağlanmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ... Şti 'nin Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordato komiserleri tarafından yeterli denetim ve inceleme yapılmadığını, davacı şirketin malvarlığının komiser heyetinin olumlu görüşü ile satıldığını, komiser heyeti tarafından borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarın fazla olup olmadığının tespitinin yapılmadığını, teklif edilen tutarın alacağı karşılamadığını, taksit miktarının fazla olduğunu, alacaklarının tamamının da ödenmediğini, vadenin uzun olmasının amacının alacaklıları zarara uğratmak olduğunu, İİK'nun 294/3. Maddesi gereğince kesin mühlet tarihine kadar alacağa faiz işletilerek nisapta bunun dikkate alınması gerekirken bu hususa aykırı davranıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Müdahil ...Vekili istinaf dilekçesinde özetle; projenin tasdikine karar verildiğini 06/08/2021 tarihli ilam ile öğrendiklerini, müvekkilinin davacı .... karşı 02/12/2019 tarihinde Antalya 3. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takibin Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı ilamı ile 12/02/2020 tarihinde iptal edildiğini, şirket yetkilisinin çek bedelinin lehtar ... şirketine ödeyeceğini bildirdiğini, İİK'nun 299. Madde gereği alacakları bildirmeye davetin adresi bilinen alacaklılara posta ile göndermenin zorunlu olduğunu, İİK'nun 301. Madde gereğince alacaklılar toplantısına davette adresi bilinin alacaklılara posta ile gönderilmek zorunda olunduğunu, konkordato projesinde ...şirketine ödenmesi planlanan ancak gerçekte müvekkile ödenmesi gereken borcun ... şirketine ödenmesi durumunda müvekkilinin zarara uğrayacağını beyan ederek ...şirketine ödenmesi kararlaştırılan bedelin çeke ilişkin kısmının müvekkile ödenmesine aksi durumda bu bedelin mahkeme veznesine depo edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, her iki davacı şirket yönünden de adi konkordato istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davacı şirketlerin konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır.
Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında Müdahiller ... , .... , ... , ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine ve alacaklı ,... , ... , ... vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.
Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkenin gözetilmesi gerekmektedir.
Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde ise; mahkemece, tasdik edilen projenin ödeme planında; kademeli ödemeye karar verilerek 20.000,00 TL ye kadar olan adi alacakların tek seferde, 20.000-50000 TL tutarında alacağı olan adi alacakların 12 eşit taksitte, 50.000-100.000 TL tutarında adi alacakların 18 eşit taksitte, 100.000-200.000 TL tutarındaki adi alacakların 24 eşit taksitte, 200.000-500.000 TL tutarındaki alacakların 30 eşit taksitte, 500.000 ve üzeri alacakların ise 36 eşit taksitte ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu kademeli ödeme sistemi büyük alacaklıların tüm alacaklarını tahsil etmelerini küçük alacaklılara nispeten daha uzun vadeye yaymaktadır. Davacı şirketlerin bu vadelere kadar aynı ödeme gücüne sahip olup olmayacağı ya da konkordatosunun feshedilip edilmeyeceği öngörülemeyeceğinden, böyle bir ihtimalde büyük alacaklılar daha az oranda tahsil imkanına kavuşmuş olacaklardır. (bknz. Yargıtay 6.HD 13.02.2023 Tarihli 2022/5312 E, 2023/557 K sayılı emsal ilamı). Bu nedenle her iki davacı şirket yönünden de; bu şekilde kademeli ödeme öngörülmesi alacaklıların adil ve dengeli bir şekilde tatmin edilmesi ilkesine uygun düşmemektedir.
Yine projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Konkordatonun tasdik şartlarından birisi de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olup olmadığı sonucuna varılmalıdır (bknz. Yargıtay 6. H.D. 14.09.2023 T 2023/2455 E 2023/2733K sayılı emsal ilamı). Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. Somut olayda ise davacı şirketlerin borca batık olmamasına rağmen faizsiz ödeme talebinin kabulü yerinde görülmemiştir.
Yabancı para alacakları bakımından; alacağı döviz cinsinden olan alacaklının alacağı, Komiser Heyetince hazırlanan nisap listesine Türk Lirasına çevrilerek dahil edilmektedir. Konkordatonun tasdik edilmesi halinde yabancı para alacaklısı alacağını artık tasdik edilen konkordato çerçevesinde ancak Türk Lirası olarak talep edebilecektir. Bu durumda borca batık olmayan şirketlerin projesinde ödemesiz dönem tayini konkordato kurumunun araç yapılarak yabancı para alacaklılarının mağduriyetine yol açabileceğinden alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin borçlu lehine bozulmasına sebep olacaktır ( bknz Yargıtay 6 HD 05.10.2023 tarihli 2023/3061 E. 2023/3144K sayılı emsal ilamı ).
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı şirketlerin konkordato projelerinin ayrı ayrı reddi gerekirken yukarıda yazılı konkordako projesinin tasdikine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı şirketlerin borca batık olmadığı, dosyaya sunulan kayyım raporlarından sabit olmakla davacılar hakkında iflas koşulları oluşmadığından iflas kararı verilmemiştir.
Sonuç olarak, Müdahiller ... , ... , ... , ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine ve alacaklı ,... , ... , ...vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden reddine, ... ve ... istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı şirketlerin konkordato davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Müdahiller ... , ,.,.. , ... ,.,.. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine ve alacaklı ... , .,.. , ... vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden REDDİNE,
2-Asli müdahiller ... ve ...istinaf başvurularının KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/06/2021 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Davacıların Konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE;
a-Davacılar hakkında iflas koşulları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
b- Kayyumun görevine her iki davacı şirket yönünden son verilmesine,
c- Mahkememizce verilen kararın İİK 308 atfı ile İİK 288. maddesi uyarınca İLANINA ve ilgili yerlere bildirilmesine,
d-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 383,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Müdahiller ... ve ...istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde bu müdahillere İADESİNE,
b- Müdahiller .... , ... , ... , ... ... , ... , ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde bu müdahillere ayrı ayrı iadesine,
c-Müdahiller ... , ... , ... , ... ,... , ... , ...Şirketi nin istinaf başvurusu nedeniyle yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından müdahiller ... ve ... Şirketinin lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İİK'nın 164. maddesince İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.