Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2716

Karar No

2024/381

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 02/09/2024
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 03/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı şirketin 07.07.2005 tarihinde kurulduğunu ve günce olarak 2.000.000,00 TL sermayeli olup şirketin ortaklık durumunun ... ... hisse,.... ... hisse, ... ... hisse, ... ... hisse, ... ... hisse ve ... ...hisse şeklinde olduğunu, nitekim söz konusu şirketin faaliyet alanının da inşaat işleri ve emlak komisyonculuğu olduğunu, 04.08.2005 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile dışarıdan ...isimli şahsın müdür olarak seçildiğini, daha sonra 11.10.2005 tarihli genel kurul kararı ile ...müdürlükten azledilerek ... münferiden temsil yetkisi ile müdür seçildiğini, 19.01.2011 tarihli genel kurul kararı ile dışarıdan ... 06.08.2017 tarihine kadar müdür seçildiğini, şirkete karşı açılan Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....E. Sayılı dosyasında tedbiren şirkete kayyım atandığını, kararın kesinleşmesi ile 09.05.2014 tarihinde kayyımın görevden azledilerek müvekkili ile ...müdürlük yetkisi verildiğini, 27.09.2018 genel kurulda müvekkilin görevden azli ile, .... ile dışarıdan ...müdür olarak seçildiklerini, şirket ilk yıllarda faal olsa da daha sonrasında esasen etkin ve etkili bir faaliyet yapmadığını, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ve Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyaları olmak üzere UYAP kayıtlarından sorgu yapıldığında şirkete karşı açılan davalar olduğunun görüleceğini, dosyaların incelenmesi halinde şirket tarafından yabancı şahıslar ile gayrimenkul satış sözleşmeleri imzalandığını, satış bedelleri alınmış olmasına rağmen tapuların devredilmediğini, bu durumun dahi şirket müdürlerinin şirketi borçlandırıcı işlemlerde bulunduğu, eylemleri ile şirkete karşı davaların açılmasına sebebiyet verdiklerinin göstergesi olduğunu, öte yandan şirketin vergi borçları ile ticaret odasına borçları bulunduğunu, şirketin borçlu olarak yer aldığı bir çok icra takibi olduğunu, şirket hisselerinin hacizli olduğunu, müvekkilinin şirket hakkında müvekkilin bilgi sahibi olması engellendiğini belirterek ...’nin haklı nedenlerle feshine ve 6102 sayılı kanunda gösterilen şekillerde tasfiyesine; mahkemenin takdirini fesih ve tasfiyeden yana kullanmaması halinde terditli talepleri olarak; TTK 636/ 3 uyarınca müvekkilin payının karar tarihine en yakın tarihteki değerinin müvekkile ödenerek müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini, müvekkilin bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi ve şirket yetkililerinin münferiden şirket yetkisini kötüye kullanmasından ötürü şirketin banka hesaplarına ihtiyati ve tapudaki taşınmaz kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, davalı şirkete tedbir niteliğinde kayyım atanmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı şirketin feshi istemi ile açtığı davada ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanmasına, şirketin banka hesaplarına ve tapudaki taşınmaz kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, mahkemenin faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzta tedbir kararı vermesi şirkete ve ortaklaklarına zarar verecek olması, mahkemece şirket paylarının yönetimi bakımından kayyım atanması, yönetimin temsil yetkisinin kısıtlanması da faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzda tedbirlerden ve ancak zorunlu hallerde başvurulması gereken tedbirlerden olması yine banka hesaplarına ve tapudaki taşınmaz kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması talebi için de aranan yaklaşık ispat ile diğer şartlar oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tedbir talebini ret sebebinde belirttiği gibi davada esasen faal bir şirketin bulunmadığını, TTK'nın 617.maddesinde genel kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde yapılmasının düzenlendiğini, genel kurulun işlevsiz kalmasının veya sürekli olarak zamanında toplanmaması durumunun doktrinde haklı sebeple şirketten çıkma hali olarak kabul edildiğini, TTK 626/1.maddesinin şirket müdürlerinin yükümlülüklerini düzenlediğini, Alanya 2. ve 3.Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davalarda da görüleceği üzere şirket tarafından yabancı şahıslarla gayrimenkul satış sözleşmeleri imzalandığını, satış bedelleri alınmış olmasına rağmen tapuların devredilmediğini, bu durumun dahi şirket müdürlerinin şirketi borçlandırıcı işlemlerde bulunduğunu, eylemleriyle davaların açılmasına sebebiyet verdiğinin göstergesi olduğunu, bu itibarla şirkete tedbiren kayyım atanmaması halinde asıl ortakların zararının bulunduğunu, zira ortada kötü yönetilen bir şirketin olduğunu, yine davalı şirket adına oldukça değerli onlarca taşınmaz bulunduğunu, her ne kadar bu taşınmazlarda hacizler olsa da müvekkilinin söz konusu şirkette azınlık pay sahiplerinden birisi olduğunu, yani kayyım atanmaması yada şirklet adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına devir ve temliklin önler mahiyette ihtiyati tedbir konulmadığı takdirde diğer şirket ortaklarının taşınmazları elden çıkarabileceğini, bu durumda da eldeki davanın hiçbir anlamının kalmayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 02/09/2024 tarihli tensip ara kararıyla verilen ve gerekçesi sehven 28/12/2023 tarihli olduğu yazılı olsa da UYAP'ta yapılan kontrolde 04/09/2024 tarihinde yazılarak onaylanan ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispatın sağlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim