Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2610
2024/409
9 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 09/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, 25.02.2021 tarihli, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...K. ve bu dava dosyası ile birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyalarına ilişkin feragatlerinin gabin nedeniyle iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Hak düşürücü süre olumsuz dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Tüm açıklamalar ışığında, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılması nedeniyle, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir...." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gabine dayalı dava açma süresinin, zor durumun ortadan kalkması veya düşüncesizlik ve deneyimsizliğinin farkına varmadan itibaren bir yıl olduğunu, sözleşme tarihi üzerinden beş yıl geçmesi ile bu hakkın düşeceğini, yani taraf, aşırı yararlanmayı, sözleşme tarihinin üzerinden beş yıldan daha uzun bir zaman geçtikten sonra öğrenirse, kanunun tanıdığı hakları kullanamayacağını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, feragat sözleşmesinin imzalanma tarihini esas alarak kanunda belirtilen 1 yıllık sürenin işlediğini, bu hususun hatalı değerlendirme sonucunda verildiğini, zor durumda kalma halinin ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre başladığını, bankanın müvekkillerinin içinde bulunduğu zorluktan yararlanalarak, iki taraflı olarak yapılan feragat işleminin edimler arasında açık bir şekilde oransızlık doğurduğunu bu sebeple feragat işleminin TBK m.28 uyarınca gabin sebebi ile iptalini talep ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, aşırı yararlanma(gabin) nedeniyle davadan feragatin iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar 25.02.2021 tarihli, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.-...K. ve bu dava dosyası ile birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E... K ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. ...2 K. Sayılı dosyalarına ilişkin feragatlerinin gabin nedeniyle iptalini talep etmiş mahkemece bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6098 s. Türk Borçlar Kanunun (TBK) 28. maddesi; "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmüne haizdir. Burada belirtilen sürenin hak düşürücü süre olduğu Yargıtay kararlarında ve öğretide benimsenmiştir.
Dava dilekçesindeki anlatımlardan davacıların aşırı yararlanmanın subjektif şartlarından zor durumda kalma nedenine dayandıkları anlaşılmıştır.
Zor duruma dayanan aşırı yararlanmada bir yıllık hak düşürücü süre "zor durumdan kurtulma anından itibaren" işletilmektedir. Burada sömürülen kişi zor durumdan yeni kurtulduğunu iddia ettiğinde , sömüren kişi bunun üzerinden bir yıllık sürenin geçtiğini ispat etmelidir (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 24. Bası, Turhan Kitapevi, Ankara 2020, s. 299).
Eldeki dosya yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde: ilk derece mahkemesince, bir yıllık hak düşürücü sürenin, davacının zor durumdan kurtulma anından değil de iptali istenen feragat işlemlerinden itibaren başlatılması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş: tarafların öncelikle hak düşürücü süreye ilişkin delillerinin toplanarak ve taraflar arasındaki tüm dava dosyalarının celbi ile zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin değerlendirilmesi, hak düşürücü sürenin geçtiği kanaatine varılması halinde ilk karar gibi davanın usulden reddine karar verilmesi, hak düşürücü sürenin henüz geçmediği kanaatine varılması halinde ise esasa dair muhakeme yapılarak karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/07/2024 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.