mahkeme 2024/2555 E. 2024/257 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2555

Karar No

2024/257

Karar Tarihi

5 Kasım 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 11/07/2024
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/11/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili 01/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle: İhtiyati tedbir kararı için gerekli şartların oluştuğunu, dava dilekçesinde de detaylarıyla açıklandığı üzere haklı sebeple fesih için gerekli şartların oluştuğunu, nitekim buna bağlı olarak ihtiyati tedbir kararı için gerekli olan, bir hakkın varlığı ile bu hakkın tehlike altında olması ve bu hususların yaklaşık ispatı dava dilekçesinde sağlandığını, müvekkilinin haklı sebeple şirketin feshi talebinin uygun görülmesi yahut Mahkemece diğer şekilde karar verilmesi halinde müvekkilinin doğacak alacak hakları olduğunu, davalı şirketin işçi transferleri, varlıklarını bir başka şirkete aktarması hususları da müvekkili işbu haklarının tehlikede olduğunu sadece yaklaşık olarak değil açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafın dilekçesinde projelere ilişkin anlatımlarının ihtiyati tedbir kararı ile bağlantısı taraflarınca anlaşılamadığını, davalı tarafın, ihtiyati tedbire itiraz başlığı altında sunulan bu kısım açıklamalarında dahi hukuki değil ticari olarak projelerin açıklanması yoluyla adeta reklam yapıldığını, müvekkili ...... davalı şirketin hissedarı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete karşı açmış olduğu davada kendi sahip olduğu hak ve alacakların açıkça ortada olduğunu, teminat karşılığı karar alınmasını gerektirecek hususlar bulunmadığını, yargılamanın devamında ihtiyati tedbir taleplerinin haksızlığı gündeme gelse dahi müvekkilinin söz konusu hakları doğrudan dava konusu olup bu hususta zararın giderilmemesi ihtimali de olduğunu, davalı tarafın sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında, ihtiyati tedbir kararına karşı hukuki itirazlar ve geçerli gerekçeler bulunmadığını, tamamen soyut iddialar ve anlatılarla müvekkilinin hukuki haklarını kullanmasına karşı ölçüsüz bir tepki ile yargılama süreciyle alakasız hususlar olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına karşı mesnetsiz itirazlarının reddi ile teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini beyan etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacı ........ tarafından müvekkili şirket ........ A.Ş. aleyhine açılan ''Şirketin feshi, mümkün değil ise şirket ortaklığından çıkarılması ve şirketteki hakları ile pay hisselerinin karşılığının ödenmesi'' talepli dava kapsamında mahkemece hazırlanan tensip tutanağı 10. maddesi ile şirkete ait taşınmazlar üzerine 3. şahıslara devrinin önlenmesi yönünden teminatsız tedbir kararı verildiğini, iş bu tedbir kararının kaldırılması için süresi içerisinde itiraz ettiklerini, pay sahiplerinin aralarındaki fikir ayrılıkları ve/veya kişisel hususlar ile diğer ortaklarla yaşanan geçimsizlikler haklı sebep kabul edilemeyeceğini, anonim şirketlerin bir sermaye şirketi olması hasebiyle haklı sebep/sebepler söz konusu olmadıkça şirketin feshine karar verilemeyeceği gibi ortaklıktan çıkma kararı verilmesi de düşünülemeyeceğini, Mahkemece bu aşamada şirkete ait taşınmazlara uygulanan teminatsız tedbir kararı her hali ile davalı müvekkili şirkete ve işleyişine çok büyük zarar verecek mahiyette olduğunu, müvekkili şirkette çalışmadığı halde, Rusya uyruklu ........yı şirket personeli gibi göstererek, bu yolla kendisine de 41.453,02-Usd tutarında maaş adı altında ödeme yaptırdığı ve çalışan olarak göstermek sureti ile kendisine ....... plakalı aracı tahsis ettiğini, ihracat deneyimi olmadığı halde, herhangi bir şekilde risk araştırması ve lojistik ile ilgili olarak da ciddi araştırma ve bağlantı yapmaksızın, Yönetim Kurulunu da haberdar etmeksizin tamamen kendi insiyatifi ile, Rusya Fedarasyonun’da mukim ....... adlı firmaya, 12 ayrı yükleme ile “KUMQUAT (küçük limon), AVOCADO ve LYCHEE (Liçi)” yüklemesi yaptırdığını, ancak bu sevkiyat ürünleri zamanlama olarak yılbaşında tüketilecek ürünler olmasına rağmen, sevkiyat için uçak gibi nakliye araçlarını tercih etmeyerek malların zamanında ve sağlam olarak gitmesini sağlamaktan uzak kalarak ,Alıcı firmaya tazminat (claim) tenzili yapmak zorunda kalınılmış, bu yolla şirket Şubat 2023 rakamları ile yaklaşık 302.175,48-Usd karşılığında zarara uğradığını, bütün bunlardan daha da öteye giderek, henüz şirket yönetim kurulu üyeliği ve imza yetkisi devam ediyor iken, TTK 396 ve diğer maddelerine açıkça aykırılık teşkil edecek şekilde, şirket ortaklarına, Yönetim Kuruluna herhangi bir bilgilendirme veya haber vermeksizin, şirket Genel Kurulu tarafından bu konuda bir karar da alınmaksızın şirket ile aynı iştigal alanında ve hukuka aykırı olarak rekabet eder vaziyette 03/08/2023 tarihinde Antalyada ..... sicil numaralı ........ŞTİ. ünvanlı bir şirketi tek ortak olarak kurmuş olduğu ve bu şirket adına, Müvekkil ........ A.Ş.nin müşteri ve tedarik portföyünde yer alan ve ticareti olan Valencia İspanya da bulunan ...... firması ile de çalışmaya başlamış olduğunun öğrenildiğini, bu sebeplerle de hakkında sorumluluk davası açacaklarına dair Beyoğlu 10. Noterliğinden 29.05.2024 tarih ve ........ yevmiye nolu ihtarname gönderilerek, şirket kayıplarının ödenmesi istenilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, kendisi huzurdaki davayı açtığını, tüm ticari faaliyetin şirketin baştan bu yana ve asıl hissedarlar olan ........ ve .......... tarafından planlandığını, görev taksiminin buna göre yapıldığını, ana finansman kaynağının gurubun amiral gemisi olan ...... A.Ş. tarafından sağlandığını, mahkemenizce teminatsız olarak verilen tedbir kararının yersiz olduğu ve kaldırılması gerektiğine dair izahatlarını arz etmek istediklerini, hem davalı ......... A.Ş.'nin devam eden faaliyet ve yatırımlarına ve hem de diğer grup şirketlerin sektördeki ve bankalar nezdinde ki ticari kredi ve itibarına çok yüksek düzeyde ve onarılması imkansız zararlar vereceğinin açık olduğunu, davalı müvekkili şirket ........ A.Ş. de, .........'ün verdiği zararlar sonrası faaliyetin gözden geçirilerek yeniden yapılanabilmesi dikkate alınarak faaliyet alanının değiştirildiğini ve tarımsal üretim ve işlemeye yönelik olarak çalışmaya başladığını, bu amaçla da öncelikle Silifkede kiralanan 78.000 m2 arazi üzerinde çilek üretimi için yatırım yapılmaya başlandığını, tarımsal üretim alanına yönelinildiğinden bunun bir neticesi olarak personel ve taşıt ihtiyacı değişiklik ve farklılık gösterdiğini, davacının iddia ettiği personel ve taşıt hususu bundan başka bir şey olmadığını, Mahkemece verilen taşınmazların 3. kişilere satışın önlenmesine dair tedbir kararına konu Taşınmazları da davacının imza yetkisinin ortadan kalktığını 31.08.2023 tarihinden bu güne kadar (neredeyse 1 yıla yakın) çoktan zaten satabileceğini, sadece davalı ....... AŞ. değil aynı zamanda tüm sektör tarafından grup şirketler olarak bilinen ve tanınan diğer firmalarımız ...... A.Ş. firmaları yönünden de hem sektörel ve hem de bankalar nezdinde ticari itibarının ve finansal itibarının korunması açısından da mahkemenizin tedbir kararı haksız sonuçlara yol açacak ve hatta mevcut ve devam eden yatırımlarını sekteye uğratacak, yatırım, üretim ve ihracat faaliyetlerini ve dolayısıyla da ülkeye döviz girdisi sağlamasını dahi engelleyecek veya ziyadesi ile geciktireceğini, davalı şirketteki hisse oranı sadece %20 olan davacının istemi ile şirkete ait tüm taşınmazların %100' ü üzerine hem de teminatsız tedbir konulması adil olmadığı gibi aynı zamanda da orantısız olduğunu, tüm bu nedenlerle, tedbir kararına itirazlarının Mahkemece tüm yönleri ile değerlendirilerek kaldırılmasını, aksi kanaatte olunacak ise bu halde taşınmaz değerleri üzerinden teminat yatırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, mahkeme tensip tutanağı 10. maddesi ile müvekkili davalı şirkete ait taşınmazlar üzerine 3. şahıslara devrinin önlenmesi yönünden verilen teminatsız tedbir kararının itirazlarımız dikkate alınarak kaldırılmasını, aksi kanaatte olunacaksa davacının imza yetkilisi iken şirketi uğrattığı zararlar nedeniyle sorumluluğunu gerektireceği ve tedbirin bu hali ile şirketin faaliyetlerine ve ticari itibarına vereceği zararlar gözetilerek tedbir kararının uygulanacağı taşınmazların değeri üzerinden teminat kararı verilemesini, davaya yönelik sair cevap ve itiraz haklarının saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...H.M.K.md.389 uyarınca; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Tarafların duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; 11.06.2024 tarihinde davacının şirketteki hisse oranı da dikkate alınarak takdirlen teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir delil ve neden görülmediğinden, ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazının reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilirken şirketin hali hazır vaziyeti, yürütülüşü ve tüm tarafların çıkar dengesi gözetilmeksizin adeta asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette ve sonuca hizmet eder şekilde karar verildiğini, dava dilekçesi ve tedbir istemine dayanak belgelere bakıldığında davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorunda olmasına rağmen, bu ispat ve delillerin mevcut olmadığını, bir an için var olduğu kabul edilse dahi aksi durumun gözetilmediğini, tedbir kararının teminatsız olarak verildiğini, davacının %20 hissesiyle şirketin tüm taşınmazlarına ihtiyati tedbir koydurarak şirketin üretim, yatırım ve yeni projeler geliştirme yollarını adeta tek başına tıkadığını, böylece şirketin diğer ortaklarının pes ederek davacının taleplerinin kabule zorlanmasının amaçlandığını, mahkemenin de buna vesile olduğunu, haksız olma ihtimali dikkate alınmadan talepte bulunandan hiçbir teminat dahi alınmadığını, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararında hangi yasal sebebe ve somut duruma dayandığını belirtmediğini, dava dilekçesi ve ileri sürülen hususların hiçbirinin şirketin feshini veya ortaklıktan çıkmayı haklı kılacak mahiyette olmadığını, davacının iddialarının da gerçek olmadığını, TTK'nın 374. maddesi gereğince anonim şirketi yönetim kurulunun yöneteceğini, tedbir kararının adil olmayıp, ciddi şekilde orantısız olduğunu, kaldı ki eldeki davanın konusunun yargılamayı gerektirir şirkete ait taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadığını, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 11/07/2024 tarihli karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 531. maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” hükmü bulunmaktadır.
HMK'nun 389/(1). Maddesi: "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği" şeklinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 390/2-3.maddesi ise: "hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebilir.
Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklindedir.
TTK'nın 636/(4) maddesinde; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmü mevcuttur.
Somut olayda; eldeki dava, haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi, bunun mümkün görülmemesi halinde davacının davalı şirketten çıkartılması suretiyle pay bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle şirketin fesih ve tasfiyesi bu mümkün olmadığı takdirde davacının davalı şirketten çıkarılması talebinin koşulu haklı sebebin varlığıdır. HMK'nın 389 ve 390/(3). maddesi gereğince davacı tarafın tedbir talebinde haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispatı sağlayamadığı hususu gözetilmeksizin ihtiyati tedbir talebinin kabulünde ve davalı tarafça yapılan ihtiyati tedbir kararına itirazın reddinde yaklaşık ispata ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin, dayanağı da açıklanmadan takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbirin kabulüyle davalının ihtiyati tedbire itirazı üzerine davacının şirketteki hisse oranın dikkate alındığı için teminatsız olarak ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği yanılgılı değerlendirmesinde bulunması hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin stinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/07/2024 tarih ve .... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati tedbir kararına yapılan itirazın KABULÜNE,
a-Davacının tedbir talebinin REDDİNE, İlk derece mahkemesinin 11/06/2024 tarihli tensip tutanağının 10.bendinde hükmedilen ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA,
b-Davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 9.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim