Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/237

Karar No

2025/92

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/10/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/02/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı şirket Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından 22/09/2019 tanzim, 15/08/2019 vade tarihli 90.000,00 TL bedelli bonodan dolayı 55.000,00 TL'lik icra takibi başlatıldığını, bu takibe karşı müvekkilinin borcu olmadığı yönünde açılacak olan menfi tespit davasına dayanak olmak üzere Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurulduğunu ve ... D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir kararı alındığını, müvekkilinin çiftçilik ve hayvancılık yaptığını, senedin borçluları olan kişilerin müvekkilinin beraber hayvancılık yaptığı kişiler olduğunu, davalı şirketten 2017 yılı başında hayvan yemi almak için şirkete giden müvekkiline, beraber iş yaptığı kişilerden yemler veresiye verileceğinden teminat istendiğini, müvekkili ve arkadaşlarına icra takibine konu edilen senede boş olarak imza attırıldığını, müvekkilinin alacaklı gösterildiğini arkasına ciro yaptırıldığını, müvekkili ve arkadaşlarının 1,5-2 yıl boyunca 2018 yılının ortalarına kadar davalı şirketten yem almayı sürdürdüklerini, daha sonra davalıyla hesap görüldüğünü, 45.000,00 TL'lik yem alındığı tespit edilince müvekkilinin bunun 35.000,00 TL'sini makbuz karşılığı davalı şirkete ödediğini, 10.000,00 TL borcu kaldığını, aradan bir süre geçtikten sonra bu parayı götürdüğünde davalı borcunun 55.000,00 TL'ye yükseldiğini bununda sebebinin 2019 yılı fiyatlarını uygulayacağını ifade ettiğini, bu nedenle davanın kabulü ile Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından şimdilik 45.000,00 TL asıl alacak ve ferilerine yönelik olarak borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafından senetteki imzayı inkar etmediğini, davacı tarafından borcun ödendiğine ilişkin sunulmuş herhangi bir yazılı belge bulunmadığını, söz konusu bono ... tarafından müvekkiline ciro edildiğini, bononun vadesinde ödenmemesi nedeniyle süresi içerisinde bonoya ilişkin protesto işlemi yapılarak akabinde icra işlemleri başlatıldığını, davacı vekilinin bononun protesto edilmediğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davalının defterlerinin HMK'nın 222. maddesi gereği lehine delil niteliği taşıdığı, boş bono verilmesi ile bononun anlaşmaya aykırı düzenlenmiş olduğu hususunun davacı tarafından ispat olunması gerektiği, teminat bonosu olduğuna dair bono üzerinde ibare bulunmaması ve tahsil olunan meblağ düşülmek suretiyle takip yapıldığı kanaati ve ne kadar yem teslim olunduğunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 45.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan yem satın alan ve çiftçilikle uğraşan biri olduğunu, dolayısıyla ticaretten ve bonodan anlamadığını, davalının vermeyi taahhüt ettiği yem karşılığında müvekkilinden teminat istediğini, bunun üzerine davaya konu senedin davalıya teslim edildiğini ve o yöredeki ticari örf ve adet gereği belirli dönemlerde ihtiyaç doğdukça yem almaya başladığını, davalının 2018 yılı ortalarına kadar bir miktar yem teslim ettiğini, sonrasında yem göndermeyi bıraktığını, tarafların gördükleri hesap üzerine müvekkilinin davalıya 45.000,00 TL borcu olduğu hususunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin 35.000,00 TL'yi makbuz karşılığı ödediğini, kalan 10.000,00 TL'yi birkaç hafta sonra ödemeye gittiğinde davalının yem fiyatlarında artış olduğu ve borcunun 55.000,00 TL'ye yükseldiğini söylemesi üzerine ödeme yapmadan geri döndüğünü, buna ilişkin tanıklarının dinlenmediğini ve raporda davalının kestiği fatura konusu malların müvekkiline teslim edildiğine ilişkin herhangi bir irsaliyenin ve teslim fişinin bulunmadığının belirlendiğini, tacir olan davalının fatura konusu ürünleri teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, ispat külfetinin davalıya düşmesine rağmen mahkemenin yanlış değerlendirme ile ispat yükünü müvekkiline yüklediğini, ayrıca davalının ciranta olan müvekkiline takip yapabilmesi için senedi protesto etmesinin gerektiğini, bu yönde bir protestonun bulunmadığını, hükmedilen kötüniyet tazminatının da haksız olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bononun mal alımı karşılığı teminat amaçlı önceden boş olarak düzenlendiği, üzerinin sonradan doldurulduğu mal alımı sebebiyle kalan bakiye borcun bonoda yazılı bedel kadar olmadığı, ayrıca protesto çekilmediği iddialarıyla borçlu olunmayan kısma dair menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Takip konusu bononun 22/02/2019 tanzim tarihli, 15/08/2019 vade tarihli, 90.000,00 TL bedelli olup, keşidecisi ve kefilinin dava dışı .... ile ... oldukları, davacının lehtar olup, ciro ile bonoyu davalı .... Şirketi'ne devrettiği, ... Şirketi'nin 55.000,00 TL asıl alacak olmak üzere işlemiş faiz ve komisyon ücreti dahil toplam 56.994,61 TL üzerinden keşideci, kefil ve davacı ciranta aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe giriştiği anlaşılmaktadır. Davalının TTK'nın 778. maddesine 1-d maddesi atfıyla bonolarda da uygulama alanı bulan TTK'nın 714. ve 730. maddeleri uyarınca usulüne uygun protesto çektikten sonra takibi başlattığı, dolayısıyla davacı vekilinin buna ilişen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Somut olayda, davacı borçlu ... yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, bonoda yazılı bedel kadar mal tesliminin olmadığını ileri sürmüştür. Senet üzerinde nakden teslim alındığı yazılıdır. Ancak davalının da bononun yem satımı karşılığı ödeme amaçlı düzenlendiğine yönelik beyanı sebebiyle bononun taraflar arasındaki mal alışverişi sebebiyle düzenlendiği anlaşılmıştır. Ancak senet sebepten mücerret olup, davalının bu senedin teslim edilen mallardan kaynaklı mevcut borca karşılık alındığı savunmasına karşın, aksini iddia eden yani bononun teminat amaçlı önceden boş olarak düzenlendiğini, üzerinin sonradan doldurulduğunu, teslim edilen mal miktarının bonoda yazılı bedel kadar olmadığını iddia eden davacı taraf bu hususu ispatla yükümlüdür. Davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun bedel kısmının sonradan doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlamalıdır. Alınan bilirkişi raporunda, davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerine göre, davacı adına düzenlenen fatura konusu malların toplam bedelinin 116.129,00 TL olduğu, takip konusu 90.000,00 TL tutarlı bononun faturalardan sonra 27/06/2019 yevmiye kaydı ile ödeme olarak defterlere kaydedildiği görülmektedir. Dolayısıyla defterlere göre de takip konusu bononun fatura tarihlerinden sonra kaydedilmiş olması sebebiyle ödeme amaçlı davalıya teslim edilmiş olduğu, davacının bunun aksine bononun önceden teminat amaçlı ve boş olarak düzenlendiğini senede karşı senetle ispat kuralı gereği aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamadığı, neticeten, ilk derece mahkemesince davanın ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 72/4 maddesine göre;"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez."
Eldeki davada, tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olduğundan, davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilmiş olması doğru olup, davacının kötüniyetli olup olmamasının sonuca herhangi bir etkisi bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da haklı görülmemiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim