Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2313
2024/368
2 Aralık 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davacılardan ... Ticaret A.Ş. ile davalı şirketin 16.10.2019 tarihine kadar tek ortağı ve şirketlerin yetkilisinin ... olup, adı geçen tarafından her iki şirketin birlikte idare edilmekte olduğunu, adı geçen şahsın, davacı şirketteki ortaklığı Antalya 3.Noterliği'nin 16.10.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri Sözleşmesi ile hissesini davadışı ... Limited adlı şirkete devri, şirkete ait nama yazılı hisse senetlerini alıcıya ciro ve teslim ve şirket yönetim kurulunun devre ilişkin aynı tarihli onay kararı ile sona erdiğini, yine adı geçen şahsın, davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin ise en son 30.10.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesiyle, davalının şirketteki yönetim kurulu üyeliği görevi de sona erdiğini, davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan bu kişinin davacı şirketteki ortaklığı ve yetkili sıfatı kalmadığını, Davacılardan ... Ticaret A.Ş. ile davalı şirketin de 24.09.2019 tarihine kadar tek ortağı ve şirketlerin yetkilisi ... olup, adı geçen tarafından her iki şirket birlikte idare edilmekte olduğunu, tarafların ortakları ve yetkililerinin aynı olduğu dönemde, tarafların her ikisininde ticaret sicilinde kayıtlı şirket merkez adresinin "... mah. ... cad. No:... .. /... " olduğunu, adı geçen şahsın, davacı şirketteki ortaklığı Antalya 3.Noterliği'nin 24.09.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri Sözleşmesi ile hissesini davadışı ... Limited adlı şirkete devri, şirkete ait nama yazılı hisse senetlerini alıcıya ciro ve teslim ve şirket yönetim kurulunun devre ilişkin aynı tarihli onay kararı ile sona erdiğini, yine adı geçen şahsın, davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliği ise en son 30.10.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesiyle, davalının şirketteki yönetim kurulu üyeliği görevi de sona erdiğini, davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olan bu kişinin davacı şirketteki ortaklığı ve yetkili sıfatı kalmadığını, tarafların ortakları ve yetkililerinin aynı olduğu dönemde, davalı ... Ticaret A.Ş. ile ... Bankası ... Şubesi arasında yapılan 25.04.2016 tarihli ... no’lu ... seri no’lu Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığını ve bu kredi sözleşmesine davacı şirketlerden ... Ticaret A.Ş. tarafından 25.04.2016 tarihinden başlayarak 5.750.000-USD tutarlı müteselsil kefalet taahhüdü verildiğini, bu kefalet taahhüdünün 27.07.2017 tarihinde yenilendiğini, aynı kredi sözleşmesine davacılardan ... Ticaret A.Ş. tarafından 27.07.2017 tarihinden başlayarak 5.750.000-USD tutarlı müteselsil kefalet taahhüdünde bulunulduğunu, ayrıca bu kefaletin kapsamında davacılardan ... Ticaret A.Ş.’ne ait ... İli ... İlçesi ... mah. (... mah.) ... ada ... parselde kain ... kat, .... kat, ... Kat ve ...katlardan müteşekkil (... ) no’lu bağımsız bölüm taşınmazı üzerine asıl kredi alacaklısı ... Bankası lehine ... Tapu Müdürlüğü’nün 14.12.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ipotek senedi ile ipotek tesis edildiğini, tarafların ortakları ve yetkililerinin aynı olduğu dönemde, ... Merkezi, ... İli, ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada ... parsel numaralı 10.203m² yüzölçümlü taşınmazın maliki olup, bu parsel bitişiğinde yer alan mülkiyeti Hazine’ye ait ... İli ... İlçesi ... Mevkii, ... Köyü, .... ada ... parsel sayılı 4.360 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerindeki 250 yatak kapasiteli 3 yıldızlı otel tesisi (ek alana düşen 75 yatak) için Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nden 14.09.2006 tarihli kesin tahsis hakkı edinen davalının, ... Bankası ... Şubesi’nden Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için 29.11.2016 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 230.073,30-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu davacı müvekkillerinin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini, ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 28.11.2018 tarihli yazısı ile davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere 20.09.2017 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının, lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını 20.09.2020 tarihine kadar tamamlayıp Turizm İşletme Belgesi almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubu paraya çevrilecek ve bedeli İdarece irat kaydedileceği bildirildiğini, ... Merkezi, ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii ... ada ... parsel de kayıtlı 9.159m² genişliğindeki arazi üzerinde 150 yatak kapasiteli 4 yıldızlı otel tesisi yapmak üzere, 23.05.2018 tarih ve ... sayılı yazısı ile kesin tahsis hakkı sahibi olan davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere 31.05.2018 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, daha sonra, ... İli ... İlçesi ... mevkii, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı 7457 m2 taşınmazda personel lojmanı olarak tahsisli irtifak hakkı da aynı tahsisli araziye bağlandığını, davalının ... Bankası ... Şubesi’nden Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne karşı söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için 28.12.2018 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 1.519.260,00-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu yine davacı müvekkillerinin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini, ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 19.04.2019 tarihli yazısı ile davalıya her iki tahsisli yerdeki yatırımı gerçekleştirmek üzere 31.05.2018 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının, lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını 31.05.2021 tarihine kadar tamamlayıp Turizm İşletme Belgesi almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubu paraya çevrilecek ve bedeli İdarece irat kaydedileceği bildirildiğini, ... İli ... İlçesi ... mahallesi ... Mevkinde bulunan ... ada ... parsel sayılı 95.984,40 m2 yüzölçümlü orman vasıflı Hazine taşınmazı üzerinde 600 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel ile kongre ve sergi merkezini içeren Turizm Kompleksi gerçekleştirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından davalı şirket adına 31.05.2019 tarihinde kesin tahsis yapıldığını, davalının ... Bankası ... Şubesi’nden Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne karşı söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için 14.06.2019 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 12.321.756,50-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu yine davacı müvekkillerin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini ancak, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 28.06.2019 tarihli yazısı ile davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere 31.05.2019 tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının, lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını 31.05.2022 tarihine kadar tamamlayıp Turizm İşletme Belgesi almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubu paraya çevrilecek ve bedeli İdarece irat kaydedileceği bildirildiğini, davacı şirketlerde yapılan hisse devir işlemlerinden sonra, bankalarda yapılan inceleme ile ... Bankası ... Şubesi'nden alınan 30.09.2020 tarihli belgelerle, davalının kullandığı söz konusu teminat mektuplarından doğan gayri nakdi kredi riskinden, banka ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesine davacıların kefaleti nedeniyle davacıların da sorumluluğunun bulunduğunun öğrenildiğini, davacı müvekkilleri tarafından yapılan araştırmada, teminat mektuplarını kullanan asıl kredi borçlusu davalı …A.Ş. tarafından kesin tahsise konu yatırımları gerçekleştirmek üzere, teminat mektuplarında bahsi geçen tahsisli arazilere hiçbir yatırım yapılmadığı, bir çivi dahi çakılmadığı, şirketin bu yatırımları gerçekleştirecek mali gücünün de bulunmadığı, yatırımı gerçekleştirmek için tahsis koşullarındaki azami yatırım tamamlama süresinin de bitmek üzere olduğu, (20.09.2020, 31.05.2021, 31.05.2022) Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu mektupların bedelini tazmin etmek üzere olduğu, davalı şirketin araçları ve taşınmazları devretmeye mal kaçırmaya yönelik işlemlere giriştiklerinin de öğrenildiğini, tahsisli arazilerde tahsis koşullarının yerine getirilmesine ilişkin hiçbir inşai faaliyette bulunulmaması ve tahsis süresinin gün ve gün azalması karşısında, tahsisin alınması sırasında verilen teminat mektuplarının İdarece para çevrilmesi durumunda, bankaca kefaletleri nedeniyle davacılara rücu edilerek bozdurulan mektupların bedellerinin davacıların malvarlığından tahsil edileceğinin kaçınılmaz olacağını, bu nedenle, asıl borçlunun kusuru sonucunda davacı-kefiller için kefaletlerinden kaynaklanan mevcut tehlikenin, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artması sebebiyle, davacı müvekkiller tarafından davalıya Ankara 38.Noterliği'nin 06.10.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek 6098 Sayılı TBK.nun 595.maddesi uyarınca 14.071.089,80-TL gayri nakdi teminat mektubu riskinin güvence altına alınmasının istendiğini, yaptıkları tüm başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, teminat mektubu riskinden kaynaklanan güvence alacağının tahsil edilerek asıl kredi alacaklısı banka nezdinde, açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, teminat mektuplarının takipten sonra paraya çevrilmesi ve davacılar tarafından ödenmek zorunda kalınması halinde ise ödenen bedelin davalıdan tahsili edilerek davacılara ödenmesi talebiyle icra takibine girişildiğini, ödeme emrini tebliğ alan davalının, hiçbir gerekçe göstermeksizin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, ihtarname tebliğinden ve hakkında icra takibi yapılıp, takibe itiraz ettikten sonra davalının Ankara 36.Noterliği'nin 19.10.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yanıt vererek "Bankadaki kefaletin kaldırılacağına dair 3.şahıslara ve şirkete hiçbir taahhüdüm mevcut değildir" şeklinde yanıt vererek taleplerini reddettiğini, söz konusu ilamsız icra takibine davalının itirazının iptali istemiyle 21.12.2020 tarihinde açtığımız davada, Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkmesi'nin ... E., ... K. Sayılı 21.04.2022 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın taraflarınca istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi 04.07.2023 tarih ve ... E.... K. sayılı ilamı ile istinaf itirazlarımızın kabulüne ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, İstinaf kaldırma kararı sonrası dava dosyası, Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkmesi'nin ... E. ile yeniden esas aldığını, ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, bu davada mahkemece değerlendirme yapılırken davalıya kefil olan davacı kefilin TBK.nun 595. Maddeden kaynaklanan teminat alacağının 16.10.2020 takip ve 21.12.2020 dava tarihi itibariyle doğup doğmadığı incelenmiş olup, takip ve dava tarihinden sonra, ortaya çıkan yeni durum ve/veya koşullarda değişiklik meydana geldiği takdirde TBK.nun 595. Maddeden kaynaklanan teminat alacağını talep hakkının doğacağının aşikar olduğunu, bu nedenle, istinaf hakkından feragat edildiği bildirilerek hüküm davacı yönünden kesinleştirildiğini, işbu eldeki davada ise önceki takip ve itirazın iptali davası tarihlerinden sonra, ortaya çıkan yeni durumlar nedeniyle davacı kefillerin davalıdan TBK'nın 595.maddesinden kaynaklı teminat alacağı doğmakla, bu alacağın teminaten tahsilini sağlamak amacıyla İİK.nun 177/1.maddesinin "borçlunun alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunması" nedenine istinaden davalının doğrudan doğruya (takipsiz iflas yoluyla) iflasına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını belirterek, davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmesini ihtiyati tedbir talepli olarak talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davaya konu edilen 12.321.756,50-TL miktarlı teminat mektubu ve 1.519.260,00-TL miktarlı teminat mektupları ile ilgili hiçr bir alacak olmadığı gibi risk de söz konusu olmadığını, 1.519.260,00-TL miktarlı teminat miktarı ile ilgili müvekkili şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket hesabına 1.520.000,00.-TL ödeme yapıldığını ve ...Bankası ... Şubesi tarafından; davacılara ait olan 28.12.2018 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 1.519.260,00-TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubu devre dışı bırakılarak müvekkili şirketin hesabındaki nakit 1.520.000,00.-TL teminat olarak kabul edildiğini, davaya konu edilen teminat mektuplarından; 1.519.620,00.-TL ile ilgili davacıların hiç bir risklerinin mevcut olmadığını, zira müvekkili şirketin maddi gücü de yerinde olduğundan, 1.520.000,00.-TL nakit bedel ile bu teminat mektuplarını devre dışı bıraktığını, 14.06.2019 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 12.321.756,50-TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubu ile ilgili olarak da 19.12.2022 tarihli Kültür Ve Turizm Bakanlığı yazısı incelendiğinde; sürenin 01.09.2022 tarihinden itibaren dondurulduğunu, yeniden başlandığında şirkete yeniden bir süre verileceğinin açıkça belirtilmekte olduğunu, bu durumın da bu teminat mektubuna konu tahsis ile ilgili; idari işlemler sebebiyle bir ilerleme sağlanmadığı zira idare tarafından sürelerin dondurulduğu açık olduğunu, hiç bir riskin söz konusu olmadığını, davacıların, yine aynı konuda müvekkili şirket aleyhine yine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile 21/12/2020 tarihinde dava açtıklarını, söz konusu davada 16/11/2013 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, davanın açılmış olduğu 25/12/2023 tarihi itibariyle; aynı nitelikte başka bir dava halen derdest olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, hiçbir olumsuz gelişme olmadığı dikkate alındığında açılan davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerekeceğinden, mevcut aşamada ihtiyati tedbir kararının da bu sebeple kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın, huzurdaki davada ihtiyati tedbir talep ederken; kendisinin de haberdar olduğu kurum tarafından tahsis sürelerinin durdurulduğu hususunu dilekçesinde beyan ettiğini, ayrıca 1.519.000 TL'lik teminat mektubu ile ilgili müvekkili şirketin nakit parayı bankaya yatırdığı, ilgili teminat mektubunun devre dışı kaldığını, davacı tarafın tedbir taleplerine konu beyan ve iddialarının aksine tahsis sürelerinin de yeniden bir karar alınıncaya kadar kurum tarafından durdurulmuş olması ve diğer mektubun da bedelinin ödenmiş ve devre dışı kalmış olması sebebiyle herhangi bir risk söz konusu olmadığı gibi, davacının iddiasının aksine zaten fiili olarak inşaatın yapılabilecek duruma gelmediğini, 14.06.2019 tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu 12.321.756,50-TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubunun ... İli ... İlçesi ... mahallesi ... Mevkinde bulunan ... ada ... parsel sayılı 95.984,40 m2 yüzölçümlü orman vasıflı Hazine taşınmazı üzerinde 600 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel ile kongre ve sergi merkezini içeren Turizm Kompleksi gerçekleştirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müvekkili şirket adına 31.05.2019 tarihinde kesin tahsis yapıldığı, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesi’nden Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne karşı söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminata ilişkin olduğunu, 19.12.2022 tarihli kurum yazısı ile tahsis süresinin idari işlemler sebebiyle yeniden süre verilinceye kadar durdurulduğunu, bu teminat mektubu ile ilgili de dava tarihinde hiç bir riskin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin mal kaçırmasını gerektirecek hiç bir risk olmadığının sabit olduğu gibi; davacı tarafça da mahkememizin ... E. sayılı dosyasında verilen davanın reddi kararından sonra ya da dava açıldığından sonra ortaya çıkan yeni hiç bir durumun somut olarak ispat edilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı şirketçe ... İli, ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada ... parsel numaralı 10.203m² yüzölçümlü taşınmazın maliki olmasının yanında, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan lehine arazi tahsisini temin etmek üzere, davalı şirket ile davadışı ... Bankası arasında yapılan kredi sözleşmesine davacı şirketlerin verdiği kefalete istinaden davalı şirketçe davadışı bankadan toplam 14.071.089,80-TL'lik teminat mektubu alınıp Bakanlığa verildiği ancak tahsisli üç araziden biri üzerine yatırıma başlanmadığından Bakanlıkça tahsisi iptal edilmiş, verilen teminat mektuplarından biri tazmin edilmiş, bu bedel davalı şirketçe bankaya ödenmiş ise de devam eden süreçte, tahsisli arazilerden bir için yatırımı tamamlama süresinin 30.05.2024 tarihinde bitmesi ve fakat davalının arazi üzerinde inşaata başlamamış olması nedeni ile bu tahsisin de Bakanlıkça iptal edilip teminat mektubunun tazmin edilmesi, bu meblağı ödeme gücü bulunmaması nedeniyle Bankaca davacı kefillerden mektup bedelini tahsil etmek tehlikesinin ortaya çıktığını, davalı şirketin İİK 177/3 maddesi gereğince davalı şirketin muvazaalı işlemler yaparak mevcudunu azaltma yönünde gittiğinden doğrudan iflasını talep etmiştir.
... Bankası'nın 27/03/2024 tarih ve ... sayılı cevap yazısında davacı şirketlerin davaya konu olan 12.321.756,50-TL miktarlı teminat mektubu ve 1.519.260,00-TL miktarlı teminat mektupları ile ilgili olarak davalı şirketin vadeli mevduat hesabının teminat olarak kabul edilerek davacı şirketlerin her ikisinin de davaya konu teminat mektuplarından dolayı kefaletlerinden safınazar edildiği belirtilmiş olmakla, davacı şirketlerin kefaletlerinden ötürü TBK'nın 595. Maddeden kaynaklanan teminat alacaklısı sıfatının sona erdiği, bu durumda artık alacaklı konumunda olmayan davacı şirketlerin davalı şirketin İİK m.177/3 gereğince iflasını talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusuz kalmasına rağmen mahkemece davanın reddi kararı verildiğini, açılan davada haklı olmalarına rağmen aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın doğrudan iflasa ilişkin olsa da niteliği itibari ile değeri olan bir dava olduğunu, dolayısıyla nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 177/1 maddesi uyarınca açılmış olan iflas istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında davacıların davalı hakkında doğrudan iflas talep edip edemeyeceği ihtilaflıdır.
İİK'nun 177. maddesinde yer alan düzenlemeye göre maddede bulunan koşullar var olduğunda muaccel alacağı olan alacaklı borçlunun doğrudan iflasını talep edebilecektir.
6098 sayılı TBK'nun 595. Maddesine göre; kefil asıl borçlu kefile karşı üstlendikleri yükümlülüklere, özellikle belli bir süre içerisinde kendisini borçtan kurtarma vaadine aykırı davranmışsa, asıl borçlu temerrüde düşmüşse veya yerleşme yeri diğer bir ülkeye nakletmesi yüzünden takibi önemli derecede güçleşmişse, asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi, güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlike, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artmışsa kefil asıl borçludan güvence verilmesini ve borç muaccel olmuşsa borçtan kurtulunmasını isteyebilir.
TBK'nun 595. madde hükmü kefile, esas borçluya karşı bir takım haklar tanımakla birlikte kefilin talebine karşılık esas borçlunun güvence göstermemesinin veya borçtan kurtarmamasının yaptırımı kanun koyucu tarafından yasada açıkça düzenlenmemiştir. Bu nedenle kefil esas borçludan genel hükümler kapsamında talepte bulunabilecektir.
Ancak somut olayda kefilin alacağı nakdi bir alacak olmayıp, gayri nakdi alacak niteliğindedir. Gayri nakdi alacak nedeni ile doğrudan iflas talep edilemeyeceğinden açılan davanın reddi gerekmektedir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiş ise de, eldeki dava doğrudan iflas istemine ilişkin olup, iflas davası nedeni ile ilk derece mahkemesince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 'nın 353/1-b-2 maddesine göre; davanın esası ile ilgili olarak "yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzeltilerek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilir hükmü mevcuttur. İlk derece mahkemesince ulaştığı sonuç olan hüküm her ne kadar doğru olsa da açıklanan gerekçe ile davanın reddi kararı verilmesi gerekirken, kefaletten ötürü alacağın kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle, dairemizce yukarıda izah olunan gerekçe ve nedenlerle ve dairemiz kararında belirtilen gerekçelere dayanılarak ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi re'sen düzeltilerek yeniden esas hakkında 6100 Sayılı HMK 'nun 355 ve 353/1-b-2 maddesi gereğince karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; İlk derece mahkemesi kararının gerekçenin düzeltilmesi amacıyla kaldırılması ve sadece gerekçenin değiştirilerek aynı hükmün verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/04/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/07/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
b-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
c-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
d-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
b-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacılara İADESİNE,
c-Davacılar tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 50,0 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.219,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından tarafların lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.