mahkeme 2024/2300 E. 2025/432 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2300

Karar No

2025/432

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:05/04/2024
DAVANIN KONUSU:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:08/04/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davacı Türkiye ... A.Ş ... Şubesi ile dava dışı ... arasında 26.01.2021 tarihli ihtiyaç kredisi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, Bu sözleşme davalı tarafından 26.01.2021 poliçe tanzim tarihli ve ... poliçe numarası ile hayat sigortası ile sigortalanmış ve teminat altına alınarak Dain-i Mürtehin şerhi konulmuş ve vefat halinde 1.yıl vefat halinde 55.973,28 TL vefat teminatı kapsamına alındığını, Müvekkili bankanın kredi borçlusu ... 22.11.2021 tarihinde vefat ettiğini, Müvekkili bankanın kredi borçlusu ...'nin vefatı üzerine taraflarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, fakat davalı sigorta şirketi ;talebin reddedildiğini, Davaya konu kredi borcunun tahsili için ... mirasçıları aleyhine Denizli 1.İcra Müdürlüğü’nün ....E sayılı dosyasıyla başlatılan takibe kredi borçlusu mirasçılarının itiraz ettiklerini Gerek istinaf mahkemesi kararları gerekse Yargıtay içtihatları doğrultusunda kredinin teminat altına alındığı hayat sigortası poliçesinde daini mürtehin olarak görülen davacı bankanın, poliçenin diğer tarafı olan ilgili sigorta şirketinin menfi yanıtından sonra sigorta poliçesini düzenleyen hayat sigortası şirketi aleyhine hukuki yollara başvurmadan ve bu hukuki yolları tüketmeden mirasçılara karşı açılan itirazın iptali istemli davaları hukuki yarar yokluğundan veya davanın vaktinden evvel açıldığından bahisle usulden reddine karar verilmesinden dolayı müvekkilinin bankanın alacakları için davayı açma zorunluluğu doğduğunu, Davacı Müvekkil bankanın kredi borçlusu ...'nin vefatı üzerine davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvurunun davalı tarafından reddedilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira borçlunun bankadan kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere bankanın talebiyle hayat sigortası yaptırtığını. Esasen kredi veren bankanın talebi ile tüketici tarafından yaptırılan hayat sigortası, tüketicinin kendi isteğiyle yaptığı bir sigorta olmayıp, bankanın talebi üzerine kredi alacağına teminat oluşturmak üzere yapılan bir sigorta olduğunu, Sigorta poliçesinde, tüketici sigortalı, banka lehtar ve sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, Poliçenin dain-i mürtehini banka olduğunu, Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiğini, Sigorta şirketi lehtar konumunda olduğundan, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, Anılan bu tespit ve değerlendirmenin yapılması da, tıbbi ve teknik bilgiyi gerektiren bir iş olduğunu, sigorta şirketi aleyhine açılan davada sigorta şirketi bankaya karşı murisin eskiden var olan ve gizlediği hastalık sebebi nedeniyle ödememezlik savunmasında bulunamayacağını, Davalı tarafından sigortalanan ve poliçede davacı müvekkil lehine dain-i mürtehin şerhi bulunduğundan, davalının menfi yanıtına karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden mirasçılara karşı takip başlatılamayacağı yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile de kabul gördüğünden, müvekkilinin alacakları için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izahına çalıştığımız nedenlerle (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere ) vefat teminat bedeli kapsamında vefat tarihi itibariyle 43.778,59 TL alacağımızın temerrüt tarihinden itibaren kredi sözleşmesindeki faizi ile birlikte davalıdan tahsili için alacak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Sigortalı ..., Türkiye ... AŞ- ... Şubesinden kullanmış olduğu Tüketici kredisi sonrasında sigorta kapsamına dahil edildiğini, Söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödendiğini, Yani sigorta süresi içinde sigortalının vefatı halinde -teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere- kredi borcu bankaya, varsa teminatın kalan kısmı sözleşmede belirtilmişse lehtarlara, lehtar belirtilmemişse kanuni mirasçılara ödendiğini, Şirket ile T. ... AŞ arasında yapılmış olan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında taraflar arasında, sigortalı ...'nin bankadan kullandığı krediyle bağlantılı olarak; ... poliçe numaralı, 26.01.2021 başlangıç tarihli ve 55.973,28-TL bedelle hayat sigortası tanzim edildiğini, İşbu sigorta, sigortalı ...'yi sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere sigorta süresi içerisinde vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı grup hayat sigorta sözleşmesi özel şartlarına, poliçe özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, Sigortalının vefat etmesi üzerine, Şirketlerine vefat ihbarında bulunulmak sureti ile, tazminat değerlendirmesine esas olmak üzere, müvekkili şirkete iletilen tüm evrakların incelendiğini, inceleme sürecinde, değerlendirmeye esas tüm belgelerin talep edildiğini ve değerlendirmenin tamamlanmasını müteakip, sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen Koah hastalığı bulunduğu tespit edildiğini, Sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında müvekkil şirkete beyan etmediği söz konusu hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasını reddedildiğini, davanın emsal kararlar gözetilerek öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması nedeni usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle, hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur. Bu husus, banka tarafından tüketicinin mirasçıları (halefleri) hakkında dava açılabilmesinin ön şartıdır. Banka sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için tüketicinin mirasçılarından talepte bulunabilir. Buna göre; sigorta şirketi tarafından rehin alacaklısı bankaya karşı murisin eskiden var olan ve gizlediği hastalık sebebi nedeniyle ödememezlik savunmasında bulunulamayacağından davanın bankacı bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne ...."şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle davalı sigorta şirketinin hayat sigortalısı olan müteveffanın vefatı nedeniyle tahsil edilemeyen kredi borcunun hayat sigortası kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 20/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; dava konusu alacağın davalı tarafından ödendiğinden konusuz kalan davanın, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeksizin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 20/03/2025 tarihinde Dairemize gönderilen davalı vekili beyan dilekçesi ile; dava konusu alacağın taraflarınca ödendiğinden, konusuz kalan davanın yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmeksizin işlemden kaldırılmasını talep etmiştir.
Karar kesinleşinceye kadar davaya konu alacağın davalı tarafından ödendiği taraf vekillerince beyan edilmekle, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından kararın bu sebeple kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurularının re'sen nedenlerle kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/04/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin yatırılan 747,63 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 132,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
b-Taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu hususlarda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 3.120,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, ,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 800,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim