Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/182
2025/98
10 Şubat 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:14/09/2021
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:10/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili banka ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti arasındaki kredi genel sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme uyarınca adı geçen firmaya krediler açıldığını ve kullandırıldığını, akdedilen kredi sözleşmesini davalılar ... ve ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesinden doğan riski üstlendiğini, müvekkilinin icra takibine konu ettiğini, kredi borçlarını zamanında ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmesinin 11. maddesinde yer alan yetkiye istinaden müvekkili alacağına muacceliyet verildiğini, alacağın ödenmesi için davalı borçlulara İzmir 3. Noterliği'nin 04/04/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, taraflar arasında tesis edilmiş bulunan kredi ilişkisinden kaynaklanan müvekkili banka alacağının 30/05/2017 tarihi itibariyle toplam 274.285,31 TL olduğunu, davalı borçluların söz konusu tutarın tamamından sorumlu olduğunu, ihtarnamenin keşide edildiğini, buna rağmen müvekkili banka alacağının ödenmemesi nedeniyle borcun sorumlusu ve müteselsil kefil olan davalı borçlular hakkında Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsiline tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla takibe başlanıldığını, davalıların aleyhlerine yapılan takipteki tüm itirazlarının iptaline, takip talebinin devamına ve yargılama ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar vekili, davacı banka ile kredi asıl borçlusu dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 27/09/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalıların genel kredi sözleşmesini imzaladığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesine göre eşlerinin kefalete muvafakatlerinin alınmasının yasal zorunluluk olduğunu, davalıların genel kredi sözleşmesini imzaladıkları 27/09/2012 tarihinde, eşlerinin muvafakatlerinin alınmadığını, buna ilişkin bir belge de yasal süre içinde düzenlenmediğini, şirketin vadesinde ödemesi gereken ödemeleri gerçekleştirmediği hallerde bankanın durumu kefillere bildirmesi gerektiğini, davacı bankanın bu sorumluluğu yerine getirmediğini, bankanın gerekli önlemleri almadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 27/09/2012 tarihinde 250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden, davalılar ... ve ...'ın 625.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları, davaya konu kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından hesap kat edilerek İzmir 3. Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edildiği, ancak icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, her ne kadar davalılarca 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesi gereğince eş rızasının zorunlu olduğu belirtilerek ...'nın imzasına itiraz edilmiş ise de, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 08/09/2020 tarihli raporuyla imzanın davalının eşinin eli ürünü olduğu tespit edildiğinden, davalıların bu iddialarına itibar edilmemiş, aldırılan gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda hükme esas hesaplanan asıl alacak, faiz ve ferileri tutarında davalılarının icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu anlaşılmakla hesap edilen alacak kalemleri üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nın 67/2. maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin, 229.554,62 TL asıl alacak 43.601,66 TL işlemiş faiz, masraf ve BSMV olmak üzere 273.156,28 TL üzerinden devamına, asıl alacağın 225.805,02 TL'ne %39, 3.749,60 TL'sine %30,24 oranında faiz ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suırtiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile ... Ltd. Şti. arasında 27/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkillerinin bu sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduklarını, eşlerin kefalete muvafakatlerinin alınmaması sebebiyle kefaletin geçersiz olduğunu, mahkemece kefillerden sadece ...'nın eşi tarafından kefalet verildiğine ilişkin belge için imza incelemesi yapıldığını, diğer kefil ...'ın eşinin imza incelemesinin yapılmadığını, dolayısıyla eksik ve yetersiz incelemeyle karar verildiğini, ...'nın eşinin imzasıyla ilgili alınan ATK raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bu raporun hükme esas alınamayacağını, 2012 yılında asıl borçlu ... şirketinin faaliyetini durduğunu, mal varlığının tasfiye edilip paraya çevrildiğini, bu hususun kefiller tarafından bankaya bildirilmesine rağmen bankanın yasal işlemleri yapmadığını, ayrıca TBK'nın 594. maddesine göre şirketin vadesinde ödenmesi gereken ödemeleri gerçekleştirmediği takdirde durumun kefillere bildirilmesi gerekirken, bankanın bu yasal sorumluluğu yerine getirmediğini, yine davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin borçtan mahsup edilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte davalı kefillerce yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TBK'nın 584/3. maddesine göre, ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı, eldeki davada, davalı kefillerin asıl borçlu şirketin hem ortağı hem de ayrı ayrı münferiden temsile yetkili kişilerden olmaları sebebiyle, TBK'nın 584/3. maddesindeki düzenleme karşısında, borca olan kefaletlerinde eşlerinin rızasının gerekli olmadığı, kefaletlerin geçerli olduğu, davalıların bu yöne ilişen istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmaktadır.
Davalılar vekilinin, asıl borçlu şirketin ödemelerinin borçtan düşülmediğine ilişkin savunmasının incelenmesinde; raporda mevcut ödemelerin borçtan düşülmüş olduğu, davalılar vekilinin bu yöndeki savunmasının araştırma ve inceleme yapılabilecek somut bir bilgi içermediği, soyut bir iddiadan ibaret olduğu görülmekle, bu istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalılar vekili, asıl borçlu şirketin durumunun kötüleşmesine ve bu durumun bankaya bildirilmesine rağmen bankanın gerekli önlenmeleri almadığı gerekçesiyle, TBK'nın 594. maddesi uyarınca bankanın sorumluluğunun bulunduğunu belirtmiş ise de, ilgili madde asıl borçlu şirketin durumundan haberdar olmayan kefillerle ilgili olarak alacaklı bankanın kefillere gerekli bildirimi yapması gerektiğinden ve bunu yapmadığı takdirde kefillere karşı oluşacak zarardan dolayı sorumluluğunun bulunduğunu düzenleyen bir hüküm olup, somut olayda, davalılar vekilinin bizzat kendi ifadesine göre, asıl borçlu şirketin kötü gidişatının kefiller tarafından zaten bilindiğinin belirtildiği, madde hükmünün davalılar tarafından yanlış yorumlandığı, kaldı ki ilgili maddeye göre, bankanın sorumluluğu için asıl borçlu şirketin ödemelerinde 6 ay bir gecikme yaşanmasının gerektiği, eldeki davada rapora göre böyle bir gecikmenin bulunmadığı, neticeten, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun tümden reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.659,31 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.664,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.994,49 TL istinaf karar harcının davalı taraflardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalıların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.