Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/157
2025/26
17 Ocak 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/06/2021
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/01/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davalı şirketin 14/05/2015 başlangıç tarihli, 14/05/2016 bitiş tarihli ... numaralı poliçe ile iş yerini müvekkili olduğu şirkete sigortalattığını, davalı tarafın 19/11/2015 tarihinde tezgahta meydana gelen hasar nedeni ile sigorta poliçesi uyarınca hasarın ödenmesi için müvekkil şirkete başvurduğunu, müvekkili olduğu şirketin 73.932,28 TL zararı davalıya ödediğini, ancak ödeme tarihinden sonra ilgili poliçe uzmanlarca incelenip o yıla ait poliçenin özel şartlarında hasarlı makineye makine kırılması teminatı verilmediğinin anlaşıldığını, hasar gören makinenin kullanıcı özel şartları altında diğer makineler bölümünde 12. Sırada yer aldığını, 5 adet makine dışında kalan diğer makine kırılması kapsamında olmadığını, davalıya ait menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek davanın kabulü ile 73.932,28 TL'nin ödeme tarihinden itibaren merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davacı tarafın talep ettiği tazminat bedelinde ödeme tarihinin dikkate alınması hak düşürücü sürede ikame edilmediğinin sabit olduğu, bahse konu alacağın zamanaşımına uğradığını, 14/05/2015 başlangıç tarihli, 14/05/2016 bitiş tarihli ... numaralı poliçe ile 5.342,00 TL bedel karşılığında sigorta yapıldığını, hasar bedeli ödenen ... -... Kw adlı makinenin sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olup davacı tarafın iddia ettiği gibi poliçede kırılma teminatı verilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, poliçede sadece... Makinesinin sigortalanmadığını, şirketin poliçeyi düzenlerken 30 makineyi teminat altına aldığını sonrasında ek zeyilname ile yeniden para talep ettiğini, karşılığında 30 makineyi değil de sadece belirtilen makineleri kırılmaya karşı teminat altına aldığını belirttiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir.
Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün olmayıp poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenen paranın davalıdan istirdadının talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 17. HD. 2016/12674E-2019/4847K; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/13295E-2018/7097K)
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporlarına karşı itiraz edilmiş ise de; HMK 282 maddesindeki"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" yasal düzenlemesi kapsamında dosya arasına alınan bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirilerek davacının yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan raporlarda dava konusu makine kırılmasının teminat dışı olduğunun tespit edildiğini, lütuf ödemesinin poliçe kapsamında olmayan veya tartışmalı olan zararların ödenmesine dayandığını, lütuf ödemesinde sigorta şirketlerinin üçüncü kişilere yapılan ödemelerin rücuya konu olamayacağını, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan bir dava olduğunu, söz konusu makinenin teminat dışı olduğunu, davanın maddi tazminat davası olması nedeni ile davanın reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu makinede meydana gelen kırılmanın poliçe teminat kapsamında olduğunu, mahkemenin gerekçesinin bu nedenle hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki poliçenin incelenmesinde, davaya konu makinenin "makine kırılmasına dahil makineler" başlığı altında değil "diğer makineler" başlığı altında sayıldığı, teminat kapsamında olmadığı, ancak davacının kendisi tarafından düzenlenmiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla, TBK'nun 78/1. Maddesi uyarınca ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep etmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi yerinde olduğundan davacı ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Yine davacı vekili davanın tazminat davası olduğunu, bu nedenle davanın tamamen reddi halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; davacı davasında ödememesi gerekirken davalıya hataen poliçe uyarınca ödeme yaptığını beyan etmekle söz konusu alacak haksız fiilden kaynaklanmadığı gibi geri talep edilen bedel tazminat niteliğinde olmadığından davacının bu yöndeki istinaf isteminin de reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 5.050,31 TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.991,014 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Davacının ve davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.