mahkeme 2024/1354 E. 2025/897 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1354
2025/897
15 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:15/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:17/11/2022
DAVANIN KONUSU:Şirket Yetkilisinin Sorumluluğundan Kaynaklı Tapu İptali Ve Tescil
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:15/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ...'in ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nde ... pay oranı ile ortak olduğunu, şirketin diğer ortağı ve yetkilisi davalı ..., şirkete ait Muratpaşa ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde bulunan ... m² tekabül ... hisseyi, ... Mah. ... ada, ... parsel ... m² tekabül eden ... hisseyi, Merkez ... Mah. ... ada, ... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölümün ... hisseyi çeşitli tarihlerde eski eşi ...'e muvazaalı olarak devrettiğini, şirket müdürü davalı ...'in şirkete ait malları o tarihte eşi olan ...'e kaçırmak amacıyla davaya konu taşınmazları tapuda satış olarak gösterip gerçek değerinin altında bir bedelle devrettiğini, bu durumun davalı ...'in kötü niyetli olarak hareket ettiğini ortaya koyduğunu, davalı ...'in yetkisini kötüye kullandığını, hem şirketin hem davacının zarara uğramasına neden olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydı üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazların satışlarının muvazaalı olması nedeniyle tapu kaydının iptali ile ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; husumetin tapu devri yapan şirkete yöneltildiğini, dava tapu devri yapan şirket tarafından açılması gerekirken 3. şahıs tarafından açıldığını, bu nedenle bu dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün olmadığından dolayı davanın usulden reddini, TMK'nun 712. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, dava konusu, Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ... no.lu bağımsız bölüm 1/2 hissesi, 25.09.2002 tarihinde müvekkili adına kaydedildiğini, TMK m.712'ye göre tescilden itibaren 25.09.2012 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, bu sebeple müvekkili adına kaydedilen taşınmazın tapu iptalinin talep edilemeyeceğini, söz konusu tapu iptal ve tescil davası incelendiğinde davacının açıkça kötü niyetli olarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğunu, bu nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtlarından davacı ... ve davalı ...'in, davalı ... İnşaat..Şti.'nin ortakları olduğunun anlaşıldığı, şirketi temsilen davalı ... tarafından davalı ...'e 06/04/2000 tarihinde 2 adet taşınmaz hissesi, 19/12/2002 tarihinde 1 adet taşınmaz hissesinin satış yolu ile devredildiği, davacı tarafından işbu taşınmaz hisse devirlerinin muvazaalı olarak ve mal kaçırma amacıyla yapıldığının ileri sürüldüğü, şirketi temsilen devir işlemini yapan davalı ...'in beyanında, şirketin maddi durumunun kötü olması nedeniyle devir işlemini yaptığı, davacı vekili tarafından ... mahallesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu ileri sürülerek tapu tescili istenilmiş ve sonradan bu talep tazminata dönüştürülmüş ise de; her iki parsele ilişkin yapılan satış senedinde ... İnşaat adına ... tarafından davalı ... ile birlikte davacı ...'e de devir yapıldığının görüldüğü, dolayısıyla davacı ...'in her iki parseldeki devir işleminin tarafı olduğu, davacı tarafından, kendi tarafı olduğu işlemin muvazaalı olduğunun ileri sürülmüş olduğu, TBK 19. maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca resmi işlemin tarafı olan bir kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacak olması (Yargıtay 6.HD 2011/14696 E., 2012/2940 K.,27/02/2012 T. ilamı ve bu minvalde benzer kararları) nedeniyle bu iki taşınmaza ilişkin muvazaa iddialarının reddinin gerekmiş olduğu, diğer muvazaa iddiasının bulunduğu ... ada ... parseldeki ... numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesine ilişkin olarak ise davalı ...'in beyanı, davalı ...'in gerçek satışı ve bedel ödendiğini ispat edememesi, devir sırasında davalı ...'in davalı ...'in eşi olması nedeniyle bu taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muvazaa olgusu ispatlanmış olsa da ... ada ... parsel ve ... parselde bulunan devirlerde taraf muvazaası bulunmasından dolayı ''kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağından'' davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, söz konusu devir işleminin dayanağı olan 06.04.2000 tarih ... yevmiye numaralı "Tapu Sicil Müdürlüklerince Düzenlenen RESMİ SENET" başlığını taşıyan tapu senedi incelendiğinde, dava konusu ... Ada ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazların aynı resmi senette fakat birbirinden farklı alıcılara devredildiğini, ... İnşaat tarafından Antalya İli Muratpaşa İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın ... hissesi ve Antalya İli Muratpaşa İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel sayılı taşınmazın ... hissesi ...'e bedelsiz olarak devredildiğini, bu belirtilen taşınmazlarda her bir hisse devrinin kendi içerisinde münferit tasarruf işlemi olduğunu, ...'e yapılan devir işleminde, resmi senette müvekkili ...'e de hisse devrinin yapılmış olması sebebiyle ...'in muvazaanın tarafı olmadığını, taraf muvazaası hukuksal nedeninin somut olayda söz konusu olabilmesi için davalı şirket ile müvekkili arasındaki devir işlemine ilişkin bir talebin söz konusu olması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz yönünden HMK'nın 150 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, 24.12.2020 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile, dava konusu ... parsel için 1.175.956,96 TL, ... parsel için 728.010,68 TL, ... ada 6 parsel için 72.500,00 TL üzerinden eksik harcı ikmal etmek üzere gelecek celseye kadar taraflarına kesin süre verildiğini ve taraflarınca 01.02.2021 tarihinde 12.432,60 TL ve 1.238,12 TL eksik harcın yatırıldığını sadece ... parsel yönünden harcın tamamlanmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin tapu devri yapan şirkete yönetildiğini, davanın tapu devri yapan şirket tarafından açılması gerekirken 3. şahıs tarafından açılmasının hatalı olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ... no.lu bağımsız bölümün ... hissesinin, 25.09.2002 tarihinde müvekkili adına kaydedildiğini, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımı sürenin dolduğunu, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ...'den boşanmasının ardından taşınmazların geri alınması amacıyla danışıklı olarak bu davanın açıldığını, davacının açıkça kötü niyetli olarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunduğunu, davacı tarafından eksik harcın dava süreci boyunca tamamlanmadığını, ... İnşaat Turizm Ltd Şti. ait olan Genel Kurul Karar defterleri incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu Antalya İli Muratpaşa İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... parseller yönünden davacının resmi senette taraf olduğu ve kendi muvazaasına dayanamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş, dava konusu Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ... no.lu bağımsız bölüm yönünden ise muvazaa olgusunun sabit olduğu kanaatiyle iptal ve tescil talebi kabul edilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 644. maddesi atfı ile limited şirketlerde de uygulanan TTK'nın 553. maddesinde; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.", aynı Yasa'nın 555. maddesinde; "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." hükümleri düzenlenmiştir.
Davacı ..., davalı ... (şirket müdürü), ... ve ... Ltd. Şti.’ne karşı açtığı iş bu davada; davalı şirket yetkilisinin yetkisini kötüye kullanarak taşınmazları muvazaalı şekilde o dönem eşi olan davalı ...'e devrettiğini iddia ederek ilgili taşınmazların ... adına olan hisselerinin iptali ile şirket adına tescilini talep etmektedir.
Davacı dava açarken 10.000 TL değer göstermiş, dava konusu taşınmazlardan Antalya İli Muratpaşa İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... nolu parsel sayılı taşınmazlar (davalı ...'e ait hisseler) davadan sonra dava dışı üçüncü kişilere devredilmiş, bu taşınmazlar yönünden dava tazminata dönüştürülmüştür. Keşif sonrası tespit edilen taşınmaz değerlerine göre davacı ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz ile diğer dava konusu Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ... no.lu bağımsız bölüm (1/2 hissesi) yönünden eksik harcı tamamlamış, ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise harcı tamamlayamayacağını tazminat talebinin dava değeri üzerinden dikkate alınmasını talep ettiğini belirtmiştir. Açıklanan sebeplerle harç konusunda eksiklik bulunmadığından tarafların ... parsel yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu Antalya İli Muratpaşa İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... nolu parsel sayılı taşınmazların davalı şirket adına kayıtlı iken 2000 yılında yapılan resmi satış senedi ile şirket adına şirket müdürü davalı ... tarafından, bu kişinin aralarında davacının da bulunduğu 4 kardeşi ( ..., ..., ..., ...) ile o dönem eşi olan ...(...)'e eşit şekilde hisseler ile ayrı ayrı devredildiği, ...'in kendisine ait hisseleri iş bu dava açıldıktan kısa bir süre sonra 25/01/2016 tarihli satış senedi ile dava dışı üçüncü kişilere devrettiği, dava konusu Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel ... no.lu bağımsız bölümün de davalı şirket adına kayıtlı iken 19/12/2002 tarihli resmi satış senedi ile ( tapu kaydında dayanak satış belge tarihi olarak 25/09/2002 tarihi geçmektedir) şirket adına şirket müdürü davalı ... tarafından, yine bu kişinin kardeşi ..., ...'nin oğlu ... ile ...(...)'e eşit şekilde hisseler ile ayrı ayrı devredildiği taşınmazların hala adı geçen kişiler adına kayıtlı oldukları görülmektedir.
Davalı şirket ve davalı ... davaya cevap vermemiş, davalı ... duruşmadaki beyanında hisse devirlerini doğrulayarak o dönem satış için alınmış bir genel kurul kararı olabileceğini belirtmiştir.
Eldeki davanın dayanağı TTK'nın 644. maddesi atfı ile limited şirketlerde de uygulanan TTK'nın 553. maddesi olup uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için şirket yetkilisinin kendi başına hareket ederek şirket yetkisini kötüye kullanması ve bu şekilde şirkete zarar vermiş olması gerekir. Dava konusu taşınmazların adı belirtilen kişilere satışı konusunda genel kurul tarafından alınan bir karar varsa, genel kurul kararını yerine getiren şirket müdürünün bundan dolayı sorumlu tutulması düşünülemez.
O halde Mahkemece öncelikle şirketin sicil dosyasının ve tüm genel kurul kararlarının celbi sağlanıp, şirket kurucuları, ortakları, yetkilisi gibi hususların tespitinden sonra dava konusu taşınmazların satışı konusunda genel kurul tarafından alınan bir kararın bulunup bulunmadığı, var ise şirket müdürünün bu karara uygun hareket edip etmediği değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuş taraf vekillerinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Yine sorumluluk davasının muhatabı şirket yetkilisi olup bu davalarda şirkete husumet yöneltilemez. Bu nedenle davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Kabule göre de; ...'e yapılan hisse devirleri dava konusu olduğundan ...'e yapılan hisse devrinin tarafı da sadece davalı şirket ile ... olup, davacı ...'in bu işlemin tarafı olduğu kabul edilerek kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağından bahisle dava konusu iki taşınmaz yönünden davanın reddedilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıdaki paragrafta belirtilen şekilde inceleme yapıldıktan sonra satış için şirket genel kurulu tarafından alınmış bir karar yok ise, işlemin taraflarının yakınlığı, taşınmazın gerçek bedeli ile resmi senette gösterilen bedel arasındaki farka göre ödenen bedelin düşük olması sebebiyle muvazaa olgusunun var olduğuna kanaat getirilmesi halinde, işlemlerin 2000 ve 2002 yıllarında yapılması ve aynı resmi senetle şirketin diğer kurucularına veya ortaklarına da devir yapılmış olduğundan işlemden davacının da bilgi sahibi olması sebebiyle iş bu davanın açıldığı 2016 yılına kadar davacının uzun süre sessiz kalmasının TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak nitelenip nitelendirilemeyeceğinin de değerlendirilmesi gerekir ( benzer yönde içtihat için bknz. Yargıtay 11 HD. 2024/1200 esas 2025/194 karar sayılı ilamı).
Sonuç olarak, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE,
5-Davacı ve Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.