Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/129

Karar No

2024/362

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 02/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/06/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/12/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacı şirketin davalı şirkete 2013 yılında değişik tarihlerde ürün sattığını, borçlu-davalı şirketin tüm ürünlerin parasını toplu ödeyeceğiz deyip uzun süre mal satın alıp ama uzun süre geçtiği halde davacı şirkete olan borçları ödemediklerini, borçlu-davalı şirketin davacı şirketten ürün alırken aynı zamanda teminat olarak senet de verdiğini, taraflarınca alınan mallar karşılığında verilen senedin ilamsız olarak Denizli 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalı-borçlunun mal kaçırma şüphesi olduğunu bu nedenle öncelikle teminatsız olarak mümkün olmadığı takdirde ise uygun teminat karşılığında davalı borçlunun mal varlığına ihtiyati haciz konulmasını, davalı-borçlunun Denizli 8.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı-borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %40 dan aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili şirket hakkında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.07.2016 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile iflas erteleme kararı verildiğini, İİK.m.179/b'ye göre hakkında iflas erteleme kararı verilenler için 6183 sayılı kanuna göre başlatılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip başlatılamayacağını ve evvelce başlatılmış olan takiplerin de durdurulmasına karar verilebileceğini, sonuç olarak müvekkili şirket aleyhinde başlatılan icra takibinde müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir miktarda borcu bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Dava, kambiyo senedinden kaynaklı alacağa dair başlatılan ilamsız icra takibine, vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında; davalı tarafın davacıya takibe konu borcunun bulunup bulunmadığı, davacının alacak talebi yerinde ise alacak miktarı, buna göre itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
Davaya konu icra takibinin dayanağını 15/01/2013 vade, 15/11/2012 keşide tarihli, 7.222,00 TL bedelli, keşidecisi ... San. Tic. A.Ş. , lehdarı ... San. Tic. Ltd. Şti. Olan senetten doğan alacak talebinin oluşturduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 790/1. maddesinde; "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kimse, çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ciro silsilesi içerisinde imzası olan ve senedi elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır. Buna göre dayanak senet incelendiğinde, lehtarın ... San. Tic. Ltd. Şti olmasına rağmen, senedin arka tarafında ilk cirantanın lehtar şirket olması gerektiği halde, yapılan tüm ciroların iptal edilerek üstünün çizildiği, üstü çizilmiş ve iptal edilmiş ciroların yapılmamış sayılması yok hükmünde olması nedeniyle herhangi bir ciro bulunmadığı, davacının yetkili hamil olmadığı, keşideciye başvuru hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. ( Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 19/0672003 tarih ve ... esas, ... karar, ... E. ... K.)
Yine emsal nitelikteki İstanbul BAM 23. Hukuk Dairesi ... E. ... K. Sayılı ilamında; "...Nama yazılı çeklerin el değiştirmesi için lehdarın cirosunun bulunması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı ve mütesilsil olması ilk cironun lehdar tarafından yapılmasına bağlıdır. İlk ciro lehdara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Somut olayda; takip dayanağı çekte ilk ciro lehdara ait iken çizilerek iptal edildiğinden TTK'nın 686/1. maddesi uyarınca yazılmamış hükmündedir. Takip dayanağı çekte lehdarın çizilerek iptal edilen cirosundan başka davacı/borçlu ve alacaklıdan önce geçerli bir cirosu da bulunmamaktadır. Bu durumda ciro silsilesi kopmuş olup davalı/alacaklının davacı/borçluyu takip hakkı bulunmadığından mahkemece İİK'nın 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi isabetlidir..." şeklinde davaya konu senet gibi geçerli lehtar cirosu olmaksızın senedi elinde bulunduran davacının takip hakkı bulunmadığına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu neticesinde de; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide herhangi bir alacak - borç kaydı bulunmadığı, senedin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin takibe konu senetle ilgili davalıdan herhangi bir alacağının kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının takip konusu alacağını ispatlayamadığı, takip başlatmakta haklı olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK.nun 67/2.maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davalı(borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir. (HGK.29/01/2014 TARİH VE ... -... Esas, ... karar)
Somut olaya gelince alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67/2maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötüniyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak olmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirkete 2013 yılında değişik tarihlerde ürün sattığını, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borçları ödemediğini, davalı şirket müvekkili şirketten ürün alırken teminat olarak senet verdiğini, davalı borçlunun müvekkili aleyhine haksız olarak zenginleştiğini, müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı hakkında iflas erteleme kararının olduğunu bu nedenle şirket hakkında icra takibi yapılamayacağını ifade ettiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 22 Mart 2019 tarih, ... sayılı ve ... sayfasındaki ilana göre Denizli Ticaret Mahkemesi'nin 26.09.2018 tarih, ... Essas, ... Karar sayılı ilamına göre 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verildiğini, 1 yıllık iflas erteleme süresinin dolduğunu, davalının itirazı nedeniyle ticari uyuşmazlık olması hasebiyle arababuluculuk yoluna başvurulduğunu, borca yetecek kadar davalının malvarlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, çekteki ciroların çizilmiş ciro olması ve ciro zincirinin kopukluğu nedeniyle davacının yetkili hamil olmadığı sabit olduğundan davacının hamil sıfatıyla keşideci davalıya başvuramayacağına, ticari defter incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre de taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin olmadığının sabit olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭368,3‬0 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim