mahkeme 2024/761 E. 2025/816 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/761
2025/816
27 Ekim 2025
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:27/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:04/07/2022
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ:28/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl Dava Yönünden;
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2017 tarihinde müvekkilinin de içerisinde bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ...'nın kullandığı araç arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalının ... plakalı aracın maliki, diğer davalı ise sigorta eden şirket olduğunu, söz konusu kazada davalı ...'nin alkollü olduğunu, ehliyetinin kolluk tarafından alındığını, kazanın oluşumunda davalı ...'nin tamamen kusurlu olduğunu beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın, davalı ...'den olay tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 27/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturmanın devam ettiğini, ceza yargılamasının tamamlanması ve kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın talep kısmında maddi tazminata reeskont faizi uygulanmasını talep ettiğini, bu talebin sigorta şirketi açısında mümkün olsa bile taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili açısından yasal uygulanması gerektiğini, çünkü dava konusu olayın bir haksız bir fiil olduğunu ve olayın müvekkili açısından ticari bir boyutu olmadığını beyan ederek; davacının faize ilişkin talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda başvuru şartının yerine getirilmediğini HMK'nın 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu olduğunu, davacının, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve hasta bakım masraflarının müvekkili şirketin poliçe kapsamı dışında olduğunu, söz konusu davada davacı tarafından ancak yasal faiz talep edilebileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen Kumluca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Davası Yönünden;
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/11/2017 tarihinde müvekkilinin de içerisinde bulunduğu ... plakalı araç ile davalı ...'nın kullandığı araç arasında maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalının ... plakalı aracın maliki, diğer davalının ise sigorta eden şirket olduğunu, söz konusu kazada davalı ...'nın alkollü olduğunu, ehliyetinin kolluk tarafından alındığını, kazanın oluşumunda davalı ...'nın tamamen kusurlu olduğunu beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın, davalı ...'den olay tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... görevsizlik kararının taraflara tebliğ edildiği ancak taraflardan herhangi birisinin yukarıdaki düzenlemeye uygun olarak, dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi konusunda süresinde talepte bulunmadığı, bu durumda dosyanın mahkemeye gönderilmeyip, görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından, önce kararın (miktar itibariyle kesin olsa dahi) taraflara tebliğ edilmesi ve 2 haftalık sürenin dolmasının beklenmesi, yasal süre içerisinde gönderme talebi gelirse dosyanın Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi, süresinde gönderme talebi gelmez ise bu kez görevsizlik karar veren mahkeme tarafından davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmesi gerekmekte olduğu, davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararı verme görevinin de, görevsizlik kararı veren mahkemeye ait olduğu, her ne kadar Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirtilen usulü işlemler tamamlanmadan dosya mahkemeye gönderilmiş ise de, verilen görevsizlik kararının kesin olduğunun belirlenmesi karşısında, mahkemece yapılacak başka işlem bulunmadığından, eldeki davanın 01/09/2021 tarihinden açılmış olması nedeniyle davaya bakma görevi Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle "mahkemenin görevsiz olması nedeniyle, davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar (İstinaf incelemesi sonucu) kesinleştiğinde (veya İstinaf edilmeksizin kesinleşip merci tayini yolu ile mahkememizin görevsiz olduğu tespit edildiğinde) ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dosya davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu edilen Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dava dosyasının görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından önce kararın (miktar itibariyle kesin olsa dahi) taraflara tebliğ edilmesi ve 2 haftalık sürenin dolmasının beklenmesi, yasal süre içerisinde gönderme talebi gelirse dosyanın Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi, süresinde gönderme talebi gelmez ise bu kez görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararı verme görevinin de görevsizlik kararı veren mahkemeye ait olduğunu, her ne kadar Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirtilen usuli işlemler tamamlanmadan dosya mahkemeye gönderilmiş ise de mahkemece verilen görevsizlik kararının kesin olduğunun belirlenmesi karşısında yapılacak başka bir işlem bulunmadığı yönündeki tespitinin gereksiz ve yanlış olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu edilen hukuki uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasalara göre kurulmuş bulunan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmesi ana kural olmakla birlikte bazen yasal düzenlemelerle böyle bir uyuşmazlığın çözümü yeni kurulan mahkemelere de verilebilmektedir. Örneğin 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un geçici 1 inci maddesi; “Aile Mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemelerine devredilir” hükmünü içermektedir. Anılan yasal düzenlemeye istinaden diğer mahkemeler, Aile Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işleri bu mahkemelere devretmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 13/03/2013 tarihli ve 2012/11-1048 Esas, 2013/354 Karar sayılı kararı).
Hakimler ve Savcılar Kurulunun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla, Sakarya ve Tekirdağ) asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenmiştir. Ancak kararda hâli hazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Öte yandan Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Başkan ve Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08.07.2021 tarihli ve 568 sayılı kararında da yeni kurulan mahkemelerde görevli başkan ve hâkimlerin müstemir yetkileri belirlenmiş, daha önceden açılmış ve derdest olan davaların devrine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
Bu durumda yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye devredilmesine olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu maddi ve hukuki olgular ışığında Anayasanın 37 nci maddesinde düzenlenen "tabii hâkim ilkesi" ile 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesindeki "usul ekonomisi ilkesi" de gözetilmek suretiyle somut olay değerlendiğinde; HSK'nın ilgili kararlarında asliye ticaret mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair herhangi bir hükme yer verilmediğinden "esasen bu konuda HSK'nın yargı yetkisine ilişkin düzenleme yapması da mümkün bulunmadığından" asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların yargılamasına devam etmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/02/2024 tarih ve 2023/6-604 Esas 2024/70 Karar sayılı ilamı)
Somut dosyada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla asıl ve birleşen dosya kapsamında yürütülen yargılamada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarihli kararı ile HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararına dayanılarak dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzii edilmesi üzerine Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2022 tarihli kararı ile Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsiz olduğu ve Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahsile davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmakla yukarıda izah olunan nedenler kapsamında yargılamaya Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2022 tarihli kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Buna göre; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen dosya davacıları vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının asıl dosya davacısı ...'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının birleşen dosya davacısı ...'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Asıl ve birleşen dosya davacılarının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 27/10/2025
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.