mahkeme 2025/439 E. 2025/796 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/439

Karar No

2025/796

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/12/2024
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:16/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:22/09/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2022 tarihinde, ...'e ait, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davalı sürücünün kullandığı araçta yolcu konumunda seyahat eden ...'in ağır şekilde yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü sırada 05/08/2022 tarihinde vefat ettiği, hayatını kaybeden ...'un davacı ...'in eşi, diğer davacılar ... ve ...'in babaları, davacı ...'un oğlu ve davacı ...'ün ise kardeşi olduğu, ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalındığı, davalı sürücünün tam kusurlu hareketi sonucu hadisenin vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacılar ..., ..., ... ve ...'un her biri için 5.000,00'er TL destekten yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine yakının vefatı nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüye karşılık her bir davacı için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 750.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 25/09/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle müvekkilleri için talep olunan maddi tazminat tutarlarını davacı eş ... için 3.322.137,77 TL'ye (sigorta şirketi bakımından 585.900,00 TL'ye kadar sınır sorumlu tutulmasına), davacı çocuk ... için 910.467,83 TL'ye (sigorta şirketi bakımından 160.600,00 TL'ye kadar sınır sorumlu tutulmasına), davacı çocuk ... için 761.264,61 TL'ye (sigorta şirketi bakımından 134.300,00 TL'ye kadar sınır sorumlu tutulmasına), davacı anne ... için 675.188,80 TL'ye (sigorta şirketi bakımından 119.200,00 TL'ye kadar sınır sorumlu tutulmasına) yükseltmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet merkezi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin davaya bakmakla yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik itirazı ileri sürmüş, esasa ilişkin olarak uyuşmazlık konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kayıt maliki ve sigortalısının bu kaza neticesinde yaşamını yitiren ... olduğu, müvekkili şirketin ise belirtilen aracın trafik sigortacısı olmasından dolayı sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limiti dahilinde sınırlı sorumlu oldukları, öte yandan ölenin aynı zamanda aracın işleteni olması hasebiyle davacıların destekten yoksun kalma zararlarının KTK 92 madde gereği teminat kapsamında yer olmadığı, aksi duruma ise kusurun ve destekten yoksun kalındığına ilişkin zararın usulünce ispatı gerektiği, cenaze ve defin gideri talepleri bakımından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı, davacılar desteğinin kaza anında emniyet kemeri takılı olmadığı, zarar hesabında müterafik kusur durumunun dikkate alınması gerektiği, davacılar desteğinin tedaviden kaçındığı ve illiyet bağının kesildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak dava tarihinden ve yasal faizle sınırlı sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacılar yakını ...'un olay günü alkollü olması ve onun isteği ve ısrarlı ile aracın müvekkili tarafından kullanıldığı, araç kullanımına ilişkin herhangi bir ücret alınmadığından hatır taşıması durumunun söz konusu olduğu, davacılar yakını ...'un emniyet kemeri takmadığı hususunun tespit edildiği, bu durumun TBK 52 madde kapsamında değerlendirilmesi icap ettiği, manevi tazminat için gerekli koşulların oluşmadığı, aksi durumda dahi fahiş miktarda manevi tazminat istendiği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli, ... esas ve ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişi raporları, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen rapora göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davalı sürücünün araç kullanımından dolayı bir menfaat temin etmediği ve hatır için aracı kullandığı benimsenmiş, hükme esas alınan tazminat bilirkişisi raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacıların ve desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süreleri, desteğin net asgari ücretin 1,7022 katı geliri, desteğin kız çocukları olan davacılar ... ve ...'in 22 yaşının bitiminde babasının destekliğinden çıkacağı, davacı eş ...'in yeniden evlenme ihtimalinden dolayı %17 oranında yapılan tenzilata, prograsif rant yönetimine ve %10 oranında artırım ve iskonto uygulanmak suretiyle davacı ... için (davalı sigorta şirketi bakımından 585.900,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 3.322.137,77 TL destek yoksun kalma zararı, davacı ... için (davalı sigorta şirketi bakımından 160.600,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 910.467,83 TL destek yoksun kalma zararı, davacı ... için (davalı sigorta şirketi yönünden 134.300,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 761.264,61 TL destek yoksun kalma zararı, davacı ... için (davalı sigorta şirketi bakımından 119.200,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 675.188,80 TL destek yoksun kalma zararı tespit edilmiş, ancak hatır taşımasından dolayı %20 oranında indirim uygulanmak suretiyle rapordaki saptamalar üzerinden mahkemece resen hesaplama yapılarak davacı ... için 2.657.710,22 TL, davacı ... için 728.374,26 TL, davacı ... için 609.011,69 TL ve davacı ... için 540.151,04 TL destekten yoksun kalma tazminatları bakımından davalı sürücüye yöneltilen davaların sübuta erdiği, öte yandan, davacılar desteği ... yolcu olarak seyahat ettiği aracın aynı zamanda kayıt maliki ve işleteni olup davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de sigortalısı konumunda bulunduğu, trafik sigortacısı olan davalı şirketin sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararı karşıladığı, sigortalının üçüncü kişi sayılamayacağı, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edildiği ve işletenin kusuruna denk gelen zararın sigorta kapsamı dışında sayıldığı, işletenin ölümü dolayısıyla ortaya çıkan zarar nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatını davalı sigorta şirketinden talep edemeyeceği ve davalı sigorta şirketi bakımından davanın reddi gerektiği, manevi tazminat talepleri bakımından ise olayın meydana geliş biçimi, davalı yanın tam kusur durumu, davacıların ölene yakınlık derecesi, vefat edenin ölüm yaşı, davacıların eş, baba, oğul ve kardeşin kaybından dolayı duyacakları elem ve üzüntüyü bir ömür boyu hissedecek olması, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ve diğer etmenlere göre manevi tazminat taleplerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 2.657.710,22 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi; davacı ... için 728.374,26 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi; davacı ... için 609.011,69 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi; davacı ... için 540.151,04 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi; davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, davacıların davalı ...'e yönelik maddi ve manevi tazminat davalarında fazlaya ilişkin taleplerinin ve davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların trafik kazası neticesinde ölen ...'in maddi desteğinden mahrum kaldığını, müvekkillerinin ölenin mirasçısı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi konumunda maddi tazminat talep ettiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın üçüncü kişilere verdiği zararın teminat altına alındığını, sürücü tam kusurlu olsa dahi desteğin ölümü ile ortaya çıkan zarardan sigorta şirketinin sorumlu olacağını, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi bakımından verilen ret kararının yerinde olmadığını, yine davacılar desteği ... ile davalı sürücü ... arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunduğundan hesaplanan tazminattan hatır indirimi uygulanmasının da doğru olmadığını, yakının vefatı nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüye karşılık gayet makul tutarlarda manevi tazminat talep edildiğini, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine dair kararının ve gerekçesinin isabetsiz ve hatalı olduğunu, aksi durumda dahi 14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli kararı uyarınca manevi tazminatın kısmen reddinden dolayı davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise mahkemece verilen ek karar ile yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalılar vekilleri tarafından istinafa cevap verilmemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davalı sürücünün kullandığı araçta yolcu konumunda seyahat eden ... ağır şekilde yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü sırada 05/08/2022 tarihinde vefat etmiştir. Hayatını kaybeden ..., davacı ...'in eşi, diğer davacılar ... ve ...'in babaları, davacı ...'un oğlu ve davacı ...'ün ise kardeşidir. Davalı sürücü yönetimindeki ... plaka sayılı aracın kayıt maliki ... olup, bu aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmaktadır. Davacılar, trafik kazası sonucu eş, baba, oğul ve kardeşin vefatı nedeniyle ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek destekten yoksunluk zararı adı altında maddi tazminatın desteğin yolcu konumunda seyahat ettiği aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan, yakının vefatı nedeniyle duydukları elem ve üzüntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın ise sadece davalı sürücüden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine, davalı sürücü ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat davalarının ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise mahkemece verilen ek karar ile yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığından istinaf başvurusu yapılmamış sayılarak davalı ... yönünden istinaf incelemesi yapılmamıştır.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olaya ilişkin olarak Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı ...'ün davacılar yakını ...'e karşı işlediği taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85/1, 62. ve 52. maddeleri gereği 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 13/03/2024 gün, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı sanığın asli ve tam kusurlu oluşu, kaza sonrası yaralanan ...'in daha sonra vefat etmiş olması nedeniyle kusurun yoğunluğu ve meydana gelen sonucun ağırlığı gözetilerek altı sınırdan uzaklaşılarak sanığa ceza verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve TCK'nun 85/1 ve 62 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. İstinaf kararının temyiz edildiği ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Somut dosya kapsamı incelendiğinde;
1-)Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Sigortacılık Yasası 11. maddesi Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Böylece Hazine Müsteşarlığı kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını Türk Borçlar Kanunu’nun 20 maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Bir sözleşmenin genel işlem koşulu kapsamında olması için sözleşme yapılırken taraflardan birinin önceden tek taraflı olarak sözleşme şartlarını hazırlayarak diğer tarafa sunması gerekir. Oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları, sözleşmede taraf olmayan Hazine Müsteşarlığı tarafından kanundan aldığı yetkiye dayalı olarak belirlenir. Ayrıca genel şartları, Türk Borçlar Kanunu 20. maddesinin son fıkrasında “Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi kapsamında düşünmek de mümkün değildir. Çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmeler yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olmalıdır. Oysa Hazine Müsteşarlığı, zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmamaktadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanmasını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu söylemek de mümkün değildir. Bu ilkenin uygulanabilmesi, her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Oysa 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir. Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir.
Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.
Somut olayda, davacılar, kazanın oluşumunda tam kusurlu olan dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın içinde yolcu olarak bulunan aracın işleteni olan murisleri ...'in çift taraflı trafik kazasında ölmesi sonucu destekten yoksun kaldıkları iddiası ile, işleten olan davacıların murisi ...'in maliki olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ve aynı araç sürücüsü ...'den destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Trafik kazası dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağına göre çift taraflı trafik kazası, desteğin içinde yolcu olarak bulunduğu aracın davalı sürücünün tam kusuru ile 24/07/2022 tarihinde gerçekleşmiştir.
Davacıların murisi ...'in maliki ve işleteni olduğu aracın sigorta poliçe tanzim tarihi 27/11/2021 olup, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni poliçe genel şartlarının yürürlük tarihinden sonradır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. Aracın işleteni olan ve yolcu konumundayken vefat eden sigortalı ...'i üçüncü kişi olarak kabul etmek mümkün değildir.
Bu nedenle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmaması ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, üçüncü kişi konumunda bulunmayan işletenin mirasçıları olan davacıların destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, ilk derece mahkemesince ölen yolcu - işleten ... nedeni ile davalı sigorta şirketinden talep edilen maddi tazminatın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacılar vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
2-)Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verilmesi halinde bu indirimin % 20 oranında yapılması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında; davalı sürücü ...'ın müteveffa ...'in eşinin kuzeni olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ile müteveffanın bu yakınlığı taraflar arasındaki taşıma işleminin hatır taşıması sayılmasını engelleyecek bir yakınlık değildir. Ayrıca, ceza dosyadaki anlatımlar ve müteveffanın aracın işleteni olduğu dikkate alındığında taşımanın menfaat karşılığı olmadığı da açıktır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması yerindedir. Bu nedenle davacılar vekilinin müterafik kusura yönelen istinaf talebinin de reddi gerekmiştir.
3-)Somut dosyada ilk derece mahkemesince kurulan hükümde yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre paylaştırıldığı, yargılama giderlerinin miktarlarında da bir hata bulunmadığı dikkate alındığında, davalılar vekilinin yargılama giderlerine yönelen istinaf talebi yersizdir.
Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında sigorta şirketi lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebi de yersizdir.
Davalı ... lehine, reddedilen manevi tazminat davası yönünden, davacıya verilen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde 35.200,00 TL vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik yoktur.
Tüm bu sebeplerle davacılar vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
Buna karşın;
4-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının asli ve müteselsil kusurlu oluşu, müteveffanın olayda kusurunun bulunmayışı, müteveffanın ve davacıların yaşları ve ölümün davacılar üzerindeki etkisi, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarları, davacıların manevi zararını karşılayacak nitelik ve miktardan az olup, yeterli değildir. Müteveffanın annesi, eşi ve çocukları olan davacılar yönünden tazminat taleplerinin tam kabulüne hükmedilmesi, müteveffanın kardeşi olan davacı yönünden ise 50.000,00 TL tazminat verilmesi durumunda davacıların manevi zararları karşılanabilecektir. Bu durumda, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, yeniden yargılamayı gerektirir bir durum olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Dairemizce karar verilmesi gerekir.
Her ne kadar yukarıda 3 numaralı bentte davacılar vekilinin vekalet ücretlerine yönelen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak manevi tazminat miktarları yönünden yeniden hüküm kurulacağından, yeniden kurulacak hüküm sırasında yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekecektir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talebi dışındaki yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, müteveffanın annesi, eşi ve çocukları olan davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne hükmedilmesi, müteveffanın kardeşi olan davacı yönünden ise 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulması gerektiğine, hatır taşıması indirimi uygulanmamasına, vekalet ücretine ve maddi tazminata yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 17/12/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacı ...'in açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 2.657.710,22 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
b)Davacı ...'in açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 728.374,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
c)Davacı ...'in açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 609.011,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
ç)Davacı ...'un açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 540.151,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
d)Davacıların maddi tazminat talepleri yönünden fazlaya dair istemlerinin REDDİNE,
e)Davacıların davalı ... Sigorta A.Ş.'ne karşı açtıkları davanın REDDİNE,
f)Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 150.000,00 TL manevi tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
g)Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 150.000,00 TL manevi tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
ğ)Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 150.000,00 TL manevi tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
h)Davacı ...'un açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 150.000,00 TL manevi tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
ı)Davacı ...'in açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatının 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
i)Davacıların peşin ödediği 2.630,00 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 351.574,24 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazineye verilmesine,
j)Davacılar tarafından sarf edilen 2.630,00 TL peşin harç ve 179,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.809,90 TL 'nin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
k)Dava adli yardımlı görüldüğünden suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat, kep, posta, bilirkişi ücreti ve ATK rapor masrafından ibaret toplam 4.660,00 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak Hazineye verilmesine,
l)Davacılar kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca yarınca hesaplanan 502.762,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
m)Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ... ile ...'dan alınarak bu davalıya verilmesine,
n)Davacılar kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 101.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
o)Davalı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1, 10/2 ve 13/1 maddeleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine,
ö)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
5-Adli Yardımdan faydalanan davacılardan başvuru sırasında istinaf harçları alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Adli yardımdan nedeniyle başvuru sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 45,00 TL karar tebliğ masrafı ile 270,00 TL istinafa dosya gönderme posta ücreti olmak üzere toplam 315,00 TL istinaf giderinin davalı ...'den alınarak Hazineye verilmesine,
7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 16/09/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim