mahkeme 2024/834 E. 2026/41 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/834
2026/41
13 Ocak 2026
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/10/2022
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:13/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/04/2020 tarihinde, davalı şirket ile müvekkili arasında sera yapımı hususunda anlaşma yapıldığı ve sözleşmede kararlaştırılan şekilde ödemelerin gerçekleştirileceği, ancak davalı yanın yüklenici olarak üzerine düşen edimi yerine getirmediği ve eksik işlemleri tamamlaması için noterden ihtar çekildiği, buna karşın davalı yanın noter üzerinden müvekkiline ihtarname gönderip 11/06/2020 günlü fatura ödemesi için bir günlük mehil müddeti tanındığı ve henüz ihtar tebliğ edilmeden aynı gün Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alıp Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı esasında takibe geçildiği, ihtiyati haciz kararına ve takibe konu faturanın içeriğinin gerçek olmadığı ve sözleşmeye istinaden düzenlenmediği, tarafların ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde durumun ortaya çıkacağı, davalının haksız başlattığı ihtiyati haciz sonrası müvekkiline ait taşınmazlara, araçlara, banka hesapları üzerine ihtiyati haciz şerh edildiği, alacak miktarının tamamı icra dosyası depo edilmek suretiyle İİK 266 madde uyarınca ve mahkeme kararına istinaden ancak ihtiyati haciz şerhlerinin kaldırılabildiği ve bu süreç zarfında hacizlerin devam etmesinden dolayı maddi ve manevi zarara uğranıldığı, yatırılan paranın da yaklaşık 9 ay sonra iade alınabildiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkiliyle yaptığı sözleşmede yazılı biçimde ödeme planına göre hiç ödeme gerçekleştirmediği, eldeki davanın dayanağı gösterilen haksız hacizlerin gerçek borç ilişkisinden kaynaklandığı, davacı yanın itirazına dair Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında itirazın iptali davası açıldığı ve halden bu dosyanın derdest olduğu, sonucunun beklenmesi gerektiği, taraflar arasında sera yapımı hususunda bir anlaşma bulunduğu ve işçilik dışındaki ihtilaf olmadığının da ikrar edildiği, ancak fatura bedellerinin ödenmediği, oysa seranın tamamlanma durumuna göre en azından %60 oranında ödemenin gerçekleştirilmesi icap ettiği, davacı şirketin işin tesliminden 4 ay sonra tespit yaptırmasının yanıltıcı ve kötü niyetli olduğu, davacının önce işçilik bedeli ödeyeceğini kabul edip fatura talep ettiği halde yeni fatura kesilince ödeme yapmadığı, ihtiyati haczin haksız olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası örneği, Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası örneği, Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... sayılı karar örneği, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... sayılı karar örneği, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı şirkete ait mal varlığı değerlerine üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına dair değişik iş dosyasından verilen kararın itirazının reddine müteallik ek karara yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesinde yerinde görülüp ihtiyati haczi kaldırıldığı, itirazın iptali davasının ise dava şartı yokluğundan reddedildiği ve bu kararın istinaf ve temyiz incelemesi sonrası kesinleştiği, böylece ihtiyati haczin haksız olduğu, temin edilen bilirkişi raporuna göre maddi zararın 18.752,63 TL olarak hesaplandığı ve raporun yargısal denetime elverişli olduğu, raporda saptanan miktar bakımından maddi zararın sübuta erdiği, manevi tazminat yönünden davalının aralarındaki eser sözleşmesine istinaden faturaya dayalı ihtiyati haciz kararı aldığı, ağır kusurlu yahut kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 18.752,63 TL maddi tazminatın 11/09/2020 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminatın ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ihtiyati haciz kararı almak suretiyle haksız başlattığı icra takip dosyasından müvekkiline ait taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları üzerine haksız ihtiyati haciz koydurduğunu, uygulanan bu ihtiyati hacizlerin müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, maddi ve manevi zarara uğrattığının muhakkak olduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davalı şirketin yüklenici olarak sera yapım işine dair edimini yerine getirmediğini, bu hususta noterden çekilen ihtara rağmen eksiklikleri de gidermediğini, daha sonra ise içeriği gerçek olmayan faturaya istinaden önce ödeme talebine dair ihtar çekilip sorasında ise ihtiyati haciz kararı alınıp icra takibine konduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına değin müvekkillinin mal varlığı değerleri üzerinde bu şerhin sürdüğü ve istinaf denetimi sonucu ihtiyati hacizlerin haksız olduğunun belirlendiği ve uygulanan ihtiyati hacizlerden dolayı müvekkili şirketin maddi ve manevi zararının bulunduğunu, müvekkilinin sera teslimini beklerken bir de davalı yanın haksız hacziyle muhatap olduğunu, maddi zarar tespitinin de yerinde olmadığını zira müvekkili şirketin bu ihtiyati hacizlerden kaynaklı müspet ve menfi zararlarının hesaplanması icap etiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle İİK 259/4 maddeye göre ihtiyati hacizden kaynaklı zarara uğranıldığı iddiasına dayalı açılacak olan tazminat davasının ihtiyati haciz kararını veren mahkemece ikame edileceğini, davanın görevsiz mahkemede yargılamasının yapıldığını, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haczin haksızlığı ve alacağın varlığı hususunda bir araştırma yapmayıp değişik iş dosyasından konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına dayalı tazminata hükmettiğini, esasında ihtiyati haciz işleminin gerçek anlamda meşru olduğu ve alacağın tahsiline yönelik takip başlatıldığını, Alanya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında görülen itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı yanın sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğinden söz konusu ihtiyati haciz ile karşılaştığını, davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, davacının durumdan kendi lehine kazanç sağlamak istediğini ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarınında ileri sürülen hususları aynen tekrar ederek davacı yanın müvekkiline borcundan dolayı davacı aleyhinde ihtiyati haciz kararı alındığını, taraflar arasındaki sözleşmenin ve edim yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kusurlu davrananın da davacı yan olduğunu, anlaşma gereği müvekkili şirketin inşasını üstlendiği seranın tamamlanma durumuna göre dahi ödeme gerçekleştirmemesinden dolayı söz konusu ihtiyati hacizlere maruz kaldığını, davacının işçilik bedelini ödeyeceğini belirtip fatura istediğini ancak fatura düzenlenince ödemeye yanaşmadığını, iş bitimi sonrası davacı şirkete teslim edildikten sonra fatura düzenlenip gönderildiği ancak davacı şirketin kötü niyetli olarak bu faturayı iade ettiğini, ticari işletme olan davacı yanın var olan borcu ödememesinin sonucu olarak hacizle karşı karşıya kalacağını öngörmesi gerektiğini, kimsenin kendi kusuruna dayalı tazminat isteme hakkının bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararı uygulattırılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, haksız haciz işlemlerinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine aynı kanunun 58. maddesine göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili, haksız fiil niteliğindeki haksız haciz işlemi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararının, tatbik edilen haksız haciz dolayısıyla müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğinden bahisle bir miktar manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında, somut dosyamız davalısı olan şirket tarafından somut dosya davacısı şirket aleyhine karşı açılan itirazın iptali istemli dava sonucunda 15/05/2025 tarihli kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davalının Manavgat İcra Dairesinin ... esas (eski Manavgat 2. İcra Dairesinin ... esas) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 113.223,58 TL asıl alacak ve 2.597,94 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, yine davalının Manavgat İcra Dairesinin ... esas (öncesinde Manavgat 2. İcra Dairesinin ... esas) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 20.380,24 TL asıl alacak ve 16,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olması nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Haksız ihtiyati hacizden alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı, haksız çıkmış olmalı, borçlu (veya üçüncü kişi) malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Burada davalı alacaklının kusurlu olması şart değildir, yani buradaki sorumluluk kusursuz sorumluluktur. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Haksız ihtiyatî haciz koyduran tarafın (tazminat davalısının) ödemekle yükümlü olduğu zarar, ihtiyatî haciz kararının icra edildiği tarih ile ihtiyatî haczin kalktığı tarih arasındaki dönemde meydana gelmiş olan zarardır.
Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında, somut dosyamız davalısı olan şirket tarafından somut dosya davacısı şirket aleyhine karşı açılan itirazın iptali istemli dava sonucunda 15/05/2025 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne, davalının Manavgat İcra Dairesinin ... esas (eski Manavgat 2. İcra Dairesinin ... esas) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 113.223,58 TL asıl alacak ve 2.597,94 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, yine davalının Manavgat İcra Dairesinin ... esas (eski Manavgat 2. İcra Dairesinin ... esas) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 20.380,24 TL asıl alacak ve 16,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği, ancak dosyanın istinaf incelemesinde olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere haksız ihtiyatî haciz nedeniyle tazminat davasının açılabilmesi için ihtiyatî haciz talep edenin talepte bulunduğu anda haksız olması gerekmekte olup, bu haksızlık da asıl davanın sonuçlanması ile belli olacaktır. Asıl dava olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında verilen karar ise, davacının dava tarihinde dava açmakta haklı olduğunu göstermekte ise de bu karar istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmemiştir. O halde, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze konu olan uyuşmazlığın görüldüğü asıl dava olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilerek dosyanın sonucuna göre maddi ve manevi tazminat talepleri değerledirilerek hüküm kurulması gerekirken, davalı vekilinin karar duruşmasındaki haklı talebi de göz ardı edilerek ilgili dava dosyasının kesinleşmesi beklenmeksizin hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf istemlerinin KABULÜNE,
2-Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 11/10/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı vekili ve davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacı ve davalı tarafından peşin yatırılan 220,70'er TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının davacıya, (80,70 TL + 239,55 TL) 320,25 TL istinaf karar harcının davalıya istekleri halinde iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 13/01/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.