mahkeme 2024/796 E. 2025/1223 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/796
2025/1223
31 Aralık 2025
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/09/2022
DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:31/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:13/01/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı ... model ... marka araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlandığı ve değer kaybına uğradığı, dava öncesi sigorta şirketine müracaat edildiği ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, arabulucu görüşmesinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla ve artırılmış haliyle 30.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline ve yine arabulucu görüşmelerinde kendisinin vekil aracılığıyla temsil ettiren müvekkili lehine tarife uyarınca takdir olunacak vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılmadığı, davacının zararı eksper raporu ile tespit ettiği halde belirsiz alacak şeklinde dava açtığı, dayanılan delillerin taraflarına tebliğ edilmediği, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, avans faizi talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün park halindeki davacıya ait araca çarpmış olması nedeniyle kazanın vukunda asli ve tam kusurlu bulunduğu, tazminat bilirkişisi raporuna göre kaza nedeniyle davacı aracında 30.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaza tarihi itibariyle sigorta poliçe limiti 43.000,00 TL olup, talep olunan zarar tutarının poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000,00 TL araç değer kaybı zararının ... tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, başvuru koşuluna ilişkin dava şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi lazım geldiğini, davacının eksper raporu ile zararı belirlendiği halde huzurdaki davayı belirsiz alacak şeklinde ikame ettiğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranına sınırlı sorumlu olduğundan taraf sürücülerin kusur durumunun ATK Trafik İhtisas dairesince tespit edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulduğu ve aynı tarihte tazmin taleplerinin karşı yana ulaştığı halde herhangi bir ödeme yapılmadığını, HMK 107 maddesine göre dava ikame tarihi itibariyle alacağın kesin ve net şekilde belirlenmesi mümkün olmadığı durumda belirsiz alacak şeklinde dava açılabileceğini, tarafların kusuruna ilişkin mahkemece yapılan değerlendirmeye ilişkin tutanak zaptının davalı yana tebliğ edildiğini, kusura yönelik itiraz ileri sürülmediği halde istinaf aşamasında ATK'dan rapor alınması gerektiğinin belirtilmesinin mümkün olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu aracının hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını belirterek bu kaza neticesinde oluşan maddi zararın karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalının sigortalısı olan sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek davacının aracı da dahil olmak üzere park halindeki 4 araca çarpması şeklinde gelişen olayda davalının sigortalısı olan sürücünün tam kusurlu olduğu belirlenmiş olup, davacı aracının park halinde olduğu ve kazanın tek taraflı olduğu dikkate alındığında kaza tespit tutanağındaki davalının tam kusurlu olduğu yönündeki tespitin olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığından, somut dosyada mahkemece yeniden bir oransal kusur raporu alınmadan karar verilmesi yoluna gidilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Somut davada, davanın açıldığı tarihte zarar miktarının net bir biçimde belirlenmesi mümkün olmadığından, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bir engel bulunmadığı kanaatiyle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir.
Somut dosyada, davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar, davalı vekili tarafından dava şartı olan başvurunun mevcut olmadığı yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından sunulan belgelerde ve yargılama sırasında davalı tarafça dosya arasına ibraz edilen belgelerde davacının dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı sabit olduğundan, davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
4-Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre. araç değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gereken; aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında yine serbest piyasa koşullarında 2. el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının belirlenmesinden ibarettir.
Somut dosyada sigorta ekperi bilirkişiden alınan raporda araç değer kaybının Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun bir şekilde serbest piyasa rayiç değerlerine göre belirlendiği, davacının aracının önceye dayalı hasar kaydının olmadığı da gözetilerek bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun olduğu, bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf denetimine açık ve hükme esas almaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin bilirkişi raporuna ve tazminat miktarına yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 695,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.354,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 31/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.