mahkeme 2024/601 E. 2025/758 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/601
2025/758
9 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/03/2022
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:09/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın maliki, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 28/01/2018 tarihinde davacı ...'ün sevk ve idaresindeki dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracı çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacı sürücünün ise kusursuz olduğunu, trafik ekiplerince yapılan kusur izafesini kabul etmediklerini, kaza sonrasında davacıların sağlık kuruluşuna sevklerinin yapıldığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza sebebiyle davacı ... ve ...'da kırıklar meydana geldiğini, ameliyat geçirme ve platin kullanma zorunluluğu doğabileceğinin belirtildiğini, davacı ...'in ise kaza sonrası ayakta tedavi ile eve gönderilmişse de, daha sonra baş dönmesi, bulanık görme şikayetleri ile hastaneye başvurduğunda kaza sebebiyle kafa içi kana olduğu tanısının konulduğunu ve uzun süre işe gidemediğini, davacı ...'nın vücudundaki kırıklar sebebiyle ailesinin ve kendisinin bakımını gerçekleştiremediğini, davacı çocuk ...'ün ise anne ve babasının yaralanması nedeniyle bakıma ihtiyaç duyduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... , ... ve ...'ün yaralanmalarından dolayı 500,00'er TL geçici iş göremezlik, 500,00'er TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 50,00'şer TL tedavi giderinin tüm davalılardan (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren) müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren, 2.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsil olarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın davalıların yerleşim yerinde açılması gerekirken yetkisiz yerde açıldığını, davalıların asli kusurlu olduğuna dair kaza raporuna itiraz ettiklerini, davanın meydana gelmesinde davalıların kusuru olmadığını, davalıların aracının ... Sigorta tarafından sigortalandığını, sigorta şirketinin mağdur tarafa ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'nin davaya dahil edilmesini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddini talep ettiklerini, davacının talebine konu maluliyet tazminatına ilişkin hesabın ZMMS sigortası genel şartları esaslarına göre yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, somut olayda müterafik kusurun olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ancak yasal faizin talep edilebileceğini, avans faizi talebinin reddini istediklerini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
... Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu, trafik bilirkişisi raporu, aktüerya bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olması ile kusurunun %10 olarak taktir edildiği, davalı sürücünün kontrolsüzce kavşağa giriş yaparak %90 oranında kusurlu olduğu, davacı ... 'ün trafik kazasına bağlı yaralanmasının maluliyet oluşturmadığı, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ün trafik kazasına bağlı yaralanmasının %8 oranında maluliyet oluşturduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ün trafik kazasına bağlı yaralanmasının %1 oranında maluliyet oluşturduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, davacı ... 'ün yaralanma derecesi ve yaşı gereği maddi zararının oluşmadığı, diğer davacıların yaralanma derecelerine göre maddi zararlarının aktuer bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 5.771,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.538,26 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 1.642,00 TL tedavi masrafının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 28/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 4.328,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 91.201,74 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 632,00 TL tedavi masrafının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 28/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, davacı ... 'ün geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin reddine, davacı ... yönünden 668,00 TL tedavi masrafının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 28/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talepleri yönünden; ayrı ayrı davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL ve ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile davalılar ... ve ...'dan 28.01.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların müracaatı üzerine bilirkişi raporu ile tespit edilen ...'ün ve ...'ün maluliyet oranlarının hatalı belirlendiğini, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet bilirkişi rapora aldırılmasını talep ettiklerini, itirazlarının baki kalması kaydıyla her halükarda hükme esas alınan bilirkişi raporunda mevzuata aykırı bir şekilde hesaplama yapılmış olup kabulünün mümkün olmadığını, destek tazminatı zararının 01/06/2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, hatalı tespit ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilmemesini TRH 2010 yaşam tablosuna ve %1,8 teknik faize göre rapor alınması, dolayısıyla hatalı kararın bozulmasını, araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %25 tali orandan az olmamak üzere kusuru bulunduğundan, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, hükme esas alınmamasını talep ettiklerini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılarından ... ve ...'ün 19/08/2018 tarihinde davalılarla alakası olmayan motosiklet kazası geçirip ağır yaralandıklarını, bu duruma dosyaya sunulan adli tıp raporu ile dikkat çekildiğini, kazının davalılarla hiç bir ilgisi olmadığını, maddi ve manevi tazminatların ve tedavi giderlerinin davalılardan kaynaklanmayan kazadan doğduğu için davalılara yükletilmesinin mümkün olmadığını, davacıların kaza yerinden yürüyerek ayrıldıklarını, vücut bütünlüğünde zarar oluştuğu iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, bu yöndeki savunmalarının dikkate alınmadığını, kararın hiç bir yerinde bahsedilmediğini, davacıların sebepsiz zenginleşme çabası içinde olduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda mevzuata aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığını, eksik inceleme neticesinde, usul ve yasaya ve hakkaniyete aykırı olarak verilen karara karşı süresi içinde taraflarından tehiri icra talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacılar vekili davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin mesnetsiz iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemine göre hesaplama yapılması yönünde uzunca itirazların dile getirilmiş olmasına karşın hali hazırda hükme esas alınan ... tarihli ek raporda bu yöntemin ve tablonun uygulandığı hususunun raporun 2. paragrafında belirtildiğini, tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu bulunmadığı iddialarının hukuken dinlenir olmadığını, ZMMS Genel Şartları 2918 Sayılı KTK ve güncel içtihatlar gereği davacıya karşı tazmin yükümlülüğü olduğunun açık olduğunu, kusur hususunun ise bilirkişi raporunca tespit edildiği ve hakimin takdirinde olduğu dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin iddia ettiği gibi yerel mahkeme kararında hukuka aykırı bir nokta bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ...'ün sevk ve idaresindeki diğer davacıların da yolcu olarak bulunduğu araca, davalı ...'nın maliki olduğu davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacılar yaralanmış, davacıların bu yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-28.01.2018 günü saat:17:00 sıralarında Burdur ili ... ilçesinden Denizli ili istikametine .... km ... köy yolu dönel kavşağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobiliyle ... ilçesi yönünden Denizli ili istikametine seyredip ... Köyü yolu dönel kavşağından geçiş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımlarına, ... köyü yönünden gelerek kavşak girişinde istikametine dur levhası olmasına rağmen kontrolsüzce kavşağa giriş yapmış olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması neticesi ... plakalı otomobilin sola doğru savrularak orta refüj üzerinde sürüklenip 110 metre mesafede ters dönmüş vaziyette durmasıyla sürücü ve yanında yolcu konumundaki ..., ... ve ... 'ün yaralanmalarıyla sonuçlanan kazada, sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Kavşaklarda geçiş hakkını düzenleyen madde 57 – a (Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır.) sayılan kuralı ve aynı kanununda Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlığıyla düzenlenen madde 84–h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kuralını ihlal ederek kazanın oluşumunda % 90 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün kavşağa yaklaşım yönünde 300 metre öncesinde sağ kenarda sola tehlikeli viraj ve ana yol tali yol kavşağı uyarı levhaları, devamında da 200 metre öncesinde her iki kenarda da yaya geçidi yaklaşımı uyarı levhaları ile kavşak girişinde her iki yönde yaya geçidi levhaları bulunmasına rağmen aracının hızını yeterli oranda azaltmayıp 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak madde 52–a (sürücüler kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken,.. yaya geçitlerine, .... yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadır) sayılan kuralı ihlal ederek neticenin oluşumunda % 10 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporunun tarafların kusur oranlarının kazanın oluş şekline uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalıların kusura yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Trafik kazasının meydana geldiği 28/01/2018 tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın 02/04/2019 ve 13/03/2020 tarihli raporlarında bu yönetmelik hükümlerine göre davacı ... de sürekli maluliyet oluşmadığı, ...'in % 1 sürekli 4 ay iyileşme süresi, ...'ün % 9 sürekli 3 ay iyileşme süresi olarak mütalaa edilmiştir. İlk derece mahkemesince üniversitenin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacıların yaralanma derecesini gösterir bu rapora göre tazminat miktarının belirlenmesinde dosya kapsamına aykırılık görülmemiştir.
3-Hükme esas alınan ve ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda maluliyet zararları TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplanmıştır. Bu şekilde zarar belirlenmesi Yargıtay uygulamalarına uygun olup, davalı sigorta şirketi vekilinin teknik faiz yöntemi uygulanması gerektiğine yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
4-Dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacıların emniyet kemeri takıp takmadıklarının tespit edilemediği ve davacıların kaza nedeniyle araç dışına çıktıkları veya emniyet kemeri takmadıklarına yönelik başka bir delil de bulunmadığının anlaşılmasına göre müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5-Davalı sigorta şirketinin istinaf dilekçesindeki talebinin aksine, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı, SGK sorumluluğunda bulunmayan tedavi ve yol gideri ile bakıcı gideri yönünden sorumluluğu mevcut olduğundan bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekir.
6-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar yönünden "19/01/2018 tarihinde motorsiklet kazası" ifadesinin raporda sehven yer aldığı, davacıların karışmış oldukları bir motorsiklet kazasının bulunduğu tespit edilemediği gözetilerek davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalıları ... ile ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin ödenen (80,70 TL 2.016,10 TL) 2.096,80 TL istinaf karar harcının ve davalılar ... ve ...'nın peşin yatırdığı (80,70 TL +80,70 TL + 2.016,10 TL) 2.177,50 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.293,19 TL istinaf karar harcının tüm davalılardan müteselsilen, 409,86 TL tutarındaki kısmının ise davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 09/09/2025 tarihinde, davacılar ... ve ... lehine hükmedilen tazminat miktarları itibariyle 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; davacı ... lehine hükmedilen tazminat miktarı dikkate alındığında bu davacı hakkında verilen karar yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.