mahkeme 2024/599 E. 2025/766 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/599
2025/766
9 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/03/2022
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:09/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın müteveffa ...'ın eşi, diğer davacılar ... ve ...'nin ise çocukları olduğunu, 01/08/2017 tarihinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari kamyonetle çarpışması sonucu maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini ve kazada ağır yaralanan müteveffa ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ün asli kusurlu olduğunu, müteveffanın ise kusuru bulunmadığnın tespit edildiğini, davalı sürücü ... hakkında Kale Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin davalı sürücünün kullandığı aracın sigortacısı olduğunu ve davacı ... 'a 01/12/2017 tarihinde 135.450,67 TL tazminat ödemesinde bulunduğunu, müteveffanın ölümü nedeniyle eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını ve elem keder ve ızdırap yaşadıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... ve ... için 500,00'er TL maddi, 30.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte (sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve sadece maddi tazminat talebiyle) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkillerinin olayda hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, aracın sigortası ve kasko poliçesi olduğundan meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, kazanın yoldan kaynaklı teknik nedenlerden olduğunu ve davacıların murisi ...'ın ihmali bulunduğunu, müteveffanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, ceza mahkemesinde davalı hakkında ceza verilmiş ise de kararın istinaf incelemesinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; sigortalısının kusuru oranında olmak üzere poliçe limitinin ölüm/sakatlık halinde azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa sigorta şirketlerinin de bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacı tarafa 135.450,67 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapmak suretiyle poliçe kapsamındaki tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücretin belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olması sebebiyle davacı yana kaza sebebiyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ilgili SGK İl Müdürlüğüne yazı yazılması gerektiğini, müteveffanın eşine ve çocuklarına gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanağı, sigorta evrakları, trafik bilirkişi raporu, aktüerya bilirkişi raporu, sigorta evrakları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacıların maddi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede: mahkememizce hükme esas alınan raporda, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücünün ise kusursuz olduğu, davacılar yönünden ... tarihli güncellenmiş rapor mahkemece hükme esas alınan alınmış olup, davacı ... yönünden; 184.374,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... Sigorta A.Ş. yönünden kısmi ödeme tarihi olan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ise 229.599,69 TL destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihi olan 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden; 10.174,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... Sigorta A.Ş. yönünden kısmi ödeme tarihi olan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle diğer davalılar yönünden ise 12.663,58 TL destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihi olan 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden 10.000,00 TL, davacı ... yönünden 5.000,00 TL ve davacı ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 01/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararını manevi tazminat miktarları ve faiz türü bakımından istinaf ettiklerini, manevi tazminat miktarının son derece düşük olduğunu, eşini ve babasını kaybeden davacılar için bir yıkıma daha yol açtığını, talep ettikleri manevi tazminat miktarlarının makul olduğunu, altında miktarlara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın davalı şirketin ticari işlerinde kullanıldığını, bu nedenle faiz türünün ticari faiz olarak hükmedilmesi gerekirken yasal faiz olarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza sonucu meydana gelen zararların ... Sigorta A.Ş. sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketinin limitlerinin mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında tespit edilen tazminat miktarlarından çok daha fazla olduğunu, bu nedenle davalıların ödemesi gereken herhangi bir tazminat miktarı bulunmadığını, davacılara hükmedilen tazminat miktarlarının haksız olduğunu, kazanın oluşumunda davalı ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, emniyet kemeri takılı olmamasının zarar görenin ağır kusuru olduğunu ve davalının tam kusurlu olmasından bahsedilemeyeceğini, ceza mahkemesinde davalı aleyhine verilen cezanın henüz kesinleşmediğini, mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu ve kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut 01/08/2017 tarihli defin ruhsatı ile ölü muayene otopsi tutanağı arasında müteveffanın ölümüne ilişkin illiyet bağı kurulması hususunda çelişkiler olduğunu, bu duruma ilişkin itirazların yerel mahkemece kabul görmeden verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, taraflarınca davacı eşe ödeme yapılarak poliçe limiti teminatı kapsamında tüm zararın karşılandığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığını, hesaplamalara yönelik itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, müteveffanın babası ... 'ın kaza tarihinde hayatta olması sebebiyle hesaplamada babanın da payının ayrılması gerekirken bu hususun atlandığını, müteveffanın kızı ... için ödenmesi gereken zarar bulunmadığını, müteveffanın kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmadan hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararının davalı müvekkili aleyhine olan kısımlarıyla hatalı olduğundan kabulünün mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacılar vekili ... Sigorta'nın istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun usul ve esasa aykırı olduğunu, müteveffanın babasının bilirkişi raporunun tanzim tarihinde hayatta olmadığından kendisine pay ayrılmamasında isabetsizlik bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davacılar vekili ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekili ile ...'in istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunda davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı hususunun asılsız olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalıların müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu iddiaların somut gerçeklerden uzak ve asılsız olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile ... vekili davacının istinafa cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerinin zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının göz önüne alınarak bir tarafı yoksulluğa düşürecek şekilde olmaması gerektiğini, tazminat miktarına ticari faiz uygulanması talebinin haksız olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davacının istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının kısmi ödeme tarihinden itibaren ticari faiz istemesinin haklı ve yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda davacın yanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davacının müracaatı üzerine hesaplanan tazminat bedelinin davacı tarafa ödendiğini, davalı sigortanın yükümlülüklerini yerine getirmesi sebebiyle temerrüde düşmüş olmadığını, bu nedenle davalı müvekkilinin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz başlayabileceğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme, ölenin yakınlarının ise yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacıların eşi ve babası olan müteveffa ...'ın kullandığı araca davalıların maliki, sigortacısı ve sürücüsü olduğu kamyonetin çarpması sonucunda maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana gelmiş, davacılar eş ve babalarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalmalarına ilişkin tazminat ile yaşadıkları elem ve keder nedeniyle manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Kale (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'ın davacıların yakını olan ...'ın bilinçli taksir altında ölümüne sebebiyet vermesi suçundan TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı sanık vekilinin istinaf yasa yoluna başvurması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 15/05/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile hükmedilen ceza miktarı fazla bulunarak ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve bölge adliye mahkemesince davalının TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62 maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin temyiz yasa yolu denetiminden geçerek 15/05/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 karar).
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Kaza tarihinde destek ...'ın babası ... 'ın hayatta olduğu ve nüfus kayıt örneklerine göre 17/02/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece desteğin babası kaza tarihinde hayatta olduğundan sigorta teminat limitinden desteğin babasının destekten yoksun kalma tazminat payı garame hesabı yapılarak ayrılmalı ve babaya ayrılan pay dikkate alınarak davacılara dava tarihinden önce yapılan ödemenin davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda desteğin babası ... 'ın TRH 2010 yaşam tablosuna göre kalan ömrü ve destekten yoksunluk süresi 4 yıl olarak kabul edilmiş ise de 17/02/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılan desteğin babası ... 'ın vefat tarihi bilindiğinden destekten yoksun kalma süresinin buna göre hesaplanması için aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
2-Gerek Yüksek Yargı içtihatları ile gerek olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümleri itibariyle; destekten yoksun kalan erkek çocuklar için 18 yaş, kız çocuklar için 22 yaş destek süresi sonu olarak dikkate alınır. Lisans ve lisansüstü eğitim düzeyinde bulunan destekten yoksun kalan kişiler için cinsiyet ayrımı yapılmadan 25 yaş, destek süresi sonu olarak dikkate alınır.
Somut olayda; davacı ...'ın babası destek ...'ın dava konusu trafik kazasında vefat ettiği 01/08/2017 tarihinde ... bölümünde öğrenci olduğunun anlaşılmasına göre davacı ...'ın üniversiteden hangi tarihte mezun olduğunun araştırılarak 25 yaşından önce mezun olmuş ise mezun olduğu tarihe kadar, 25 yaşından sonra mezun olmuşsa 25 yaşına kadar davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatı hesabının yapılması gerekirken, davacının mezuniyet tarihi araştırılmadan hükme esas almaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Hükme esas alınan 24/04/2021 tarihli aktüerya ek bilirkişi raporunda desteğin kızı ...'ın destek zararı hesabı yapılırken 220.082,59 x 1/6 x 4/4 yıl = 11.004,12 TL toplam 38.514,44 TL olarak hesaplama yapıldığı, bu zarardan SGK'nın peşin sermaye değeri olan 25.850,86 TL'nin mahsup edilmesiyle davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminat zararının 12.663,58 TL olarak hesaplandığı, garame hesabına göre ise davacının 10.174,93 TL davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ... tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de bu hesaplamada maddi hata yapıldığı anlaşılmaktadır.
Nitekim 220.082,59 TL x 1/6 x 4/4 = 36.680,44 TL yapmaktadır. Bu itibarla, bu bedelden SGK'nın peşin sermaye değeri olan 25.850,86 TL'nin mahsup edilmesi halinde kalan miktar 10.829,57 TL olup davacının bakiye destekten yoksun kalma zararının bu miktar olduğu ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi için garame hesabının bu miktar üzerinden yapılması gerekir. Bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesap hatası nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hesap hatalarının giderilmesi için aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4-Davacılar vekili dava ve bedel artırım dilekçelerinde talep etmiş oldukları maddi ve manevi tazminat yönünden ticari faiz talep etmişler, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden yasal faize karar verilmiştir.
Trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kayıtlı maliki ve işleteni davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olup, araç ticari amaçla işletilmektedir.
Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu, bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, eldeki davada kazaya karışan davalı araç sermaye şirketine ait olup, ticari amaçla kullanıldığının açık olduğu, davacılar faiz alacak miktarını ticari faize göre talep ettiğinden, ilk derece mahkemesince ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
5-Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, trafik kazasına davacıların yakını olan sürücü ...'ın kusursuz olması, davalı sürücü ...'ın ise %100 oranında kusuruyla kazaya sebebiyet vermesi ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarları azdır. Mahkemece, dava dilekçesinde makul talep edilen manevi tazminat miktarının tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın manevi tazminat yönünden kısmen reddedilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu nedenle manevi tazminatın miktarına yönelen davacılar vekilinin istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aktüerya bilirkişi raporuna, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ve faiz türüne yönelen istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekilini, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aktüerya bilirkişi raporuna, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ve faiz türüne yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,
2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 24/03/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacılar, davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının davacılara; 3.920,98 TL istinaf karar harcının davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'a; (665,00 TL + 2.199,70 TL) 2.864,70 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye isteği halinde iadesine,
6-İlamın icrasının geri bırakılması için davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Denizli (Kapatılan) 3. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin ... esasına devrolan) sayılı takip dosyasına sunulan teminatın İİK 36/5 madde gereği ve talep halinde bu davalıya iadesine,
7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade ve teminatın geri verilmesiyle ilgili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 09/09/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.