mahkeme 2024/548 E. 2025/752 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/548
2025/752
9 Eylül 2025
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/04/2022
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:09/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:09/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun sürücüsü, davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'nin maliki, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının diz kapağının bükülmez hale geldiğini, bacağına platin ve çivi takıldığını, annesinin yardımıyla yürüdüğünü, büyük psikiyatrik rahatsızlıklar meydana geldiğini, kazaya ilişkin Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, yaşanan yaralanma nedeniyle davacının büyük acı ve üzüntü yaşadığını, yüksek oranda özürlü kalması nedeniyle büyük maddi kayba uğradığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın (... Sigorta A.Ş. yönünden poliçeyle sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalılar ..., ... Ticaret A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının yaşamış olduğu üzüntü ve manevi çöküntü nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın (... Sigorta A.Ş. yönünden poliçeyle sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalılar ..., ... Otomotiv ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığı, davanın yetkili mahkemede açılmadığı, davacının daha önceden geçirmiş olduğu bir tedavi hastalığı ya da engelinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, maddi tazminat talep edilmesi için zararın meydana gelmiş olmasının şart olduğunu, davacıya yapılan ödeme varsa mahsubu gerektiğini, davacının vekiline ödeyeceği ücretin talep edilmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, talep edilen faizin hukuki dayanağı olmadığını, geçici ödeme talebinin yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplerine ilişkin davalı sigorta şirketine yapılmış bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın kusur tespiti için Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın davadan önce başvurusu bulunmadığından davalı müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davanın açılmasına müvekkili davalının sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın şirketlerine yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazların reddi halinde eksik olan maluliyet raporunun esasa ilişkin itirazlarda ayrıntılı olarak açıklamış oldukları kriterlere uygun yeni bir rapor alınması için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne yönlendirilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat taleplerinin şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporunun 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınmasını talep ettiklerini, davacının SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi aldığını, bu davada geçici iş göremezlik talep etme hakkı bulunmadığını, şirketlerinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı maluliyet raporu, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen tedavi evrakları, aktüer bilirkişi raporu, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; alınan rapora göre davacının %5 malul kaldığı ve 9 ay geçici iş göremezliği olduğu, meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminatın 146.438,66 TL'den kabulü ile; bu tutarın davalı ... Sigorta A.Ş. için 06/08/2019, davalı ... Ticaret Anonim Şirketi ve ... için 19/08/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatın 10.000,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05/08/2019, davalılar ... Ticaret Anonim Şirketi ve ... yönünden 19/08/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sürekli ve geçici maluliyet oranının daha yüksek olduğunu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunu kabul etmediklerini, aktüerya bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, manevi tazminat isteminin kısmen reddinde taraflarına yüklenebilecek kusur bulunmamasına rağmen, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olup, dava şartı yerine getirilmediği dikkate alınmadan karar verildiğini, ilk derece mahkemesince toplanmasını talep ettikleri delillerin toplanmadan, eksik belge ve değerlendirme sonucu karar verildiğini, hükme esas alınan raporun aktüeryal yöntemlere ve Karayolları Trafik Kanunundaki açık düzenlemeye aykırı şekilde hazırlandığını, yerel mahkemece kurulan hükmün açık olmadığını, sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, ilk derece mahkemesince tarafından kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olmasının çelişki yarattığını, faize hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın kusur iddiasının gerçeği yansıtmadığından ve davalı sürücünün hiç bir kusuru olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünden hüküm kurulmasının kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemenin bu davada görevli olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ıslah ile arttırılan bedele muvafakat etmediklerini, davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, tazmin edilmesi gereken bir tazminat olduğunun kabulü halinde davalı şirketin iş bu tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafın haksız kötü niyetle hareket ederek kazanç sağlama saikiyle ikame edildiği açık ve net olan iş bu kararın bozulmasını istediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulü halinde dahi davalı müvekkilinin tazminatlardan sorumlu tutulamayacağını, davaya konu olayda tek kusurlunun davacı olduğunu, davalının söz konusu olayda hiç bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığını, yerel mahkemenin karar verirken davacıda %5 maluliyet olduğunu kabul ettiğini, maddi gerçekten uzak olan ve bu durumu kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü davacıda davaya konu kaza öncesinde mevcut olan maluliyet durumunun tespiti gerektiğini, ancak yerel mahkemenin bu hususu araştırmadan verdiği hükmün açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kazadan sonra yapılan tedavinin davanın engel durumunda olumlu olup bir etkisi olup olmadığının tespiti gerekmekte iken mahkemece söz konusu taleplerin dikkate alınmadan maddi gerçekten uzak, usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, bilirkişi raporlarının gerçeklikten uzak, dosya içerisindeki belge ve bilgiler incelenmeden oluşturulmuş olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan delil eksizlikleri tamamlanmadan verilen hükmün açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili davalıların istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalıların hukuki dayanaktan yoksun ve salt yargılamayı uzatma amacı güden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesini istediklerini, davacı tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını, ilk derece mahkemesince kusur durumuna ilişkin rapor alındığını, sürücü ...'nun tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, alınan ATK raporunda davacının %5 sürekli iş göremezliği olduğunu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, SGK tarafından yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan rücu edildiğini, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davalıların bu yöndeki iddialarının yargılamayı uzatma amacı güttüğünü beyanla davalıların istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davacının istinafına cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu ve bu hususta davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, tüm alınan raporları toptan reddettiklerini, davanın reddi gerekirken davacı tarafından yapılan itirazın ve istinaf taleplerinin hukuk nazarında izah edilebilir yönü bulunmadığını, lehe hükmedilen vekalet ücreti usul ve yasaya uygun olup bu itirazların da reddi gerektiğini beyanla davacının istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davacının istinafına cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının yargılama neticesinde davalı müvekkili aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Yargıtayca da kabul edildiği üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ve reddi gerektiğini beyanla davacının istinaf talebinin reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili davacının istinafına cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların hiçbirinin dayanağı olmayıp tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen mesnetsiz iddiaların taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, istinaf dilekçesindeki tüm iddialara külliyen itiraz ettiklerini beyanla davacının istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davalıların sürücüsü, kayıtlı maliki, trafik sigortacı ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç, yaya olan davacıya çarpmış olup, davacı trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava dosyası içerisinde bulunan olay anını gösterir kamera kaydı incelendiğinde, davalı sürücünün gece vakti aydınlatmanın yeterli olduğu yolun iki tarafında yaya yoğunluğunun da bulunduğu tek yönlü yolda, iki araç arasına park etmek için önde bulunan aracın yanında durarak dörtlü lambalarını yaktığı ve arkasından gelen araç trafiğinden dolayı müsait bir anı beklediği, o sırada yolun karşısında bulunan davacının yanındaki bir kişiyle çapraz bir şekilde yolun karşısına geçmeye başladığı, aracın sol arka kısmına geldiğinde birden davalı aracın park için geri hareket ettiği, aracın hemen arkasında bulunan davacının bu manevradan kaçma imkanı olmadığı için araç çarpması nedeniyle yaralandığı, yolun tek yönlü olması nedeniyle davacının yaya olarak gidiş istikametine değil, arkasından gelen trafiğe dikkat ettiği, davacının dörtlülerini yakmış bir şekilde duraklayan aracın park için geri manevra yapacağını öngöremeyeceği, manevraya başlayan araçtan sakınma imkanının da bulunmadığı, tüm kusurun geri manevra esnasında arkasında yaya olup olmadığını kontrol etmeyen davalı sürücüde bulunduğu, diğer yandan aktuerya bilirkişisinin davacının gelirini olay tarihli SGK kayıtlarına göre belirlediği ve sonraki yıllar için geliri asgari ücrete oranladığı, bilirkişinin hesap yaparken önce asgari ücreti bulup, sonra aradaki gelir farkını eklediği, bu şekilde bir hesaplama ile sonraki yıllar için gelirin asgari ücrete göre oranlanması arasında bir fark bulunmadığı, yine işçi olarak çalışan davacının geçici iş görmezlik süresi içerisinde SGK tarafından karşılanmayan zararının tamamını talep edebileceği ve ilk derece mahkemesince de aynı yönde hüküm kurulduğu, maluliyet ve geçici iş görmezlik süresinin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından olay tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanma derecesi, kusur durumu, paranın satın alma gücü dikkate alındığında davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının az veya fazla olmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Davalılar ..., ... Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sigorta A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70'er TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan 2.500,90 TL, davalı ... tarafından yatırılan 2.671,70 TL ile davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. tarafından yatırılan 2.671,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.158,92 TL istinaf karar harcının tüm davalılardan müteselsilen, 683,10 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ... Ticaret Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,
4-Yapılan istinaf giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
5-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 09/09/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.